T.C.
D A N I Ş T A Y
YEDİNCİ DAİRE
Esas No : 2020/3126
Karar No : 2023/1585
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Vergi Dairesi Başkanlığı
(… Vergi Dairesi Müdürlüğü)
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Asıl borçlu … Petrol Ürünleri İmalat İthalat İhracat Nakliye Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nin 2010 ve 2011 yıllarına ait muhtelif amme alacağının şirketten tahsil edilemediğinden bahisle 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun’un 35. maddesi uyarınca şirket ortağı sıfatıyla davacı adına düzenlenen ödeme emrinin iptali istemiyle dava açılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararıyla; dava konusu … sayılı ödeme emrinin incelenmesinden, anılan ödeme emrinin 2011 yılının Ocak ayına ait katma değer vergisi, damga vergisi ve gecikme faizine ilişkin bulunduğu, davacının asıl borçlu şirkete 27/04/2011 tarihinden (Ticaret Sicili Gazetesi'nde ilan edildiği tarih) itibaren ortak olduğu, ödeme emrine konu amme alacağının ise davacının şirketin henüz ortağı olmadığı döneme ilişkin olup, ayrıca davacının ortaklık sıfatını kazandığı dönemler içinde bu borçların ödenmesi gereken vadelerin bulunmadığı anlaşıldığından amme alacağının tahsili için düzenlenen ... sayılı ödeme emrinde hukuka uygunluk görülmediği; dava konusu ... sayılı ödeme emrinin incelenmesinden, 2010 ve 2011 yıllarının muhtelif dönemlerine ait kurumlar vergisi, katma değer vergisi, özel tüketim vergisi, gecikme faizi, özel usulsüzlük cezası, vergi zıyaı cezası ve yargı harçlarına ilişkin olduğu, 2010 yılına ait kurumlar vergisine ilişkin tarhiyatların iptali istemiyle asıl borçlu şirket tarafından Mahkemelerinde açılan davada E: … sayılı dosyada, vergi ziyaı cezalı kurumlar vergisi yönünden davanın reddine, özel usulsüzlük cezası yönünden ise davanın kısmen kabulüne kısmen reddine karar verildiği, bu karar üzerine asıl borçlu şirket adına (2) nolu ihbarnameler düzenlenerek tebliğ edildiği, herhangi bir ödeme yapılmaması üzerine asıl borçlu şirket adına ödeme emri düzenlendiği, söz konusu amme alacağının şirketten tahsil edilememesi nedeniyle de davacının şirketteki hissesi oranında hesaplanan borç için ödeme emri düzenlendiği, 2010 yılı kurumlar vergisi beyannamesinin verilme süresinin Gelir İdaresi Başkanlığı tarafından tüm mükellefler için 29 Nisan 2011 Cuma günü mesai saati bitimine kadar uzatıldığı, bu durumda, davacının 27/04/2011 tarihinden itibaren asıl borçlu şirketin ortağı olduğu, 2010 yılı kurumlar vergisi beyannamesinin verilme tarihinde de şirketin ortağı olduğu ve asıl borçlu şirket tarafından açılan davanın Danıştay Dokuzuncu Dairesinin 16/10/2019 tarih ve E:2016/15422, K:2019/4811 sayılı kararı ile onandığı açık olduğundan, ödeme emrinin 2010 yılı kurumlar vergisi ve fer'ilerine ilişkin kısmında hukuka aykırılık bulunmadığı, özel usulsüzlük cezası yönünden ise, Mahkeme kararına uygun şekilde yeniden hesaplanarak düzenlenen ödeme emrinde hukuka aykırılık bulunmadığı, ödeme emrinin 2011 yılına ait kurumlar vergisi ve özel usulsüzlük cezasına ilişkin kısmı yönünden, 2011 yılına ait tarhiyatların iptali istemiyle asıl borçlu şirket tarafından Mahkemelerinde açılan davada E: … sayılı dosyada, vergi ziyaı cezalı kurumlar vergisi için davanın reddine, özel usulsüzlük cezası yönünden ise davanın kısmen kabulüne kısmen reddine karar verildiği, bu karar üzerine asıl borçlu şirket adına (2) nolu ihbarnameler düzenlenerek tebliğ edildiği, herhangi bir ödeme yapılmaması nedeniyle asıl borçlu şirket adına ödeme emri düzenlendiği, amme alacağı şirketten tahsil edilemediğinden davacı adına hissesi oranında ödeme emri düzenlendiği, davacının 27/04/2011 tarihinden itibaren asıl borçlu şirketin ortağı olduğu, şirket tarafından ihbarnameye