T.C.
D A N I Ş T A Y
YEDİNCİ DAİRE
Esas No : 2020/263
Karar No : 2023/2568
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Vergi Dairesi Müdürlüğü
KARŞI TARAF (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı adına, bandrolsüz sigara bulundurduğunun tespit edildiğinden bahisle 4760 sayılı Özel Tüketim Vergisi Kanunu'nun 13. maddesinin 5. fıkrası kapsamında takdir komisyonu kararına istinaden 2017 yılının Kasım dönemine ilişkin olarak tarh edilen özel tüketim vergileri ile tekerrür hükümlerinin uygulanması suretiyle kesilen vergi ziyaı cezaları ve hesaplanan gecikme faizinin tahsili amacıyla düzenlenen ödeme emrinin iptali istemiyle dava açılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … Vergi Mahkemesinin .. tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; olayda, davacı hakkında sigara kaçakçılığı nedeniyle, takdir komisyonu marifetiyle tespit edilen matrah üzerinden yapılan tarhiyat üzerine, borcun ödenmemesi ve tarhiyata karşı dava açılmamış olması nedeniyle davaya konu ödeme emri düzenlenmişse de; ceza yargılamasında, davacının ve Abdurrahman Polat isimli sanığın birbiriyle uyumlu beyanları ve adı geçen şahsın sigaraların kendisine ait olduğuna ilişkin ikrarı da göz önünde bulundurulduğunda, bu haliyle ele geçirilen sigaraların sözü edilen şahsın tasarrufunda olduğunun kabulünün gerektiği, nitekim, ... Asliye Ceza Mahkemesinin E:… K:… sayılı dosyasında davacı hakkında "beraat kararı" verildiği, bu durumda davacı iddialarının ödeme emrine karşı ileri sürülebilecek itirazlardan "borcum yoktur" kapsamında olduğu değerlendirildiğinden amme alacağının tahsili amacıyla düzenlenen ödeme emrinde hukuka uyarlık görülmediği gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idare tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacının ele geçirilen bandrolsüz sigaralar bakımından bulunduran sıfatına haiz olduğu, bu nedenle tesis edilen işlemin hukuka uygun olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'İN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan kararın onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Yedinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.Temyiz isteminin reddine,
2. … Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının ONANMASINA,
3. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliği ve bir örneğinin de Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 12/05/2023 tarihinde kesin olarak oyçokluğuyla karar verildi.
(X) KARŞI OY :
Dava konusu ödeme emrinin, kesinleşen kamu alacağının tahsili amacıyla düzenlendiği, ödeme emrine karşı yapılabilecek itirazların ise 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'da sınırlı sayıda belirlendiği tartışmasıdır. Tartışmaya konu olan, dava dilekçesinde ileri sürülen iddiaların sınırlı sayıda yapılabileceği Kanun'da kararlaştırılan itirazlardan olup olmayacağıdır.
Olayda, "kaçak ürünün ticari maksatla bulundurulması" fiili nedeniyle açılan ceza davasında davacı hakkında verilen beraat hükmünün, 4760 sayılı Özel Tüketim Vergisi Kanunu'nun 13. maddesinin 5. fıkrasında yaptırımı düzenlenen ve ödeme emri içeriği vergi ve cezanın dayanağını oluşturan fiilin gerçekleşmediğine; başka bir ifadeyle, davacının farklı bir fiil nedeniyle hakkında açılan davada beraat kararı verilmiş olmasının, "bulundurma fiilinin" de şahsında oluşmadığına; dolayısıyla, davacının bulunduran sıfatını haiz olmadığının kabulüyle, bu durumun mükellefiyette hata olarak nitelendirilmesine olanak bulunmamaktadır.
Öte yandan, tarh aşamasında ileri sürülebilecek ve ancak o aşamada incelenebilecek mahiyette bulunan diğer iddiaların da "borcum yoktur" itirazı kapsamında değerlendirilme imkanı olmadığından, aksi yöndeki gerekçeyle verilen temyize konu kararın bozulması gerektiği oyu ile, karara katılmıyorum.