T.C.
D A N I Ş T A Y
ÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2020/3394
Karar No : 2023/2163
TEMYİZ EDENLER:
1-(DAVACI) …
VEKİLLERİ: Av. …- Av. …
2-(DAVALI) … Vergi Dairesi Müdürlüğü
VEKİLİ: Av. …
İSTEMİN KONUSU: ... Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurularına ilişkin … Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Davacı adına, alımlarının bir kısmını sahte faturalarla belgelendirdiği ve sözü edilen faturaları dönem kazancının tespitinde maliyet unsuru olarak kullandığı yolundaki tespitleri içeren vergi inceleme raporuna dayanılarak 2013 yılı için re'sen salınan gelir vergisi, aynı yılın tüm dönemleri için re'sen salınan geçici vergi ve katma değer vergisi, 2013 yılının Ocak-Mart, Nisan-Haziran ve Temmuz-Eylül dönemlerine ait geçici vergi ile aynı yılın tüm dönemlerine ait katma değer vergisi üzerinden üç kat; 2013 yılına ait gelir vergisi ve aynı yılın Ekim-Aralık dönemine ait geçici vergi üzerinden ise tekerrür hükümleri uyarınca artırılarak kesilen üç kat vergi ziyaı cezasının kaldırılması istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Davacı adına düzenlenen vergi inceleme raporunda, sahte olduğu iddia edilen faturalar içeriği emtianın gerçekten alınıp alınmadığı, satışının gerçekleştirilip gerçekleştirilmediği hususunda somut bir tespitin yer almadığı, kaydi envanter yoluyla emtia dengesinin kurulup maliyet hesabı araştırması yapılması gerekirken gerçek durumun kesin olarak ortaya konulamadığı anlaşıldığından varsayım ve eksik incelemeye dayalı olarak yapılan gelir vergisi ve geçici vergi tarhiyatında hukuka uygunluk görülmediği, davacının faturalarını kayıtlarına aldığı … Petrol Ürünleri Lojisik İnşaat ve Metal Sanayi Ticaret Limited Şirketi, …, …, …, … hakkındaki vergi tekniği raporlarında yer alan saptamalardan düzenledikleri faturaların gerçeği yansıtmadığı sonucuna ulaşıldığı, … hakkındaki vergi tekniği raporunda yer alan tespitlerin ise davacıya taklit fatura düzenlediğini somut olarak ortaya koyduğu, dava konusu katma değer vergisi tarhiyatının önceki yıldan devreden indirilebilecek katma değer vergisi yönünden bağlı olduğu 2012 yılının Eylül, Kasım ve Aralık dönemleri için re'sen salınan üç kat vergi ziyaı cezalı katma değer vergisi yönünden ... Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla davanın reddedildiği, 2013 yılının Kasım ve 2015 yılının Nisan dönemlerine ait vergi ziyaı cezalarının tekerrüre esas alınmayacağı gerekçesiyle üç kat vergi ziyaı cezalı gelir vergisi ve geçici vergi ile vergi ziyaı cezasının tekerrüre isabet eden kısmı kaldırılmış, üç kat vergi ziyaı cezalı katma değer vergisi yönünden ise dava reddedilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Vergi Mahkemesi kararının, üç kat vergi ziyaı cezalı katma değer vergisi yönünden davanın reddi ile üç kat vergi ziyaı cezalı gelir ve geçici verginin kaldırılmasına ilişkin hüküm fıkralarına yöneltilen istinaf başvuruları, kararın değinilen hüküm fıkralarının kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle reddedilmiştir. Dava konusu olayda tekerrür hükümlerinin gelir vergisi ve Ekim-Aralık 2013 dönemine ait geçici vergi üzerinden kesilen vergi ziyaı cezasına uygulandığı, anılan vergilerin ise Vergi Mahkemesi kararıyla kaldırıldığı, katma değer vergisi üzerinden kesilen vergi ziyaı cezasına tekerrür hükümlerinin uygulanmadığı dikkate alındığında kararın vergi ziyaı cezasının tekerrür sebebiyle artırılan kısmına ilişkin hüküm fıkrasının düzeltildikten sonra davalı idare istinaf başvurusunun, usul ve hukuka uygun olduğu sonucuna varılan kararının diğer hüküm fıkralarının kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI: Davacı tarafından, eksik inceleme, varsayıma dayalı olarak tanzim edilen rapora dayanılarak karar verildiği, oğlunun ölümlü bir kavgaya karışması sonucu karşı tarafın baskıları sonucu ikametini terk ettiğinden inceleme esnasında savunma hakkını kullanamadığı ileri sürülerek kararın aleyhe olan hüküm fıkrasının bozulması istenilmektedir. Davalı idare tarafından, davacının alımlarının bir kısmını sahte faturalarla belgeledirdiği, söz konusu giderlere gerçekten katlanmadığı hususu adına düzenlenen vergi inceleme raporu ile sabit olduğundan faaliyet giderlerine yansıttığı tutarın ticari kazanca ilavesi suretiyle yapılan tarhiyatta ve vergi ziyaı cezasının tekerrür sebebiyle artırılan kısımlarında hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülerek kararın aleyhe olan hüküm fıkrasının bozulması istenilmektedir.
