T.C.
D A N I Ş T A Y
YEDİNCİ DAİRE
Esas No : 2020/366
Karar No : 2023/2509
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Vergi Dairesi Başkanlığı
(… Vergi Dairesi Müdürlüğü)
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI) : … Ürünleri İthalat İhracat Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: 4760 sayılı Özel Tüketim Vergisi Kanunu'nun Geçici 7. maddesi kapsamında özel tüketim vergisi ödemeden satın aldığı 7 adet araç nedeniyle, söz konusu hükmün yürürlük tarihi olan 07/09/2016 tarihinden önce faaliyet konuları arasında yük taşımacılığının yer almaması sebebiyle istisna hükümlerinden faydalanamayacağından bahisle davacı adına, 2017 yılının Kasım ve Aralık ile 2018 yılının Şubat ve Mart dönemleri için re'sen tarh edilen özel tüketim vergileri ile tekerrür hükümleri uygulanmak suretiyle tek kat kesilen vergi ziyaı cezalarının iptali istemiyle dava açılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; olayda, "tarım, hayvancılık, gıda, her türlü yaş, kuru meyve ve sebze toptan ve perakende alım satımı, bunlarla ilgili ambalaj imalatı ve ana sözleşmesindeki yazılı diğer işler" ile iştigal eden davacı şirketin faaliyet konuları arasında karayolu ile yük taşımacılığının bulunmadığı, 4760 sayılı Özel Tüketim Vergisi Kanunu'nun Geçici 7. maddesinin gerekçesinde münhasıran karayolu ile yük taşımacığı faaliyeti ile iştigal eden mükelleflerin bu muafiyetten yararlanabileceğinin belirtildiği, davacı şirketin ise uyuşmazlık tarihi itibariyle böyle bir faaliyetinin olmadığı, 01/10/2016 tarihinden itibaren nakliyecilik faaliyetine başladığı ve bu durumu 17/10/2016 tarihli dilekçesi ile vergi dairesine bildirdiği, dava öncesinde düzenlediği faturaların ağırlıklı olarak çiğ inek sütü ve benzeri satışlara ait olduğu, ilgili faturalardaki nakliye bedellerinin de kendisine ait yük kapsamında yapılan taşımaya ilişkin olduğu anlaşılmış olup davacının anılan istisnadan yararlanmasının mümkün olmadığı sonucuna ulaşıldığı; diğer yandan, 29/08/2016 tarihinde tebliğ edilen ve 25/10/2016 tarihinde kesinleşen 2011,2012 ve 2013 yıllarının muhtelif dönemlerine ilişkin katma değer vergileri nedeniyle kesilen vergi ziyaı cezasının dava konusu vergi ziyaı cezaları bakımından tekerrüre esas alınmasının da hukuka uygun olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Dosyanın incelenmesinden, 2012 ilâ 2017 yıllarına ait fatura ve envanter defterlerinin hasılata ilişkin bölümlerinde, davacı şirketin 2012 yılından itibaren karayolu ile şehirlerarası ticari yük taşımacılığı faaliyeti ile iştigal ettiğinin görüldüğü, olay tarihinde yürürlükte olan mülga Karayolu Taşıma Yönetmeliği'nin 5. maddesinde bu Yönetmelik kapsamına giren taşımacılık ve benzeri faaliyetlerde bulunacak gerçek ve tüzel kişilerin yapacakları faaliyete uygun yetki belgesini almalarının zorunlu olduğu, 6. maddesinde ise (K1) yetki belgesinin ticari amaçla eşya taşımacılığı yapacaklara verileceğinin düzenlendiği, 02/07/2012 tarihinden itibaren sahip olduğu (K1) yetki belgesi ile adına kayıtlı araçlarla karayolu ile şehirlerarası yük taşımacılığı yaptığı, söz konusu faaliyeti dolayısıyla faturalar düzenlediği ve elde ettiği hasılatları envanter defterlerinde gösterdiğinin anlaşılması karşısında, davacı şirketin 4760 sayılı Kanun'un Geçici 7. maddesinde öngörülen istisna uygulamasından yararlandırılması gerektiği sonucuna ulaşıldığı; öte yandan davacının istinaf isteminin kabulüne karar verildiğinden davalı idarenin vekalet ücretine ilişkin istinaf isteminin reddinin icap ettiği gerekçesiyle davacının istinaf başvurusunun kabulü ile mahkeme kararının kaldırılmasından sonra dava konusu işlemin iptaline, davalı idarenin istinaf isteminin ise reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı şirket nezdinde yapılan yoklamada 01/10/2016 tarihi itibariyle nakliyecilik faaliyetinde bulunduğunun tespit edildiği, dolayısıyla kanunun yürürlük tarihinden önce ticari yük taşımacılığı ile iştigal etmeyen davacının istisna hükümlerinden faydalanamaycağı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'NUN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan kararın onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Yedinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.Temyiz isteminin reddine,
2. … Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının ONANMASINA,
3. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliği ve bir örneğinin de Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 08/05/2023 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.