karşı açılan davanın işbu karar tarihi itibariyle temyiz aşamasında olduğu, ancak, henüz karara bağlanmadığı göz önüne alındığında, ödeme emrinin 2011 yılı kurumlar vergisi ve fer'ilerine ilişkin kısmında hukuka aykırılık bulunmadığı, özel usulsüzlük cezası yönünden ise, Mahkeme kararına uygun şekilde yeniden hesaplanarak davacının hissesi oranında istenilen özel usulsüzlük cezasında da hukuka aykırılık bulunmadığı, ödeme emrinin 2010 yılının Şubat ilâ Aralık dönemlerine ait katma değer vergisi yönünden; davacının asıl borçlu şirkete 27/04/2011 tarihinden (Ticaret Sicil Gazetesi'nde ilan edildiği tarih) itibaren ortak olduğu, ödeme emrine konu amme alacağının ise davacının şirketin henüz ortağı olmadığı döneme ilişkin bulunduğu ve/veya beyan döneminde ortaklığının olmadığı gibi, ayrıca ortaklık sıfatını kazandığı dönemler içinde borçların ödenmesi gereken vadelerinin de bulunmadığı, buna göre, söz konusu amme alacağının davacıdan tahsilinin mümkün olmadığı anlaşıldığından, dava konusu ödeme emrinin değinilen borca ilişkin kısmında hukuka uygunluk görülmediği, ödeme emrinin 2011 yılının Ocak ilâ Nisan dönemlerine ait katma değer vergisi yönünden, asıl borçlu şirket tarafından, anılan dönemlere ilişkin olarak re'sen tarh edilen üç kat vergi ziyaı cezalı katma değer vergisinin iptali istemiyle Mahkemelerinde açılan davada E: … sayılı dosyada, davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verildiği, bu karar üzerine asıl borçlu şirket adına (2) nolu ihbarnameler düzenlenerek tebliğ edildiği, herhangi bir ödeme yapılmaması nedeniyle asıl borçlu şirket adına ödeme emri düzenlendiği, ödeme emrinin 2011 yılının Ocak ilâ Mart dönemine ilişkin katma değer vergisi yönünden, davacının asıl borçlu şirkete 27/04/2011 tarihinden itibaren ortak olduğu, ödeme emrine konu amme alacağının ise davacının şirketin henüz ortağı olmadığı döneme ilişkin bulunduğu ve ayrıca davacının ortaklık sıfatını kazandığı dönemler içinde bu borçların ödenmesi gereken vadelerin bulunmadığı anlaşıldığından, ödeme emrinde ilgili dönemlere ilişkin katma değer vergisi ve fer'ileri yönünden hukuka uygunluk görülmediği, 2011 yılının Nisan dönemine ilişkin katma değer vergisi yönünden ise, davacının 27/04/2011 tarihinden itibaren asıl borçlu şirketin ortağı olduğu, şirketten tahsil edilemeyen amme alacağının hissesi oranında davacıdan istenildiği, asıl borçlu şirket tarafından ihbarnameye karşı açılan davanın karar tarihi itibariyle temyiz aşamasında olduğu, ancak, henüz karara bağlanmadığı açık olduğundan, 2011 yılının Nisan dönemine ilişkin katma değer vergisi ve fer'ilerine ilişkin kısmı yönünden hukuka aykırılık bulunmadığı, 2010 yılının Şubat ilâ Aralık dönemlerine ait özel tüketim vergisi yönünden; davacının asıl borçlu şirkete 27/04/2011 tarihinden (Ticaret Sicil Gazetesi'nde ilan edildiği tarih) itibaren ortak olduğu, ödeme emrine konu amme alacağının ise davacının şirketin henüz ortağı olmadığı döneme ilişkin bulunduğu ve/veya beyan döneminde ortaklığının olmadığı gibi, ayrıca ortaklık sıfatını kazandığı dönemler içinde borçların ödenmesi gereken vadelerinin de bulunmadığı, buna göre, söz konusu amme alacağının davacıdan tahsilinin mümkün olmadığı anlaşıldığından, dava konusu ödeme emrinin değinilen borca ilişkin kısmında hukuka uygunluk görülmediği, ödeme emrinin 2011 yılının Ocak ilâ Nisan dönemlerine ait özel tüketim vergisi yönünden, asıl borçlu şirket tarafından, anılan dönemlere ilişkin olarak re'sen tarh edilen üç kat vergi ziyaı cezalı özel tüketim vergisinin iptali istemiyle Mahkemelerinde açılan davada E: … sayılı dosyada davanın reddine karar verildiği, bu karar üzerine asıl borçlu şirket adına (2) nolu ihbarnameler düzenlenerek tebliğ edildiği, herhangi bir ödeme yapılmaması