T.C.
D A N I Ş T A Y
BEŞİNCİ DAİRE
Esas No : 2020/2988
Karar No : 2021/4195
DAVACI : …
DAVALI : ... Kurulu
VEKİLİ : Av. …
DAVANIN KONUSU : Yargı mensubu olarak görev yapmakta iken, 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname'nin 3/1. maddesi uyarınca, FETÖ ile iltisak ve irtibatının olduğu gerekçesiyle meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına karar verilen davacının, 2802 sayılı Hâkimler ve Savcılar Kanunu'nun 69. maddesinin son fıkrası uyarınca meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Hakimler ve Savcılar Kurulu İkinci Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararına karşı yapılan yeniden inceleme talebinin reddine ilişkin aynı Dairenin 26/09/2019 tarih ve E:2017/127, K:2019/850 sayılı kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin Hakimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun … tarih ve E:…, K:.. kararının iptaline karar verilmesi istenilmektedir.
DAVACININ İDDİALARI : Soruşturmaya konu edilen ve tarafınca verilen kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair kararın hukuki yorumla verildiği, sonrasında açılan hakaret davasında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının mutlak ve kesin olarak doğru olduğunun kabul edilemeyeceği, şüphelinin eyleminin AİHM içtihatları çerçevesinde ifade özgürlüğü kapsamında değerlendirerek ilgili kararın verildiği, meslekten çıkarılmasına ilişkin karara dayanak soruşturmanın fiilin gerçekleşmesinden iki yıl sonra (15 Temmuz darbe girişiminden sonra) başladığı, soruşturmanın yapılmasının altında yatan esas sebebin mağdurların güçlü kişiler olmasının yattığı, meslekten çıkarılmasına ilişkin kararın hakimlik teminatına aykırı olarak verildiği, bu sebeplerle dava konusu kararın hukuka aykırı olduğu iddia edilmiştir.
DAVALININ SAVUNMASI : Davacının sübuta eren filleri nedeniyle 2802 sayılı Hakimler ve Savcılar Kanunu'nun 69. maddesinin son fıkrası uyarınca meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülerek davanın reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'IN DÜŞÜNCESİ: Davanın reddi gerektiği düşünülmektedir.
DANIŞTAY SAVCISI …'ÜN DÜŞÜNCESİ: Davacı tarafından; 2802 sayılı Hakimler ve Savcılar Kanununun 69. maddesinin son fıkrası uyarınca meslekten çıkarma cezası ile tecziyesine ilişkin Hakimler ve Savcılar Kurulu İkinci Dairesinin … tarih ve … sayılı kararının yeniden incelenmesi yolundaki isteminin reddine dair verilen Hakimler ve Savcılar Kurulu İkinci Dairesinin … tarih ve … sayılı kararına yaptığı itirazın reddine ilişkin … tarih ve E:…, K:… sayılı Hakimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulu kararının iptali istenilmektedir.
Anayasa’nın “Hakimlik ve Savcılık Teminatı" başlıklı 139. maddesinde, meslekten çıkarılmayı gerektiren bir suçtan dolayı hüküm giymiş olanlar, görevini sağlık bakımından yerine getiremeyeceği kesin olarak anlaşılanlar veya meslekte kalmalarının uygun olmadığına karar verilenler hariç, hakim ve savcıların azlolunamayacağı kurala bağlanarak, hâkimlik ve savcılık mesleğinin teminat altına alındığı, 140. maddesinin üçüncü fıkrasında ise, hâkim ve savcıların atanmaları, hakları ve ödevleri, meslekte ilerlemeleri, görevlerinin ve görev yerlerinin geçici veya sürekli olarak değiştirilmesi, haklarında disiplin kovuşturması açılması ve disiplin cezası verilmesi, görevleriyle ilgili veya görevleri sırasında işledikleri suçlarından dolayı soruşturma yapılması ve yargılanmalarına karar verilmesi, meslekten çıkarmayı gerektiren suçluluk veya yetersizlik halleri ile diğer özlük işlerinin mahkemelerin bağımsızlığı ve hâkimlik teminatı esaslarına göre kanunla düzenleneceği hükme bağlanmıştır.
Anayasa’nın 139. ve 140. maddeleri, hâkim ve savcıların, hangi fiilleri nedeniyle veya hangi suçlardan mahkum edildiklerinde meslekten çıkarma cezası verileceği konusunun düzenlemesini kanuna bırakmıştır.
