T.C.
D A N I Ş T A Y
ALTINCI DAİRE
Esas No : 2020/2834
Karar No : 2023/3226
KARAR DÜZELTME İSTEMİNDE
BULUNAN (DAVALI) : … Belediye Başkanlığı
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVACILAR) : … Mirasçıları
1-… 2-…
VEKİLİ : Av….
İSTEMİN KONUSU : Dava konusu işlemin iptali yolunda ... İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararın, onanmasına dair Danıştay Altıncı Dairesinin 4/12/2019 tarih ve E:2015/8497, K:2019/12827 sayılı kararının; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen 3622 sayılı Kanun ile değişik 54. maddesi uyarınca düzeltilmesi istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Eskişehir ili, Tepebaşı ilçesi, … Mahallesi, …ada, …, …, …, …, …, …, … ve … sayılı parsellerin tevhit edilmesi istemiyle yapılan başvurunun reddine ilişkin Tepebaşı Belediye Encümeninin … tarihli, … sayılı kararının iptali istemiyle açılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: İdare Mahkemesince; yerinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen rapor ile dosyadaki bilgi ve belgelerin birlikte değerlendirilmesinden, Eskişehir İli, Tepebaşı İlçesi, … Mahallesi, … ada, …, …, …, …, …, …, … ve … parsel sayılı taşınmazların maliki …'ın mirasçısı olan davacıların, anılan taşınmazların 3194 sayılı Kanunun 15. maddesi uyarınca birleştirilmesi (tevhit edilmesi) yönündeki isteminin, yürürlükteki imar planı şartlarına uygun olduğu, yol ile taşınmazlar arasındaki parsellerin 1/1000 ölçekli imar planına dayalı olarak İmar Kanunu 15 ve 16. madde uygulaması yapılmak suretiyle yol ve yeşil alana terki yapılan yerler olması, başvurunun mutlak tarım alanı kararının devamlılığı ve kullanımı kolaylaştırmaya dönük işlemlere de katkısının olacağının kabul edilmesi ve imar planlarının halen yürürlükte olması durumu dikkate alındığında başvurunun reddine ilişkin belediye encümeni kararında hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varıldığı gerekçesiyle iptaline karar verilmiştir.
Daire kararının özeti: Davalının temyiz başvurusu üzerine Danıştay Altıncı Dairesince, temyize konu karar hukuk ve usule uygun bulunmuş ve kararın onanmasına karar verilmiştir.
KARAR DÜZELTME TALEP EDENİN İDDİALARI :Davalı tarafından, idare mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olmadığı davanın reddi gerektiği ileri sürülerek Danıştay Altıncı Dairesince verilen kararın düzeltilmesi istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Düzeltilmesi istenen kararın usul ve yasaya uygun olduğu, ileri sürülen nedenlerin 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 54. maddesine uymadığı, bu nedenle istemin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ … DÜŞÜNCESİ : Karar düzeltme isteminin kabulü ile idare mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
6545 sayılı Türk Ceza Kanunu İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 103. maddesinin b) bendi ile 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 54. maddesi yürürlükten kaldırılmış ise de; anılan Yasanın 27. maddesiyle 2577 sayılı Yasaya eklenen Geçici 8. maddenin 1. fıkrasındaki "Bu Kanunla idari yargıda kanun yollarına ilişkin getirilen hükümler, 2576 sayılı Kanunun, bu Kanunla değişik 3 üncü maddesine göre kurulan bölge idare mahkemelerinin tüm yurtta göreve başlayacakları tarihten sonra verilen kararlar hakkında uygulanır. Bu tarihten önce verilmiş kararlar hakkında, kararın verildiği tarihte yürürlükte bulunan kanun yollarına ilişkin hükümler uygulanır." kuralı uyarınca, bu maddeye göre kararın düzeltilmesi yolundaki istemin incelemesine geçildi. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 54. