T.C.
D A N I Ş T A Y
ALTINCI DAİRE
Esas No : 2020/2714
Karar No : 2023/6483
TEMYİZ EDEN:
1-(DAVALI) … Belediye Başkanlığı-…
VEKİLİ: Av. …
2- (DAVALI YANINDA MÜDAHİL) …
VEKİLİ: Av. …
KARŞI TARAF (DAVACILAR):
1- … San. ve Tic. İth. İhr. İnş. Taah. Paz. Ltd. Şti.
2- …
VEKİLLERİ: Av. …
İSTEMİN KONUSU: Danıştay Altıncı Dairesinin 16/04/2018 tarih ve E:2013/9094, K:2018/3600 sayılı bozma kararına uyularak; ... İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Sinop İli, Boyabat İlçesi, … mevkii, … pafta, … parsel sayılı taşınmazdaki 10 metrelik yolun 1/5000 ölçekli nazım imar planı ile 1/1000 ölçekli uygulama imar planından kaldırılmasına ilişkin … tarihli, … sayılı Boyabat Belediye Meclisi kararı ile bu karara yapılan itirazın reddine ilişkin … tarihli, … sayılı Boyabat Belediye Meclisi kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Temyize konu kararda; yerinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucu hazırlanan bilirkişi raporu ile dosyadaki bilgi ve belgelerinden birlikte değerlendirilmesinden; yaya yolu niteliğinde olan davaya konu 10 metre en kesitindeki yolun taşıt ulaşım sisteminin bir parçası olmadığı, anılan yolun güneybatıdaki 10 metre en kesitindeki yaya yolunu kuzeyde 15 metre en kesitinde planlanan yaya yoluna bağlayan ve sürekliliği olan bir yol olduğu, yolun kaldırılmasının yaya yolu ulaşım sistemini olumsuz yönde etkileyeceği, ayrıca yolun akaryakıt istasyonu ile sanayi alanı fonksiyonlarını ayırıcı tampon işlevi nedeniyle bu iki fonsksiyonun yol ile ayrılmasında hem güvenlik hem de çekme mesafeleri açısından yarar bulunduğu, plan açıklama raporunda imar planı değişikliğini gerektiren zorunlulukların neler olduğunun açıklanmadığı, belediye meclis kararında; imar planı değişikliğinin gerekçesinin, taşınmaz üzerinde bulunan yapının ruhsatını hukuka uygun hale getirebilmek olduğu, davalı idarece mülk sahibinin talebi doğrultusunda ruhsata aykırı yapıyı ruhsata uygun hale getirmek için meri imar planındaki yolun kaldırıldığı, Plan Yapımına Ait Esaslara Dair Yönetmeliğin 27/2 maddesi uyarınca imar planındaki bir sosyal ve teknik alt yapı alanının kaldırılabilmesi ancak bu tesisin hizmet götürdüğü bölge içinde eşdeğer yeni bir alanın ayrılması koşulu ile izin verildiği, davaya konu yaya yolunu 10-15 metre doğuya kaydırarak tecavüzlü yapının ruhsata bağlama imkânı var iken yolun tamamen kaldırıldığı, davaya konu imar planı değişikliği ile kaldırılan 10 metre en kesitindeki yol ile Necdet Küçükbaş tarafından satın alınan kadastral yolun güzergâhının aynı olmadığı, davaya konu belediye meclisi kararında geçmişte bu yolun Necdet Küçükbaş’a satıldığı yönündeki görüşünün hatalı olduğu tüm bu sebeplerle dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle hukuka aykırı bulunan dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI: Bilirkişi raporunun eksik ve yetersiz olduğu, alanda 2017 tarihinde revizyon imar planlarının yapıldığı bu nedenle davanın konusuz kaldığı, anılan yolun kaldırılması gerektiği yönünde Karayolları Genel Müdürlüğü 7. Bölge Müdürlüğünün yazısının bulunduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ …'IN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin kabulü ile mahkeme kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
