T.C.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2020/3186
Karar No : 2023/2179
TEMYİZ EDEN (DAVALI) :... Vergi Dairesi Başkanlığı
(… Vergi Dairesi Müdürlüğü)
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI) : …
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacının banka hesaplarına … tarih ve … nolu haciz bildirisi ile uygulanan haczin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... ... Vergi Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; davacının kanuni temsilcisi olduğu Tasf. Hal. ... Kağıtçılık Kırtasiye Yayıncılık ve Elektronik San. Tic. Ltd Şti.'nin 04/03/2014 tarih ve 8520 sayılı Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi'nde yayım suretiyle tasfiyesinin sona erdirildiği, şirket hakkında yapılan 2010,2011,2012 yılları muhtelif dönemlerine ilişkin vergi ziyaı cezalı katma değer vergisi ve özel usulsüzlük cezalarına ilişkin tarhiyatların, 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu'nun 17/9. maddesi uyarınca kanuni temsilci sıfatıyla davacı adına yapıldığı, tarhiyatlara ilişkin davacı adına … tarih ve …,… sayılı, … tarih ve … sayılı ödeme emirlerinin düzenlendiği, davacı tarafından ödemede bulunulmadığından bahisle de, davacının banka hesaplarına dava konusu haczin uygulandığı olayda, söz konusu haczin dayanağı olan ödeme emirlerinin, davacının bilinen ….'' adresine 3 kez tebliğe çıkarıldığı, adresin kapalı olması, davacının adreste tanınmaması sebebiyle 05/01/2018, 30/01/2018 ve 16/04/2018 tarihli çıkış merciine iade edildiğine dair tebliğ evraklarının dosyaya ibraz edildiğinin görüldüğü, davacının kanuni temsilcisi olduğu şirket hakkında düzenlenen vergi inceleme raporlarında da davacının MERNİS adresinin tespit edilemediğinin açıkça belirtildiği, dolayısıyla tebligat yapılmaya çalışılan adresin davacının MERNİS adresi olmadığı, bu durumda 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 103. maddesinin 2. fıkrasında ise bilinen adreste tebliğ yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde kayıtlı bir adresi de bulunmazsa tebligatın ilan yoluyla yapılması gerektiği halde, ödeme emirlerinin davacıya ilan yoluyla tebliğ edildiğine dair belgelerin dava dosyasına ibraz edilmediği görüldüğünden, ödeme emirlerinin 213 sayılı Kanun'a uygun olarak tebliğ edildiğinin davalı idarece ortaya konulamadığının anlaşıldığı, ayrıca davacı adına düzenlenen ödeme emri içeriğindeki, … ve … dönemlerine ilişkin ihbarnamelerin …'' adresinde annesi Gülen Bakır imzasına 28/12/2015 tarihinde tebliğ edildiği, bu adresin dava dilekçesinde de davacının adresi olarak belirtildiği ve Mahkemelerinin 21/11/2018 tarihli "yürütmenin durdurulması isteminin savunmadan sonra inceleneceği" yolundaki kararı da adreste, davacının annesi Gülen Bakır imzasına 28/11/2018 tarihinde tebliğ edilebildiğinden, idarece davacının bilinen adreslerinin yeterince araştırılmadığının görüldüğü, bu durumda, ödeme emirlerine ilişkin 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 93 ve devamı maddelerine göre yapılmış herhangi bir tebligat bulunmadığından, dava konusu haciz işleminin dayanağı ödeme emirlerinin usulüne uygun olarak kesinleşerek ödenmesi gereken safhaya geldiğinden bahsedilemeyeceğinden, davacı adına tesis edilen dava konusu haciz işleminde hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; istinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davalı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI :Davalı idare tarafından, davacı adına yapılan işlemlerin hukuka uygun olduğu, kararın bozulması gerektiği
ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Cevap verilmemiştir.
TETKİK HÂKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin reddine,
2. Temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi …. Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın Vergi Mahkemesine gönderilmesine, 12/04/2023 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.