T.C.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2020/3661
Karar No : 2023/2605
TEMYİZ EDEN TARAFLAR : 1- … Enerji Elektrik Üretimi Sanayi Anonim Şirketi
VEKİLİ : Av…
2- ... Vergi Dairesi Başkanlığı
(… Vergi Dairesi Müdürlüğü)
VEKİLİ : Av…
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek taraflarca aleyhlerine olan hüküm fıkralarının bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem : Davacı şirket adına, devrolunan … Enerji Elektrik Üretim A.Ş.'nin 2010 ve 2011 yılı hesaplarının incelenmesi sonucunda düzenlenen vergi inceleme raporlarına istinaden ve şirketin … döneminden devrolunduğundan bahisle re'sen tarh edilen …/…,…,..,… ve …/… dönemlerine ilişkin vergi ziyaı cezalı katma değer vergilerinin kaldırılması istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... ... Vergi Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; dava konusu cezalı tarhiyatların 2010/Aralık döneminden sonraki döneme devreden katma değer vergisinin azaltılmasına bağlı olarak devreden katma değer vergisi tutarlarının düzeltilmesi durumlarında, sonraki dönemlere ilişkin 2015 ve 2016 yıllarında ödenecek katma değer vergisi bulunması halinin, vergi alacağının 2015 ve 2016 yıllarında ortaya çıktığı ve bu nedenle zamanaşımı sürelerinin 2015 ve 2016 yıllarını takip eden yıllardan itibaren başlayacağı şeklinde yorumlanmasının, mükelleflerin katma değer vergisi beyan tablosuna göre değişken ve süresi belirli olmayan bir zamanaşımı süresine tabi olması sonucunu doğuracağı, bu nedenle uyuşmazlık konusu katma değer vergilerine ilişkin tarh zamanaşımı süresinin başlangıcının 2010 yılı olarak kabul edilmesi gerektiğinden bahisle tarh zamanaşımı süresinin dolduğu 31/12/2015 tarihinden sonra 24/12/2016 tarihinde tebliğ edilen ihbarnamelerin içeriği cezalı tarhiyatlar zamanaşımına uğradığından hukuka uyarlık bulunmadığı; dava konusu cezalı tarhiyatların 2011 yılının muhtelif dönemlerinde kullanılan faturalardan kaynaklanan kısmı yönünden ise, davacıya devrolunan şirkete ihtilaflı faturaları düzenleyen … Akaryakıt ve Madeni Yağ. Oto. İnş. Nak. San. Ltd. Şti. hakkında düzenlenen vergi tekniği raporunda yer alan tespitlerin, söz konusu mükellef tarafından düzenlenen faturaların sahte belge niteliğinde olduğunu ortaya koyacak nitelikte olduğundan, dava konusu cezalı tarhiyatların, anılan mükelleften 2011 yılının muhtelif dönemlerinden alınan faturalardan kaynaklı kısmında hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın kısmen kabul, kısmen reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; istinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve taraflarca ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDEN DAVACININ İDDİALARI : Davacı tarafından, dava konusu vergi ziyaı cezalı katma değer vergilerinin, haksız ve hukuka aykırı olduğu, mal ve hizmet alımlarının gerçek olduğu, vergi incelemesinin eksik ve varsayıma dayalı olarak yapıldığı belirtilerek, Bölge İdare Mahkemesi kararının aleyhe olan kısımlarının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
TEMYİZ EDEN DAVALININ İDDİALARI : Davalı idare tarafından, yapılan iş ve işlemlerin yerinde olduğu, kararın aleyhe kısımlarının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
DAVACININ SAVUNMASI : Cevap verilmemiştir.
DAVALININ SAVUNMASI : Cevap verilmemiştir.
TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz istemlerinin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 17. maddesinin 2. fıkrası uyarınca duruşma istemi yerinde görülmeyerek işin gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Tarafların temyiz istemlerinin reddine,
2. Temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi…. Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunanlar üzerinde bırakılmasına,
4. 492 sayılı Harçlar Kanunu'na bağlı (3) sayılı Tarife uyarınca, davacı aleyhine onanan tutar üzerinden binde 9,10 oranında ve … TL den az olmamak üzere hesaplanacak nispi karar harcından, varsa evvelce ödenen harcın mahsubundan sonra kalan harç tutarının temyiz eden davacıdan alınmasına,
5. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın anılan Vergi Mahkemesine gönderilmesine, 16/05/2023 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
(X) KARŞI OY :
Davacı şirket adına, devrolunan … Enerji Elektrik Üretim A.Ş.'nin 2010 ve 2011 yılı hesaplarının incelenmesi sonucunda düzenlenen vergi inceleme raporlarına istinaden re'sen tarh edilen 2015/8,9,10,11,12 ve 2016/1 dönemlerine ilişkin vergi ziyaı cezalı katma değer vergilerinin kaldırılması istemiyle açılan davada verilen Vergi Dava Dairesi kararı davalı idarece temyiz edilmiştir.
213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 113. maddesinde "zamanaşımı, süre geçmesi suretiyle vergi alacağının kalkmasıdır." şeklinde tanımlandıktan sonra aynı Kanun'un 114. maddesinde, vergi alacağının doğduğu takvim yılını takip eden yılın başından başlıyarak beş yıl içinde tarh ve mükellefe tebliğ edilmeyen vergilerin zamanaşımına uğrayacağı belirtilmiştir. Bu hüküm gereği vergi alacağının doğduğu dönem, verginin ödenmesi gerektiği dönemdir.
Öte yandan Vergi Usul Kanunu'nun 19. maddesinde, vergi alacağının mükellef bakımından vergi borcunu teşkil edeceği, 126. maddesinde ise 114. madde de yazılı zamanaşımı süresine değinildikten sonra bu süre zarfında meydana çıkan vergi hatalarının düzeltileceği kurala bağlanmıştır.
Mezkur düzenlemelerden de görülüceği üzere, tarh ve düzeltme zamanaşımı vergi alacağının doğduğu yılı takip eden yılın başından başlayarak beş (5) yıldır. Ancak, vergi alacağının doğduğu yılda yer alan tüm unsurlarla birlikte, alacağın doğduğu yılın beyannamesinde yer alan ve vergi alacağının miktarını doğrudan etkileyen bir unsur olan "geçmiş yılda kayıtlara alınan sahte ve muhteviyatı itibariyle yanıltıcı olduğu tespitli belge" üzerinden hesaplanarak, indirildikten sonra ilgili (ihtilaflı) yıla devreden verginin de, devredildiği yılın zamanaşımı süresine tabi olması gerekmektedir.
İncelenen dosyada, dava konusu cezalı tarhiyatların 2010/Aralık döneminden sonraki döneme devreden katma değer vergisinin azaltılmasına bağlı olarak ihtilaflı 2015 ve 2016 yılına devreden katma değer vergisi tutarı, ihtilaflı 2015 ve 2016 yılının ödenecek-indirilecek katma değer vergisini doğrudan etkilediği için, bu yıllara ilişkin zamanaşımı süresinin de, aynı yılı takip eden yılbaşından itibaren hesaplanması ve bu tutar ile ilgili olarak lehe ve aleyhe her türlü düzeltmenin de anılan sürede yapılabilmesi hukuka uygun olacaktır.
Bu durumda, ihtilaflı 2015 ve 2016 vergilendirme dönemleri için davacı adına yapılan tarhiyatın zamanaşımı süresinin 31/12/2020 ve 31/12/2021 tarihlerinde dolduğu, dava konusu ihbarnamelerin ise 24/12/2016 tarihinde tebliğ edildiği göz önünde bulundurulduğunda, önceki yıldan devreden katma değer vergisi tutarının azalmasından kaynaklanan dava konusu cezalı tarhiyatların zamanaşımına uğramadığı anlaşıldığından, temyize konu Vergi Dava Dairesi kararının bu kısmında da hukuka uyarlık görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle, davalı idarenin temyiz isteminin kabulü ile Vergi Dava Dairesi kararının belirtilen kısmının bozulması gerektiği görüşüyle Daire kararına katılmıyoruz.