T.C.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2020/3142
Karar No : 2023/4646
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Vergi Dairesi Başkanlığı (E-Tebligat)
(…Vergi Dairesi Müdürlüğü)
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI) : …
İSTEMİN KONUSU : …Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı adına, …Serigrafi Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi'ne ait vergi borçlarının tahsili amacıyla kanuni temsilci sıfatıyla düzenlenen …tarihli ve …,…,…,…sayılı ödeme emirlerinin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … Vergi Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:…sayılı kararda; dava konusu ödeme emirlerinden …tarih ve …sayılı ödeme emrinin 10. ve 13. satırında yer alan vergi borcu haricindeki kısımları, …tarih ve …sayılı ödeme emri, …tarih ve …sayılı ödeme emrinin 2. sayfasının 13. ve 14. satırında yer alan vergi borçları haricindeki kısımları ile …tarih ve …sayılı ödeme emrinin 1. sayfasının 1, 2, 7, 8, 9, 16, 17, 23, 24, 25. satırları ile 2. sayfasının 14. ve 15. satırlarında yer alan vergi borçları yönünden; söz konusu amme alacaklarının tahsili için asıl borçlu şirket adına düzenlenmiş ödeme emirlerinin şirkete usulüne uygun olarak tebliğ edildiği dolayısıyla söz konusu tebliğler ile tahsil zamanaşımı sürelerinin kesildiği, vadesinde ödenmeyen borçların tahsili amacıyla şirket hakkında malvarlığı araştırması yapıldığı, yapılan araştırmalar sonucunda şirket adına kayıtlı 2005 model …marka …plakalı bir otomobil, 1996 model …marka …plakalı bir otomobil ve 2002 model …marka …plakalı bir otomobilin bulunduğunun görüldüğü ancak plaka bazında mahrumiyet bilgisi sorgulaması yapıldığında söz konusu araçlar üzerinde çeşitli hacizlerin bulunduğu, söz konusu araçların tümü paraya çevrildiğinde dahi şirket borçlarının karşılanamayacağının anlaşıldığı, bu durumda, amme alacağının şirketin mal varlığından tamamen veya kısmen tahsil edilemeyen ve tahsil edilemeyeceği anlaşılan amme alacaklarının tahsili amacıyla davacı adına düzenlenen dava konusu 2019/2 sayılı ödeme emri ile diğer ödeme emirlerinin belirtilen kısımlarında hukuka aykırılık bulunmadığı; dava konusu ödeme emirlerinden 2019/1 sayılı ödeme emrinin 10. ve 13. satırında yer alan vergi borcuna ilişkin kısımları, 2019/3 sayılı ödeme emrinin 2. sayfasının 13. ve 14. satırında yer alan vergi borçlarına ilişkin kısımları ile 2019/4 sayılı ödeme emrinin 1. sayfasının 1, 2, 7, 8, 9, 16, 17, 23, 24, 25. satırları harici ile 2. sayfasının 14. ve 15. satırlarında yer alan vergi borçları haricindeki kısımları yönünden, söz konusu amme alacaklarına ilişkin asıl borçlu şirket adına düzenlenmiş ödeme emirlerinin ve ödeme emirlerine ilişkin tebliğ alındılarının dosyaya ibraz edilmediği, bu nedenle şirket adına ödeme emri tebliğ edilmeden ve vergi borçlarının şirketten tahsiline çalışılmadan davacı adına ilgili amme alacaklarının tahsili amacıyla ödeme emri düzenlendiği anlaşıldığından, kanuni temsilcisi sıfatıyla davacı adına düzenlenen söz konusu ödeme emirlerinin belirtilen kısımlarında hukuka uyarlık bulunmadığı
sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın kısmen kabul, kısmen reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; istinafa konu kararın, dava konusu 2019/3 sayılı ödeme emrinin 2. sayfasında yer alan 13. ve 14. satırları ile 2019/4 sayılı ödeme emrinin 10, 11, 12, 26, 27. ve 28. sıralarında yer alan amme alacaklarına ilişkin davalı idare tarafından yapılan istinaf başvurusu yönünden, istinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi kararının belirtilen kısımlarının hukuka ve usule uygun olduğu anlaşıldığından ve davalı idare tarafından ileri sürülen iddiaların da söz konusu kararın belirtilen kısımlarının kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediğinden, davalı idare istinaf başvurusunun bu kısımlar yönünden reddi gerektiği; dava konusu 2019/4 sayılı ödeme emrinin 10, 11, 12, 26, 27. ve 28. satırları haricindeki kısımları ile 2019/1 sayılı ödeme emrinin 10. ve 13. satırlarında yer alan amme alacaklarına ilişkin davalı idare tarafından yapılan istinaf başvurusu yönünden ise, davacının kanuni temsilci olarak asıl amme borçlusu şirketin borçlarında sorumlu olduğu, borçların usulüne uygun olarak kesinleştiği, amme alacaklarının öncelikle şirketten tahsil edilmeye çalışıldığı ve usulüne uygun olarak ödeme emirlerinin şirkete tebliğ edildiği ancak şirket tarafından söz konusu borçların ödenmediği ve şirket hakkında yapılan mal varlığı araştırmasında da şirketin borcunun miktarı dikkate alındığında mal varlığının yetersiz olduğu anlaşıldığından, asıl borçlu şirketin kanuni temsilcisi olduğu dönemlere ilişkin belirtilen amme alacaklarının davacıdan tahsili için düzenlenen ödeme emirlerinde hukuka aykırılık bulunmadığı, davalı idare istinaf başvurusunun bu kısımlar yönünden kabulü gerektiği sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle, davalı istinaf başvurusunun kısmen kabulüne kısmen reddine, davanın kısmen kabulüne kısmen reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, davacı adına düzenlenen ödeme emirlerinin hukuka uygun olduğu ve kararın aleyhe olan kısmının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Cevap verilmemiştir.
TETKİK HÂKİMİ : Arzu İNCE
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 10. maddesinde; tüzel kişilerle küçüklerin ve kısıtlıların, vakıflar ve cemaatler gibi tüzel kişiliği olmayan teşekküllerin mükellef veya vergi sorumlusu olmaları halinde bunlara düşen ödevlerin, kanuni temsilcileri, tüzel kişiliği olmayan teşekkülleri idare edenler ve varsa bunların temsilcileri tarafından yerine getirileceği, yukarıda yazılı olanların bu ödevleri yerine getirmemeleri yüzünden mükelleflerin veya vergi sorumlularının varlığından tamamen veya kısmen alınamayan vergi ve buna bağlı alacakların, kanuni ödevleri yerine getirmeyenlerin varlıklarından alınacağı açıklanmıştır.
6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un "Kanuni Temsilcilerin Sorumluluğu" başlıklı mükerrer 35. maddesinde de; tüzel kişilerle küçüklerin ve kısıtlıların, vakıflar ve cemaatler gibi tüzel kişiliği olmayan teşekküllerin mal varlığından tamamen veya kısmen tahsil edilemeyen veya tahsil edilemeyeceği anlaşılan amme alacaklarının, kanuni temsilcilerin ve tüzel kişiliği olmayan teşekkülü idare edenlerin şahsi mal varlıklarından bu Kanun hükümlerine göre tahsil edileceği düzenlemiştir.
Buna göre, tüzel kişiliğe sahip şirketlerin vergi borçlarından dolayı öncelikle şirket adına tarh ve tahakkuk işlemi yapılacağı, borç ödenmediği takdirde şirket adına ödeme emri düzenleneceği ve ödeme emriyle istenen borcun süresinde ödenmemesi üzerine de şirket hakkında mal varlığı araştırması yapılarak, tespit edilen mal varlığına haciz konulup, borcun tahsil edilmeye çalışılacağı, buna rağmen kamu alacağı borçlu şirketten tahsil edilemezse, şirket kanuni temsilcisi adına ödeme emri düzenleneceği açıktır.