Sinop İli, Boyabat İlçesi, … Mevkii, … pafta, … parsel sayılı taşınmazın maliki olan müdahil tarafından, akaryakıt istasyonu olarak kullandığı alanın yanında bulunan imar yolunun (eski … sayılı parselin) 1990 yılında davalı idareden satın alınarak sahibi olduğu diğer parsel ile tevhid edildiği, ancak 2002 yılında yapılan imar planı ile satın aldığı yolun yeniden 10 metrelik imar yolu olarak düzenlenerek mülkiyetinde bulunan alandan geçtiği iddiasıyla söz konusu yolun kaldırılması istemiyle yaptığı 29.03.2012 tarihli başvuru neticesinde … tarihli, … sayılı belediye meclisi kararı ile hazırlanan 1/5000 ölçekli nazım imar planı ile 1/1000 ölçekli uygulama imar planı değişikliğinin kabul edilerek imar yolunu kaldırıldığı bu karara davacılar tarafından yapılan itirazın da … tarihli, … sayılı belediye meclis kararı ile reddedilmesi üzerine bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
İLGİLİ MEVZUAT:
3194 sayılı İmar Kanununun dava konusu işlem tarihinde yürürlükte olan 5. maddesinde, nazım imar planı; varsa bölge veya çevre düzeni planlarına uygun olarak halihazır haritalar üzerine, yine varsa kadastral durumu işlenmiş olarak çizilen ve arazi parçalarının; genel kullanış biçimlerini, başlıca bölge tiplerini, bölgelerin gelecekteki nüfus yoğunluklarını, gerektiğinde yapı yoğunluğunu, çeşitli yerleşme alanlarının gelişme yön ve büyüklükleri ile ilkelerini, ulaşım sistemlerini ve problemlerinin çözümü gibi hususları göstermek ve uygulama imar planlarının hazırlanmasına esas olmak üzere düzenlenen, detaylı bir raporla açıklanan ve raporuyla beraber bütün olan plan olarak, uygulama imar planı ise; tasdikli halihazır haritalar üzerine varsa kadastral durumu işlenmiş olarak nazım imar planı esaslarına göre çizilen ve çeşitli bölgelerin yapı adalarını, bunların yoğunluk ve düzenini, yolları ve uygulama için gerekli imar uygulama programlarına esas olacak uygulama etaplarını ve diğer bilgileri ayrıntıları ile gösteren plan olarak tanımlanmıştır.
Dava konusu planın yapıldığı tarihte yürürlükte bulunan ve plan yapımına dair teknik kuralları belirleyen Plan Yapımına Ait Esaslara Dair Yönetmeliğin 27. maddesinde, "İmar planlarında bulunan sosyal ve teknik alt yapı alanlarının kaldırılması, küçültülmesi veya yerinin değiştirilmesine dair plan değişiklikleri zorunluluk olmadıkça yapılmaz. Zorunlu hallerde böyle bir değişiklik yapılabilmesi için:
1) İmar planındaki durumu değişecek olan sosyal ve teknik alt yapı alanındaki tesisi gerçekleştirecek ilgili yatırımcı Bakanlık ve kuruluşların görüşü alınacaktır.
2) İmar planındaki bir sosyal ve teknik alt yapı alanının kaldırılabilmesi ancak bu tesisin hizmet götürdüğü bölge içinde eşdeğer yeni bir alanın ayrılması suretiyle yapılabilir.
3) İmar planında yeni bir sosyal ve teknik alt yapı alanı ayrılması durumunda 1 inci bentdeki esaslara uyulur.
4) Plan müellifinin gerekçeli uygun görüşünün alınması şarttır.
Dini yapı alanlarına ilişkin planlarda ve değişikliklerinde il müftülerinin görüşü alınır." düzenlemeleri yer almaktadır.
Dava konusu işlem tarihinden sonra yürürlüğe giren Mekansal Planlar Yapım Yönetmeliğinin "İmar planı değişiklikleri" başlıklı 24.maddesinde, " İmar planı değişikliği; plan ana kararlarını, sürekliliğini, bütünlüğünü, sosyal ve teknik altyapı dengesini bozmayacak nitelikte, kamu yararı amaçlı, teknik ve nesnel gerekçelere dayanılarak yapılır.
(2) İmar planlarında sosyal ve teknik altyapı hizmetlerinin iyileştirilmesi esastır. Yürürlükteki imar planlarında öngörülen sosyal ve teknik altyapı standartlarını düşüren plan değişikliği yapılamaz.
