T.C.
D A N I Ş T A Y
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No:2020/2558
Karar No:2023/2485
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Kurulu
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI) : … Yayıncılık A.Ş.
(Eski Unvan: … TV Yayıncılık A.Ş.)
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı şirkete ait ''…'' logosuyla yayın yapan televizyon kanalında 18/12/2018 tarihlerinde yayınlanan "..." isimli programda 6112 sayılı Radyo ve Televizyonların Kuruluş ve Yayın Hizmetleri Hakkında Kanun'un 8. maddesinin 1. fıkrasının (ç) bendi ile aynı Kanun'un 8. maddesinin 2. fıkrasında yer alan yayın ilkelerinin ihlâl edildiğinden bahisle, aynı Kanun'un 32. maddesinin 2. fıkrası uyarınca 819.917,00-TL idari para cezası verilmesine ilişkin Radyo ve Televizyon Üst Kurulu'nun (Üst Kurul) … tarih ve … sayılı kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesi'nce verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; uyuşmazlığın teknik ve özel bilgi gerektirmesi nedeniyle Mahkemelerinin 02/04/2019 tarihli ara kararıyla bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmesi üzerine hazırlanan bilirkişi raporunda özetle, "Değerlendirilmesi istenen programda 'sinsi yılan, sen buranın en arkadan iş çeviren insanısın' gibi rahatsız edici ifadeler bulunmakla birlikte programın bütünlüğü içinde ön plana çıkan temanın bu biçimde olumsuz olmadığı, bu türden ifadelerin olmaması da beklenmekle birlikte genel olarak yarışmacıların birbirini desteklediğinin de görüldüğü, karşılıklı atışmalarda genel olarak 'show' amacı güdüldüğünün düşünüldüğü, bu bağlamda programın 'katılımcıların arasında kaba kuvvet kullanımı, sözel saldırganlık, alay etme ya da küçük düşürme ve aşağılamanın varlığını ya da bu gibi tutum ve davranışların kışkırtılıp kışkırtılmadığı' ölçütlerini taşımadığının düşünüldüğü, programın 32. bölümünde 6112 sayılı Kanun'un 8. maddesinin 1. fıkrasının (ç) bendi kapsamında 'insan onuruna ve özel hayatın gizliliğine' ilkesini ihlâl edecek herhangi bir içerik bulunmadığı, 'kişi ya da kuruluşları eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü, aşağılayıcı veya iftira niteliğinde ifadeler' kapsamında değerlendirilecek bir ifade, eleştiri vb. içerik saptanmadığı; ilgili yayının yaklaşık 2,5 saatlik 32. bölümü sürecinde, herhangi bir 'kişinin özel hayatı' kapsamında onur zedeleyici bir ifade, bir kelime, bir ima veya dolaylı/zımni herhangi bir içeriğin olmadığı, program sürecinde jüri üyeleri ve yarışmacıların, kendi aralarında birbirlerinin performansları üzerinde konuştuğu, program içerisinde yer almayan bir kişinin, bir kurumun özel hayatına ya da onuruna yönelik bir beyanda bulunulmadığı; programın 32. bölümü, 6112 sayılı Kanun'un 8. maddesinin 2. fıkrasında kapsamında incelendiğinde, 32. bölümün 18/12/2018 tarihinde saat 20.00'de yayımlandığı, bu saat diliminin çocuk ve gençlerin izleyebileceği zamana denk geldiği, program içeriği, ilgili maddenin 'çocuk ve gençlerin fiziksel, zihinsel veya ahlâkî gelişime zarar verme' kapsamında değerlendirildiğinde, çocuk ve gençlerin fiziksel gelişimleri açısından risk niteliğinde olmadığı, zihinsel gelişimlerini olumsuz etkileyecek içerik barındırmadığı ve ahlâkî gelişim açısından zarar verecek ve olumsuz etkileyecek içerik bulunmadığı, program sürecinde çocukların fiziksel/bedensel gelişimlerine zararlı bir yemek, besin önerisinde bulunulmadığı ya da yarışma kapsamında zararlı gıda/besin türü bir ürün tanıtımı, özendirmesi yapılmadığı, zihinsel/bilişsel gelişim açısından bu tür yayınların zararı olduğuna ilişkin bilimsel bir çalışma bulunmadığı, ahlâkî/etik/moral gelişim açısından çocuk ve gençleri olumsuz etkileyecek bir davranış ya da rol model olacak bir kişi, bir içerik tespit edilmediği, dava konusu olan programın çocuk ve gençlerin gelişimine zarar verecek, onların olumsuz etkilenmesine katkı sunacak nitelikte olduğunu iddia edecek türde içerik barındırmadığı" hususlarına yer verildiği; bilirkişi raporuna davalı idare tarafından itiraz edilmiş ise de, bilimsel gerekçe ve somut verilere dayanmayan itiraza itibar edilmeyerek, anılan bilirkişi raporunun hükme esas alınabilecek nitelik ve yeterlikte olduğunun kabul edildiği, bahse konu programdaki ifade ve görüntülerin çocuk ve gençlerin fiziksel, zihinsel veya ahlâkî gelişimine zarar verecek türde olmadığı, anılan görüntü ve ifadelerin, insan onuruna ve özel hayatın gizliliğine saygılı olma ve kişi ya da kuruluşları eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü, aşağılayıcı veya iftira niteliğinde ifadeler içeremeyeceğine ilişkin yayın ilkesini ihlâl edecek türde olmadığı anlaşıldığından, dava konusu Üst Kurul kararında hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle hukuka aykırı bulunan dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nce; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davalı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, bahse konu programda sürekli olarak olumsuz örnek teşkil edebilecek söylem ve davranış biçimlerinin sergilendiği, saldırgan ve insan onurunu kırıcı diyaloglara maruz kalan genç ve özellikle çocukların psikolojik ve ahlâkî gelişimlerinin olumsuz etkilendiği, aşağılama ve hakaret içeren davranışların kişinin kendisine olan saygısını ve güvenini azaltan unsurlar olduğu, programın show amaçlı olduğu açık olsa da 6112 sayılı Kanun'da özel bir düzenlemenin bulunmadığı, diğer yayınlar gibi Kanun'a uymakla mükellef olduğu, temyize konu Mahkeme kararının hukuka aykırı olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Davacı tarafından, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddiaların tamamına karşı dava dosyasına sunduğu dilekçelerle cevap verildiği, gelinen aşamada davalı idarece yeni bir iddiada bulunulmadığı, dosya kapsamında sunduğu tüm dilekçelerin tekrar edildiği belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Bölge idare mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalının temyiz isteminin reddine,
2. Dava konusu işlemin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptaline ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddi yolundaki … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin … tarih ve E:…, K:… sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, anılan Bölge İdare Mahkemesi kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. Posta giderleri avansından artan tutarın davalıya iadesine,
5. 2577 sayılı Kanun'un 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'ne gönderilmesini teminen dosyanın … İdare Mahkemesi'ne gönderilmesine, 17/05/2023 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.