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendine göre kararın düzeltilmesi istemi yerinde görüldüğünden Dairemizin 4/12/2019 tarih ve E:2015/8497, K:2019/12827 sayılı kararı kaldırılarak işin esası incelendi:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :Davacıların murisi … tarafından, maliki olduğu Eskişehir ili, Tepebaşı ilçesi, … Mahallesi, (eski) …, …, …, …, …, …, … ve … parsel sayılı taşınmazların 3194 sayılı Kanunun 15. maddesi uyarınca birleştirilmesi (tevhit edilmesi) istemiyle yapılan başvurunun … tarihli, … sayılı işlemle reddedilmesi üzerine, anılan işlemin iptali istemiyle açılan davada ... İdare Mahkemesinin … tarih ve E…., K…. sayılı kararıyla, işlemin yetkisiz organ tarafından tesis edildiği gerekçesiyle iptaline karar verilmiştir. Anılan karar üzerine, söz konusu taşınmazların (yeni …, …, …, …, …, …, … ve … parsel sayılı taşınmazlar) yetkili organ olan belediye encümeni tarafından tevhit edilmesi yönündeki 27/06/2011 tarihli başvuru neticesinde, plan onama sınırı içinde kalan parsellerin tevhidi ile sorunun çözülemeyeceği, … ve … parsellerin kamu adına geçmediği ve söz konusu parsellere geçiş sağlanamadığı gerekçesiyle reddine ilişkin … tarihli, … sayılı belediye encümeni kararının iptali istemiyle bakılan dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
İşlem tarihinde yürürlükte olan haliyle 3194 sayılı İmar Kanunu'nun Arazi ve Arsa Düzenlemesi başlıklı 18.maddesinde: "İmar hududu içinde bulunan binalı veya binasız arsa ve arazileri malikleri veya diğer hak sahiplerinin muvafakatı aranmaksızın, birbirleri ile, yol fazlaları ile, kamu kurumlarına veya belediyelere ait bulunan yerlerle birleştirmeye, bunları yeniden imar planına uygun ada veya parsellere ayırmaya, müstakil, hisseli veya kat mülkiyeti esaslarına göre hak sahiplerine dağıtmaya ve re'sen tescil işlemlerini yaptırmaya belediyeler yetkilidir. Sözü edilen yerler belediye ve mücavir alan dışında ise yukarıda belirtilen yetkiler valilikçe kullanılır." hükmüne yer verilmiştir.
Anılan Yasanın İfraz ve Tevhid başlıklı 15.maddesinde: "İmar planlarına göre yol, meydan, yeşil saha, park ve otopark gibi umumi hizmetlere ayrılan yerlere rastlayan gayrimenkullerin bu kısımlarının ifrazına veya tevhidine izin verilmez. İmar parselasyon planı tamamlanmış olan yerlerde yapılacak ifraz veya tevhidin bu planlara uygun olması şarttır. İmar planlarında parsel cepheleri tayin edilmeyen yerlerde yapılacak ifrazların, asgari cephe genişlikleri ve büyüklükleri yönetmelikte belirtilen esaslara göre tespit edilir. İmar planı dışında kalan alanlarda yönetmeliklerinde tayin edilecek miktarlardan küçük ifrazlara izin verilmez." hükmü yer almıştır.
Tescil ve Şüyuun İzelesi başlıklı 16.maddesinde ise: "Belediye ve mücavir alan hudutları içindeki gayrimenkullerin re'sen veya müracaat üzerine tevhid veya ifrazı, bunlar üzerinde irtifak hakkı tesisi veya bu hakların terkini, bu Kanun ve yönetmelik hükümlerine uygunluğu belediye encümenleri veya il idare kurullarınca onaylanır. Onaylama, işlemi müracaatın belediyelere veya valiliklere intikalinden itibaren en geç 30 gün içinde sonuçlandırılır ve tescil veya terkini için 15 gün içinde tapuya bildirilir. Tapu dairesi, tescil veya terkin işlemini bir ay içinde sonuçlandırmak zorundadır. Bu Kanun hükümlerine göre şüyulandırılan gayrimenkullerin sahipleri ilgili idarenin tebliği tarihinden itibaren altı ay içinde aralarında anlaşamadıkları veya şüyuun izalesi için, mahkemeye müracaat edilmediği taktirde ilgili idare hissedarmış gibi, şüyuun izalesi davası açabilir. Tarafların rızası veya mahkeme kararı ile şüyuun izalesi ve arazi taksimi de yukarıdaki hükümlere tabidir."hükmü bulunmaktadır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Yerleşme yerleri ile bu yerlerdeki yapılaşmaların; plan, fen, sağlık ve çevre şartlarına uygun teşekkülünü sağlamak amacıyla düzenlenme yapan İmar Kanunu, herhangi bir sahanın, her ölçekteki plan esaslarına, bulunduğu bölgenin şartlarına ve yönetmelik hükümlerine aykırı maksatlar için kullanılmasını yasaklamakta; tasdikli halihazır haritalar üzerine varsa kadastral durumu işlenmiş olarak nazım imar planı esaslarına göre çizilen ve çeşitli bölgelerin yapı adalarını, bunların yoğunluk ve düzenini, yolları ve uygulama için gerekli imar uygulama programlarına esas olacak uygulama etaplarını ve diğer bilgileri ayrıntıları ile gösteren uygulama imar planı yapılmasını öngörmektedir.
