T.C.
D A N I Ş T A Y
ONİKİNCİ DAİRE
Esas No : 2020/2891
Karar No : 2022/3360
DAVACI : …
VEKİLİ : Av. …
DAVALI : … Başkanlığı
VEKİLİ : Av. …
DAVANIN KONUSU : 19/06/1990 tarihinde Hollanda’ya yerleşen ve bu ülkede 02/09/1996 tarihinde işe başlayan davacı tarafından; 3201 sayılı Yurt Dışında Bulunan Türk Vatandaşlarının Yurt Dışında Geçen Sürelerinin Sosyal Güvenlikleri Bakımından Değerlendirilmesi Hakkında Kanun hükümleri çerçevesinde 19/06/1990-02/09/1996 dönemine ilişkin olarak yaptığı 1548 günlük yurtdışı hizmet borçlanması (ev kadınlığı süresi) nedeniyle, Türkiye'deki sigorta başlangıç tarihinin, 02/09/1996 tarihinden 1548 gün geri çekilmesi talebiyle yapılan başvurunun, 2018/38 sayılı Genelge hükümlerine istinaden reddi üzerine, Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığının 06/11/2018 tarih ve 2018/38 sayılı Genelgesi'nin "Yurtdışı Borçlanmasında Tahsis İşlemleri" başlıklı Altıncı Bölümünde yer alan "1.3. Ev Kadınlığı Sürelerinin Borçlandırılmasında Sigortalılık Başlangıcı" başlıklı kısmının ikinci fıkrasının (b) bendinin ve ilgili örneğin iptali istenilmiştir.
DAVACININ İDDİALARI : Hollanda’da çalışarak ve ikamet ederek (ev kadını olarak) geçirdiği sürelerin bir kısmını borçlanmak için davalı idareye başvurduğu, davalı idarece borçlanma isteminin uygun görülerek, toplam 5525 gün için (1548 günü 02/09/1996 tarihinden önceki döneme ilişkin olmak üzere) borç tahakkuk cetvelinin oluşturulduğu ve 21/05/2018 tarihinde borçlanılan tutarı ödediği, borçlanma tutarını ödediği tarihte yürürlükte olan 29/09/2014 tarih ve 2014/27 sayılı Genelge'ye göre ilk işe giriş tarihinin 02/09/1996 tarihinden 1548 gün geriye çekilmek suretiyle 07/02/1992 olarak belirlendiği ve emeklilik şartının 48 yaş ve 5525 prim günü olduğu, bu Genelge uyarınca 2020 yılında emekli aylığı bağlanmasının mümkün olduğu; ancak borçlandığı primleri ödedikten sonra yürürlüğe konulan dava konusu 2018/38 sayılı Genelge'yle yapılan değişiklikle Hollanda'da ilk işe giriş tarihinden önce ev kadınlığında geçen sürelerin borçlanılması halinde, bu sürelerin ilk işe giriş tarihinin belirlenmesinde dikkate alınmasının engellendiği, bu Genelgeyle emeklilik şartının 48 yaş 5525 prim gününden, 53 yaş 5900 prim gününe yükseltildiği; diğer bir deyişle, 2014/27 sayılı Genelge'ye göre ilk işe giriş tarihi 07/02/1992, emeklilik tarihi 23/04/2020 ve prim günü 5525 iken, 2018/18 sayılı Genelge'ye göre ilk işe giriş tarihi 02/09/1996, emeklilik tarihi 23/04/2025 ve prim günü de 5900 olduğu; bunun üzerine, sigorta başlangıç tarihinin (02/09/1996 tarihinden geriye doğru 1548 gün) geri çekilmesi için idareye başvurduğu, 06/11/2018 tarih ve 2018/38 sayılı Genelge'ye istinaden talebinin reddedildiği, dava konusu Genelge'yle emeklilik hakkının engellendiği, üst hukuk normlarında herhangi bir değişiklik olmadığı halde, tali düzeydeki Genelge'yle emeklilik koşullarının değiştirildiği, 3201 sayılı Kanun’un 5. maddesinde, Türkiye’deki ilk işe giriş tarihinden önceki sürelerin borçlanılması halinde, borçlanılan gün sayısı kadar “ilk işe giriş tarihinin” geri çekileceği, iki ülke arasındaki sosyal güvenlik sözleşmelerinde özel hüküm bulunması halinde, yurt dışında ilk işe giriş tarihinin Türkiye’de ilk işe giriş tarihi olarak kabul edileceği; buna göre, yurt dışında ilk işe giriş tarihinden önceki döneme ilişkin sürelerin borçlanılması halinde, ilk işe giriş tarihinin de bu süre kadar geri çekilmesinin yasal zorunluluk olduğu; davalı idare tarafından, Hollanda’da ilk işe girdiği tarihi (02/09/1996), Türkiye’de de ilk işe giriş tarihi olarak kabul edilmekle birlikte, 02/09/1996 tarihinden önceki döneme ait borçlanılan (ev kadını) 1548 gün kadar, ilk işe giriş tarihinin geri çekilmediği, uluslararası anlaşmanın yok sayıldığı, Anayasa'nın 60. ve 62. maddelerine göre, yabancı ülkelerde çalışan Türk vatandaşlarının da sosyal güvenliklerinin sağlanması hususunda Devletin sorumluluğunun bulunduğu, sosyal güvenlik hakkının sağlanması, kısıtlanması veya kaldırılmasının ancak kanunla mümkün olabileceği, dava konusu Genelge'nin normlar hiyerarşisine aykırı olduğu ve kanunla verilen bir hakkı yürürlükten kaldırdığı; ayrıca 2014/27 sayılı Genelge'ye göre borçlanma yaparak emeklilik hakkını elde ettiği, daha sonra yürürlüğe konulan dava konusu 2018/38 sayılı Genelge'yle bu hakkın ortadan kaldırıldığı, kazanılmış hak ilkesinin ve geriye yürümeme ilkesinin ihlal edildiği ileri sürülmektedir.
