T.C.
D A N I Ş T A Y
YEDİNCİ DAİRE
Esas No : 2020/3256
Karar No : 2023/1675
TEMYİZ EDENLER:
1- (DAVACI): …
2- (DAVALI): … Vergi Dairesi Müdürlüğü
İSTEMİN KONUSU: … Bölge İdare Mahkemesi Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının taraflarca temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Davacı adına, ikamet adresinde bandrolsüz sigara bulundurduğunun tespit edildiğinden bahisle takdir komisyonu kararına istinaden 2016 yılının Ocak dönemi için 4760 sayılı Özel Tüketim Vergisi Kanunu'nun 13. maddesinin 5. fıkrası uyarınca re'sen tarh edilen özel tüketim vergisi ile 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu'nun 9. maddesinin 2. fıkrası uyarınca re'sen tarh edilen katma değer vergisi ve kesilen vergi ziyaı cezalarının iptali istemiyle dava açılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, … sayılı kararıyla, dava konusu tarhiyatların yurt dışı menşeli sigaralardan kaynaklanan kısmı bakımından; söz konusu sigaraların yasal olmayan yollardan ithal edilerek yurda sokulduğunun anlaşıldığı, dolayısıyla gümrük idaresince tarh ve takip edilmesi gereken vergi ve cezalarla ilgili olarak işlem tesis etme yetkisi bulunmayan Maliye Bakanlığı bünyesinde teşkilatlanan davalı idarece yapılan cezalı tarhiyatların anılan kısmının yetki yönünden hukuka aykırı olduğu; yurt içi menşeli sigaralardan kaynaklanan kısmı bakımından ise, söz konusu sigaraların yurt içinde imal edilmesi nedeniyle, imalinde özel tüketim vergisini doğuran olayın gerçekleştiği, imalatçı firma olan ... Sigara ve Tütüncülük Sanayi ve Tütüncülük Anonim Şirketinin davalı idarenin mükellefi olmadığı, bu durumda anılan şirketin özel tüketim ve katma değer vergileri yönünden bağlı olduğu vergi dairesi yetkili olduğundan cezalı tarhiyatların sözü edilen kısmının yetki yönünden hukuka aykırı olduğu sonucuna varıldığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun "Vergi Uygulanmasında Yetki" başlıklı bölümünde yer alan 4. maddesinde mükellefi tespit etme, vergiyi tarh ve tahakkuk ettirerek tahsil etme konusunda yetkili birim vergi dairesi olarak belirlenmiş, "Ceza Kesme Yetkisi" başlıklı 365. maddesinde de vergi cezalarının olayların ilgili bulunduğu vergi bakımından mükellefin bağlı olduğu vergi dairesi tarafından kesileceği belirtilmiş olup, anılan hükümler uyarınca verginin tarh ettirilmesi ve ceza kesilmesi konusunda yetkinin vergi dairesine ait olduğu, bu durumda, dava konusu işlemin dayanağı olan 4760 sayılı Kanun'un 13. maddesinin 5. fıkrası uyarınca yetkili idarenin vergi dairesi olduğu sonucuna ulaşıldığı, dosyada yer alan tespit tutanağıyla, davacının ikamet adresinde bulunan bandrolsüz sigaraların kendisine ait olduğunun somut bir şekilde ortaya konduğu, dolayısıyla 4760 sayılı Kanunun 13. maddesinin 5. fıkrasında belirtildiği şekliyle bulunduran sıfatına sahip olduğu sonucuna ulaşıldığından davacı adına takdir komisyonu kararıyla belirlenen matrah üzerinden re'sen tarh edilen vergi ziyaı cezalı özel tüketim vergisinde hukuka aykırılık bulunmadığı; 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu'nda 4760 sayılı Kanun'un 13. maddesinin 5. fıkrasında yer alan hükme benzer bir düzenlemeye yer verilmemiş olduğundan dava konusu vergi ziyaı cezalı katma değer vergisi tarhiyatında hukuka uygunluk bulunmadığı, istinaf başvurusunun kısmen reddine kısmen de kabulü ile mahkeme kararının vergi ziyaı cezalı özel tüketim vergisine ilişkin hüküm fıkrasının kaldırılmasından sonra anılan kısım bakımından davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI: Davacı tarafından, dava konusu işlemin hukuka aykırı olduğu; davalı idarece, tesis edilen işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülmektedir.
TARAFLARIN SAVUNMALARI: Taraflarca savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'IN DÜŞÜNCESİ: Temyiz istemlerinin reddi, kararın onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Yedinci ve Dokuzuncu Dairelerince 2575 sayılı Danıştay Kanunu'na, 3619 sayılı Kanunla eklenen Ek 1. madde hükmü uyarınca birlikte yapılan toplantıda, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.Temyiz istemlerinin reddine,
1. … Bölge İdare Mahkemesi Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının ONANMASINA,
2. Hüküm altına alınan tutar üzerinden binde 9,10 oranında ve … TL'den az olmamak üzere hesaplanacak nispi karar harcından, Dairece karara bağlanan harcın mahsubundan sonra, kalan harç tutarının temyiz eden davacıdan alınmasına,
3. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliği ve bir örneğinin de Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 21/03/2023 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.