T.C.
D A N I Ş T A Y
SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No : 2020/3802
Karar No : 2023/877
DAVACILAR : …'a velayeten …
VEKİLLERİ : Av…
DAVALI : … Bakanlığı
VEKİLİ : Av…
DAVANIN KONUSU :
1. Davacıların velisi oldukları …'ın 2017-2018 eğitim öğretim yılında herhangi bir ortaöğretim kurumuna yerleştirilmemesine ilişkin işlem ile
2. Ortaöğretime Geçiş sınavında uygulanan Ortaöğretime Geçiş Tercih ve Yerleştirme Kılavuzu'nun yerel yerleştirme hususlarını düzenleyen1.5.2. bölümünün (a) bendinde yer alan "Yerel yerleştirme işlemleri okulların türü kontenjanı ve konumuna göre il/ilçe milli eğitim müdürlüklerince oluşturulan ortaöğretim kayıt alanlarındaki okullara öğrencilerin ikamet adresleri, ortaokullarda bulunuşlukları, tercih önceliği, okul başarı puanları, devam-devamsızlık ve yaş kriterlerine göre değerlendirilerek yapılacaktır" düzenlemesinin iptali istenilmektedir.
DAVACININ İDDİALARI :
Velisi oldukları …'ın 02/06/2018 tarihinde yapılan sınava katıldığı ve merkezi yerleştirme kapsamında yapmış olduğu tercihlerine, tercih ettiği okulların taban puanından düşük puana sahip olmasından dolayı yerleştirilemediği, yerel yerleştirme kapsamında yapmış olduğu tercihlerinden sırasıyla … Anadolu Lisesi, … Anadolu Lisesi, … Anadolu Lisesi'ne "kayıt alanındaki ortaokuldan mezun olma” kriterinden olayı yerleştirilemediği, velisi oldukları öğrencinin 99,21372 OBP'sinin olduğu, öğrencilerin kendi okullarında kaç dönem bulunduklarına göre bir yerleştirme önceliği her şey bittikten sonra belirtildiğinden kendi kayıt alanı içindeki okullar arası nakilden mağdur olduğu, çocuklarının başarı puanı, devam devamsızlık, yaş gibi kriterler açısından kendi kayıt alanında ki okullara yerleşen diğer öğrencilerden daha avantajlı olmasına rağmen okulda bulunuşluk kriteri sebebiyle hiçbir okula yerleşemediği, dava konusu edilen Kılavuz hükümleri ve bu hükümler uyarınca tesis edilen hiçbir okula yerleşememe işleminin Anayasa'nın eğitim hakkını düzenleyen 42. maddesine ve 1739 sayılı Milli Eğitim Temel Kanunu'nda düzenlenen milli eğitimin temel amaçları ve ilkeleri ile belirlilik, hukuki güvenlik ilkelerine aykırı olduğu iddia edilmektedir.
DAVALININ SAVUNMASI :
Dava konusu Kılavuz hükümleri açısından; öğrencilerin okulda bulunuşluk süresinin hesaplanmasına yönelik olarak Bilgi İşlem Dairesi Başkanlığı'nın … tarih ve … sayılı yazısında; öğrencilerin son bulundukları kurumda bulunma sürelerinin, MEBSİS modülündeki devlet kurumu modülü kayıtları esas alınarak son bulundukları kurumda geriye doğru ortaokulda kaç dönem bulunduklarına ilaveten özel okul ve imam hatip ortaokullarında bulundukları dönem süreleri toplanarak elde edilen veriler sonucunda oluşturulduğu, öğrencilerin sınavsız yerel yerleştirme işlemlerinin Ortaöğretime Geçiş Tercih ve Yerleştirme Kılavuzu'nun yerel yerleştirme hususlarını düzenleyen 1.5.2. maddesine uygun olarak öğrencilerin ortaöğretime yerleştirilirken bir ortaöğretim kurumunu tercih eden öğrencilerin ilk olarak kayıt alanında oturup oturmadıkları yönünde karşılaştırma yapıldığı, kayıt alanında oturma kriteri aynı olan öğrencilerin ikinci olarak ortaöğretim kurumunun kayıt alanından mezun olma kriteri yönünden karşılaştırıldığı, bu kriterin de aynı olması durumunda öğrencinin ortaöğretim kurumunun kayıt alanındaki ortaokulda bulunuşluk süresine bakıldığı ve en çok dönem okuyan öğrencinin seçildiği, mezun olduğu ortaokulda okuma süresi aynı olan öğrencilerin tercih önceliğinin dikkate alındığı, bu kriterin de aynı olması yani söz konusu ortaöğretim kurumunu tercih eden öğrencilerin tercih sıralamasının aynı olması halinde ortaokul başarı puanı (OBP) kriterine göre öğrencilerin karşılaştırıldığı, bu kriterde de denklik sağlanması durumunda sırasıyla devam- devamsızlık ve yaş kriterleri yönünden karşılaştırma yapıldığı, eşitlik durumunun sona erdiği kriterden sonraki kriterlerin değerlendirmeye alınmadan yerleştirme işleminin tamamlandığı savunulmuştur.