DAVALININ SAVUNMASI : Usule ilişkin olarak, davanın süresinde açılmadığı; esasa ilişkin olarak, dava konusu Genelge'nin 3021 sayılı Kanun ile sosyal güvenlik sözleşmeleri dikkate alınarak hazırlandığı, Yargıtayın konuyla ilgili emsal kararlarında, yurtdışında ilk işe giriş tarihinden önceki ev kadınlığında geçen sürelerin borçlanılması halinde, ilk işe giriş tarihinin borçlanılan süre kadar geriye çekilmesinin mümkün olmadığının belirtildiği; 3201 sayılı Kanun’un 5. maddesindeki “sosyal güvenlik kanunlarına tabi hizmeti olanların” ibaresindeki “sosyal güvenlik kanunları”nın, aynı Kanun’un 2. maddesinde 5510 sayılı, 506 sayılı, 2829 sayılı Kanun olarak tanımlandığı, söz konusu tanımın, ülkemiz sosyal güvenlik kanunlarına tabi olarak çalışanları kapsadığı, Kanun’un 5. maddesinin ikinci ve üçüncü fıkrasının uygulanmasında ülkemizdeki ilk defa çalışmaya başlanılan tarihin esas alınması gerektiği, maddenin gerek lafzından gerekse amaçsal unsurundan hareket edildiğinde, “sosyal güvenlik kanunlarına tabi hizmeti olanların” ibaresinden, uluslararası anlaşmanın yapıldığı akit ülkede geçen hizmetlerin kabul edilmesine imkan bulunmadığı, 5510 sayılı Kanun’un 41. maddesinin de bu yönde olduğu; bu nedenle, ülkemizde ve akit ülkelerin sosyal güvenlik sisteminde sigortalılığı değerlendirilmeyen ve yurtdışı sigortalılık başlangıcından önce geçen ev kadınlığı sürelerinin borçlanılması halinde, bu sürelerin yurtdışı sigortalılık başlangıç tarihinden geriye götürülmesine dair 2014/27 sayılı Genelge'de yer bulan uygulamanın, gerek 3201 sayılı Kanun’un 5. maddesi, gerek uluslararası sosyal güvenlik sözleşmesi hükümlerine aykırı olması, gerekse konuya dair Yargıtay kararları ile çelişmesi sebebiyle, bu uygulamanın 2018/38 sayılı Genelge'yle değiştirildiği; bununla birlikte, sosyal güvenlik sözleşmesinde hüküm bulunması kaydıyla, bu şekilde tespit edilecek sigortalılık başlangıcının yurtdışı sigortalılık başlangıcından sonraki bir tarih olması halinde, 5510 sayılı Kanun kapsamında aylık bağlanmasında sigortalılık başlangıç tarihi olarak yurtdışı sigortalılık başlangıç tarihinin esas alınacağının da açık bir şekilde ifade edilmesi nedeniyle, 2018/38 sayılı Genelge'nin iptali talep edilen kısmının hukuka uygun olduğu; davacının 3201 sayılı Kanun’a göre ilk işe giriş tarihinin, Türkiye’de işe başladığı 22/12/2017 tarihinden geriye doğru, borçlanılan 5525 gün kadar geriye gidilerek 17/08/2002 olarak belirlendiği, daha sonra ikili anlaşma hükümleri uyarınca Hollanda’da ilk işe giriş tarihi 02/09/1996 olması nedeniyle, bu tarihin Türkiye’de ilk işe giriş tarihi olarak tespit edildiği belirtilerek, davanın reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : 3201 sayılı Kanun'da benimsenen temel yaklaşımın yurt dışı borçlanmalarının, Türkiye'deki sigortalılığın başlangıç tarihini, borçlanılan gün sayısı kadar geriye götürmesine yönelik olduğu; anılan Kanun'un 5. maddesiyle ve sosyal güvenlik sözleşmesiyle getirilen ayrıksı düzenlemenin, yabancı ülkedeki işe giriş tarihinin Türkiye'de işe giriş tarihi olarak kabul edilmesi ile sınırlı olduğu; bu ayrıksı düzenlemelerin, ev kadını olarak yurt dışında geçirilen sürelere ilişkin borçlanmaların, yurt dışında ilk işe giriş tarihini geriye götürmesi şeklinde uygulanamayacağı; 3201 sayılı Kanun'un temel yaklaşımı dikkate alındığında, açık bir yasal düzenleme bulunmaksızın yurt dışında ilk işe giriş tarihinden önce ev kadını olarak geçen sürelerin, (borç ödeme tarihi ile ilk işe giriş tarihi arasındaki sigortalılık sürelerin tamamı yerine bir kısmının borçlanılması halinde) yurt dışında ilk işe giriş tarihini borçlanılan gün kadar geriye götürmesinin mümkün bulunmadığı sonucuna ulaşıldığından, davanın reddine karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.
