T.C.
D A N I Ş T A Y
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No:2020/3698
Karar No:2023/1846
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : … Yayıncılık A.Ş.
(Eski Unvan: … TV Yayıncılık A.Ş.)
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVALI) : … Kurulu
…
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesi'nin … tarih ve E:… K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı yayın kuruluşuna ait "… " logosu ile yayın yapan televizyon kanalında 18-22-23-24-25-28-29-31/05/2018 ve 01-05-06/06/2018 tarihlerinde yayımlanan "… " adlı programda, 6112 sayılı Radyo ve Televizyonların Kuruluş ve Yayın Hizmetleri Hakkında Kanun'un 8. maddesinin birinci fıkrasının (i) bendinde yer alan yayın ilkesinin ihlâl edildiğinden bahisle anılan Kanun'un 32. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 658.363,00-TL idari para cezası uygulanmasına ilişkin … tarih ve … sayılı Radyo ve Televizyon Üst Kurulu (Kurul) kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesi'nce verilen … tarih ve E:… , K:… sayılı kararda; söz konusu programın 18/05/2018 tarihli bölümünün, oğlu gelini tarafından öldürülen A.T.'nin, torununun velayetini anneannesinden almak istediğini belirtmesiyle başladığı, sonrasında öldürme olayının nasıl gerçekleştiğinin A.T. tarafından anlatıldığı ve gelini için "… " ifadesini kullandığı, ardından program sunucusu tarafından olayın hukukî boyutunun yorumlandığı, gelinin annesinin telefona bağlandığı, olayın kaza olduğunu söylediği; 22/05/2019 tarihli bölümde, bir adli tıp uzmanı tarafından dosyadaki adli tıp raporunun değerlendirildiği; 23/05/2018 tarihli bölümde, dava dosyasında yer alan belgeler ışığında yine adli tıp uzmanı ve sunucu tarafından olayın değerlendirildiği, sanık avukatının yayına telefonla bağlandığı, dava dosyasındaki belgelerin söz konusu avukat tarafından da değerlendirildiği; 24/05/2018 tarihli bölümde, öldürülen kişinin kız kardeşinin telefona bağlandığı ve olaya ilişkin bilgiler aktardığı, sonrasında sunucu tarafından öldürülen kişinin önce bastonla dövüldüğü ve arkadan silahla vurulmak suretiyle öldürüldüğünün belirtildiği, adli tıp uzmanı tarafından olayın kasten adam öldürme olarak belirtildiği ve kararın isabetli olduğunun ifade edildiği, sanık avukatının yeniden telefona bağlandığı, olayın oluş şekli ile nasıl bir savunma yaptığını anlattığı; 25/05/2018 tarihli bölümde, sanık avukatının stüdyoya gelerek yayına katıldığı, savunmalarını açıkladığı; 28/05/2018 tarihli bölümde, sanık avukatının yine stüdyo konuğu olarak programa katıldığı, yargılama aşamasının devam ettiğini belirttiği, A.T.'nin avukatı M.D.'nin yayına telefonla bağlanarak sanık avukatından dava dosyasıyla ilgili cevap vermesini istediği, sorular sorduğu; 29/05/2018 tarihli bölümde, sanık avukatının stüdyoya geldiği ve konunun işlenmeye devam edildiği; 31/05/2018 tarihli bölümde, sanığın akrabası H.Ç.'nin telefonla yayına bağlanarak olay gününe ilişkin bildiklerini anlattığı, sonrasında sanığın annesinin kendi aleyhine açıklamalar yapan H.Ç.'ye cevap verdiği, 01/06/2018 tarihli bölümde, sanık avukatının telefonla yayına bağlandığı, ileri sürülen iddiaları ve soruları yanıtladığı, aynı şekilde 05/06/2018, 06/06/2018 tarihlerinde de 6 dakika süreyle bu konunun değerlendirilmesine devam edilerek 6112 sayılı Kanun'un 8. maddesinin birinci fıkrasının (i) bendinin ihlâl edildiğinden bahisle idari para cezası uygulanması üzerine bakılan davanın açıldığı,
Söz konusu programda, yargı kararı kesinleşmeden olayın oluş şeklinin, dosyadaki adli tıp raporunun çok uzun ve ayrıntıları ile olay gününe ait kamera görüntüleri de dahil olmak üzere defalarca gösterilmek suretiyle değerlendirildiği, olaya ve/veya olay gününe ilişkin bilgi sahibi olan kişilerin telefonla yayına bağlanarak bilgilerine başvurulduğu, maddi gerçekliğe ulaşılmasının elzem olduğu ceza davasına ilişkin önemli bilgilerin yayında açıklandığı ve zaman zaman taraflar karşı karşıya getirilmek suretiyle dosyanın değerlendirildiği, dolayısıyla 6112 sayılı Kanun'un 8. maddesinin birinci fıkrasının (i) bendinin ihlâl edildiği anlaşıldığından, dava konusu Kurul kararında hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka uygun davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesi'nce; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davacı ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, yayının masumiyet karinesini ihlâl eder nitelikte herhangi bir unsur içermediği, yargılama sürecini ve yargının tarafsızlığını etkileyebilecek nitelikte olmadığı, yayının ele alınan adli vakıalar sebebiyle toplumsal ilgiye matuf olduğu ve üstün kamu kararına hizmet ettiği, mahkemedeki yargılanma süreci neticelenmiş ve yayın tarihi itibarıyla istinaf aşamasında olan bir dosyanın, olayın doğrudan tarafları ya da üçüncü kişisi konumundaki şahıslarca konuşulmasının, dosyadaki mevcut bilgi ve belgelerin konunun uzmanı kişilerce irdelenmesinin, bunların bir canlı yayın ortamında yapılmasının ya da davanın avukatları, tanıkları, tarafları ve diğer tüm ilgililerin dahil olduğu geniş bir katılımla gerçekleştirilmesinin etki ve/veya baskı altında bırakmaya elverişli eylemler olmadığı, programın kişi ya da kurumlar üzerine hiçbir bağlayıcılığı olmayan, tamamen özgür ve interaktif bir tartışma platformu olduğu, sunucu, avukat ya da uzmanlar da dahil hiç kimsenin, görüş ve önerilerini belli makamlara dayatmak gibi bir yetkisinin söz konusu olmadığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, yayında bahsi geçen yargılamanın istinaf aşamasında olduğu, programda taraflara defalarca söz hakkı verildiği ve uzman konukların da dosyada yer alan bilgi, belge ve raporlarla ilgili olarak davayı etkileyebilecek çeşitli yorumlarda bulunduğu, henüz yargı aşaması tamamlanmamış bir konunun tüm ayrıntılarıyla, müteaddit defalar işlendiği belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ … 'UN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKÎ DEĞERLENDİRME :
Bölge idare mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddi yolundaki … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesi'nin … tarih ve E:… , K:… sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, anılan Bölge İdare Mahkemesi kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. Posta giderleri avansından artan tutarın davacıya iadesine,
5. 2577 sayılı Kanun'un 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesi'ne gönderilmesini teminen dosyanın … İdare Mahkemesi'ne gönderilmesine, 12/04/2023 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.