Dava konusu işlem açısından; davacıların çocuğunun merkezi yerleştirme puanı ile tercih ettiği hiçbir okula yerleşemediği, yerel yerleştirme kapsamında yapmış olduğu tercihlerinden sırasıyla … Anadolu Lisesi, … Anadolu Lisesi, … Anadolu Lisesi'ne "kayıt alanındaki ortaokuldan mezun olma” kriterinden olayı yerleştirilemediği, ilk Yerleştirmeye Esas 1. Nakil Tercihlerine göre merkezi puanla öğrenci alan okullar arasında olan Eskişehir Anadolu Lisesi'ni tercih ettiği ancak puanının, tercih edilen okulun taban puanından düşük olması nedeniyle öğrencinin bu okula yerleşemediği, Yerleştirmeye Esas 2. Nakil tercihlerinde tercih ettiği, merkezi puanla öğrenci alan okullar arasında olan Eskişehir Anadolu Lisesi ve Şehit Mehmet Tekgül Fen Lisesi'ne hiçbir adayın yerleşemediği, Yerleştirmeye esas 3. Nakil işlemlerinde de yaptığı tercihine hiçbir adayın yerleştirilemediği, davacılar tarafından komisyona yapılmış bir başvurunun da bulunmadığı, öğrencinin özel bir okulda aktif öğrenci olarak görülmekte olduğu, dava konusu edilen düzenleyici işlem ve bu işleme dayanılarak tesis edilen bireysel işlemin hukuka uygun olduğu ve davanın reddi gerektiği belirtilmektedir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Danıştay Dava Dairelerinin ilk derece mahkemesi olarak verdiği kararların temyizen bozulması durumunda ısrar olanağı tanınmadığı dikkate alındığında, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu kararının dikkate alınarak karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.
DANIŞTAY SAVCISI : …
DÜŞÜNCESİ : Dava; 2017-2018 eğitim öğretim yılında 8. sınıfta öğrenim gören ve Ortaöğretime Geçiş Sınavında aldığı puana göre merkezi yerleştirme kapsamında bir okula yerleşemeyen davacıların çocuğunun, yerel yerleştirme kapsamında tercihte bulunduğu liselere yerleştirilmemesine ilişkin işlem ile bu işlemin dayanağı olan, Milli Eğitim Bakanlığı 2018 Yılı Ortaöğretime Geçiş Tercih ve Yerleştirme Kılavuzu'nun yerel yerleştirme hususlarını düzenleyen 1.5.2. bölümünün (a) bendinde yer alan "Yerel yerleştirme işlemleri okulların türü kontenjanı ve konumuna göre il/ilçe milli eğitim müdürlüklerince oluşturulan ortaöğretim kayıt alanlarındaki okullara öğrencilerin ikamet adresleri, ortaokullarda bulunuşlukları, tercih önceliği, okul başarı puanları, devam-devamsızlık ve yaş kriterlerine göre değerlendirilerek yapılacaktır" düzenlemesinin iptali istemiyle açılmıştır.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 46'ncı maddesinin 1'inci fıkrasında; Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarına karşı Danıştayda temyiz yoluna başvurulabileceği, 49’uncu maddesinin 2’nci fıkrasında, temyiz incelemesi sonunda Danıştayın; görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması, hukuka aykırı karar verilmesi ve usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması sebeplerinden dolayı incelenen kararı bozacağı; 4’üncü fıkrasında, Danıştayın ilk derece mahkemesi olarak baktığı davaların temyizen incelenmesinde bu madde ile ısrar hariç 50’nci madde hükümlerinin kıyasen uygulanacağı hükme bağlandığından; ilk derece mahkemesi sıfatıyla bakılan davaların temyiz incelemesi sonucu ilgili dava daireleri kurulunca; usul veya esas bakımından yeniden bir araştırma, inceleme yapılmasını veya maddi ve hukuki olayın yeniden yorumlanmasını gerektirmeyecek şekilde verilen bozma kararlarına karşı, ilk kararı veren Danıştay dava dairesine “ısrar hakkı” tanınmamıştır. Dolayısıyla, kararı bozulan Danıştay dava dairesi, bozma kararına uymak zorundadır.