DANIŞTAY SAVCISI : …
DÜŞÜNCESİ : Dava; Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı'nın 06/11/2018 tarih ve 2018/38 sayılı Genelge'sinin "Yurtdışı Borçlanmasında Tahsis İşlemleri" başlıklı Altıncı Bölümünde yer alan "1.3. Ev Kadınlığı Sürelerinin Borçlandırılmasında Sigortalılık Başlangıcı" başlıklı kısmının ikinci fıkrasının (b) bendi ve ilgili örneğin iptali istemiyle açılmıştır.
Davalı idarenin süre aşımına ilişkin itirazı yerinde görülmemiştir.
Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarının yurt dışında geçirdikleri çalışma sürelerinin sosyal güvenlikleri açısından değerlendirilebilmesi amacıyla 22.05.1985 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmiş bulunan 3201 sayılı Yurt Dışında Bulunan Türk Vatandaşlarının Yurt Dışında Geçen Sürelerinin Sosyal Güvenlikleri Bakımından Değerlendirilmesi Hakkında Kanun'un 1. maddesinde; (Değişik: 10/9/2014-6552/28 md.) Türk vatandaşları ile doğumla Türk vatandaşı olup da çıkma izni almak suretiyle Türk vatandaşlığını kaybedenlerin on sekiz yaşını doldurduktan sonra Türk vatandaşı olarak yurt dışında geçen ve belgelendirilen sigortalılık süreleri ve bu süreleri arasında veya sonunda her birinde bir yıla kadar olan işsizlik süreleri ile yurt dışında ev kadını olarak geçen süreleri, bu Kanunda belirtilen sosyal güvenlik kuruluşlarına prim ödenmemiş olması ve istekleri hâlinde, bu Kanun hükümlerine göre sosyal güvenlikleri bakımından değerlendirilir." hükmü yer almıştır.
3201 sayılı Kanun'un 5. maddesinde ise; borçlanma konusu hizmetlerinden sonra Türkiye'de tescili bulunan sigortalılar yönünden sigortalılık başlangıcı, tescil tarihinden itibaren borçlanılan süre kadar geriye gidilerek bulunacak tarih olacağı, hiç tescili olmayanlar için de, borcun tamamen ödendiği tarihten borçlanma süresi kadar geriye gidilerek bulunacak tarih olacağı kabul edilmekte iken; 17/04/2008 tarihli 5754 sayılı Kanun’un 79. maddesi ile 3201 sayılı Kanun’un 5. maddesine eklenen beşinci fıkra ile, sosyal güvenlik sözleşmesi yapılmış ülkelerdeki hizmetlerini, bu Kanuna göre borçlananların, sözleşme yapılan ülkede ilk defa çalışmaya başladıkları tarih, ilk işe giriş tarihi olarak dikkate alınmaz düzenlemesi ile yurt dışında geçen çalışmaların Türkiye’de sigortalılık başlangıcı sayılamayacağı kabul edilmiş, ancak daha sonra 19/10/2014 tarihli 6552 sayılı Kanun’un 29. maddesi ile 3201 sayılı Kanun’un 5. maddesinin beşinci fıkrasına “ancak, uluslararası sosyal güvenlik sözleşmelerinde Türk sigortasına girişinden önce âkit ülke sigortasına girdiği tarihin Türk sigortasına girdiği tarih olarak kabul edileceğine ilişkin özel hüküm bulunan ülkelerdeki sigortalılık sürelerini borçlananların âkit ülkede ilk defa çalışmaya başladıkları tarih, ilk işe giriş tarihi olarak kabul edilir.” cümlesi eklenmiştir.