Hâkimlik ve savcılık mesleğini icra eden yargı mensuplarının, toplum nezdinde güvenilir ve saygın kişiler olması gerekir. Toplumun yargı kurumlarına, yargı kararlarına ve yargı mensuplarına saygı duymalarının sebebi, yargının tarafsızlığı ve bağımsızlığı yanında yargı mensuplarının kişiliklerine olan saygı, güvenden de kaynaklanmaktadır. Yargı kurumlarının itibarı ve güvenilirliği yargı mensuplarının kamuoyu nezdindeki itibarı ve saygınlığı ile eş orantılıdır. Hakimlik ve savcılık mesleğinin şeref ve onurunu, nüfuz ve itibarını bozacak nitelikte fiilleri işleyen hâkim ve savcıların meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılmaları ile korunan hukuki değer, yargı kurumlarının ve yargı mensuplarının toplum nazarındaki saygınlıkları ve itibarlarıdır. Bu mesleğin onur ve şerefi; hem yargı mensuplarının öncelikle kendi kişiliklerine yönelik özel saygınlığı ve hem de toplumun yargı kurumlarına ve yargı mensuplarına duyduğu genel güven ve saygınlığı ifade eder.
Hukuk Devleti, yargı kurumlarının ve yargı mensuplarının kamuoyundaki güven ve itibarını (saygınlığını) korumak ve buna aykırı her türlü tutum ve davranışları suç sayarak cezalandırmakla görevli ve sorumludur. Bu nedenle, kanun koyucu, yargı mesleğinin onur ve şerefini bozucu eylem ve davranışlarda bulunan yargı mensuplarını disiplin hukuku açısından meslekten çıkarma cezası yaptırımına bağlamıştır.
Kanun koyucu, Anayasa’nın verdiği bu yetkiye dayanarak, hâkim ve savcıların meslekten çıkarma cezasını gerektiren bir suçtan mahkum olma veya meslekte kalmalarının uygun olmadığına karar verilme hâllerini, 2802 sayılı Kanunun 69. maddesinde düzenlemiştir.
2802 sayılı Hakimler ve Savcılar Kanunu'nun "Meslekten çıkarma cezası" başlıklı 69. maddesinde;
"Meslekten çıkarma: Bir daha mesleğe alınmamak üzere göreve son verilmesidir.
68 inci maddenin (e) bendinde yazılı hallerden dolayı hangi sınıf ve derecede olursa olsun iki defa, diğer hallerden dolayı bir derecede iki veya derece ve sınıf kaydı aranmaksızın üç defa yer değiştirme veya derece yükselmesinin durdurulması cezası almış olmak veya taksirli suçlar hariç olmak üzere, altı aydan fazla hapis veya affa uğramış olsa bile 8 inci maddenin (h) bendinde yazılı suçlardan biri ile kesin hüküm giymek meslekten çıkarılmayı gerektirir. Ancak, verilen cezanın 8 inci maddenin (h) bendinde yazılı suçlardan dolayı verilmemiş olması ve cezanın ertelenmiş, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 50 nci maddesindeki tedbirlerden birine çevrilmiş veya yüzseksen günden fazla adlî para cezası olması halinde meslekten çıkarma cezası yerine, yer değiştirme cezası verilir.
Birinci fıkra dışında kalan ceza mahkûmiyetlerinin ertelenmiş veya 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 50 nci maddesindeki ceza veya tedbirlere çevrilmiş olup olmadığına bakılmaksızın suçun niteliğine göre 64, 65, 66, 67 veya 68 inci maddelerde sayılan disiplin cezalarından biri verilir.
Hükümlülüğü gerektiren suç, mesleğin şeref ve onurunu bozan veya mesleğe olan genel saygı ve güveni gideren nitelikte görülürse, Kanunda daha alt derecede bir disiplin cezası öngörülmemiş olmak kaydıyla, cezanın miktarına ve ertelenmiş veya 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 50 nci maddesindeki ceza veya tedbirlerden birine çevrilmiş olup olmadığına bakılmaksızın, meslekten çıkarma cezası verilir.
Disiplin cezasının uygulanmasını gerektiren fiil suç teşkil etmezse ve hükümlülüğü gerektirmese bile mesleğin şeref ve onurunu ve memuriyet nüfuz ve itibarını bozacak nitelikte görüldüğü takdirde de meslekten çıkarma cezası verilir." düzenlemesine yer verilmiştir.
