T.C.
D A N I Ş T A Y
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No:2020/3445
Karar No:2023/239
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : … İnşaat Turizm ve Ticaret Ltd. Şti.
VEKİLİ : Av…
KARŞI TARAF (DAVALI) : … Bakanlığı
(… Bakanlığı)
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Bilecik Belediye Başkanlığı Fen İşleri Müdürlüğü’nce 25/07/2017 tarihinde gerçekleştirilen "Belediyemizce Şehrin Muhtelif Cadde ve Sokaklarında, Yolların (BSK) Asfalt Betonu Hazırlanarak Asfalt Tamir ve Bakım Aracı ile Asfalt Yama (İşçilik)" işi ihalesi üzerinde kalarak sözleşme imzalayan davacı şirketin mücbir sebepler dışında, ihale dokümanı ve sözleşme hükümlerine uygun olarak taahhüdünü yerine getirmediğinden bahisle 4735 sayılı Kamu İhaleleri Sözleşmeleri Kanunu'nun 25/f ve 26. maddeleri uyarınca 1 (bir) yıl süreyle bütün kamu kurum ve kuruluşlarının ihalelerine katılmaktan yasaklanmasına ilişkin 13/01/2018 tarih ve 30300 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan işlemin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesi'nce verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; ihale uhdesinde kalan, davacı şirketle idare arasında 25/08/2017 tarihinde sözleşme imzalandığı ve yer tesliminin yapıldığı, Bilecik Belediyesi tarafından değişik tarihli yazılarla davacı şirkete yer teslimi yapıldığı halde iş programı verilmediği ve işe başlanmadığını belirterek işe başlanılması gerektiğinin bildirildiği, idare tarafından verilen iş listesine göre işlerin yürütülmediğine ilişkin tutanaklar tutulduğu, bu süreçte davacı şirketin 23/11/2017 tarihli dilekçe ile kış sezonu geldiğinden anlaşmalı asfalt plentinin üretimini durdurduğu gerekçesiyle asfalt yama çalışmalarına 2018 yılı içerisinde devam etmek istediğini Belediye'ye bildirdiği, idarenin 29/11/2017 tarihli yazısı ile bu talebi uygun görmediğini davacı şirkete bildirdiği, devamında Belediyece 08/12/2017 tarihli yazı ile sözleşme feshedilerek yüklenici davacı şirkete bildirildiği, davacı şirket tarafından sözleşme imzalanmasını müteakiben uygun bir iş programının hazırlanarak onaylanmak üzere idareye teslim edilmediği, her ne kadar idarece örnek program verilmemiş olsa da bu durumun davacı şirketin sorumluluğunun devam ettiği, ayrıca örnek iş programının verilmesi talebiyle davalı idareye herhangi bir başvurusunun da bulunmadığı, bunun yanında Teknik Şartname'nin 2. maddesinde asfalt yama programlarının haftalık veya günlük periyotlar hâlinde Fen İşleri Müdürlüğü'nden alınarak işlerin buna göre yürütüleceği ve programda idarece yapılacak değişikliklere yüklenicinin itiraz edemeyeceğine yer verildiği, buna karşın idarece verilen iş programlarına rağmen davacı şirket tarafından buna riayet edilmediği, idarece tutulan tutanaklarda iş programına göre faaliyette bulunulması gereken yerlerde herhangi bir işin yürütülmediğinin ve yüklenicinin çalışanlarının bulunmadığının tespitinin yapılmış olduğu, davacı şirketin iddiasının aksine sözleşmenin feshine ilişkin olarak Sözleşme'nin 26. maddesinde Kanun ve Yönetmelik hükümlerinin uygulanacağının kurala bağlandığı, ayrıca her ne kadar işin toplam süresi 270 gün olarak belirlenmiş ise de mevzuatta sözleşmenin feshedilmesi ve devamında ihalelerden yasaklama kararı verilebilmesi için sözleşme süresinin mutlaka bitmesi gerektiğine ilişkin bir düzenleme bulunmadığı, Kanun'un aradığı şartın yalnızca mücbir sebep hâlleri haricinde ihale dokümanı ve sözleşme hükümlerine uygun olarak taahhüdün yerine getirilmemesi olduğu, aksi bir yaklaşımın imzalanan her sözleşmenin bitene kadar idarelerin işlem tesis etmeden beklemesi gerektiği anlamına geleceği, bu durumun da kamu hizmetlerinin yürütülmesine ilişkin temel ilkelere aykırılık oluşturacağı, idarece yerleşik yargısal içtihatlar doğrultusunda Bilecik Belediyesi tarafından yapılan bildirim sonrasında 45 günlük süre içerisinde işlem tesis edildiği hususları dikkate alındığında, ihale dokümanı ve sözleşme hükümlerine uygun olarak taahhüdünü yerine getirmediği açık olan davacı şirketin 1 (bir) yıl süreyle tüm ihalelere katılmaktan yasaklanmasına dair dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nce; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, eksik işlerin idare tarafından verilen sürede tamamlanmaması hâlinde sözleşmenin feshedilebileceğine ilişkin bir düzenlemenin sözleşmede yer almadığı, sözleşme süresinin bitimine 180 gün bulunmasına rağmen sözleşmenin feshedildiği ve devamında ihalelerden yasaklama kararı verildiği, oysa ki, sözleşmenin süresinin bitmesinden sonra taahhüdün yerine getirilmediğinden söz edilebileceği, ihtarda verilen süre içinde, asfalt makinelerinin ve ekipmanın birbirlerine uzak farklı mahallelere taşınması gerekeceği, aynı günde farklı yerlerde çalışmaya zorlanmasının dürüstlük ve iyi niyet kurallarına aykırı olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının hukuka uygun olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NIN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, 09/07/2018 tarih ve 30473 (3. Mükerrer) sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 703 sayılı Kanun Hükmünde Kararname, 10/07/2018 tarih ve 30474 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ve 15/07/2018 tarih ve 30479 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 4 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi uyarınca İçişleri Bakanlığı yerine Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı'nın hasım konumunda olduğu görülerek, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Bölge idare mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddi yolundaki … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin … tarih ve E:…, K:… sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, anılan Bölge İdare Mahkemesi kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. Posta giderleri avansından artan tutarın davacıya iadesine,
5. 2577 sayılı Kanun'un 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de Ankara Bölge İdare Mahkemesi 8. İdari Dava Dairesi'ne gönderilmesini teminen dosyanın Ankara 17. İdare Mahkemesi'ne gönderilmesine, 19/01/2023 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.