T.C.
D A N I Ş T A Y
YEDİNCİ DAİRE
Esas No : 2020/357
Karar No : 2023/1582
TEMYİZ EDENLER : 1- (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …
2- (DAVALI) : … Vergi Daire Başkanlığı
(… Vergi Dairesi Müdürlüğü)
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararının taraflarca temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı adına, bandrolsüz sigara bulundurduğunun tespit edildiğinden bahisle, takdir komisyonu kararına istinaden, 2017 yılının Ekim dönemi için re'sen tarh edilen özel tüketim ve katma değer vergileri ile vergi ziyaı cezası ve gecikme faizinin tahsili amacıyla davacı adına düzenlenen ödeme emrinin iptali istemiyle dava açılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararıyla; dava konusu ödeme emri içeriği özel tüketim vergisi ile vergi ziyaı cezası ve gecikme faizine ilişkin kısım yönünden yapılan incelemede, olayda, davacı hakkında başlatılan soruşturma neticesinde … Asliye Ceza Mahkemesinin E:… , K:… sayılı kararı ile davacının mahkumiyetine karar verildiği; usulüne uygun olarak kesinleşmiş ve vadesinde ödenmeyen amme alacaklarının tahsili amacıyla düzenlenen dava konusu ödeme emri içeriği özel tüketim vergisi ve ferilerine ilişkin borçlar bakımından, davacı tarafından ileri sürülen itiraz sebeplerinin, ödeme emri içeriği borçların dayanağını oluşturan vergi/ceza ihbarnamelerine karşı açılması gereken davada ileri sürülebilecek ve değerlendirilebilecek iddialar olduğu, 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un 58. maddesi yer alan itiraz sebeplerinden hiçbirisine girmediği, tebliğ edilen özel tüketim vergisi tarhiyatına konu ihbarnameye karşı süresinde dava açılmayarak borcun kesinleştiği görüldüğünden, davacı adına düzenlenen ödeme emrinin özel tüketim vergisine ilişkin kısmında hukuka aykırılık bulunmadığı; dava konusu ödeme emri içeriği katma değer vergisi ile vergi ziyaı cezası ve gecikme faizine ilişkin kısım yönünden yapılan incelemede ise, olayda, davacının söz konusu kaçak sigaraların yurt içinde ticaretini yaptığı ve ticari amaçla satarak başkalarına teslim ettiği veya başkaca şekilde katma değer vergisine tabi olacak herhangi bir işleme tabi tuttuğu yolunda davalı idarece herhangi bir tespit yapılmadığı, ayrıca davacının belgesiz mal bulundurduğundan bahisle 3065 sayılı Kanun'un 9. maddesinin 2. fıkrası uyarınca vergi sorumlusu olması nedeniyle adına vergi ziyaı cezalı katma değer vergisi tarhiyatı yapılmasını gerektirecek yasal koşulların olayda mevcut olmadığı, yasal olarak adına katma değer vergisi tarhiyatı yapılması olanaksız bulunan davacının iddialarının, 6183 sayılı Kanun'un 58. maddesinde düzenlenen "borcum yoktur" kapsamında değerlendirilmesi gerektiği sonucuna varılarak, dava konusu ödeme emrinin katma değer vergisine ilişkin kısmı yönünden hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin kısmen iptaline kısmen de davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurularına konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ve taraflarca ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurularının reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI : Davacı tarafından, 5326 sayılı Kabahatler Kanunu'na göre bir fiil hem kabahat hem de suç olarak tanımlanmışsa sadece suçtan dolayı yaptırım uygulanabileceği, suçtan dolayı yaptırım uygulanmayan hallerde kabahatten dolayı yaptırım uygulanabileceğinin kabul edildiği, haklarında Silopi 2. Asliye Ceza Mahkemesince mahkumiyetine ve adli para cezasına karar verildiği; davalı idarece, dava konusu ödeme emri içeriği vergi ve ceza ihbarnamelerinin dava açılmayarak kesinleştiği, tesis edilen işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülmektedir.
TARAFLARIN SAVUNMALARI : Davacı tarafından savunma verilmemiş; davalı idarece, istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ … 'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan kararın onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Üçüncü ve Yedinci Dairelerince, 2575 sayılı Danıştay Kanunu'na, 3619 sayılı Kanunla eklenen Ek 1. madde hükmü uyarınca birlikte yapılan toplantıda, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.Temyiz istemlerinin reddine,
2. … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararının ONANMASINA,
3. … TL maktu harç tutarının temyiz eden davacıdan alınmasına,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliği ve bir örneğinin de Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 20/03/2023 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.