T.C.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2020/3621
Karar No : 2023/4370
TEMYİZ EDEN (DAVALI): … Vergi Dairesi Başkanlığı (… Vergi Dairesi Müdürlüğü)
VEKİLİ: Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI): Tasfiye Halinde … Petrol Ürünleri Anonim Şirketi
VEKİLİ: Av. …
İSTEMİN KONUSU: … Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Davacı şirket adına, 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu'nun 11/1-a maddesi uyarınca ihracat teslimleri nedeniyle indirim konusu yapılamayan katma değer vergisinin, haksız olarak mahsuben iadesinin yapıldığından bahisle davacı şirket adına düzenlenen vergi inceleme raporuna istinaden 2014/11. dönemi için re'sen tarh edilen vergi ziyaı cezalı katma değer vergisi ile sahte fatura kullandığı ve bu faturaları yasal kayıtlarına intikal ettirerek katma değer vergisini indirim konusu yaptığından bahisle 2014/11 ,12. dönemlerine ilişkin olarak re'sen tarh edilen vergi ziyaı cezalı katma değer vergilerinin kaldırılması istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... Vergi Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; davacı adına 2014/11. dönemine ilişkin olarak 44.482,00-TL tutarındaki vergi ziyaı cezalı katma değer vergisi tarhiyatının dayanağı vergi inceleme raporunda, davacı şirketin emtia ve hizmet alımında bulunduğu mükellefin 31/12/2014 tarihi itibariyle mükellefiyetinin re'sen terkin edildiği, anılan mükellefin 2014 yılındaki emtia alışlarının %33'ünün hakkında sahte belge düzenlediğine dair tespit bulunan firmalardan yapıldığından bahisle cezalı tarhiyat yapıldığı, davacı şirketin emtia hizmet alımında bulunduğu mükellefin sahte belge düzenleyicisi olması söz konusu ise bunu ispat yükü davalı idarede olduğundan ve olayda ispat yükünün yerine getirilmesi anlamında davacı şirketin emtia ve hizmet alımında bulunduğu mükellef hakkında düzenlenen bir vergi tekniği raporu ve herhangi bir tespit bulunmadığı anlaşıldığından, davacı şirketin emtia ve hizmet alımında bulunduğu mükellefin sahte belge düzenleyici olduğunun kabulünün mümkün olmadığı, davacı şirketin anılan mükelleften yaptığı alımlardan kaynaklı KDV indirimlerinin mahsup edildiği gerekçesiyle yapılan vergi ziyaı cezalı katma değer vergisi tarhiyatında hukuka uyarlık bulunmadığı, davacı adına sahte fatura kullandığından bahisle 2014/11, 12. dönemlerine ilişkin olarak yapılan vergi ziyaı cezalı katma değer vergisi tarhiyatlarına gelince, davacı şirketin ihtilaf konusu dönemde emtia ve hizmet satın aldığı Esenler Vergi Dairesi mükellefi …, Küçükçekmece Vergi Dairesi mükellefi, … İnş. Taah. Hırd. Keres. Dış Tic. Ltd. Şti. hakkında düzenlenen vergi tekniği raporlarının tetkikinden, adı geçen mükelleflerin düzenlediği faturaların sahte belge niteliğinde olduğu anlaşıldığından anılan mükelleflerden alınan faturalara ilişkin yapılan cezalı tarhiyatlarda hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın kısmen kabulüne kısmen reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; istinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davalı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davalı idare tarafından, idarelerince tesis edilen işlemlerin yasal ve yerinde olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Cevap verilmemiştir.
