T.C.
D A N I Ş T A Y
ALTINCI DAİRE
Esas No : 2020/3283
Karar No : 2023/6149
TEMYİZ EDEN (DAVACI): … Odası
VEKİLİ: Av. …
KARŞI TARAF (DAVALI): … Belediye Başkanlığı
VEKİLİ: Av. …
DAVALI İDARE YANINDA
MÜDAHİLLER:
1- …
2- …
İSTEMİN ÖZETİ: Hatay ili, Antakya ilçesi, … Mahallesi, … mevkii, … parsel sayılı taşınmazı kapsayan alanda, Ekinci Belediye Meclisinin … tarihli … sayılı kararıyla kabul edilen 1/1000 ölçekli uygulama imar planı değişikliği ile bu imar planına dayalı olarak anılan taşınmaz için verilen … tarihli, … sayılı yapı ruhsatının iptali istemiyle açılan davada, Danıştay Altıncı Dairesinin 02/04/2019 tarihli, E:2017/8228, K:2019/1905 sayılı bozma kararına uyularak davanın yapı ruhsatı bakımından ehliyet yönünden reddine, uygulama imar planı değişikliğine ilişkin kısmının ise süre aşımı nedeniyle reddi yolunda ... İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararın, usul ve hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek bozulması istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: Temyiz edilen kararda bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, usul ve kanuna uygun olan kararın onanması gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ …'IN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Mahkeme kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşüldü:
İdare ve vergi mahkemelerince verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkündür.
... İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı karar ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın ONANMASINA, dosyanın adı geçen Mahkemeye gönderilmesine, 2577 sayılı Kanunun (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren 15 gün içerisinde kararın düzeltilmesi yolu açık olmak üzere 15/06/2023 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY (X) : İdari işlemlerin hukuka uygunluğunun yargı yoluyla denetimini amaçlayan iptal davasının görüşülebilmesinin ön koşullardan biri olan "dava açma ehliyeti", her idari işleme karşı herkes tarafından iptal davası açılmasının idare ile işlemlerinde istikrarsızlığa neden olmaması ve idarenin işleyişinin buna bağlı olarak olumsuz etkilenmemesi için, dava konusu edilecek işlem ile dava açacak kişi arasında belli ölçütler içinde menfaat ilişkisinin varlığını ifade etmektedir. Her olay ve davada, idari işlem ile dava açacak kişi arasında öngörülen subjektif ehliyet koşulu olarak menfaat ihlalinin kişisel, meşru ve güncel bir menfaat olması ölçütleri ekseninde yargı mercilerince değerlendirilerek takdir edilecektir.
Anayasanın Sosyal ve Ekonomik Haklar ve Ödevler arasında yer verdiği "Çevrenin korunması" hususu, hem herkes için "sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşama hakkını", hem de "çevreyi geliştirmek, çevre sağlığını korumak ve çevre kirlenmesini önlemek " ödevini tüm vatandaşlar için "hak ve ödev" olarak düzenlenmiş bulunmaktadır.
Bu bağlamda esasen çevre ve kültür varlıklarının korunması, kişilerin sağlıklı bir çevrede yaşamalarının sağlanması için idareye başvuruda bulunulması, yargı kararlarının uygulanmasının istenilmesi kural olarak gerçek kişilerin ve amaçları doğrultusunda kurulan kamu ve özel hukuk tüzel kişilerinin görev ve yetki alanına girmektedir.
TMMOB Mimarlar Odası, yasalara, planlama ve şehircilik ilkelerine aykırı imar uygulamalarını kendi kuruluş amacı doğrultusunda dava konusu yapma ehliyetine sahiptir.
Esasen yapı ruhsatı işlemi özü itibariyle bireysel nitelikte olmakla beraber, bu davada olduğu gibi zaman zaman bireysel niteliği aşan uygulamalara olanak sağlayan niteliği de ortaya çıkmaktadır. Bir bütünün nihai aşamasını oluşturan ve ilk aşama olan imar planı ayrı dava konusu edilen uyuşmazlıkta önceki davayı açan davacının, sonuç doğurucu nitelikteki yapı ruhsatı işlemini dava konusu edemeyeceğini kabul etmek, yargılama sürecinin etkisiz kalması veya yargı kararlarının uygulanamaması sonucunu da yaratabilir.
Düzenleyici işlem niteliğinde olan imar planına karşı dava açma süresinin uygulama işlemi niteliğindeki yapı ruhsatının öğrenilmesi ile tekrar başlayacağı açık olmakla birlikte, davacı odanın yapı ruhsatına karşı dava açma ehliyeti bulunduğundan, imar planlarına karşı açtığı bu davada yapı ruhsatının uygulama işlemi kabul edilerek dava açma süresinin ihya edilmesi söz konusu olacağından davanın yasal süresi içinde açıldığı ortadadır.
Açıklanan nedenlerle işin esası incelenmek suretiyle bir karar verilmesi gerekirken yapı ruhsatı yönünden davanın ehliyet yönünden reddi, 1/1000 ölçekli uygulama imar planı yönünden davanın süre aşımı nedeniyle reddi yolundaki temyize konu Mahkeme kararın bozulması gerektiği oyuyla aksi yöndeki karara katılmıyorum.