(3) İmar planlarında bulunan sosyal ve teknik altyapı alanlarının kaldırılması, küçültülmesi veya yerinin değiştirilmesine dair plan değişiklikleri zorunluluk olmadıkça yapılmaz. Zorunlu hallerde böyle bir değişiklik yapılabilmesi için:
a) İmar planındaki durumu değişecek olan sosyal ve teknik altyapı alanındaki tesisi gerçekleştirecek ilgili yatırımcı Bakanlık veya kuruluşların görüşü alınır.
b) İmar planında yer alan yol hariç sosyal ve teknik altyapı alanlarının ve kamuya ait sosyal ve kültürel tesis alanlarının kaldırılabilmesi veya küçültülmesi ancak bu tesislerin hitap ettiği hizmet etki alanı içinde eşdeğer yeni bir alanın ayrılması suretiyle yapılabilir. Eşdeğer alanın ayrılmasında yüzölçümü ve konum özellikleri korunur. Bu alanların yerinin değiştirilmesinde, mevcut plandaki hizmet etki alanına göre aynı uygulama etabı veya bölge içinde kalması, yaya erişim mesafelerinin dikkate alınması ve yeni tespit edilen alanın tesisin yapılmasına müsait olması zorunludur.
c) Düzenleme ortaklık payından elde edilen alanların yüzölçümleri toplamının altına düşülmemek kaydıyla, plan değişikliği ile kaldırılan yol alanlarının miktarları, düzenleme ortaklık payından oluşturulan park, çocuk bahçesi, meydan gibi açık ve yeşil alanlarda kullanılabilir. Ancak yol hariç düzenleme ortaklık payına tabi bir kullanımın kamu ortaklık payına tabi bir kullanıma dönüştürülmek istenilmesi halinde, düzenleme ortaklık payına tabi alanın hizmet edeceği etki alanında eşdeğer bir alan ayrılır."kuralına yer verilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Dosyanın incelenmesinden, Mahkeme kararına esas alınan bilirkişi raporunda; davaya konu 10 metre en kesintindeki yaya yolunun, güneybatıdaki 10 metre en kesitindeki yaya yolunu kuzeyde 15 metre en kesitinde planlanan yaya yoluna bağlayan ve sürekliliği olan bir yol olduğu, yolun kaldırılmasının yaya yolu ulaşım sistemini olumsuz yönde etkileyeceği yönünde tespit ve değerlendirmelerine yer verildiği görülmektedir. Ancak dosyada bulunan 1/5000 ölçekli nazım imar planı ile 1/1000 ölçekli uygulama imar planı paftalarının incelenmesinden, ne kuzeyde bahsedilen 15 metre en kesitinde yaya yoluna ne de güneybatıda bahsedilen 10 metre en kesitinde yaya yoluna rastlanılmamış, davaya konu yolun iki taraftan da taşıt yollarına çıkan, devamlılığı olmayan bir yol olduğu gözlemlenmiştir.
Ayrıca, davaya konu 10 metre en kesintindeki yaya yoluna ilişkin olarak, Karayolları Genel Müdürlüğü 7. Bölge Müdürlüğünce Boyabat Belediye Başkanlığına iletilen … tarihli, … sayılı yazısında; "...taşıt trafiğine kapalı olarak görünen 10.00 metrelik imar yolu bulunduğu görülmektedir. Bu durumda, söz konusu tesisin Kastamonu istikameti bitişiğinde bulunan imar yolunun devlet karayolumuza bağlantısının, trafik güvenliği bakımından, belediye başkanlığınızca ACİLEN kapatılması, imar planında da gerekli değişikliklerin yapılması ve Bölge Müdürlüğümüze bilgi verilmesi gerekmektedir. Aksi takdirde olabilecek kazalardan Başkanlığınızın sorumlu olacağının bilinmesi gerekmektedir." şeklindeki ifadeler dikkate alındığında davaya konu yolun tehlike oluşturduğu anlaşılmaktadır.
Bu durumda, yaya yolunun 10 metre genişliğinde belirlenmesinin işlev olarak taşıt kullanımına da müsait olacağı ve bu durumun tehlike arz edebileceği göz önüne alındığında, hem mülkiyet sorunları hem de Karayolları Genel Müdürlüğü 7. Bölge Müdürlüğün bahsedilen yazısı dikkate alınarak İdare Mahkemesince ek bilirkişi raporu alınarak, gerekirse yeniden yerinde keşif bilirkişi yaptırılarak; bahse konu yolun tamamen kaldırılması yerine 10 metreden daha dar bir genişlikte belirlenip belirlenemeyeceğinin, mevcut ruhsat sorunu ve trafik güvenliği açısıından değerlendirilerek yeniden bir karar verilmesi gerekmektedir.
Bu itibarla, dava konusu işlemin iptaline ilişkin temyize konu İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.2577 sayılı Kanunun 49. maddesine uygun bulunan davalı ve davalı yanında müdahilin temyiz isteminin kabulüne,
2.Dava konusu işlemin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptaline ilişkin temyize konu ... İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine,
4. 2577 sayılı Kanunun (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen 15 gün içerisinde kararın düzeltilmesi yolu açık olmak üzere 10/07/2023 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.