Dosyanın incelenmesinden, davacı tarafından, Nevşehir Cumhuriyet Savcısı olarak görev yaptığı dönemde yürütülen bir soruşturmada yargısal taktir hakkı dışında FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün genel amaç ve talimatları doğrultusunda ,kolektif ve kasıtlı şekilde davrandığı suç isnadı ile davacı hakkında yapılan soruşturma sonucunda, bütün soruşturma maddelerini birlikte değerlendirilerek, sözkonusu eylemlerinin mesleğin şeref ve onurunu ve memuriyet nüfuz ve itibarını bozacak nitelikte görüldüğü gerekçesiyle 2802 sayılı Kanunun 69. maddesinin son fıkrası uyarınca, Hakimler ve Savcılar Kurulu İkinci Dairesinin 16/05/2019 tarih ve 2019/456 sayılı kararıyla, meslekten çıkarma cezası ile cezalandırıldığı, söz konusu kararın yeniden incelenmesi talebiyle yapılan başvurunun ise, aynı Dairenin, 26/09/2019 tarih ve 2019/850 sayılı kararıyla reddedildiği, bu karara karşı yapılan itirazın da Hakimler ve Savcılar Genel Kurulunun … tarih ve E:…, K… sayılı kararıyla reddedilerek meslekten çıkarma cezasının kesinleşmesi üzerine söz konusu kararın iptali istemiyle işbu davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Diğer taraftan davacının Hakimler ve Savcılar Genel Kurulunun ... tarih ve ...sayılı kararı ile 667 sayılı KHK'nın 3'üncü maddesinin (I) numaralı fıkrası kapsamında FETÖ örgütü ile iltisak ve irtibatlı olduğu sabit görüldüğünden meslekte kalmasının uygun olmadığı ve meslekten çıkarılmasına karar verildiği anlaşılmıştır.
Olayda, soruşturma dosyasında mevcut bilgi ve belgeler ile davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile iltisak ve irtibatlı olduğu değerlendirilerek meslekten çıkarılmasına ilişkin kararı birlikte incelendiğinde, davacının yargı yetkisini FETÖ/PDY terör örgütü ile ilişkisi kapsamında kötüye kullandığı ve "mesleğin şeref ve onurunu ve memuriyet nüfuz ve itibarını bozacak nitelikte" eylemler gerçekleştirdiğinin sabit olduğu görülmekle, davacı hakkında 2802 sayılı Kanunun 69. maddesinin son fıkrası uyarınca verilen meslekten çıkarma cezasında hukuka aykırılık bulunmamıştır.
Açıklanan nedenlerle, davanın reddi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
A) MADDİ OLAY VE HUKUKİ SÜREÇ :
Davacının Nevşehir Cumhuriyet Savcısı olarak görev yaptığı döneme ilişkin olarak hakkında, FETÖ/PDY terör örgütünün amaç ve gayesi doğrultusunda planlı ve sistematik bir şekilde yürütülen bir organizasyonun parçası olarak mesleğin şeref ve onurunu bozan veya mesleğe olan genel saygı ve güveni gideren nitelikte eylemlerde bulunduğu,
Bu bağlamda;
"A) Nevşehir Cumhuriyet Başsavcılığının … sırasına kayden yürütülen soruşturmada, M.B. isimli şalısın Emniyet Genel Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığına gönderdiği e-postada, dosya şüphelisi U.K.’ye ait facebook hesabından suç tarihinde Başbakan Sayın ... hakkında yalan iftira ve aşağılayıcı sözler kullanarak adı geçenin hakaret ettiğini ihbar etmek istediğini bildirmesi üzerine, İl Emniyet Müdürlüğü KOM Şube Müdürlüğü’nce yapılan çalışmada ilgiliye ait facebook profiline ulaşıldığı, 32 sayfalık ekran görüntüsü alındığı,
U.K. isimli şahsın facebook hesabından alınan çıktıların incelenmesinde;
1. Sayfasında 25 Nisan tarihli paylaşımında "şuan ülke tv ye bi o. evladı çıkmış aynen sunu diyor ’biz kötü bisey yaptık, ermenileri ülkelerinden sürdük, sürerken bilerek isteyerek öldürdük., bu nedir yav ??" sözlerini paylaştığı, yine bu paylaşımının altına yapmış olduğu yorumlarda 2. sayfasında "Yeni şafak yazarı ermeni tohumunun teki. Geccıı sene yok öyle bisey derken bas lavugun aciklamasini ileriye tasiyor" yine "Sahte kabadayı" sözlerini,
6. Sayfasında 23 Nisan tarihli paylaşımında "Politikasında tarihi yazı ibareli fotoğrafın üst kısmında SAHTE KABADAYI, şu lafı diyemiyor; osmanli asla ermenileri sürmek istemezdi lâkin ermeniler müslüman halkı katletmişlerdir, anca meydanda …ye … çaka satsa, ermeni torunlarına baş sağlığı dilese. görün kime oy verdıhınızı. savunma yapabilecek bitanecık akp li kardeş bekliyorum.... " sözlerini.
