T.C.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2020/3609
Karar No : 2023/3029
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Vergi Dairesi Başkanlığı
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI) : …
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:.., K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı hakkında düzenlenen vergi inceleme raporuna istinaden, davacının bir kısım hasılatını kayıt dışı bıraktığı ve ticari faaliyeti ile ilgili olmayan bir takım harcamalarını gider olarak kaydetmek suretiyle ödenecek gelir vergisini olması gerekenden düşük gösterdiğinden bahisle 2016 yılı için re'sen tarh edilen vergi ziyaı cezalı gelir vergisinin kaldırılması istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … Vergi Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:... sayılı kararda; kayıt dışı bırakıldığı ileri sürülen KDV dahil 520.300,00 TL tutarındaki kazancın KDV dahil 160.400,00 TL'lik kısmına ilişkin olarak davacı tarafından dava dilekçesinde "...'la birlikte açmayı planladıkları güzellik salonu işi için daha önceki tarihlerde ...'a para verdiği ve kendisine ait müzik sistemini ...'a sattığı, 160.400,00 TL tutarındaki paranın güzellik salonu işi olmayınca kendisine geri verilen para ile müzik sistemi bedelinden oluştuğu" ileri sürülmekte ise de; bu paranın, davacıya 2016/Nisan ayından itibaren ticari faaliyeti kapsamında ödendiğinin davacının yetkili temsilcisi ile davacının hesaplarını yöneten, aynı zamanda davacının ablası ve çalışanı olan ve vergiyi doğuran olayla ilgisi tabii ve açık olan ...'in ifadeleriyle sabit olduğu anlaşılmakla, söz konusu kazancın kayıt dışı bırakıldığının hukuken geçerli bir şekilde ispatlandığı görüldüğünden, tarhiyatın bu tutara isabet eden kısmında hukuka aykırılık görülmediği öte yandan, davacının KDV dahil 135.900,00 TL tutarındaki giderinin ... tarafından ödendiği ve bu ödemeler yapılırken davacının ticari faaliyeti kapsamında vermiş olduğu hizmetler karşılığı alınan nakit avans, havale ve EFT'lerin kullanıldığı hususunun gerek ... gerekse de davacının yetkili temsilcisi tarafından beyan edildiği hususuna dayanılarak, vergi inceleme raporunda söz konusu 135 bin liralık giderin beyan edilmeyen ilave gelirlerden karşılandığının kabul edildiği ve bu tutarın kayıt dışılığından bahisle davacı hakkında re'sen tarhiyat yapılmışsa da, ilgili dönem hesap özeti incelendiğinde vergi müfettişi tarafından söz konusu giderin beyan edilen kazançlardan da karşılanmış olabileceği ihtimalinin göz ardı edildiği, ayrıca söz konusu giderin kaynağının kayıt dışılığının hukuken geçerli herhangi bir bilgi, belge ya da karşıt inceleme ile somut bir şekilde ortaya konulamadığı görüldüğünden, dava konusu tarhiyatın KDV dahil 135.900,00-TL tutarındaki hasılatın matraha eklenmesi suretiyle yapılan kısmında hukuka uyarlık görülmediği,; davacı tarafından 2016 yılında kendi hesabına yatırılan KDV dahil 224.000,00 TL tutarındaki nakit paraya ilişkin olarak davacının yetkili temsilcisinin "davacı tarafından verilen hizmetler karşılığında elde edilen birikimler ve tasarruflarından kaynaklandığı" beyanına istinaden söz konusu para kayıt dışı hasılat olarak kabul edilmişse de; davacı temsilcisinin ifadesinde söz konusu paranın kaynağının kayıt dışılığı ile ilgili herhangi bir beyanda bulunulmadığı, bahsi geçen kazancın, davacının da iddia ettiği gibi daha önce beyan edilmiş olan kazanç ve birikimlere ilişkin olma ihtimalinin vergi müfettişi tarafından değerlendirilmediği ve doğrudan kayıt dışı olarak kabul edildiği, bu hususun ancak söz konusu paranın kaynağının araştırılması suretiyle ortaya çıkarılabilecek nitelikte olduğu, öte yandan söz konusu paranın başkası tarafından değil doğrudan davacı tarafından hesaba yatırıldığı dikkate alındığında, söz konusu gelirin kaynağının kayıt dışılığının hukuken geçerli bir şekilde ortaya konulamadığı görülmekle, dava konusu tarhiyatın KDV dahil 224.000,00 TL tutarındaki hasılatın matraha eklenmesi suretiyle yapılan kısmında da hukuka uyarlık görülmediği, davacı tarafından 275.437.25 TL tutarındaki harcamanın yasal defterlerine gider olarak kaydedildiği, vergi incelemesi ile bu giderlerin yalnızca KDV hariç 53.587,27 TL'lik kısmının reddedildiği, davacının ticari faaliyetiyle ilgili olan diğer giderlerinin kanunen indirilebilecek gider olarak kabul edildiği, vergi incelemesi ile reddedilen KDV hariç 53.587,27 TL'lik tutarındaki 54 gider kaleminin ise, "mayo, iç çamaşırı, elbise, bayan kıyafeti, şort, mutfak aksesuarı, aydınlatma aracı, havlu, blender, ütü, fotoğraf çerçevesi, duş kabini vs. gibi" ev eşyaları ve kişisel giyim eşyalarına ilişkin olduğunun görüldüğü, söz konusu gider kalemlerinin incelenmesi sonucunda, bu gider kalemlerinden hiçbirinin ticari kazancın elde edilmesi ve idame ettirilmesi için yapılan genel gider kalemi olarak değerlendirilebilecek nitelikte olmamakla beraber Gelir Vergisi Kanunu'nun 27. maddesindeki giyim giderlerinden de olmadığı, bundan ziyade bu giderlerin tamamının davacının özel kullanımına yönelik harcamalardan kaynaklandığı görüldüğünden; söz konusu giderlerin kanunen kabul edilmeyen gider olarak dikkate alınması ve KDV hariç 53.587,27 TL'lik tutarın ikmalen tarh edilecek matrah farkı sayılarak gelir vergisi matrahına eklenmesi suretiyle yapılan ikmalen tarhiyatta ve dava konusu tarhiyatın bu kısmında hukuka aykırılık görülmediği sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; istinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve taraflarca ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurularının reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Cevap verilmemiştir.
TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin reddine,
2. Temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın Vergi Mahkemesine gönderilmesine, 31/05/2023 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.