nedeniyle asıl borçlu şirket adına ödeme emri düzenlendiği, ödeme emrinin 2011 yılının Ocak ilâ Mart dönemine ilişkin özel tüketim vergisi yönünden, davacının asıl borçlu şirkete 27/04/2011 tarihinden itibaren ortak olduğu, ödeme emrine konu amme alacağının ise davacının şirketin henüz ortağı olmadığı döneme ilişkin bulunduğu ve ayrıca davacının ortaklık sıfatını kazandığı dönemler içinde bu borçların ödenmesi gereken vadelerin bulunmadığı anlaşıldığından, ödeme emrinin Ocak ilâ Mart dönemlerine ilişkin özel tüketim vergisi ve fer'ileri yönünden hukuka uygunluk görülmediği, 2011 yılının Nisan dönemine ilişkin özel tüketim vergisi yönünden ise, davacının 27/04/2011 tarihinden itibaren asıl borçlu şirketin ortağı olduğu, şirketten tahsil edilemeyen amme alacağının hissesi oranında davacıdan istenildiği, asıl borçlu şirket tarafından ihbarnameye karşı açılan davanın karar tarihi itibariyle temyiz aşamasında olduğu, ancak, henüz karara bağlanmadığı açık olduğundan, 2011 yılının Nisan dönemine ilişkin özel tüketim vergisi ve fer'ilerine ilişkin kısmı yönünden hukuka aykırılık bulunmadığı, ödeme emrinin 2010 yılının Nisan ilâ Haziran, Temmuz ilâ Eylül ve Ekim ilâ Aralık dönemlerine ait kurum geçici vergisi üzerinden kesilen vergi ziyaı cezası ve gecikme faizi yönünden, asıl borçlu şirket tarafından, 2010 yılının anılan dönemlerine ilişkin olarak tarh olunan üç kat vergi ziyaı cezalı kurumlar geçici vergisinin iptali istemiyle Mahkemelerinde açılan davada E: … sayılı kararla, davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verildiği, bu karar üzerine asıl borçlu şirket adına (2) nolu ihbarnameler düzenlenerek tebliğ edildiği, herhangi bir ödeme yapılmaması nedeniyle asıl borçlu şirket adına ödeme emri düzenlendiği, davacının 27/04/2011 tarihinden itibaren asıl borçlu şirketin ortağı olduğu, anılan dönemlere ilişkin kurum geçici vergisi beyannamelerinin verilme döneminde şirketin ortağı olmadığı, ayrıca ne borcun doğduğu dönemde ne de ödenmesi gereken dönemde şirketin ortağı olmadığı, kusursuz sorumluluk ilkelerine göre dahi illiyet bağının kurulmasının mümkün olmadığı açık olduğundan, ödeme emrinin 2010 yılı aslı aranmayan kurum geçici vergisi üzerinden hesaplanan vergi ziyaı cezası ve gecikme faizine ilişkin kısmı yönünden hukuka uygunluk bulunmadığı, ödeme emri içeriğinde yer alan yargı harçları yönünden ise, asıl borçlu şirket tarafından açılan ve yukarıda bahsi geçen davalara ilişkin olduğu, asıl borçlu şirket adına düzenlenen ödeme emrine konu edildiği ve şirketten tahsil edilememesi üzerine de hissesi oranında davacı adına dava konusu ödeme emrinin düzenlendiği, harca konu borçlar davacının ortaklık sıfatından dolayı sorumlu olduğu dönemlere ilişkin bulunduğundan, hissesi oranında düzenlenen yargı harcı içerikli ödeme emrinin bu kısmında da hukuka aykırılık görülmediği gerekçesiyle dava konusu işlemin kısmen iptaline, kısmen de davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti:İstinaf başvurularına konu kararın, dava konusu … sayılı ödeme emrinin 2011 yılının Nisan dönemi vergi ziyaı cezalı katma değer ve özel tüketim vergileri ile bunlara ait gecikme faizlerine ilişkin kısımları yönünden davanın reddine ilişkin hüküm fıkrasına yönelik davacı tarafından yapılan istinaf başvurusu ile dava konusu … sayılı ödeme emri ile … sayılı ödeme emrinin 2010 yılının Şubat ilâ Aralık ve 2011 yılının Ocak ilâ Mart dönemine ait vergi ziyaı cezası, katma değer vergisi, özel tüketim vergisi ve gecikme faizi ile aslı aranmayan kurum geçici vergisi üzerinden hesaplanan 2010 yılının Nisan ilâ Haziran, Temmuz ilâ Eylül ve Ekim ilâ Aralık dönemlerine ait vergi ziyaı cezası ve gecikme faizine ilişkin kısımları yönünden davanın kabulüne ilişkin hüküm fıkrasına yönelik