7. Sayfasında 23 Nisan tarihli paylaşımda "2002-2012 DÖNEMİNDİ! DIŞ BORÇ STOKUNUN BORÇLULARA VE VADEYE GÖRE DAĞILIMI (Milyar Dolar) isimli tablonun üst kısmında "Akp yollan cebinden yapti diyenlere, ama her yaptığından iyi yemişler." sözlerini.
9. Sayfasında 21 Nisan tarihli paylaşımda "Yiyin lan hersey ortaya ciktiğinda ben arayıp soracam akp ye oy veren arkadaşlara, ne diyecekler tayyip gibi yanilmisim mi???" sözlerini,
10. Sayfasında 21 Nisan tarihli paylaşımda "Calin lan halkın parasini yetimin hakkini doldurun cebinizi bu halk bundan daha da beterini hak ediyor..." sözlerini,
11. Sayfasında 21 Nisan tarihli paylaşımda "BASIIIRSIZ, saygı duymadigi anayasa mahkemesine devleti şikayet etmiş.kazanırsa HAZÎNEDEN tazminat alacak. Resmi hirsizlik dönemine başladık %45 aldıya. kim tutabilir onu." sözlerini,
20. Sayfasında 16 Nisan tarihli paylaşımda "… ve dönemin Başbakanı …'ın fotoğrafının üzerinde "AK-İT de melih in hırsızlığını kabul etti.yavaş yavaş anlayacaksınız" sözlerini.
21. Sayfasında 15 Nisan tarihli paylaşımda eski Devlet Bakanı …'ın fotoğrafının üst kısmına "Vay be akp li olupta egemene karsi cikan birisi :))uyanma baslıyormu ne? " sözlerini,
22. Sayfasında 15 Nisan tarihli paylaşımda "AÇILIM DİYE DİYE ATI ALAN USTUDAR'I GEÇİYOR ibaresi bulunan fotoğrafın üst kısmında Vardır inlere giıici AYIBOĞAN BASCALAN1N bi bildiği.icimcok rahat...." sözlerini,
25. Sayfasında 12 Nisan tarihli paylaşımda " … şimdi verdiği 100 milyon dolar rüşveti BAŞÇALANDAN isteyecek ama MAL ... evdeki milyonları sıfırladı:}bu durum BAŞÇALANI vahşileştirir ve hemen etrafında İN arar saldırmak için:)}) " sözlerini,
26. Sayfasında 11 Nisan tarihli paylaşımda " dönemin Adalet …'a ait fotoğrafın üstüne Yetim hakki yemeyi bildiğiniz gibi bilirsiniz anca anayasayı. Ne laa babanizin cifliği mi zannettiniz ülkeyi yavuz hirsizlar.hani inlere girecektiniz 4 ay oldu?" sözlerini.
27. Sayfasında 10 Nisan tarihli paylaşımda "Adamın Elinde Olsa …'i Başbakan. …. …'ı Genelkurmay başkanı yapacak " yazı ibaresi bulunan …'ın fotoğrafının üzerine "hani peygamber vasıfları var ya kimilerine göre uzun hırsızın,hersey olur:)" sözlerini,
-… sayı ibaresi bulunan sayfada 10 Nisan tarihli paylaşımında "Ulan bu uzun hirsizin hiç mi tutarlı bi yani yok... laf edemez izin alması gerekir izin cıksin yine meydanda tv de salya sümük ağlar:))" sözlerini,
....04.29-09.31.37.... sayı ibaresi bulunan sayfada "tayyip efendi yani basçalan sahte kabadayı o kadar bildiri yayınladı keşke birazda öldürülen diplomatlarımızın yakınlarına bas sağlığı dileseydi.yavv bu UZUN nasıl bi adam yaw" sözlerini paylaştığı.