Dosyanın incelenmesinden; davacının, ülkemizde ilk defa 22/12/2017-26/12/2017 tarihleri arasında 5 gün 5510 sayılı Kanun’un 4. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendine tabi olarak çalıştığı, 3201 sayılı Yurt Dışında Bulunan Türk Vatandaşlarının Yurt Dışında Geçen Sürelerinin Sosyal Güvenlikleri Bakımından Değerlendirlmesi Hakkında Kanun kapsamında Hollanda’da geçirdiği süreleri borçlanmak için 28/12/2017 tarihinde davalı idareye başvurduğu, davalı idarece, … tarih ve … sayılı yazı ile 5525 prim günü için 104.754,00 TL’nin 3 ay içinde yatırılması gerektiğinin bildirilmesiyle, davacının 03/05/2018 tarihinde belirtilen meblağı yatırdığı ve 5525 gün sigortalı hizmet dökümüne işlendiği, 3201 sayılı Kanun uyarınca ve Ülkemiz ile Hollanda arasında imzalanmış olan sosyal güvenlik alanında yapılan anlaşma hükümlerine göre bu ülkede ilk defa çalışmaya başladığı 02/09/1996 tarihinin ilk işe giriş tarihi olarak kabul edidiği, bu tarih esas alınarak aylığa hak kazanma koşullarının belirlendiği, davacı tarafından, 17/09/2019 tarihinde yapılan başvuru ile, 2014/27 sayılı Genelge uyarınca, Türkiye’deki ilk defa sigorta başlangıcı olarak kabul edilen 02/09/1996 tarihinden, borçlandığı ev hanımlığı süresi kadar (1548 gün) geri gidilerek, sigorta başlangıcının yeniden belirlenmesinin talep edildiği, davalı idarenin 14/10/2019 tarih ve E.15472344 sayılı işlemi ile emeklilik şartının tahsis talep tarihinde yürürlükte olan 06/11/2018 tarih 2018/38 sayılı Genelge’ye istinaden belirlendiğinin bildirilmesi üzerine, 06/12/2019 tarihinde bakılan davanın açıldığı anlaşılmıştır.
Uyuşmazlık; Türkiye'de sosyal güvenlik kuruluşlarına tabi hizmeti olup, sigortalılık başlangıç tarihinden önceki süreleri 3201 sayılı Kanun uyarınca borçlanıp, sosyal güvenlik sözleşmeleri uyarınca akit ülkede ilk defa çalışmaya başladıkları tarih ilk işe giriş tarihi olarak kabul edilenlerin, yurt dışı sigortalılık başlangıcından önce geçen ev kadınlığı sürelerinin borçlanılmış olması halinde bu sürelerin yurt dışı sigortalılık başlangıç tarihinden geriye götürülüp götürülemeyeceğine ilişkindir.
Sosyal Güvenlik Kurumu Emeklilik Hizmetleri Genel Müdürlüğü'nün 2018/38 sayılı Genelgesinin "Yurtdışı Borçlanmasında Tahsis İşlemleri" başlıklı Altıncı Bölümünde; 3201 sayılı Kanuna göre borçlandırılan yurt dışı sürelerine ilişkin başlangıcın tespiti, bu sürelerin dikkate alınarak aylık bağlanmasındaki şartlar ile bağlanan aylıkların kesilmesi ve yeniden bağlanmasına ilişkin iş ve işlemler açıklanmış, anılan Altıncı Bölümünde yer alan "1.3. Ev Kadınlığı Sürelerinin Borçlandırılmasında Sigortalılık Başlangıcı" başlıklı kısmında, ev kadınlığı sürelerinin akit ülke mevzuatına göre sigortalılık süresi olarak kabul edilmediğinden, bu süreleri borçlananların sözleşmeli ülkelerdeki ikamet başlangıç tarihlerinin Türkiye’de ilk işe giriş tarihi olarak kabul edilmeyeceği, ev kadınlığı sürelerini borçlananların sigortalılık başlangıcının 3201 sayılı Kanunun 5 inci maddesinin ikinci ve üçüncü fıkraları gereğince tespit edileceği belirtilmiş, bu kısmın iptali istenilen (b) bendinde de, "Borç ödeme tarihi ile ilk işe giriş tarihi arasındaki sigortalılık sürelerinden bir kısmı borçlanılmışsa işe giriş tarihi, borç ödeme tarihinden toplam borçlanılan süre kadar geriye götürüldüğünde sözleşmeye göre belirlenen ilk işe giriş tarihinden sonraki bir sürenin bulunması halinde sözleşmeye göre belirlenen tarih esas alınacaktır." denildikten sonra; bu duruma ilşkin örneğe yer verilmiştir.
Yurt dışı sigortalılık başlangıcından, borçlanmaya konu ev kadınlığı süresi kadar geriye gidilerek belirlenen tarihin, yaşlılık aylığı şartlarının değerlendirilmesi aşamasında sigorta başlangıcı olarak değerlendirilebilmesi, ancak anılan tarihli girişin akit ülke sigortasına giriş niteliğinde olması halinde mümkün olabilecektir.
Nitekim, bu konudaki Yargıtay içtihatlarında da belirtilen gerekçeye yer verilmiş bulunmaktadır. (Örnek: Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun E:2014/454 K: 2016/481, Yargıtay 10. Hukuk Dairesinin E: 2014/3955 K: 2014/16384 ve E:2013/21531 K:2014/6402 sayılı kararları)
Bu duruma göre; gerek 3201 sayılı Kanunun 5. maddesi ve uluslararası sosyal güvenlik sözleşme hükümlerine, gerekse yargı kararlarına uygun olarak, ev kadınlığı sürelerinin akit ülke mevzuatına göre sigortalılık süresi olarak kabul edilmediğinden, söz konusu sürenin yurt dışı sigortalılık başlangıç tarihinden geriye götürülmesinin öngörülmemesine ilişkin düzenlemede hukuka aykırılık bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle, davanın reddi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, duruşma için önceden belirlenen 07/06/2022 tarihinde, davacı vekili Av. … ile davalı Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı vekili Av. …'ın ve Danıştay Savcısı Şengül Güler'in katılımıyla açık duruşmaya başlanıldı. Taraflara usulüne uygun ikişer defa söz verildikten, Danıştay Savcısının düşüncesi alındıktan ve taraflara son kez söz verildikten sonra, duruşmaya son verildi.
Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, davalı idarenin davanın süresinde açılmadığına yönelik itirazı yerinde görülmeyerek, işin gereği görüşüldü:
MADDİ OLAY VE HUKUKİ SÜREÇ :
23/04/1972 doğumlu olan davacı, 19/06/1990 tarihinde Hollanda’ya yerleşmiş ve bu ülkede ilk olarak 02/09/1996 tarihinde işe başlamıştır.
Davacı, ülkemizde ilk defa 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun 4. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında (SSK’lı) olarak 22/12/2017-26/12/2017 tarihleri arasında 5 gün çalışmıştır.
3201 sayılı Yurt Dışında Bulunan Türk Vatandaşlarının Yurt Dışında Geçen Sürelerinin Sosyal Güvenlikleri Bakımından Değerlendirilmesi Hakkında Kanun çerçevesinde Hollanda’da (çalışarak ve ev hanımı olarak) geçirdiği sürelerin bir kısmını borçlanmak için 28/12/2017 tarihinde davalı idareye başvurmuştur.
19/06/1990-25/08/2008 arasında Hollanda’da geçen sürelerin bir kısmını (1548 günü 02/09/1996 tarihinden önce olmak üzere, toplam 5525 gününü) borçlanmış ve borçlanılan tutarı 03/05/2018 tarihinde ödemiştir.
06/11/2018 tarih ve 2018/38 sayılı dava konusu Genelge yürürlüğe konulmuş olup; bu Genelge'yle, yurt dışında ilk işe giriş tarihinden önceki yurt dışında ev kadını olarak geçen sürelerin borçlanılması ve borç ödeme tarihi ile ilk işe giriş tarihi arasındaki sürelerin de bir kısmının borçlanılması halinde, ilk işe giriş tarihinden önceki ev kadını olarak geçen sürelerin, ilk işe giriş tarihini geriye götürmeyeceği belirtilmiştir.
Bunun üzerine davacı tarafından, Türkiye’deki ilk defa sigorta başlangıcının 2014/27 sayılı Genelge uyarınca hesaplanarak sigorta başlangıcının 02/09/1996 tarihinden 1548 gün geri çekilmesi ve emeklilik tarihinin buna göre belirlenmesi talebiyle 17/09/2019 tarihli dilekçeyle davalı idareye başvurmuştur.
Davalı idarenin 14/10/2019 tarihli işlemiyle, 2018/38 sayılı Genelge hükümleri uyarınca,
davacının genel emeklilik şartının 20 yıl, 53 yaş, 5900 gün ve yaştan emeklilik şartının ise 15 yıl, 58 yaş, 3600 gün olduğu; buna göre 5900 gün çalışmasını tamamladığı takdirde 53 yaşını doldurduğu 23/04/2025 tarihinde veya mevcut gün sayısı ile 58 yaşını doldurduğu 23/04/2030 tarihinde başvurması gerektiği belirtilerek, davacının talebinin reddedilmesi üzerine, bakılan dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu'nun 108. maddesinin birinci fıkrasında, "Malullük, yaşlılık ve ölüm sigortalarının uygulanmasında nazara alınacak sigortalılık süresinin başlangıcı, sigortalının, yürürlükten kaldırılmış 5417 ve 6900 sayılı kanunlara veya bu kanuna tabi olarak ilk defa çalışmaya başladığı tarihtir." kuralı yer almıştır.
5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun "Uzun vadeli sigorta kolları bakımından sigortalılık süresi" başlıklı 38. maddesinin birinci fıkrasında; "(Değişik birinci fıkra: 17/4/2008-5754/24 md.) Malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortalarının uygulanmasında dikkate alınacak sigortalılık süresinin başlangıcı; sigortalının, ... 17/7/1964 tarihli ve 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanununa, 2/9/1971 tarihli ve 1479 sayılı Esnaf ve Sanatkârlar ve Diğer Bağımsız Çalışanlar Sosyal Sigortalar Kurumu Kanununa, ... 8/6/1949 tarihli ve 5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanununa, .... veya bu Kanuna tâbi olarak malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortalarına tabi olarak ilk defa kapsama girdiği tarih olarak kabul edilir. Uluslararası sosyal güvenlik sözleşmeleri hükümleri saklıdır." kuralına yer verilmiştir.
3201 sayılı Yurt Dışında Bulunan Türk Vatandaşlarının Yurt Dışında Geçen Sürelerinin Sosyal Güvenlikleri Bakımından Değerlendirilmesi Hakkında Kanun'un 1. maddesinde, "(Değişik: 10/9/2014 - 6552/ 28 md.) Türk vatandaşları ile doğumla Türk vatandaşı olup da çıkma izni almak suretiyle Türk vatandaşlığını kaybedenlerin on sekiz yaşını doldurduktan sonra Türk vatandaşı olarak yurt dışında geçen ve belgelendirilen sigortalılık süreleri ve bu süreleri arasında veya sonunda her birinde bir yıla kadar olan işsizlik süreleri ile yurt dışında ev kadını olarak geçen süreleri, bu Kanunda belirtilen sosyal güvenlik kuruluşlarına prim ödenmemiş olması ve istekleri hâlinde, bu Kanun hükümlerine göre sosyal güvenlikleri bakımından değerlendirilir." kuralı yer almıştır.