Bu çerçevede yapılarak kabul edilen imar planları, insan, toplum, çevre münasebetlerinde kişi ve aile mutluluğu ile toplum hayatını yakından etkileyen fiziksel çevreyi sağlıklı bir yapıya kavuşturmak, yatırımlarının yer seçimlerini ve gelişme eğilimlerini yönlendirmek ve toprağın korunma, kullanma dengesini en rasyonel biçimde belirlemek üzere hazırlanmakta, genel, soyut, amaçladığı konuları düzenleyen, öznel nitelik taşımayan, fiziksel çevrenin bir unsuru olan taşınmazların kullanım amacını belirlemektedir.
İmar planlarının uygulama araçları, arsa ve arazileri malikleri veya diğer hak sahiplerinin muvafakatı aranmaksızın yapılan parselasyon işlemi ile imar planında hüküm varsa re'sen, yoksa müracaat üzerine yapılan ifraz ve tevhit işlemleridir. Bu işlemler yoluyla, öznel ve somut nitelikte arsa ve arazi düzenlemesi gerçekleştirilerek imar planıyla getirilen kullanım amaçlarına uygun şekilde ve yapılaşmaya elverişli imar parsellerinin oluşumu sağlanmaktadır.
Yukarıda yer verilen mevzuattan anlaşılacağı üzere, mekansal alanların plan, fen, sağlık ve çevre şartlarına uygun teşekkülünü sağlamak ilgili idarelerin ödevidir. Bu yükümlülük gereği idarelerce öncelikle imar planlarının kabul edilmesi, akabinde imar planları doğrultusunda kanunda öngörülen uygulama araçları çerçevesinde yapılaşmaya uygun imar parsellerinin üretilmesi zorunludur.
Dosyanın incelenmesinden uyuşmazlık konusu taşınmazların bulunduğu alanda parselasyon işlemi yapılıp yapılmadığı araştırılmadan taşınmazların İmar Kanunu 15 ve 16. madde uygulaması yapılmak suretiyle yol ve yeşil alana terki yapılan yerlerden olduğu, başvurunun mutlak tarım alanı kararının devamlılığı ve kullanımı kolaylaştırmaya dönük işlemlere de katkısının olacağı esas alınarak dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
İmar planına uygun düzgün imar parseli elde edilmesi davalı idarece öncelikle parselasyon yapılmak suretiyle giderilebileceğinden, 3194 sayılı Yasanın 18. maddesi uyarınca parselasyon işlemi tesis edilmesinin mümkün olup olmadığı araştırılmalıdır.
Bu durumda, İdare Mahkemesince öncelikle uyuşmazlık konusu parselleri de kapsayacak şekilde parselasyon işlemi tesis edilebilme olanaklarının araştırılması, mümkün olmaması halinde ise imara uygun parsel üretme amacına matuf olarak, davacıya ait uyuşmazlık konusu taşınmazların tevhidinin mümkün ve gerekli olup olmadığının tespit edilebilmesi için aralarında harita mühendisinin de olduğu bilirkişi kurulunca keşif ve bilirkişi incelemesi yaptırılarak elde edilecek sonuca göre yeniden karar verilmesi gerekmektedir.
Bu itibarla dava konusu işlemin iptali yolundaki idare mahkemesi kararında isabet görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. 2577 sayılı Kanunun 49. maddesine uygun bulunan davalının temyiz isteminin kabulüne,
2. Dava konusu işlemin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptaline ilişkin, ... İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının 2577 sayılı Kanunun 49. maddesi uyarınca BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine, 03/04/2023 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.