TETKİK HÂKİMİ: …
DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin kabulü gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 26. maddesinin 1. fıkrasında: "Dava esnasında ölüm veya herhangi bir sebeple tarafların kişilik veya niteliğinde değişiklik olursa, davayı takip hakkı kendisine geçenin başvurmasına kadar; gerçek kişilerden olan tarafın ölümü halinde, idarenin mirasçılar aleyhine takibi yenilemesine kadar, dosyanın işlemden kaldırılmasına ilgili mahkemece karar verilir. Dört ay içinde yenileme dilekçesi verilmemiş ise, varsa yürütmenin durdurulması kararı kendiliğinden hükümsüz kalacağına" yer verilmiştir.
Dava dosyası ile Türkiye Ticaret Sicil Gazetesi kayıtlarının birlikte incelenmesinden; 12/09/2018 tarihinde tasfiyesine karar verilen ve tasfiyeye giriş halinin 18/09/2018 tarihinde Türkiye Ticaret Sicil Gazetesinde yayımlanan davacı şirketin, 04/12/2018 tarihinde dava açtığı, 20/12/2018 tarihinde genel kurul kararıyla, tasfiyeden dönüş ve şirketin ticaret unvanının … Kumaş İmalat Tekstil A.ş.'' olarak değiştiği kararının alınarak tescil edildiği, 04/01/2019 tarihinde Türkiye Ticaret Sicil Gazetesinde yayımladığı, 16/06/2019 tarihinde genel kurul kararıyla 24/05/2022 tarihine kadar …'ün yönetim kurulu üyesi seçildiğinin, ...'ın önceki yönetim kurulu üyeliğinin sona erdiğinin ve şirketin tek pay sahibinin … olduğunun tescil edildiği ve 18/06/2019 tarihinde Ticaret Sicil Gazetesinde yayımlandığı, 07/08/2019 tarihinde, genel kurul kararıyla şirketin ticaret unvanının, ''… Kumaş İmalat Tekstil A.ş.'' yerine ''… Giyim A.ş.'' olarak değiştiğinin tescil edildiği, 16/08/2019 tarihinde Türkiye Ticaret Sicil Gazetesinde yayımlandığı, genel kurul kararıyla tasfiye giriş kararının alındığı ve şirketin ticaret unvanının ''Tasfiye Halinde … Giyim A.ş.'' olarak 24/08/2021 tarihinde tescil edildiği, 25/08/2021 tarihli Ticaret Sicil Gazetesinde yayımlandığı, şirketlerinin borçlu ve alacaklarının tasfiye memurluğuna müracaatta bulunmaları için, 03/09/2021, 13/09/2021, 21/09/2021 tarihlerinde Türkiye Ticaret Sicil Gazetesinde üç kez ilan yapıldığı ve müteakiben genel kurul kararıyla tasfiyenin tamamlanarak ticaret sicilindeki kaydının 29/03/2022 tarihinde de terkin edildiğinin tescil edildiği ve 29/03/2022 tarihinde de Ticaret Sicil Gazetesinde yayımlandığı anlaşılmaktadır.
Bu durumda davacı şirketin, 20/12/2018, 07/08/2019 tarihlerinde iki kez ticaret unvanının değiştiği, son değişiklikle birlikte ticaret unvanının ''… Giyim A.ş.'' olduğu, 16/08/2019 tarihinde tasfiyeye girdiği, 29/03/2022 tarihinde tasfiyenin tamamlanarak ticaret sicilindeki kaydının 29/03/2022 tarihinde terkin edildiği ve bu durumun 29/03/2022 tarihinde Ticaret Sicil gazetesinde yayımlandığı anlaşıldığından, davacı şirketin ticaret sicilindeki kaydı silinmekle tüzel kişiliğinin diğer bir deyişle hukuk alemindeki varlığının sona erdiği ve dolayısıyla taraf olma ehliyeti ve yargı mercileri önünde temsil olanağının bulunmadığı göz önüne alınarak, 2577 sayılı Kanun'un 26. maddesinin 1. fıkrası uyarınca karar verilmesi gerekmektedir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin kabulüne,
2. Temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın Vergi Dava Dairesine gönderilmesine, 21/06/2023 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.