T.C.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2020/3076
Karar No : 2023/3963
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Vergi Dairesi Başkanlığı
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı adına, Müflis … San. Dış Ticaret AŞ'nin 2002 yılının muhtelif dönemlerine ilişkin vergi borçları ile yargı harcının tahsili amacıyla kanuni temsilci sıfatıyla düzenlenen … tarihli ve … sayılı ödeme emrinin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... Vergi Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; Müflis … San. Dış Ticaret AŞ'nin defter ve belgelerini ibraz etmediğinden bahisle şirket adına resen tarh edilen katma değer vergileri ile özel usulsüzlük cezalarına ilişkin açılan davada, davanın kısmen reddine karar verildiği, karara binaen 2 Nolu ihbarnameler ile şirket adına düzenlenen ödeme emrinin asıl amme borçlusu şirketin iflas halinde olması nedeniyle tebliğ edilemediği, iflas masasında idare adına alacak kaydı yapıldığı, malvarlığı araştırması yapıldığı ve asıl amme borçlusu şirketten vergi borçlarının tahsil edilemeyeceğinin anlaşılması üzerine davacı adına kanuni temsilci sıfatıyla dava konusu ödeme emrinin düzenlendiği anlaşıldığından ödeme emrinde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; davalı idarece … Vergi Mahkemesince … tarih ve E:…; K:… sayılı kısmen kabul, kısmen ret kararı üzerine davacıya iki nolu ihbarname düzenlenerek tebliğ edilmesi gerekirken, davacı adına 2 Nolu ihbarname düzenlenmeden ödeme emri düzenlendiği anlaşılmış olup usulüne uygun kesinleştirilmeyen kamu alacağı için ödeme emri düzenlenmesinde hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Müflis … San. Dış Ticaret AŞ’nin basit usulde iflasa tabi olduğu, ... Vergi Mahkemesince … tarih ve E:…; K:… sayılı kararında iflas masasının oluşmaması hasebiyle Oya Sapanca ve Işık Kızılkaya nezdinde davanın görüldüğü, şirket adına 2 Nolu ihbarnamelerin düzenlendiği, mezkur uyuşmazlıkta davacının taraf olmadığı belirtilerek temyiz isteminin kabulü ile Vergi Dava Dairesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Cevap verilmemiştir.
TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Bölge İdare Mahkemesi kararının gerekçe değiştirerek onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun "Kanuni Temsilcilerin Ödevi" başlıklı 10. maddesinde, tüzel kişilerle küçüklerin ve kısıtlıların, vakıflar ve cemaatler gibi tüzel kişiliği olmayan teşekküllerin mükellef veya vergi sorumlusu olmaları halinde bunlara düşen ödevlerin kanuni temsilciler, tüzel kişiliği olmayan teşekkülleri idare edenler ve varsa bunların temsilcileri tarafından yerine getirileceği, bu kişilerin bu ödevleri yerine getirmemeleri yüzünden mükelleflerin veya vergi sorumlularının varlığından tamamen veya kısmen alınamayan vergi ve buna bağlı alacakların kanuni ödevleri yerine getirmeyenlerin varlıklarından alınacağı öngörülmüştür.
Anılan Kanun hükmü uyarınca, kanuni temsilcilerin tüzelkişinin borçlarından dolayı sorumlu tutulabilmesi için, usulüne uygun olarak takip edilmesine rağmen amme alacağının tüzel kişiden tahsil edilememiş olması ve adına kanuni temsilci sıfatıyla ödeme emri düzenlenen kişilerin, amme alacağının ilişkin bulunduğu vergilendirme dönemi, beyan ve vade tarihlerinde kanuni temsilci olarak görev yapmış olmaları, asıl borçlu şirketten amme alacağının tahsil edilemediğinin veya tahsil edilemeyeceğinin ortaya konulmuş olması ve kanuni temsilci olduğu dönemde vergi ödevi ile ilgili kusur sorumluluğunun ortaya konulması gereklidir.
Öte yandan, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 365. maddesinde, "Anonim şirket, yönetim kurulu tarafından yönetilir ve temsil olunur.", 367. maddesinde, "Yönetim kurulu esas sözleşmeye konulacak bir hükümle, düzenleyeceği bir iç yönergeye göre, yönetimi, kısmen veya tamamen bir veya birkaç yönetim kurulu üyesine veya üçüncü kişiye devretmeye yetkili kılınabilir. ....Yönetim, devredilmediği takdirde, yönetim kurulunun tüm üyelerine aittir.", "Temsil yetkisi" başlıklı 370. maddesinde de, "Esas sözleşmede aksi öngörülmemiş veya yönetim kurulu tek kişiden oluşmuyorsa temsil yetkisi çift imza ile kullanılmak üzere yönetim kuruluna aittir. Yönetim kurulu, temsil yetkisini bir veya daha fazla murahhas üyeye veya müdür olarak üçüncü kişilere devredebilir. En az bir yönetim kurulu üyesinin temsil yetkisini haiz olması şarttır." hükümlerine yer verilmiştir.
Dosyanın incelenmesinden, davacının 09/12/2003 tarih ve 5942 sayılı Türkiye Ticaret Sicil Gazetesinde ilan edilen Müflis … San. Dış Ticaret AŞ yönetim kurulu kararıyla şirketi temsil ve ilzama yetkili kılındığı, 02/07/2004 tarih ve 6084 sayılı Türkiye Ticaret Sicil Gazetesinde ilan edilen yönetim kurulu kararıyla temsil ve ilzama yetkisinin sonlandırıldığı, anılan şirket kanuni temsilcisi Işık Kızılkaya'ya ve iflas müdürlüğüne 2002 yılına ait hesap ve işlemlerini incelemek üzere defter ve belgelerinin ibraz edilmesi istemini konu alan … tarih ve … sayılı defter belge isteme yazısının memur eliyle tebliğ edildiği, söz konusu yazının tebliğ edilmesine rağmen defter ve belgelerin ibraz edilmemesi üzerine şirket hakkında tanzim edilen vergi inceleme raporuna istinaden vergi ziyaı cezalı katma değer vergisi tarhiyatı yapıldığı ve alacak masasına kaydedilerek takiben işlemlere devam edildiği anlaşılmaktadır.
Olayda, davacının 09/12/2003-02/07/2004 tarihileri arasında şirketi temsil ve ilzama yetkili olduğu, dava konusu ödeme emri içeriği vergi borcunun 2002 yılı ve vade tarihinin 2013 yılı olduğu, vergiyi doğuran olayın … tarih ve … sayılı defter ve belge isteme yazısının tebliğine rağmen bu yükümlülüğün yerine getirilmemesinden kaynaklandığı, dolayısıyla defter ve belge ibraz etmeme eyleminden kendisine atfedilecek bir kusur bulunmadığından sorumlu tutulamayacağı sonucuna varıldığından asıl borçlu şirketten alınamayan vergi ve cezaların tahsili amacıyla davacı adına düzenlenen ödeme emrinde hukuka uyarlık bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin reddine,
2. Temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının yukarıda belirtilen gerekçeyle ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın Vergi Mahkemesine gönderilmesine, 15/06/2023 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.