T.C.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2020/3139
Karar No : 2023/2984
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVALI) : … Bakanlığı
… Başkanlığı/…
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı şirket tarafından; 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu'nun 15. maddesinde yer alan diplomatik istisnalar kapsamında yaptığı hizmetlerden dolayı ödemiş olduğu 1.679.210,41-TL tutarındaki katma değer vergisinin iadesi istemiyle yapılan düzeltme-şikayet başvurusunun zımnen reddine ilişkin işlemin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... Vergi Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; ihtilafın sebebinin, katma değer vergilerinin iadesi talebinin reddine dair işlemin esasında; davacı şirketin, Adana İncirlik Hava Üssünde yapımını üstlendiği projeler kapsamında yaptığı mal teslimi ve hizmet ifalarının yapıldığı dönemde katma değer vergisi istisnasından yararlanacak olan özel Amerikan firmaları ve kuruluşları listesinde yer almayıp, nihayetinde … tarihinde yayımlanan … sayılı KDV İç Genelgesi ile KDV istisnasından yararlanacak özel Amerikan firmaları ve kuruluşları listesine eklenmesi ile birlikte KDV istisnasından yararlanabileceği hususuna dayandığı, ancak, yapımını üstlendiği 510 No.lu pompa binası tadilatı, 4 No.lu tank onarımı ve yakıt hatlarının iyileştirilmesi projeleri nedeniyle yapılan mal ve hizmet teslimlerinin, "23/6/1954 tarihli Türkiye ile Amerika Birleşik Devletleri Arasında Vergi Muafiyetleri Anlaşması" ve ilgili mevzuat hükümleri kapsamında, Türkiye Cumhuriyet ile ABD'nin ortak savunması amacıyla Amerika Birleşik Devletlerine veya onun namına hareket eden yetkili makamlara yapılan mal ve hizmet teslimi kapsamında olduğunun açık olduğu, davalı idarece de söz konusu projeler kapsamında yapılan mal ve hizmet teslimlerinin ortak savunma kapsamında yer almadığına dair herhangi bir bilgi ve belgenin de dosyaya sunulmadığı ayrıca davalı idarece Kanunda ve Tebliğ'de yer almayan bir kısıtlama için İç Genelge ile düzenleme yapılarak bir kısıtlama getirilmesinin kanunilik ilkesine de aykırılık teşkil ettiği ve İç Genelge ile hakkın özünü daraltan bir uygulama ihdas edildiği dolayısıyla davacı şirket tarafından ödenen katma değer vergilerinin iadesi istemiyle düzeltme-şikayet kapsamında yapılan başvurunun zımmen reddine dair işlemde hukuki isabet görülmediği, ödenen verginin 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun'da öngörülen oranda faiz uygulanarak davacıya iadesi gerektiği sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesince; Yenibosna Vergi Dairesi tarafından davacıya gönderilen yazı ekinde, ''… Adana Merkez Şubesi (davacı) tarafından, 30/06/1954 tarih ve 6426 sayılı Kanunla onaylanan ''Türkiye ile Amerika Birleşik Devletleri Arasında Vergi Muafiyeti Anlaşması'' çerçevesinde ortak savunma maksadıyla ABD'ye veya onun namına hareket eden yetkili makamlara satıcılar veya müteahhitler tarafından yapılan mal teslimi ve hizmet ifalarında uygulanan katma değer vergisi istisnası kapsamında; herhangi bir fatura düzenlenmediği göz önünde bulundurulduğunda, iade hakkı doğuran işlemin bulunmadığı, 2014 yılı katma değer vergisi beyannamelerinde istisnalı veya istisnasız herhangi bir satıştan dolayı beyanının veya iadeye ilişkin yüklenilen katma değer vergisi ile herhangi bir iade talebinin veya evrak tesliminin bulunmadığı, Gılbane Federal Şirketi'nin, işlemin yapıldığı dönemde (19/12/2014 ve 23/01/2015 tarihli faturalar hariç) katma değer vergisi istisnasından yararlanacak özel Amerikan firmaları listesinde yer almadığının (… tarihinde yayımlanan … sayılı KDV İç Genelgesi ile listeye eklendiği, bu iki fatura için kayıtların karşılıklı düzeltilmesi şartıyla KDV Genel Uygulama Tebliği'nin ''1/C.1.1.2. Fazla Ve Yersiz Ödenen Verginin İadesi'' bölümü uyarınca fazla ve yersiz ödenen KDV'nin iade edilmesi gerekmektedir...'' şeklinde bilgi verildiği, davacı şirket tarafından, diplomatik istisna kapsamında yapıldığı iddia olunan pompa binası tadilatı, yakıt tankı onarımı ve yakıt