Adı geçenin alınan beyanında, ilgili facebook hesabının kendisine ait olduğunu, paylaşımları da kendisinin yaptığını beyan etmesine karşın, davacı tarafından hukuka aykırı şekilde kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar verdiği,
B) Belirtilen dosyada, mağdur olarak UYAP sistemine giriş yapmadan, sadece Cumhurbaşkanı Sayın …'ı mağdur olarak karara yazıp tebliğ de etmeyerek itiraz hakkını kullanmasına engel olduğu." gerekçeleriyle disiplin soruşturması başlatılmıştır.
Anılan soruşturma sonucunda, Hakimler ve Savcılar Kurulu müfettişlerince düzenlenen 31/03/2017 tarihli soruşturma raporuna istinaden Hakimler ve Savcılar Kurulu İkinci Dairesi'nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla, davacının eyleminin mesleğin şeref ve onurunu ve memuriyet nüfuz ve itibarını bozacak nitelikte olduğu sonucuna ulaşılmış ve 2802 sayılı Hâkimler ve Savcılar Kanunu'nun 69. maddesinin son fıkrası uyarınca meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
Davacı tarafından, meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Hakimler ve Savcılar Kurulu İkinci Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararına karşı yapılan yeniden inceleme talebinin reddine ilişkin aynı Dairenin 26/09/2019 tarih ve E:2017/127, K:2019/850 sayılı kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin Hakimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının iptaline karar verilmesi talebiyle bakılmakta olan dava açılmıştır.
B) İLGİLİ MEVZUAT:
T.C. Anayasasının "Hakimlik ve savcılık teminatı" başlıklı 139. maddesinde; "Hakimler ve savcılar azlolunamaz, kendileri istemedikçe Anayasada gösterilen yaştan önce emekliye ayrılamaz; bir mahkemenin veya kadronun kaldırılması sebebiyle de olsa, aylık, ödenek ve diğer özlük haklarından yoksun kılınamaz. Meslekten çıkarılmayı gerektiren bir suçtan dolayı hüküm giymiş olanlar, görevini sağlık bakımından yerine getiremeyeceği kesin olarak anlaşılanlar veya meslekte kalmalarının uygun olmadığına karar verilenler hakkında kanundaki istisnalar saklıdır.", hükmüne, "Hakimlik ve savcılık mesleği" başlıklı 140. maddesinin 3. fıkrasında; "..Hakim ve savcıların nitelikleri, atanmaları, hakları ve ödevleri, aylık ve ödenekleri, meslekte ilerlemeleri, görevlerinin ve görev yerlerinin geçici veya sürekli olarak değiştirilmesi, haklarında disiplin kovuşturması açılması ve disiplin cezası verilmesi, görevleriyle ilgili veya görevleri sırasında işledikleri suçlarından dolayı soruşturma yapılması ve yargılanmalarına karar verilmesi, meslekten çıkarmayı gerektiren suçluluk veya yetersizlik halleri ve meslek içi eğitimleri ile diğer özlük işleri mahkemelerin bağımsızlığı ve hakimlik teminatı esaslarına göre kanunla düzenlenir.." hükmüne yer verilmiştir.
2802 sayılı Hakimler ve Savcılar Kanunu'nun 69. maddesinin 1. fıkrasında, "... Meslekten çıkarma: Bir daha mesleğe alınmamak üzere göreve son verilmesidir. " hükmüne, son fıkrasında da; "..Disiplin cezasının uygulanmasını gerektiren fiil suç teşkil etmezse ve hükümlülüğü gerektirmese bile mesleğin şeref ve onurunu ve memuriyet nüfuz ve itibarını bozacak nitelikte görüldüğü takdirde de meslekten çıkarma cezası verilir.
" hükmüne yer verilmiştir.