davalı idare tarafından yapılan istinaf başvurusunun reddine; istinaf başvurularına konu kararın, dava konusu … sayılı ödeme emrinde yer alan 2010 ve 2011 yıllarına ait vergi ziyaı cezalı kurumlar vergisi ile özel usulsüzlük cezası ve gecikme faizi, 2010 yılının Nisan ilâ Haziran, 2011 yılının Ocak ilâ Aralık, 2010 yılının Ocak ilâ Aralık, 2011 yılının Ocak, 2010 yılının Şubat dönemleri yargı harçlarına ilişkin amme alacakları yönünden davanın reddine yönelik hüküm fıkrasına davacı tarafından yapılan istinaf başvurusu yönünden ise; kanuni temsilcilerin veya şirket ortaklarının, kısmen sorumlu olduğu, kısmen sorumlu olmadığı dönemleri içeren, kıst dönem özelliğini haiz olup, dönem itibariyle birden fazla ayı içerip, kendi içinde ayrılma imkanı olmayan gelir stopaj vergisi, kurum/gelir geçici vergisi veya gelir/kurumlar vergisi gibi vergiler ile bu vergilerin beyanları ile doğan damga vergileri veya birden fazla ayı içeren cezalara dair amme borçlarına ilişkin, davalı idarece aksine bir belge sunulmaması halinde vergiyi doğuran olayın, kıst hesap dönemi içinde ama davacının sorumlu olmadığı tarihte meydana geldiğinin kabul edilmesinin hukuka ve hakkaniyete uygun olacağı, dava konusu … sayılı ödeme emrinde yer alan vadeleri 16/06/2016 olan, 2010 ve 2011 yıllarına ait kurumlar vergisi ve buna bağlı vergi ziyaı cezası, özel usulsüzlük cezası, gecikme faizi nitelikli amme alacakları ile ödeme emrinin 17. sırasında yer alan 2011 yılının Ocak ilâ Aralık dönemleri yargı harcı için davalı idarece aksine bir belge dosyaya sunulmadığından vergiyi doğuran olayın, davacının ortaklıktan ayrıldığı 26/05/2011 tarihinden sonra meydana geldiğinin kabul edilmesi gerektiği, dönem ve vadeleri itibariyle şirket ortağı olmadığından, sorumlu olmadığı amme borçlarının davacıdan tahsili için ödeme emri düzenlenmesinde hukuka uyarlık bulunmadığı, öte yandan yine vadesi 16/06/2016 olan … sayılı ödeme emrinde yer alan 2010 yılının Nisan ilâ Haziran, 2010 yılının Ocak ilâ Aralık, 2011 yılının Ocak, 2010 yılının Şubat dönemlerine ait yargı harçlarına ilişkin olarak davacının 19/04/2011 ilâ 26/05/2011 tarihleri arasında asıl amme borçlusu şirketin ortağı olduğu dikkate alındığında söz konusu amme alacaklarından gerek dönem gerekse vade olarak sorumlu olmadığı görüldüğünden, kamu borcunun davacıdan tahsili için ödeme emri düzenlenmesinde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun kısmen reddine, kısmen kabulüne, … sayılı ödeme emrinin 2010 ve 2011 yıllarına ait vergi ziyaı cezalı kurumlar vergisi ile özel usulsüzlük cezası ve gecikme faizi, 2010 yılının Şubat, Nisan ilâ Haziran, 2010 yılının Ocak ilâ Aralık, 2011 yılının Ocak ilâ Aralık, 2011 yılının Ocak dönemlerine ait yargı harçlarına ilişkin hüküm fıkrasının kaldırılmasından sonra dava konusu işlemin sözü edilen kısmının iptaline karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Dava konusu amme alacaklarının doğduğu dönemlerde şirket ortağı olan davacı adına 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun’un 35. maddesi uyarınca düzenlenen ödeme emrinde hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ … 'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan kararın onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Üçüncü ve Yedinci Dairelerince, 2575 sayılı Danıştay Kanunu'na, 3619 sayılı Kanun'la eklenen Ek 1. madde hükmü uyarınca birlikte yapılan toplantıda, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.Temyiz isteminin reddine,
2. … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararının ONANMASINA,
3. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliği ve bir örneğinin de Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 20/03/2023 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.