T.C.
D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
Esas No : 2020/3062
Karar No : 2023/1238
TEMYİZ EDEN (DAVACILAR) : Kendi adına asaleten, … ve …'a velayeten …
VEKİLLERİ : Av. …
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Bakanlığı / …
VEKİLİ : 1. Hukuk Müşaviri Yrd. V. …
İSTEMLERİN_KONUSU : …Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, davacılar tarafından manevi tazminat istemlerinin reddine ilişkin kısım ile vekalet ücreti yönlerinden; davalı idare tarafından aleyhlerine olan kısımlar yönünden temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: 17/02/2016 tarihinde, Ankara ili, Çankaya ilçesi, Kızılay semti, … Sokakta gerçekleştirilen terör saldırısı sonucunda yakınları …'ı kaybeden davacılar tarafından, olayda idarenin sorumluluğunun bulunduğundan bahisle, uğranıldığı ileri sürülen zararlara karşılık çocukları …ve … ve eşi …ın her biri için ayrı ayrı 3.000,00 TL maddi ve 50.000,00 TL manevi olmak üzere toplam 9.000,00 TL maddi, 150.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işletilecek avans faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmektedir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesinin …. tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; … ve …'ın maddi tazminat istemlerinin reddine, …'ın (miktar artırımı dahil) maddi tazminat isteminin kabulü ile 229.204,08 TL tutarındaki maddi tazminatın 3.000,00 TL'sinin idareye başvuru tarihi olan 27/12/2016 tarihinden itibaren, miktar artırımı ile artırılan 226.204,08 TL'sinin ise miktar artırım tarihi olan 24/04/2019 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davalı idare tarafından adı geçen davacıya ödenmesine, davacıların manevi tazminat istemlerinin kabulü ile her biri için ayrı ayrı 50.000,00 TL manevi tazminatın idareye başvuru tarihi olan 27/12/2016 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Davalı idarenin istinaf başvurusu üzerine … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesince; uyuşmazlıkta idarenin kusursuz sorumluluk kapsamında mesleki risk ilkesi gereğince sorumluluğu bulunduğu belirtilerek, davalı idarenin istinaf isteminin kısmen kabulü ile İdare Mahkemesi kararının, miktar artırım dilekçesi ile artırılan tazminat miktarının yasal faiz başlangıcına ilişkin kısmı ile davacı …'ın manevi tazminat isteminin kabulüne ilişkin kısım yönünden kaldırılmasına, miktar artırımı ile artırılan 226.204,03 TL'lik maddi tazminatın miktar artırım dilekçesinin davalı idareye tebliğ tarihi olan 29/04/2019 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davacı …'a ödenmesine, davacı …'ın manevi tazminat isteminin kısmen kabulü, kısmen reddi ile takdiren 25.000,00 TL manevi tazminatın idareye başvuru tarihi olan 27/12/2016 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davalı idarece ödenmesine, kararın diğer kısımlarına yönelik istinaf isteminin ise gerekçeli olarak reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ_EDENLERİN_İDDİALARI : Davacılar tarafından, … lehine hükmedilen manevi tazminat tutarının yetersiz olduğu, lehlerine ve aleyhlerine hükmedilen vekalet ücretlerinin hatalı olduğu iddialarıyla Bölge İdare Mahkemesi kararının belirtilen kısımlarının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
Davalı idare tarafından, zarara neden olan eylemin idarenin kusur veya kusursuz sorumluluğunu doğuracak bir eylem olmayıp terör eylemi olduğu, hükmedilen manevi tazminat tutarlarının yüksek olduğu, idarelerince davacılara nakdi tazminat ödendiği, 3713 sayılı Kanun kapsamında aylık bağlandığı, ödenen nakdi tazminat ve bağlanan aylıklar dikkate alındığında davacı ...'ın maddi zararının bulunmadığının anlaşılacağı iddialarıyla Bölge İdare Mahkemesi kararının aleyhlerine olan kısımlarının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
TARAFLARIN_SAVUNMALARI :Davalı idare tarafından, davacıların temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
