T.C.
D A N I Ş T A Y
SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No : 2020/3279
Karar No : 2023/848
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVALI) : …Üniversitesi
VEKİLLERİ : Av. …, Av. …
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi …İdari Dava Dairesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: ÖYP kapsamında Gaziantep Üniversitesi Mühendislik Fakültesi ... Bölümü ... Ana Bilim Dalı'nda araştırma görevlisi kadrosunda görev yapan davacının 2547 sayılı Kanun'un 35. maddesi gereğince görevlendirildiği Ortadoğu Teknik Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsünde devam ettiği doktora eğitimini yasal öğrenim süresi içerisinde tamamlayamadığından bahisle 11/12/2017 tarihi itibariyle görevine son verilmesine ilişkin işlemin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: …İdare Mahkemesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararı ile; davacının Ortadoğu Teknik Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Kentsel Politika Planlaması ve Yerel Yönetimler Ana Bilim Dalı'nda sürdürmekte olduğu doktora programındaki eğitimine 16/09/2011 tarihinde başladığı ve başlama tarihinde yürürlükte bulanan mevzuat hükümleri gereği olarak doktora eğitimini azami süre olarak öngörülen 6 yıl içerisinde tamamlaması gerekirken bu süre içerisinde tamamlayamadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin tesis edildiği, 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu'na eklenen Geçici 67. maddede yer alan "Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihte yükseköğretim kurumlarında kayıtlı olan öğrenciler bakımından azami sürelerin hesaplanmasında, daha önceki öğrenim süreleri dikkate alınmaz." hükmünün ÖYP, 2547 sayılı Kanun'un 50/d ve 35. maddeleri kapsamında araştırma görevlisi kadrolarında bulunanların lisansüstü eğitim sürelerinin hesaplanmasında uygulanmamasına ilişkin 29/07/2015 tarihli YÖK Yürütme Kurulu kararının iptali istemiyle açılan davada, İdari Dava Daireleri Kurulunun 26/04/2017 tarih ve YD İtiraz: 2017/231 sayılı kararı ile "2547 sayılı Kanunun Geçici 67. maddesinde düzenlemenin yürürlüğe girdiği 26/11/2014 tarihinde yükseköğretim kurumlarında kayıtlı olan tüm öğrenciler bakımından azami sürelerin hesaplanmasında daha önceki öğrenim sürelerinin dikkate alınmayacağı öngörülmüş olup bu tarihte araştırma görevlisi olan ya da olmayan öğrenciler arasında herhangi bir ayrıma gidilmediği gibi sözkonusu hükmün araştırma görevlilerine uygulanmamasına yönelik bir istisna da Kanunda yer almamaktadır. Bu itibarla 2547 sayılı Kanun'un Geçici 67. maddesinin halen ÖYP, 2547 sayılı Kanun'un 50/d ve 35. maddeleri kapsamında araştırma görevlisi kadrolarında bulunanların lisansüstü eğitim sürelerinin hesaplanmasında uygulanmamasına ilişkin dava konusu YÖK Yürütme Kurulu kararının üst norm olan 2547 sayılı Kanuna aykırı olduğu" gerekçesiyle yürütmesinin durdurulmasına karar verildiği, davacının doktora programındaki azami sürenin hesaplanmasında daha önceki öğrenim süreleri dikkate alınmayarak Geçici 67. madde hükmü doğrultusunda bir hesaplama yapılması gerektiği, bu husus göz önünde bulundurulmadan doktora eğitimini yasal öğrenim süresi içerisinde tamamlayamadığı nedeniyle davacının kadrosu ile ilişiğinin kesilmesine yönelik dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi …İdari Dava Dairesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararı ile; Yükseköğretim Yürütme Kurulu'nun 29/07/2015 tarihli toplantısında "2547 sayılı Kanun'un Geçici 67. maddesinin halen ÖYP, 50/d ve 2547 sayılı Kanun'un 35. maddesi kapsamındaki araştırma görevlisi kadrolarında bulunanların lisansüstü eğitim sürelerinin hesaplanmasında uygulanmaması" yönünde karar verdiği, bu kararın dava konusu edilmesi üzerine Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 26/04/2017 tarih ve E:2017/231 sayılı kararıyla yürütmesinin durdurulduğu, İdari Dava Daireleri Kurulunun yürütmenin durdurulması kararının yerine getirilmesi amacıyla Yükseköğretim Yürütme Kurulu'nun 29/07/2015 tarihli kararının; "2547 sayılı Kanun'un Geçici 67. maddesinin, 2547 sayılı Kanun'un 50. maddesinin 1. fıkrasının (d) bendi kapsamında atanan araştırma görevlileri ile ÖYP kapsamında araştırma görevlisi kadrosunda bulunanların araştırma görevlisi kadrolarında azami bulunma sürelerinin hesaplanmasında uygulanmamasına, bu kapsamda yer alan araştırma görevlilerinin lisansüstü eğitim öğrencilik statülerinin hesaplanmasında ise uygulanmasına" şeklinde 10/10/2017 tarihli kararı ile değiştirildiği, bu değişikliğin de dava konusu edildiği, Danıştay 8. Dairesinin E:2017/7164 sayılı kararı ile yürütmesinin durdurulması isteminin reddedildiği, bu karara yapılan itirazın ise İdari Dava Daireleri Kurulunun E:2018/332 sayılı kararı ile reddedildiği, 2547 sayılı Kanun'un 33/a maddesi kapsamında görev yapan, fakat 12 yarıyıl olan azami doktora eğitim süresini 16/09/2017 tarihinde tamamlayan davacının, görev yaptığı araştırma görevliliği kadrosu ile ilişiğinin kesilmesi yönündeki dava konusu işlemde hukuka aykırılık olmadığı, 2547 sayılı Kanun'un Geçici 67. maddesiyle getirilen düzenlemenin öğrencilik statüsüyle ilgili olup, araştırma görevliliği kadrosuyla herhangi bir ilgisi bulunmadığı, dava konusu işlem hukuka uygun olduğundan, davacının tazminat talebinin de reddi gerektiği gerekçesiyle davacının istinaf başvurusunun reddine, davalı idarenin istinaf başvurusunun kabulü ile istinafa konu mahkeme kararının kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, 20/04/2016 tarihli Lisansüstü Eğitim Öğretim Yönetmeliği'nin Geçici 1. maddesi uyarınca öğrenim sürelerinin sıfırlandığı, 2547 sayılı Kanun'un 33/a maddesi için lisansüstü öğrencilik şartının aranmadığı, davalı idarece eğitim süresinin hesaplanmasında 2547 sayılı Kanun'un Geçici 67. maddesinin dikkate alınmadığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, işlemin hukuka uygun olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'NİN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin işin gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle,
1. Temyiz isteminin reddine,
2. … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, kullanılmayan …-TL yürütmenin durdurulması harcının istemi halinde davacıya iadesine, posta gideri avansından artan tutarın Mahkeme tarafından iadesine,
4. 2577 sayılı Kanunun 50. maddesi uyarınca onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine,
5. Kesin olarak, 24/02/2023 tarihinde oybirliği ile karar verildi.