T.C.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2020/3501
Karar No : 2023/2614
TEMYİZ EDEN (DAVALI): … Vergi Dairesi Başkanlığı (… Vergi Dairesi Müdürlüğü)
VEKİLİ: Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI): …
İSTEMİN KONUSU: … Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Davacı hakkında düzenlenen vergi inceleme raporuna dayanılarak, 2016 yılında satışı gerçekleştirilen bir adet gayrimenkul nedeniyle elde edilen değer artış kazancının beyan edilmediğinden bahisle tarh edilen 2016/1-12 dönemi gelir vergisi ile tekerrür hükümleri uygulanarak kesilen vergi ziyaı cezasının kaldırılması istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... Vergi Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; davacı hakkında düzenlenen vergi inceleme raporuna dayanılarak, 24/10/2012 tarihinde 200.000,00 TL bedelle satın alınan gayrimenkulün 08/02/2016 tarihinde 525.000,00 TL bedelle satıldığının tespit edilmesi üzerine elde edilen değer artış kazancının beyan edilmediğinden bahisle toptan eşya fiyat endeksi artış oranında arttırılan iktisap bedeli ile istisna tutarı satış bedelinden tenzil edilmek suretiyle bulunan matrah üzerinden dava konusu cezalı tarhiyatın yapıldığı, olayda, ihtilaf konusu gayrımenkulün davacı tarafından 24/10/2012 tatihinde 200.000,00 TL bedelle satın alındığının gerek davacının ifadesi, gerek tapu kayıtlarından tespit edildiği, davacı tarafından 08/02/2016 tarihinde tapuda 225.000,00 bedelle …'e satılan gayrimenkulün gerçek satış bedelinin tespitine yönelik yapılan araştırma sonucu, gerek davacı, gerekse gayrımenkulü satın alan … adlı şahsın ifadesinde satış işleminin 250.000,00 TL bedelle yapıldığı, bunun 225.000,00 TL'lik kısmı için … Bankası A.Ş.'den konut kredisi kullanıldığı, 25.000,00 TL'lik kısmının ise elden nakit olarak ödendiğinin beyan edildiği, ancak satış işleminin yapıldığı 08/02/2017 tarihinde …'in aynı bankadan 300.000,00 TL tutarında bireysel kredi çekerek, bu tutarı da davacının hesabına havale ettiğinin görüldüğü, bunun sonucu olarak aynı gün toplam 525.000,00 TL'nin davacının banka hesabına aktarıldığı, taraflarca 300.000,00 TL'nin gayrimenkul satışıyla ilgisi olmadığı, davacının eşi ile ... arasındaki ticari ilişkiden kaynaklandığı ifade edilmiş ise de bu hususa ilişkin herhangi bir bilgi belgenin ibraz edilmediği, kaldı ki … A.Ş. tarafından gayrımenkul alımında kullanılacak krediye ilişkin olarak düzenlenen ekspertiz raporunda gayrımenkulün bedelinin 750.000,00 TL olarak tespit edildiği görüldüğünden, gayrımenkulün gerçek satış bedelinin 525.000,00 TL olduğu sonucuna ulaşılarak beyan edilmeyen değer artış kazancının hesaplanarak vergilendirilmesinde hukuka aykırılık bulunmadığı, bununla birlikte, davacının 2016 yılı gelir vergisi matrahının hesabında, gerçek gelirin hesaplanması ve bunun üzerinden vergilendirme yapılması ilkesine uygun olarak söz konusu taşınmazların tapuda devri esnasında davacı tarafından ödenen tapu harçlarının da matrahtan tenzili gerektiğinden ve vergi inceleme raporunda belirtilen 8.499,99 TL tutarında tapu harcının çıkarılması suretiyle gerçek matraha ulaşılacağından, davacının elde ettiği kazançtan, ödenen tapu harçlarının tenzili suretiyle bulunan matraha isabet eden cezalı vergide hukuka aykırılık, aşan tutarda ise hukuka uyarlık bulunmadığı, dava konusu vergi ziyaı cezasının tekerrür nedeniyle arttırılmasına dayanak teşkil eden, 2014 yılına ilişkin vergi ziyaı cezasının 25/01/2015 tarihinde tahakkuk ettiği anlaşıldığından, vergi ziyaı cezasının tekerrür nedeniyle artırılmasında da hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın kısmen kabul, kısmen reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; istinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davalı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davalı idare tarafından yapılan işlemlerin hukuka uygun olduğu, kararın bozulması gerktiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Cevap verilmemiştir.
TETKİK HÂKİMİ: …
DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.Temyiz isteminin reddine,
2.Temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının ONANMASINA,
3.Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4.2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın Vergi Mahkemesine gönderilmesine, 16/05/2023 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.