T.C.
D A N I Ş T A Y
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No:2020/3596
Karar No:2023/1830
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : … İletişim Hizmetleri Sanayi ve Ticaret A.Ş.
VEKİLİ : Av…
KARŞI TARAF (DAVALI) : … Kurulu
VEKİLİ : Av…
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı şirket tarafından, "…" logosuyla yayın yapan televizyon kanalında 24/01/2019 tarihinde yayınlanan "…" isimli programda kullanılan ifadelerin 6112 sayılı Radyo ve Televizyonların Kuruluş ve Yayın Hizmetleri Hakkında Kanun'un 8. maddesinin birinci fıkrasının (f) bendini ihlâl ettiğinden bahisle 21.114,00-TL idari para cezası verilmesine ve program yayınının üç kez durdurulmasına yönelik Radyo ve Televizyon Üst Kurulu'nun (Üst Kurul) … tarih ve … sayılı kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesi'nce verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; söz konusu programda ''Türkiye'yi yıkmak için en büyük silahları Türkiye'yi İslam Cumhuriyeti yapmak", "Diyanet İşleri Başkanlığının bütçesi Milli Eğitim Bakanlığı artı Sağlık Bakanlığı'nın bütçelerinin toplamından daha fazla. Yani Türkiye eğitimde çağdaşlaşmaya mı gerek duyuyor? Sağlığını korumaya mı? Yoksa imam mı yetiştirmeye? Bütün bunlar camilerden başlayarak halkı çocukları dini eğitime sokarak kul yetiştirmeye çalışıyorlar.", "Mesela demin eğitimle ilgili söylüyorduk. Bilim ve teknolojide çok geride kaldık. E tabi geride kalırız. Düşünün bi de ilk beş yüze giremiyoruz diye üzüntü havalarına giriyorlar. E düşünün bugün sekiz üniversitenin rektörü ilahiyat fakültesi profesörü. Gaziantep'te kurulan teknoloji üniversitesinin rektörü ilahiyatçı profesör. Yani o teknolojiyi orada safsata bilimiyle mi üretecek? Din bilgisiyle mi üretecek?" şeklinde ifadelere yer verildiği, konuşmanın devamında sunucunun, "Televizyonlarda çok ünlü olan, oteli olduğu söylenen, hatta ruhsatsız otele sahip olduğu söylenen kişiyi Cumhurbaşkanı rektör olarak atadı." sözlerine karşılık program konuğu tarafından -"… kendine dua etsin diye heralde.", "Ben dediğim gibi çok küfürbaz oldum. Ama evde yapıyorum. Eğitimle ilgili ben şunu naçizane söyleyim. Bizim eğitim kurumlarına mali gücümüz oranında katkı sağlamamız lazım. Mesela ulusal kanala katkı sağlamamız lazım. Gerçekten yani ulusal gönüllülere katkı sağlamamız lazım." şeklinde ifadeler kullanıldığı, dava konusu programda sunucu ile konuğu arasında geçen diyaloglarda sarfedilen söz ve açıklamaların içeriği itibarıyla yayın saati de dikkate alındığında, siyasi eleştiri kapsamında sarfedilen sözlerin toplumun milli ve manevi değerlerini, genel ahlakı ve ailenin korunması ilkesini ihlâl eder nitelikte olmadığı anlaşıldığından, dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle hukuka aykırı bulunan dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; programın genel olarak ülke siyaseti, toplumsal meseleler ve sanat gibi konuların ele alındığı bir içeriğe sahip olduğu, programın kurgusu gereği sunucu veya konukların kimi söz ve tavırları ile açıklamalarının genel olarak siyasileri, özel olarak ülkeyi yönetenlerin tasarruf ve işlemlerini hedef alabileceği, bu çerçevede kalmak kaydıyla bu söz ve açıklamaların siyasal eleştiri olarak değerlendirilebileceği, ancak kullanılan söz ve tavırların ya da açıklamaların, eleştiri sınırlarının ötesine geçerek toplumun milli ve manevi değerlerini küçümseyici, aşağılayıcı, itham edici mahiyete dönüşmesi veya bu değerlere aykırı olması hâlinde davalı idarece gerekli müeyyidelerin uygulanması gerekeceği, dava konusu yayında program konuğunca sarf edilen ifadelerde yer alan din olgusunun toplumsal düzlemde önemli bir manevi değer olduğu, bu nedenle, Türk toplumunun önemli bir kesimince benimsenen inanç sisteminin, Türk Dil Kurumu'nca 'boş, temelsiz, asılsız söz' şeklinde tanımlanan 'safsata' olarak nitelendirilmesine matuf sözlerin toplumun milli ve manevi değerlerine aykırılık teşkil ettiği sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle, davalı idarenin istinaf başvurusunun kabulüne, istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının kaldırılmasına, 2577 sayılı Kanun'un 45. maddesinin 4. fıkrası uyarınca esastan incelenen davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, safsata kelimesinin İslam dinine yönelik bir itham olarak kullanılmadığı, ilahiyat profesörünün teknoloji alanında yetkin olamayacağına yöneltilmiş bir eleştiri olduğu, safsata kelimesinin ilahiyat bilimi için kullanıldığı, ilahiyat kelimesinin İslam dini ile eş değer kabul edilmemesi gerektiği, Yargıtay kararlarında safsata kelimesinin hakaret kabul edilmediği, ifade özgürlüğü kapsamında değerlendirilmesi gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, Mahkeme kararının usul ve yasaya uygun olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'NUN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Bölge idare mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2. Dava konusu işlemin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptaline ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun kabulü ile Mahkeme kararının kaldırılması ve davanın reddi yolundaki … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesi'nin … tarih ve E:…, K:… sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, anılan Bölge İdare Mahkemesi kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. Posta giderleri avansından artan tutarın davacıya iadesine,
5. 2577 sayılı Kanun'un 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'ne gönderilmesini teminen dosyanın … İdare Mahkemesi'ne gönderilmesine, 12/04/2023 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.