Aynı Kanun'un "Süre tespiti, sigortalılığın başlangıcı ve sürelerin değerlendirilmesi" başlıklı 5. maddesinde, "(Değişik:17/4/2008 - 5754/79 md.) Yurt dışındaki sigortalılık sürelerinin tespitinde, bunu belirten ve istek sahibinin ibraz edeceği ispatlayıcı belgelerde kayıtlı bulunan tarihler arasındaki son tarihten geriye doğru olmak üzere gün sayıları esas alınır, bu tespitte 1 yıl 360 gün, 1 ay 30 gün hesaplanır.
Sosyal güvenlik kanunlarına tabi hizmetleri olanların, borçlandıkları gün sayısı, prim ödeme gün sayıları ile ilgili hizmetlerine katılır. Sigortalılığın başlangıç tarihinden önceki süreler borçlanılmış ise, sigortalılığın başlangıç tarihi, borçlanılan gün sayısı kadar geriye götürülür.
Sosyal güvenlik kuruluşlarına tabi hizmeti bulunmayan istek sahiplerinin sigortalılıklarının başlangıç tarihi, borçlarını tamamen ödedikleri tarihten borçlanılan gün sayısı kadar geriye götürülen tarihtir.
(Değişik: 17/7/2019-7186/10)Yurt dışı hizmet borçlanmasına ait süreler 5510 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında geçmiş sigortalılık süresi olarak kabul edilir.
(Ek :17/4/2008 - 5754/79 md.) Sosyal güvenlik sözleşmesi yapılmış ülkelerdeki hizmetlerini, bu Kanuna göre borçlananların, sözleşme yapılan ülkede ilk defa çalışmaya başladıkları tarih, ilk işe giriş tarihi olarak dikkate alınmaz. (Ek son cümle: 10/9/2014 - 6552/29 md.) Ancak, uluslararası sosyal güvenlik sözleşmelerinde Türk sigortasına girişinden önce âkit ülke sigortasına girdiği tarihin Türk sigortasına girdiği tarih olarak kabul edileceğine ilişkin özel hüküm bulunan ülkelerdeki sigortalılık sürelerini borçlananların âkit ülkede ilk defa çalışmaya başladıkları tarih, ilk işe giriş tarihi olarak kabul edilir.
(Ek: 17/7/2019-7186/10) Türkiye'deki sigortalılığın başlangıç tarihinden önceki sürelerin borçlandırılması hâlinde bu süreler 5510 sayılı Kanunun 41 inci maddesinde yer alan hükümler esas alınarak Türkiye'deki sigortalılık başlangıç tarihinden, Türkiye'de sigortalılık yok ise borçlanma tutarının tamamen ödendiği tarihten geriye götürülen sürelere ait ilgili aylara mal edilir." kuralına yer verilmiştir.
16/12/1967 tarih ve 12778 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Türkiye Cumhuriyeti ile Hollanda Arasında Sosyal Güvenlik Sözleşmesi'nin 29. maddesinde, "Malullük, Yaşlılık ve Ölüm Sigortaları hakkındaki Türk mevzuatının uygulanmasında, sigortalı, Türkiye’de yaşlılık sigortasına tabi işe girmeden önce, Hollanda’da bir yaşlılık sigortasına tabi olmuşsa, bahis konusu Hollanda rejimine tabi olduğu ilk gün, Türk mevzuatına göre yaşlılık sigortasına tabi işe ilk defa girdiği gün olarak kabul edilir." hükmüne yer verilmiştir.
Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığının 06/11/2018 tarih ve 2018/38 sayılı Genelgesi'nin "Yurtdışı Borçlanmasında Tahsis İşlemleri" başlıklı Altıncı Bölümünde yer alan "1.3. Ev Kadınlığı Sürelerinin Borçlandırılmasında Sigortalılık Başlangıcı" başlıklı kısmının, dava konusu düzenlemeleri içeren ikinci fıkrasında; "3201 sayılı Kanunun 5 inci maddesine göre uluslararası sosyal güvenlik sözleşmelerinde Türk sigortasına girişinden önce akit ülke sigortasına girdiği tarihin Türk sigortasına girdiği tarih olarak kabul edileceğine ilişkin özel hüküm bulunan ülkelerdeki sigortalılık sürelerini borçlananların, tespit edilen işe giriş tarihinden önceki yurt dışında geçen ev kadınlığı sürelerini de borçlanmaları halinde ilk işe giriş tarihi aşağıdaki şekilde tespit edilecektir:
a) Borç ödeme tarihi ile ilk işe giriş tarihi arasındaki sigortalılık sürelerinden bir kısmı borçlanılmışsa işe giriş tarihi, borç ödeme tarihinden toplam borçlanılan süre kadar geriye götürüldüğünde sözleşmeye göre belirlenen ilk işe giriş tarihinden önceki süreye gelmesi halinde bu tarih olarak alınacaktır. ...
b) Borç ödeme tarihi ile ilk işe giriş tarihi arasındaki sigortalılık sürelerinden bir kısmı borçlanılmışsa işe giriş tarihi, borç ödeme tarihinden toplam borçlanılan süre kadar geriye götürüldüğünde sözleşmeye göre belirlenen ilk işe giriş tarihinden sonraki bir sürenin bulunması halinde sözleşmeye göre belirlenen tarih esas alınacaktır.