Dosyanın incelenmesinden, Ortaöğretime Geçiş Sınavında aldığı puana göre merkezi yerleştirme kapsamında bir okula yerleşemeyen davacıların çocuğunun, yerel yerleştirme kapsamında tercihte bulunduğu liselere yerleştirilmemesine ilişkin işlem ile bu işlemin dayanağı olan Yerleştirme Kılavuzu'nun 1.5.2. bölümünün (a) bendinde yer alan düzenlemenin iptali istemiyle açılan davada; Danıştay Sekizinci Dairesinin 24/04/2019 tarih ve E:2018/4727, K:2019/3583 sayılı kararıyla; Kılavuz hükmü yönünden davanın reddine, davacıların çocuğu D.S.'nin yerel yerleştirme kapsamında tercihte bulunduğu liselere yerleştirilmemesine ilişkin kısmı yönünden de iptaline karar verildiği; bu kararın, davalı idare tarafından temyiz edilmesi üzerine, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 28/11/2019 günlü ve E:2019/2045, K:2019/6040 sayılı kararıyla, Daire kararının iptale ilişkin kısmının bozulduğu anlaşılmaktadır.
Buna göre, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun yukarıda sözü edilen maddeleri uyarınca Danıştay dava dairelerinin ilk derece mahkemesi olarak verdiği kararların bozulması halinde ısrar olanağı bulunmadığından, İdari Dava Daireleri Kurulunun bozma kararında yer alan gerekçelerle, bireysel işlem yönünden de davanın reddine karar verilmesi gerekeceği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ SÜREÇ :
Dava; Davacıların velisi oldukları Defne Sungar'ın 2017-2018 eğitim öğretim yılında herhangi bir ortaöğretim kurumuna yerleştirilmemesine ilişkin işlem ile bu işlemin dayanağı olan, Ortaöğretime Geçiş sınavında uygulanan Ortaöğretime Geçiş Tercih ve Yerleştirme Kılavuzu'nun yerel yerleştirme hususlarını düzenleyen1.5.2. bölümünün (a) bendinde yer alan "Yerel yerleştirme işlemleri okulların türü kontenjanı ve konumuna göre il/ilçe milli eğitim müdürlüklerince oluşturulan ortaöğretim kayıt alanlarındaki okullara öğrencilerin ikamet adresleri, ortaokullarda bulunuşlukları, tercih önceliği, okul başarı puanları, devam-devamsızlık ve yaş kriterlerine göre değerlendirilerek yapılacaktır" düzenlemesinin iptali istemiyle açılmıştır.
İNCELEME VE GEREKÇE:
Uyuşmazlıkta; Dairemizin 24/04/2019 tarih ve E:2018/47270, K:2019/3583 sayılı kararıyla; Ortaöğretime Geçiş sınavında uygulanan Ortaöğretime Geçiş Tercih ve Yerleştirme Kılavuzu'nun yerel yerleştirme hususlarını düzenleyen 1.5.2. bölümünün (a) bendinde yer alan; "Yerel yerleştirme işlemleri okulların türü kontenjanı ve konumuna göre il/ilçe milli eğitim müdürlüklerince oluşturulan ortaöğretim kayıt alanlarındaki okullara öğrencilerin ikamet adresleri, ortaokullarda bulunuşlukları, tercih önceliği, okul başarı puanları, devam-devamsızlık ve yaş kriterlerine göre değerlendirilerek yapılacaktır" düzenlemesi yönünden davanın reddine; bireysel işlemin ise iptaline karar verilmiştir.
Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 28/11/2019 tarih ve E:2019/2045, K:2019/6040 sayılı kararıyla; Dairemiz kararının Davacıların velisi oldukları ….'ın 2017-2018 eğitim öğretim yılında herhangi bir ortaöğretim kurumuna yerleştirilmemesine ilişkin işlemin iptaline ilişkin kısmının bozulmasına, diğer kısmının onanmasına karar verilmiştir.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 46. maddesinin 1. fıkrasında, Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının Danıştay'da temyiz edilebileceği; 2575 sayılı Kanunun 38. maddesinde, İdari Dava Daireleri Kurulunca idari dava dairelerinden ilk derece mahkemesi olarak verilen kararların temyizen inceleneceği; 2577 sayılı Kanunun 49. maddesinin 4. fıkrasında da, Danıştayın ilk derece mahkemesi olarak baktığı davaların temyizen incelenmesinde bu madde ile ısrar hariç 50. madde hükümlerinin kıyasen uygulanacağı kurala bağlanmıştır.
