T.C.
D A N I Ş T A Y
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No:2020/3748
Karar No:2023/3228
TEMYİZ EDEN (DAVALI): … Kurumu
VEKİLİ: Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI): …
VEKİLİ: Av. …
İSTEMİN KONUSU: … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Davacıya ait akaryakıt istasyonunda, otomasyon sistemine yansımayan satış işlemi gerçekleştiğinden bahisle 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu'nun 19. maddesinin 7. fıkrası ile 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu'nun 19. Maddesi Uyarınca 2015 Yılında Uygulanacak Para Cezaları Hakkında Tebliğ uyarınca 80.106,00-TL idarî para cezası uygulanmasına ilişkin … tarih ve … sayılı Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu (Kurul) kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesi'nce verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; davacıya ait akaryakıt istasyonunda yapılan denetimde otomasyon sistemine yansımayan satış işlemi gerçekleştiği tespit edildiğinden idari para cezası uygulanması üzerine bakılan davanın açıldığı,
Davacı tarafından durumun arızadan kaynaklandığı, arızanın giderilmesi için gerekli tedbirlerin derhal alınmaya başlandığı iddia edilmekte ise de, dağıtıcı firmaya ya da kuruma yapılmış herhangi bir arıza bildirimine rastlanılmadığı, dolayısıyla otomasyon sistemine kaydedilmeyen akaryakıt satışı yapıldığı, otomasyon sistemine yansımayan satış yapılması suretiyle otomasyon sistemine ilişkin kurallara aykırı hareket edildiği dikkate alındığında mevzuatla yasaklanmış olan piyasa faaliyetleri kapsamında ticari faaliyet yürütülmeye çalışıldığı anlaşıldığından, üst sınırdaki tutar üzerinden takdir hakkı kullanılmak suretiyle tesis edilen dava konusu Kurul kararında hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nce, Dairemizin 05/02/2020 tarih ve E:2019/4044, K:2020/349 sayılı bozma kararına uyularak verilen kararda; davacıya ait istasyonda 27/10/2015 tarihinde yapılan denetimde, 01/09/2015-30/09/2015 tarihleri arasındaki dönemde otomasyon sistemi verilerine göre 7.885,66-TL (2.451,79 litre) tutarında, mâlî hafıza (yazar kasa) raporlarına göre 14.323,85-TL (4.064,696 litre) tutarında, davalı idare kayıtlarına göre ise 7.885,66-TL (2.451,79 litre) tutarında akaryakıt satışı yapıldığının tespit edildiği, yapılan soruşturma neticesinde idari para cezası uygulanmasına karar verilmesi üzerine bakılan davanın açıldığı,
Davacı tarafından sunulan ve denetim tarihinden önceki tarih olan 18/09/2015 tarihli teknik servis raporunda "Arabirim arızalı olduğundan satışlar yansımamaktadır. Arabirim değiştirilerek arıza giderilmiştir.", 09/10/2015 tarihli teknik servis raporunda ise "Yazar kasa mali hafızası arızalı olduğundan satışlar yüksek göstermektedir. Arıza giderilmiştir." ifadelerine yer verildiği, 19/10/2015 tarihli teknik servis raporunda da benzer hususlara yer verildiği, işlemin dayanağı olan 1240 sayılı Petrol Piyasasında Dağıtıcı Lisansı Sahiplerinin Bayi Denetim Sistemine İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Karar'ın 5. maddesinin 2. fıkrasının (c) bendinde bayilik lisansı sahibinin istasyon otomasyon sistemi çevrim içi olmayan yerlerde akaryakıt hareketine konu eylem gerçekleştiremeyeceği belirtildiğinden, cezalandırılacak fiilin otomasyon sistemine yansımayan satışların yapılması fiili olduğunun anlaşıldığı,
Akaryakıt istasyonunda idarece yapılan denetim sırasında düzenlenen tutanaklarda davacının otomasyon sistemine yansımayan satış yaptığına ya da otomasyona satışın yansımamasına yönelik olarak otomasyon sistemine müdahale edildiği, otomasyon sistemini devre dışı bırakan bir düzenek bulunduğu, yazar kasa satış fişleri ile alış faturalarının, ödeme kaydedici cihaz verileri ile otomasyon verilerinin, otomasyon verileri ile fiilen tanklarda bulunan miktarların bu yüzden uyumsuz olduğuna dair somut bir tespite yer verilmediği, teknik servis raporlarında da ödeme kaydedici cihaz (yazar kasa) mali hafıza raporları ile otomasyon verilerinin uyumsuzluğundan bahsedildiği, farklılığın yazar kasa arızasından kaynaklandığının belirtildiği, idarece aksini ortaya koyan bir tespite yer verilmediği, dava konusu Kurul kararı ile davacı şirkete isnat edilen fiilin otomasyon sistemine yansımayan satış yapmak fiili olduğu, davacının bu fiili işlediğine dair tespite yer verilmediği, yer verilen tespitlerin mali hafıza raporlarının otomasyona yansıyan miktardan yüksek çıkması olduğu, dolayısıyla davacının fiilinin, idarî para cezası uygulanmasına dayanak olan mevzuat düzenlemeleri ile örtüşmediği, davacıya 5015 sayılı Kanun'un 4. maddesinin 1. ve 2. fıkraları ile 1240 sayılı Kurul Kararı'nın 5. maddesinin 2. fıkrasının (c) bendine dayanılarak idarî para cezası uygulanamayacağı anlaşıldığından, dava konusu Kurul kararında hukuka uygunluk, davanın reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararında ise hukukî isabet bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Açıklanan nedenlerle, davacının istinaf başvurusunun kabulüne, İdare Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 4. fıkrası uyarınca esastan incelenen davada dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davalı idare tarafından, dava konusu işlemin kendilerine verilen hak ve yetkiler kullanılarak, gerekli usuli işlemleri tam ve eksiksiz olarak yerine getirilerek tesis edildiği, aksi bir uygulamanın piyasayı regüle etme hak ve yetkisini tam olarak yerine getirilememesi sonucunu doğuracağı, her türlü vergi, resim ve harçtan muaf olduğu, taraf olduğu davalarda harç ödemekle yükümlü tutulmasına imkân bulunmadığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Davacı tarafından, savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'UN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKÎ DEĞERLENDİRME:
Bölge İdare Mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Anılan Kanun'un 50. maddesinin 4. fıkrasında "Danıştay'ın bozma kararına uyulduğu takdirde, bu kararın temyiz incelemesi, bozma kararına uygunlukla sınırlı olarak yapılır." hükmü bulunmaktadır.
Aktarılan kurallar göz önünde bulundurulduğunda, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri, Dairemizin bozma kararındaki esaslara uyularak verilen temyize konu Mahkeme kararının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalının temyiz isteminin reddine,
2. Davanın reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun kabulü ile Mahkeme kararının kaldırılması ve dava konusu işlemin iptali yolundaki … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin … tarih ve E:…, K:… sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, anılan Bölge İdare Mahkemesi kararının ONANMASINA,
3. Davalı idare harçtan muaf olduğundan temyiz aşamasında yatırmış olduğu toplam …-TL harcın istemi hâlinde davalı idareye iadesine,
4. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
5. Posta giderleri avansından artan tutarın davalıya iadesine,
6. 2577 sayılı Kanun'un 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'ne gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesi'ne gönderilmesine, 21/06/2023 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.