Davacı tarafından savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Bölge İdare Mahkemesi kararının kısmen onanması, kısmen bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
MADDİ OLAY :
17/02/2016 tarihinde, Ankara ili, Çankaya ilçesi, Kızılay semti, … Sokakta gerçekleştirilen terör saldırısı sonucunda yakınları …'ı kaybeden davacılar tarafından, olayda idarenin sorumluluğunun bulunduğundan bahisle, uğranıldığı ileri sürülen zararlara karşılık çocukları … ve … ve eşi … için maddi ve manevi tazminat ödenmesi istemiyle bakılan dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun 21. maddesinde, "Kamu görevlilerinden yurtiçinde ve yurtdışında görevlerini ifa ederlerken veya sıfatları kalkmış olsa bile bu görevlerini yapmalarından dolayı terör eylemlerine muhatap olarak yaralanan, engelli hale gelen, ölen veya öldürülenler hakkında 2330 sayılı Nakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması Hakkında Kanun hükümleri uygulanır. Ayrıca; a) Malul olanlarla, ölenlerin aylığa müstehak dul ve yetimlerine bağlanacak aylığın toplam tutarı, bunların görevde olan emsallerinin almakta oldukları aylıklardan; emekli olanların öldürülmeleri halinde ise, dul ve yetimlerine bağlanacak aylığın toplam tutarı ve Kanuna göre kendisine bağlanabilecek emekli aylığından az olamaz. Yaşamak için gereken hareketleri yapamayacak ve başkasının yardım ve desteğine muhtaç olacak derecede malül olanlar ile ölenlerin dul ve yetimlerine en yüksek devlet memuru aylığı üzerinden, diğerlerine mevcut aylıkları üzerinden, 30 yıl hizmet yapmış gibi emekli ikramiyesi ödenir. Bu bent hükümlerine göre ilgililere fazla olarak yapılan ödemeler, faturası karşılığı ilgili sosyal güvenlik kuruluşlarınca Hazineden tahsil edilir..." hükmü yer almaktadır.
2330 sayılı Nakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması Hakkında Kanun'un ''Aylık bağlanması'' başlıklı 4. maddesinde, bu Kanun kapsamına girenlerden, ölenlerin kendilerine bağlanması gereken görev malullüğü aylığının, dul ve yetimlerine intikal ettirileceği, bu madde gereğince ilgili sosyal güvenlik kurumlarınca kendi mevzuatlarına göre bağlanan aylıkların % 25 oranında artırılmak suretiyle ödeneceği; "Nakdi tazminat ve aylığın etkisi" başlıklı 6. maddesinde ise, bu Kanun hükümlerine göre ödenecek nakdi tazminatın, uğranılan maddi ve manevi zararların karşılığı olduğu; yargı mercilerinde maddi ve manevi zararlar karşılığı idarelerin ödemekle yükümlü tutulacakları tazminatın hesabında bu Kanun hükümleri uyarınca ödenen nakdi tazminatın göz önünde tutulacağı hükme bağlanmıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
A. Bölge İdare Mahkemesi Kararının, İdare Mahkemesi Kararının Davacılar … ve …'ın Manevi Tazminat İstemlerinin Kabulüne İlişkin Kısmına Yönelik Davalı İdarenin İstinaf Başvurusunun Reddine İlişkin Kısmı ile …'ın Manevi Tazminat İsteminin Kısmen Kabulüne İlişkin Kısmının İncelenmesi:
Bölge İdare Mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen kararın, yukarıda belirtilen kısımları usul ve hukuka uygun olup, davalı idarenin dilekçesinde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bu kısmının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
B. Bölge İdare Mahkemesi Kararının, Davacı …'ın Manevi Tazminat İsteminin Kısmen Reddine İlişkin Kısmının İncelenmesi:
Manevi zarar; kişinin fizik yapısının ve iç huzurunun bozulmasını, yaşama gücünün ve sevincinin azalmasını, kişilik haklarının zedelenmesini, şeref ve haysiyetinin rencide edilmesini, ölüm veya uğranılan diğer cismani zarar nedeniyle duyulan acı ve ızdırabı, kişinin günlük yaşamını zorlaştıran belli ağırlıktaki her türlü üzüntü ve sıkıntıyı ifade etmektedir. Kendisinin veya yakınlarının uğradığı tecavüz, saldırı veya meydana gelen bir ölüm olayı sonucunda; fiziki veya manevi acılar duyan, ruhsal dengesi bozulan, yaşama sevinci azalan kişinin manevi yönden zarara uğramış olduğu kabul edilmektedir.