TARAFLARIN SAVUNMALARI:
Davalı idare tarafından savunma verilmemiştir.
Davacı tarafından alımlarının gerçeği yansıttığı belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'IN DÜŞÜNCESİ: Temyiz istemlerinin reddi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz istemlerinin reddine,
2. Temyize konu Vergi Dava Dairesi kararının ONANMASINA,
3. Davacıdan 492 sayılı Harçlar Kanunu'na bağlı (3) sayılı Tarife uyarınca nispi harç alınmasına,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ilgili Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 30/05/2023 tarihinde oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi.
(X)-KARŞI OY :
2575 sayılı Danıştay Kanunu'nun 23. maddesinde, Danıştayın temyiz mercii olarak görevinin, bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması şeklinde ortaya çıkan hukuka aykırılıkların denetimini yapmakla sınırlı olduğu kurala bağlanmıştır.
İdari işlemlerin yargısal denetiminin hukuka uygunluk denetimi ile sınırlı olması karşısında bu denetimin maddi olayı da kapsadığının kabulü gerekir. Şöyle ki idari davaya konu işlemler, dayandığı, düzenlediği olaydan soyutlanmış olarak yargılamaya konu edilemez. Birçok idari uyuşmazlıkta maddi olanla hukuki olan arasında bir ayrım yapmak mümkün olmayabilir.
İdari davalarda inceleme konusu olan hukuki işlem niteliğindeki bir idari işlemdir. Hukuki işlemin incelenmesi, işlemin dayanağı durumunda bulunan maddi olaydan bağımsız bir inceleme değildir.
Adli yargıda maddi olay incelemesi yapılırken nasıl ki olayın subuta erip ermediği incelenerek bir sonuca ulaşılıyor ise idari yargıda da idarelerce tesis edilen işlemlerin dayanağını teşkil eden maddi olayın irdelenerek sonuca ulaşılması esastır.
213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 359. maddesinde, sahte belge "gerçek bir muamele veya durum olmadığı halde bunlar varmış gibi düzenlenen belge" olarak tanımlanmaktadır.
Davacı adına, alımlarının bir kısmını sahte faturalarla belgelendirdiği ve sözü edilen faturaları dönem kazancının tespitinde maliyet unsuru olarak kullandığı yolundaki tespitleri içeren vergi inceleme raporuna dayanılarak yapılan tarhiyatın kaldırılması istemiyle açılan davayı sonuçlandıran Vergi Mahkemesi kararına yöneltilen istinaf başvurularına ilişkin Bölge İdare Mahkemesi Vergi Dava Dairesi kararına yöneltilen temyiz istemleri hakkında, faturaların temin edildiği mükellefler hakkında düzenlenen vergi tekniği raporlarındaki tespitler değerlendirilmek suretiyle karar verilmesi gerektiği oyuyla Daire kararına katılmıyorum.