hatlarının iyileştirilmesi işleri kapsamında alt yüklenici firmalar tarafından yapılan teslimler nedeniyle yüklenilen vergilerin iadesinin, istisna kapsamındaki bu üç işe ilişkin vergisiz faturaların sehven Amerika'daki merkez şirket tarafından düzenlenmiş olması, davacı şirket tarafından satış faturası düzenlenmemiş olması sebebiyle iadeye konu edilemediği, bu sebeple davacı tarafından düzeltme şikayet yoluna başvurulduğunun anlaşıldığı, dava konusu isteme ilişkin olarak davacı tarafından izlenen yöntem açısından, vergi hatasının, haksız yere fazla veya eksik vergi alınması sonucunu doğuran ve yorum tekniklerine başvurulmadan ilk başta hatalı olduğu anlaşılabilecek nitelikte ve Kanun'un 117. ve 118. maddelerinde sayılan hesap hataları ya da vergi mükellefiyetine ilişkin saptama ve değerlendirme hatalarından olması gerektiği olayda ise, … Ltd. Şti. ile Set Dış Ticaret Ltd. Şti. firmaları tarafından davacı şirkete yapılan teslimlerin katma değer vergisi konusuna girdiği hususunda ihtilaf bulunmayıp bu firmalarca davacıya yapılan teslimlere ilişkin olarak davacı adına düzenlenen faturalarda (… Ticaret Ltd. Şti. tarafından Amerika merkeze düzenlenen faturalar hariç) katma değer vergisinin gösterilmesi ve bu verginin tahsil edilerek, her iki firmanın bağlı bulundukları vergi dairesine yatırılması 3065 sayılı Kanun'un gereği olduğu, davacıdan tahsil olunan ve dava konusu isteme konu edilen katma değer vergisinin mükellefinin, teslimi yapan ve faturaları düzenleyen bu firmalar olduğu, davacının ise verginin nihai yüklenicisi olup katma değer vergisi için öngörülen ve "emtia teslim ve hizmet bedeli üzerinden hesaplanan katma değer vergisinden, bu satışların girdilerine ilişkin olarak ödenen katma değer vergisinin indirilmesi" esasına dayanan indirim mekanizması gereği, yüklendiği bu vergileri indirim yoluyla giderme ve gerekli koşulların varlığı halinde iade talep etme hakkına sahip olduğu, dava konusu katma değer vergisinin davacıdan tahsiline ilişkin muamelelerde hata bulunmadığı gibi, bu verginin davacı tarafından indirim konusu yapılamaması sonucunda davacı üzerinde kalmasının da yeni bir vergilendirme hatası teşkil etmeyeceği, öte yandan 213 sayılı Kanunun düzeltme-şikayet sürecine ilişkin 122. maddesi hükmünden, düzeltme yoluna vergi mükelleflerinin ve vergi sorumlularının başvurabileceğinin belirtilmesi karşısında, davacının nihai yüklenici olarak düzeltme yoluna başvurma hakkının da bulunmadığı anlaşıldığından, 1.679.210,41-TL tutarındaki katma değer vergisinin iadesi istemiyle yapılan düzeltme-şikayet başvurusunun zımnen reddine ilişkin işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davalı istinaf isteminin kabulü ile Mahkeme kararının kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, İstanbul Yenibosna Vergi Dairesine dilekçe ile başvurularak ortak savunma ve güvenlik amaçlı olarak gerçekleştirilen "inşaat ve tadilat" işlerinin, 1954 tarihli Türkiye ile ABD arasında düzenlenen vergi muafiyetleri anlaşması kapsamında tanınan katma değer vergisinden muafiyet nedeniyle ödenen KDV nin iadesi amaçlı Vergi Usul Kanunun “hata düzeltme” hükümleri çerçevesinde yapılan başvurunun reddi üzerine yapılan şikayet başvurusunun reddinin iptalinin gerektiği, olayda, Kanun hükmündeki Uluslararası anlaşmanın görmezden gelindiği, katma değer vergisi iadesinin yalnızca 2014/1 sayılı KDV İç Genelgesi ile KDV istisnasından yararlanacak özel Amerikan firmaları listesine eklenmesinden sonraki faturalar bakımından geçerli olacağı yorumunun hukuka uygun olmadığı, konunun hata düzeltme- şikayet müessesesi kapsamında değerlendirilemeyeceği, davacının dava ehliyeti olmadığı yorumlarının hukuk devleti ve vergilerin kanuniliği ilkelerine aykırı olduğu ifade edilerek, söz konusu vergi muafiyetine dair uluslararası anlaşmanın normlar hiyerarşisi bakımından muafiyet tanınan Amerikan firma ve kuruluşlarının listesini belirleyen İç Genelgeden üst sırada olduğu belirtilmiş, haksız olarak yüklenilen katma değer vergisinin iadesine karar verilmesi gerekirken belirtilen gerekçe ile verilen davanın reddine ilişkin kararın bozulmasına karar verilmesi istenilmiştir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin reddine,
2. Temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:.., K:… sayılı kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. 492 sayılı Harçlar Kanunu'na bağlı (3) sayılı Tarife uyarınca, … TL maktu karar harcından, varsa evvelce ödenen harcın mahsubundan sonra kalan harç tutarının temyiz eden davacıdan alınmasına,
5. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın Vergi Mahkemesine gönderilmesine, 30/05/2023 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
(X) KARŞI OY :
213 sayılı Vergi Usul Kanunun 122. maddesinde, mükelleflerin vergi muamelelerindeki hataların düzeltilmesini vergi dairesinden isteyebilecekleri; 124. maddesinde de, vergi mahkemelerinde dava açma süresi geçtikten sonra yaptıkları düzeltme talepleri reddolunanların, şikayet yolu ile Maliye Bakanlığına müracaat edebilecekleri açıklanmış, bu maddeler uyarınca düzeltilmesi vergi dairelerinden istenebilecek vergi hatası ise, aynı Kanunun 116. maddesinde; vergiye müteallik hesaplarda veya vergilemede yapılan hatalar yüzünden haksız yere fazla veya eksik vergi istenmesi veya alınması biçiminde tanımlandıktan sonra, 117. maddesinde, matrah hatası, vergi miktarında hata ve mükerrer vergi istenilmesi hesap hataları olarak açıklanmış, 118. maddesinde ise, mükellefin şahsında, mükellefiyette, konuda ve vergilendirme veya muafiyet döneminde yapılan hatalar vergilendirme hataları olarak belirlenmiştir.
30/6/1954 tarihli ve 6426 sayılı Kanunla onaylanan 23/6/1954 tarihli Türkiye ile Amerika Birleşik Devletleri Arasında Vergi Muafiyetleri Anlaşması'nda; ''Kuzey Atlantik Andlaşması gereğince deruhde ettikleri vecibeler çerçevesi dâhilinde, Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile Amerika Birleşik Devletleri Hükümeti, müşterek savunma için Amerika Birleşik Devletleri tarafından veya onun namına yapılan masrafları ilgilendirebileceği nispette, Türk vergileri mevzuunda aşağıda sayılan hususlarda mutabık kalmışlardır;
1.Türkiye Hükümeti tarafından, aşağıda ikinci ve üçüncü fıkralarda tadat olunan Türk vergi, munzam vergi, resim, harç ve ücretlerden muafiyet sağlanacaktır. Bu vergi muafiyeti, Amerika Birleşik Devletlerinin herhangi bir dış yardım programı gereğince yapacağı masraflar da dâhil olmak üzere, müşterek savunma gayreti uğrunda eşya, tesisat ve hizmetler için Amerika Birleşik Devletleri tarafından veya onun namına Türkiye'de yapılan bütün masraflara tatbik edilecektir.'' düzenlemesine yer verilmiş, 21/05/1992 tarih ve 21234 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 22/4/1992 tarih ve 92/2958 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile söz konusu Anlaşmanın 2. maddesinde yer alan vergi muafiyetleri kapsamına katma değer vergisi de eklenmiştir.
Öte yandan, 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu'nun "Diplomatik İstisnalar" başlıklı 15. maddesinin (b) bendinde, "Uluslararası anlaşmalar gereğince vergi muafiyeti tanınan uluslararası kuruluşlara ve bunların mensuplarına yapılan teslim ve hizmetler," hükmü ile katma değer vergisi muafiyeti hususu ilgili Kanunda da tanımlanmıştır.
Yukarıda yer verilen Uluslararası anlaşmanın ve mevzuatın birlikte değerlendirilmesinden, olayda davacı şirketin vergi muafiyeti tanınan firmalar arasında bulunduğu dolayısıyla dava konusu uyuşmazlığın 213 sayılı kanunun 118. maddesinde düzenlenen vergilendirme hatası başlığı altında düzenlenen vergi mevzuunda hata kapsamında olup, açık bir vergilendirme hatası olarak değerlendirilmesi gerektiği sonucuna varıldığından, bu durumun 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun "Vergi Hatalarını düzeltme ve Reddiyat" ile ilgili 116 ila 126. maddelerinde öngörülen düzeltme ve şikayet kapsamında bulunduğunun kabulü gerektiğinden, uyuşmazlık hakkında belirtilen gerekçeyle verilen Vergi Dava Dairesi kararının işin esası hakkında bir karar verilmek üzere bozulması gerektiği düşüncesiyle, Daire onama kararına katılmıyoruz.