Manevi tazminat, kişinin mal varlığında meydana gelen eksilmeyi gidermeye yönelik bir tazmin aracı değil, manevi değerlerinde bir eksilme meydana gelen ve yaşama sevinci ve zevki azalan kişinin manen tatminini sağlamaya yönelik bir tazmin aracıdır. Manevi zararın başka türlü giderim yollarının bulunmayışı veya yetersiz kalışı manevi tazminatın parasal olarak belirlenmesini zorunlu kılmaktadır. Manevi tazminat, olay nedeniyle duyulan elem ve ızdırabı kısmen de olsa hafifletmeyi amaçlar. Belirtilen niteliği gereği manevi tazminatın ve tam yargı davalarında takdir edilecek manevi tazminat miktarının, olayın ağırlığını ortaya koyacak, hukuka aykırılığı özendirmeyecek, bir başka ifade ile benzeri olayların bir daha yaşanmaması için caydırıcı ve aynı zamanda cezalandırıcı bir miktarda olması gerekmektedir.
Bakılan uyuşmazlıkta, Bölge İdare Mahkemesince, davacı … için hükmedilen 25.000,00 TL'lik manevi tazminat tutarının, yukarıda izah edilen nedenlerle Dairemiz içtihatlarına göre yetersiz olduğu ve aynı olayda eşini kaybeden başka davacılar tarafından açılan davalarda hükmedilen manevi tazminat tutarından düşük belirlemeyi gerektiren bir nedenin bulunmadığı anlaşılmıştır.
Bu itibarla, manevi tazminatın amaç ve niteliği de dikkate alınarak adı geçen davacının manevi tazminat isteminin tümüyle kabulüne karar verilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır.
C. Bölge İdare Mahkemesi Kararının, Davacı …'ın Maddi Tazminat İsteminin Kabulüne İlişkin Kısmının İncelenmesi:
Olayda, davacının eşi astsubay …'ın uğramış olduğu terör saldırısı sonucunda vefat etmesi nedeniyle ...'ın eşine (ve çocukları ile anne ve babasına) 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun 21. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendine göre 15/03/2016 tarihinden itibaren görevdeki emsalinin görev aylığı kadar vazife malullüğü aylığı bağlandığı, tütün ikramiyesi tahakkuk ettirildiği, 5434 sayılı Kanunun 89. maddesi ile 4082 sayılı Kanun uyarınca en yüksek devlet memuru aylığının 30 katı tutarında emekli ikramiyesi ödendiği, ayrıca 2330 sayılı Nakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması Hakkında Kanun uyarınca da davacı için 60.088,08 TL nakdi tazminat ödendiği dikkate alındığında, davacının aktif ve pasif dönemde maddi bir zararının bulunmadığı görülmektedir.
Bu durumda, Mahkemece, 3713, 5434 ve 2330 sayılı Kanunlar uyarınca davacıya yapılan ödemeler ve bağlanan aylık tutarları dikkate alınarak davanın maddi tazminata ilişkin kısmının tamamının reddine karar verilmesi gerekirken, hükme esas alınacak nitelik ve yeterlilikte olmayan bilirkişi raporuna dayanılarak maddi tazminat isteminin kabulü yolunda verilen karara karşı davalı idarenin yapmış olduğu istinaf başvurusunun reddine karar verilmesinde hukuki isabet bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacıların temyiz istemlerinin davacı …'ın manevi tazminat isteminin reddine ilişkin kısım yönünden KABULÜNE, diğer kısımlar yönünden REDDİNE; davalı idarenin temyiz isteminin davacı …'ın maddi tazminat isteminin kabulüne ilişkin kısım yönünden KABULÜNE, diğer kısımlar yönünden REDDİNE,
2. … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı temyize konu kararının;
A. Davacıların manevi tazminat istemlerinin kabulüne ilişkin kısımlarının ONANMASINA,
B. Davacı …'ın manevi tazminat isteminin reddine ilişkin kısmının BOZULMASINA,
C. Davacı …'ın maddi tazminat isteminin kabulüne ilişkin kısmının BOZULMASINA,
3. Bozulan kısımlar hakkında yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın …Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 14/03/2023 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.