Örnek: Azerbaycan’daki 1/11/1996-30/11/2016 tarihleri arasındaki sigortalılık süresinden 3600 gün ile 1/1/1991-31/12/1994 tarihleri arasındaki 1440 gün ev kadınlığı süresini borçlanma talebinde bulunan ve borcunu 1/5/2017 tarihinde ödeyen sigortalının ilk işe giriş tarihi, borcu ödediği tarihten toplam borçlanılan gün kadar geriye gidilerek 1/5/2003 olarak belirlenecektir. Bu tarih, sözleşmeye göre belirlenen ilk işe giriş tarihinden önceki bir tarih olmadığından Azerbaycan’da çalışmaya başladığı 1/11/1996 tarihi ilk işe giriş olarak alınacaktır. ..." açıklamaları yapılmıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
3201 sayılı Yurt Dışında Bulunan Türk Vatandaşlarının Yurt Dışında Geçen Sürelerinin Sosyal Güvenlikleri Bakımından Değerlendirilmesi Hakkında Kanun'la, Türk vatandaşlarının, yurt dışında geçen hizmet sürelerinin (ev kadını olarak geçen süreler dahil) sosyal güvenlikleri bakımından değerlendirilmesi öngörülmüş ve söz konusu sürelerin borçlanılması suretiyle, emekli olabilmeleri için gerekli olan hizmet sürelerini tamamlamaları amaçlanmıştır.
3201 sayılı Kanun'un 5. maddesinin ikinci fıkrasında, Türkiye'de sosyal güvenlik kurumlarına (SSK, Bağ-Kur, Emekli Sandığı gibi) tabi hizmeti olanların, borçlandıkları yurt dışı hizmet sürelerinin, ilgili hizmetlerine dahil edilmesi ve Türkiye'deki sigortalılığın başlangıç tarihinden önceki sürelerin borçlanılmış olması halinde, sigortalılığın başlangıç tarihinin, borçlanılan gün sayısı kadar geriye götürülmesi öngörülmüştür.
Ayrıca, anılan maddenin beşinci fıkrasında, Türkiye ile sosyal güvenlik sözleşmesi imzalamış olan yabancı ülkelerdeki hizmetlerini borçlananların, yabancı ülkede ilk defa çalışmaya başladıkları tarihin, Türkiye'de ilk işe giriş tarihi olarak dikkate alınmayacağı; ancak sosyal güvenlik sözleşmesinde "yabancı ülkede ilk işe giriş tarihinin, Türkiye'de ilk işe giriş tarihi olarak kabul edileceğine" yönelik özel hüküm bulunması halinde, yabancı ülkedeki ilk işe giriş tarihinin Türkiye'de ilk işe giriş tarihi olarak kabul edileceği kurala bağlanmış; böylece borçlanma yapılan dönemlere bakılmaksızın, yabancı ülkede ilk işe giriş tarihinin, Türkiye'de sigortalılığın başlangıç tarihi olarak kabul edileceğine yönelik özel bir düzenleme getirilmiştir.
Türkiye Cumhuriyeti ile Hollanda Arasında Sosyal Güvenlik Sözleşmesi'nin 29. maddesinde; Türkiye'de sigortalı olarak işe girmeden önce, Hollanda'da sigortalı olarak işe başlayanların, Hollanda'da işe başladıkları tarihin, Türkiye'de işe başladığı tarih olarak kabul edilmesi açıkça hükme bağlanmış olup; buna göre, borçlanma yapılan dönemlere bakılmaksızın, Hollanda'da ilk işe giriş tarihinin, Türkiye'de sigortalılığın başlangıç tarihi olarak uygulanacağı tartışmasızdır.
Uyuşmazlık, sosyal güvenlik sözleşmesi uyarınca yabancı ülkede ilk işe giriş tarihi, Türkiye'de ilk işe giriş tarihi olarak kabul edilenlerin; yurt dışında işe giriş tarihinden önce ev kadını olarak geçen sürelerinin, 3201 sayılı Kanun kapsamında borçlanılması halinde, yurt dışında ilk işe giriş tarihinin, borçlanılan gün kadar geriye çekilip çekilemeyeceğinden kaynaklanmaktadır.
Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığının 06/11/2018 tarih ve 2018/38 sayılı Genelgesi'nin dava konusu edilen kısımlarında, yurt dışında ilk işe giriş tarihinden önce ev kadını olarak geçen sürelerin, borç ödeme tarihi ile ilk işe giriş tarihi arasındaki sigortalılık sürelerin tamamı yerine bir kısmının borçlanılması halinde, Türkiye'de işe giriş tarihinin (diğer bir deyişle yurt dışında ilk işe giriş tarihinin) borçlanılan gün kadar geriye götürülmesinin mümkün olmadığı belirtilmiştir.