6183 sayılı Kanunun 3. maddesinde ise; "Tahsil edilemeyeceği anlaşılan amme alacağı terimi: Amme borçlusunun haczedilen mal varlığına bu Kanun hükümlerine göre biçilen değerlerin amme alacağını karşılayamayacağının veya hakkında iflas kararı verilen amme borçlusundan aranılan amme alacağının iflas masasından tahsil edilemeyeceğinin anlaşılması gibi nedenlerle tahsil dairelerince yürütülen takip muamelelerinin herhangi bir aşamasında amme borçlusundan tahsil edilemeyeceği ortaya çıkan amme alacaklarını" ifade ettiği düzenlemesi yer almaktadır.
Dava dosyasının incelenmesinden, davacının 29/11/2010 ila 17/10/2016 tarihleri arasında yönetim kurulu üyesi ve kanuni temsilcisi olduğu asıl amme borçlusu … Serigrafi Sanayi ve Tic. A.Ş.'nin 2015 ve 2016 yıllarına ait muhtelif vergi borçlarının şirketten tahsil edilemediğinden bahisle kanuni temsilcinin sorumluluğu kapsamında davacıdan tahsili için dava konusu ödeme emirlerinin düzenlendiği anlaşılmaktadır.
Dava konusu 2019/3 sayılı ödeme emrinin 2. sayfasında yer alan 13. ve 14. satırlarında yer alan 2015/8 dönemi katma değer vergisi ve damga vergisi alacağı ile 2019/4 sayılı ödeme emrinin 10, 11, 12, 26, 27, 28. satırlarında yer alan 2016/9 ve 10. dönemler gelir stopaj ve damga vergi alacağına ilişkin olarak, 04/11/2016 tarih ve 9191 sayılı Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi ilanına göre 17/10/2016 tarihli yönetim kurulu kararı ile şirketi temsil ve ilzam edebilmesi için şirket yönetim kurulu üyesi …'un seçilmesine karar verildiğinin görüldüğü, ancak yönetim kurulu karar tarihi olan 17/10/2016 tarihine kadar şirketi temsil ve ilzama davacının da yetkili olması nedeniyle bu tarihe kadar tahakkuk etmiş ve ödenmemiş vergi borçlarından davacının da sorumluluğu bulunmaktadır.
Bu durumda, davacıdan ödeme emri ile tahsili cihetine gidilen yukarıda belirtilen amme alacağının usulüne uygun olarak kesinleşip kesinleşmediği ve amme alacağının asıl borçlu şirketten tahsilinin olanaksız hale gelip gelmediği hususunda bir inceleme ve değerlendirme yapılarak karar verilmesi gerekmekte olup, dosyada yer alan bilgi ve belgelerin incelenmesinden, 2019/3 sayılı ödeme emrinin 2. sayfasında yer alan 13. ve 14. satırları ile 2019/4 sayılı ödeme emrinin 10, 11, 12, 26, 27, 28. satırlarında yer alan alacaklara ilişkin olarak, dayanağı asıl borçlu şirket adın düzenlenen … tarih ve …sayılı ödeme emrinin 05/10/2016 tarihinde şirket adresinde daimi çalışanına tebliğ edildiği, asıl borçlu şirket adın düzenlenen …tarih ve … sayılı ödeme emrinin ise 26/12/2016 tarihinde e-tebliğ ile usulüne uygun bir şekilde şirkete tebliğ edildiği görülmüştür. Davalı idarece şirket hakkında yapmış olduğu malvarlığı araştırmasından de, dava konusu amme alacağının şirketin mal varlığından tamamen veya kısmen tahsil edilemediği ve tahsil edilemeyeceği anlaşıldığından, yukarıda bahsi geçen amme alacaklarının tahsili için düzenlenen ödeme emirlerinde hukuka aykırılık bulunmadığından bahisle Vergi Dava Dairesi kararında hukuki isabet görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin kabulüne,
2. Temyize konu …Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın Vergi Dava Dairesine gönderilmesine, 22/06/2023 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.