C) İNCELEME VE GEREKÇE:
Dava dosyasına sunulan bilgi ve belgeler incelendiğinde, davacının Nevşehir Cumhuriyet Savcısı olarak görev yaptığı dönemde U.K. isimli şahsın sosyal medya üzerinden "baş lavuk, sahte kabadayı, baş hırsız; AK-İT de Melih'in hırsızlığını kabul etti, ayıboğan baş çalan, yavuz hırsızlar, uzun hırsız, tayyip efendi yani başçalan sahte kabadayı" gibi ifadelerin TCK'nın 125. maddesi kapsamında açıkça hakaret suçunu teşkil etmesine rağmen 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 170. maddesinde yer alan "Kamu davasını açma görevi, Cumhuriyet savcısı tarafından yerine getirilir. Soruşturma evresi sonunda toplanan deliller, suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturuyorsa; Cumhuriyet savcısı, bir iddianame düzenler." düzenlemesinin hilafına , şüpheli U.K.'nin kendisine ait olduğunu ikrar ettiği sosyal medya hesabından yapılan paylaşımlara karşın iddianame düzenlenmeyip kovuşturma yapılmasına yer olmadığına karar verildiği ayrıca 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 172. maddesinde yer alan "Cumhuriyet savcısı, soruşturma evresi sonunda, kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak delil elde edilememesi veya kovuşturma olanağının bulunmaması hâllerinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verir. Bu karar, suçtan zarar gören ile önceden ifadesi alınmış veya sorguya çekilmiş şüpheliye bildirilir. Kararda itiraz hakkı, süresi ve mercii gösterilir." düzenlemesinin hilafına hakaret fiilinin muhattabı olan suçtan zarar görenlerin sisteme kaydının yapılmadığı gibi bu kişilere ilgili kovuşturma yapılmasına yer olmadığına ilişkin kararda "kararın bir örneğinin şüpheliye tebliğine" denilmekle yetinilerek tebliğ edilmediği görülmektedir.
Bununla birlikte, kovuşturmaya yer olmadığına ilişkin kararın Nevşehir Cumhuriyet Başsavcısı tarafından kaldırıldığı, dosyanın … soruşturma numarasına kaydedilerek soruşturmaya devam olunduğu, Cumhuriyet Savcısı Ü.Y. tarafından Nevşehir Asliye Ceza Mahkemesine hitaben … tarih ve Soruşturma No: …, Esas No: … sayılı iddianamenin düzenlendiği, iddianamede; şüpheli U.K.'nin fiilinin, suçun sesli, yazılı veya görüntülü bir ileti ile kamu görevlisine görevinden dolayı hakaret olarak değerlendirildiği, Nevşehir 1. Asliye Ceza Mahkemesince yapılan yargılama neticesinde sanık U.K.'nin sesli, yazılı veya görüntülü bir ileti ile kamu görevlisine görevinden dolayı hakaret suçundan 11 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği görülmektedir.
Diğer taraftan, davacının Hakimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun ... tarih ve ...sayılı kararıyla FETÖ ile iltisak ve irtibatının olduğu gerekçesiyle meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına karar verilmiş; bu karara karşı yapılan yeniden inceleme talebi de ... tarih ve ...sayılı Hakimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulu kararıyla reddedilmiştir. Davacı tarafından bu kararların iptali istemiyle açılan davanın ise Dairemizin 29/06/2020 tarih ve E:2017/4099, K:2020/2752 sayılı kararlarıyla reddedilmiştir.
Netice itibarıyla, yargı kararıyla FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak ve iritbatı olduğu tespit edilen davacının yukarıda yer verilen eylemlerinin yargısal takdir hakkına ilişkin olmayıp FETÖ/PDY terör örgütünün amaçları doğrultusunda plânlı ve sistematik bir şekilde yürütülen bir organizasyonun parçası olarak hukuk dışı amaçların gerçekleştirilmeye yönelik olduğu anlaşılmaktadır. Bu itibarla mesleğin şeref ve onurunu, memuriyet nüfuz ve itibarını bozacak nitelikteki tespit edilen eylemi nedeniyle davacının 2802 sayılı Hâkimler ve Savcılar Kanunu'nun 69. maddesinin son fıkrası uyarınca meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Hakimler ve Savcılar Kurulu İkinci Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararına karşı yapılan yeniden inceleme talebinin reddine ilişkin aynı Dairenin 26/09/2019 tarih ve E:2017/127, K:2019/850 sayılı kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin Hakimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun … tarih ve E:…, K:… sayılı kararında hukuka aykırılık görülmemiştir.
D) KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Hakimler ve Savcılar Kurulu İkinci Dairesinin … tarih ve E…, K:… sayılı kararına karşı yapılan yeniden inceleme talebinin reddine ilişkin aynı Dairenin 26/09/2019 tarih ve E:2017/127, K:2019/850 sayılı kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin Hakimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının iptaline karar verilmesi istemi yönünden DAVANIN REDDİNE,
2. Davacının adli yardım isteminin kabul edilmiş olması nedeniyle davanın açılışı sırasında tahsil edilemeyen ve ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam … TL yargılama giderinin davacıdan tahsili için müzekkere yazılmasına,
3. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen ... TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine,
4. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 (otuz) gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 30/11/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.