Yukarıda yer verilen mevzuat ve açıklamaların birlikte değerlendirilmesinden; 3201 sayılı Kanun'un 5. maddesine göre, kural olarak Türkiye ile sosyal güvenlik sözleşmesi imzalamış olan yabancı ülkelerdeki hizmetlerini borçlananların, yabancı ülkede ilk defa çalışmaya başladıkları tarihin, Türkiye'de ilk işe giriş tarihi olarak dikkate alınmayacağı ve Türkiye'de ilk sigortalılık tarihinden önceki dönemlere ilişkin olarak yapılan yurt dışı borçlanmalarının, Türkiye'deki sigortalılık başlangıç tarihini, borçlanma yapılan dönemin başlangıç tarihine kadar geriye götürmeyeceği, sadece borçlanılan gün kadar sigorta başlangıç tarihini geri çekeceği; bununla birlikte, sosyal güvenlik sözleşmesinde "yabancı ülkede ilk işe giriş tarihinin, Türkiye'de ilk işe giriş tarihi olarak kabul edileceğine" yönelik özel bir hüküm bulunması halinde, borçlanma yapılan dönemlere bakılmaksızın, yabancı ülkedeki ilk işe giriş tarihinin, Türkiye'de sigortalılık başlangıcı olarak uygulanacağı; bu yönüyle, Türkiye'deki sigortalılığın başlangıç tarihinin tespitinde, sosyal güvenlik sözleşmesinde "özel hüküm" bulunup bulunmamasının önem arz ettiği; sözleşmesinde özel hüküm bulunan ülkedeki hizmetlerini borçlananların sadece yurt dışında ilk işe giriş tarihinin Türkiye'de sigortalılığın başlangıç tarihi olarak kabul edileceği; yurt dışında ilk işe giriş tarihinden önce ev kadını olarak geçirilen sürelerin borçlanılması halinde, sigortalılık başlangıç tarihininin yurt dışında ilk işe giriş tarihinden geriye doğru götürüleceğine yönelik 3201 sayılı Kanun'da özel bir hüküm bulunmadığı anlaşılmıştır.
Kaldı ki, 3201 sayılı Kanun'un 5. maddesinin, 17/07/2019 tarih ve 7186 sayılı Kanun'la eklenen, son fıkrasında da, Türkiye'deki sigortalılığın başlangıç tarihinden önceki sürelerin borçlandırılması hâlinde, bu sürelerin 5510 sayılı Kanun'un 41. maddesinde yer alan hükümler esas alınarak Türkiye'deki sigortalılık başlangıç tarihinden (Türkiye'de sigortalılık süresi yok ise borçlanma tutarının tamamen ödendiği tarihten) geriye götürülerek ilgili aylara mâl edileceği açıkça düzenlenmiştir.
Buna göre, 3201 sayılı Kanun'da benimsenen temel yaklaşımın yurt dışı borçlanmalarının, Türkiye'deki sigortalılığın başlangıç tarihini, borçlanılan gün sayısı kadar geriye götürmesine yönelik olduğu; anılan Kanun'un 5. maddesiyle ve sosyal güvenlik sözleşmesiyle getirilen ayrıksı düzenlemenin, yabancı ülkedeki işe giriş tarihinin Türkiye'de işe giriş tarihi olarak kabul edilmesi ile sınırlı olduğu; bu ayrıksı düzenlemelerin, ev kadını olarak yurt dışında geçirilen sürelere ilişkin borçlanmaların, yurt dışında ilk işe giriş tarihini geriye götürmesi şeklinde uygulanamayacağı; 3201 sayılı Kanun'un temel yaklaşımı dikkate alındığında, açık bir yasal düzenleme bulunmaksızın yurt dışında ilk işe giriş tarihinden önce ev kadını olarak geçen sürelerin, (borç ödeme tarihi ile ilk işe giriş tarihi arasındaki sigortalılık sürelerinin tamamı yerine bir kısmının borçlanılması halinde) yurt dışında ilk işe giriş tarihini borçlanılan gün kadar geriye götürmesinin mümkün bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır.
Nitekim, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 09/11/2021 tarih ve E:2018/10-1075, K:2021/1364 sayılı kararı da bu yöndedir.
Bu durumda, Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığının 06/11/2018 tarih ve 2018/38 sayılı Genelgesi'nin "Yurtdışı Borçlanmasında Tahsis İşlemleri" başlıklı Altıncı Bölümünde yer alan "1.3. Ev Kadınlığı Sürelerinin Borçlandırılmasında Sigortalılık Başlangıcı" başlıklı kısmının ikinci fıkrasının dava konusu edilen (b) bendi ve ilgili örneğinde, hukuka ve üst hukuk normlarına aykırılık görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. DAVANIN REDDİNE,
2. Ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam …-TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
3. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca takdir edilen …-TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine,
4. Posta gideri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra istemi halinde davacıya iadesine,
5. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 07/06/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.