Bu nedenle, bozma kararı gözönünde bulundurularak, yeniden bir karar verilmesi gerekmektedir.
Davacıların velisi oldukları öğrencinin 2017-2018 eğitim öğretim yılında herhangi bir ortaöğretim kurumuna yerleştirilmemesine ilişkin işlem yönünden yapılan inceleme:
2018 Ortaöğretime Geçiş Sınavından 372.6494 puan almış olan davacıların çocuğunun, merkezi ve yerel yerleştirme kapsamında girmek istediği okulları belirtmek suretiyle yaptığı 12/07/2018 tarihli başvurunun, … tarih ve …. sayılı Bakanlık Oluru ile yürürlüğe konulan 2018 Ortaöğretime Geçiş Tercih ve Yerleştirme Kılavuzu kapsamında değerlendirildiği ve 30/07/2018 tarihinde açıklanan sonuçlara göre, merkezi tercihlerine puanının yetersiz kalması, yerel tercihlerine ise, Kılavuzun yerel yerleştirme hususlarını düzenleyen dava konusu 1.5.2. bölümünün (a) bendinde belirtilen "kayıt alanındaki ortaokuldan mezun olma" kriterini taşımadığı için yerleştirilmediği görülmektedir.
Dairemizce yapılan değerlendirme neticesinde; Milli Eğitim Bakanlığı 2018 Yılı Ortaöğretime Geçiş Tercih ve Yerleştirme Kılavuzu'nun yerel yerleştirme hususlarını düzenleyen 1.5.2. bölümünün (a) bendinde yer alan "Yerel yerleştirme işlemleri okulların türü kontenjanı ve konumuna göre il/ilçe milli eğitim müdürlüklerince oluşturulan ortaöğretim kayıt alanlarındaki okullara öğrencilerin ikamet adresleri, ortaokullarda bulunuşlukları, tercih önceliği, okul başarı puanları, devam-devamsızlık ve yaş kriterlerine göre değerlendirilerek yapılacaktır." düzenlemesi yönünden; Ortaöğretime Geçiş Tercih ve Yerleştirme Kılavuzu'nun, Ortaöğretim Kurumları Yönetmeliği'nin 20. maddesi uyarınca oluşturulan yeni ortaöğretime geçiş sisteminin uygulanmasına yönelik olarak hazırlandığı ve bütünüyle değerlendirildiğinde, yeni sistemin amaç ve yöntemi bağlamında kendi içinde tutarlı olduğu gibi dayanağı olan Ortaöğretim Kurumları Yönetmeliği ile Ortaöğretime Geçiş Yönergesi'ne aykırılık da taşımadığının görüldüğü, kanun koyucu tarafından idareye tanınan düzenleme yetkisi uyarınca, Yönetmelik çerçevesinde oluşturulan yeni yerleştirme sisteminin uygulamasına yönelik olarak hazırlanan Kılavuzun dava konusu düzenlemesinin, kamu yararı ve hizmet gereklerine uygun olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bu itibarla; Davacıların velisi oldukları Defne Sungar'ın 2017-2018 eğitim öğretim yılı yerleştirme işlemlerinin hukuka uygun olan Kılavuz hükümleri doğrultusunda yapıldığından, anılan Kılavuz hükmünün uygulanmasında herhangi bir yanlışlık da görülmediğinden, davacıların çocuğunun, yerel yerleştirme kapsamında tercihte bulunduğu liselere yerleştirilmemesine ilişkin işlemin hukuka aykırı olduğundan söz etmek mümkün değildir.
Öte yandan; davacıların çocuğu …'un 27/06/2018 onay tarihli ilk Kılavuz hükümleri ile yapılan yerleştirme sonrasında, 05/08/2018 tarihinde yayınlanan Yerleştirmeye Esas Nakil Kılavuzu kapsamında 07/08/2018 tarihinde yaptığı 1. yerleştirmeye esas nakil başvurusu ve 17/08/2018 tarihinde yaptığı 2. yerleştirmeye esas nakil başvurusunda merkezi sınavla öğrenci alan okulları tercih etmiş ve bu okullara, merkezi puan üstünlüğüne göre daha yüksek puanlı öğrenciler yerleştirildiğinden yerleştirilememiştir. Bu yüzden, davacıların çocuğu hakkında daha sonra yapılan uygulamada da hukuka aykırılık görülmemiştir.
Bu nedenle, dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığından davanın reddi gerekmektedir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. DAVANIN REDDİNE,
2.Ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam … TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
3. İlk aşamada davalı lehine Avukatlık ücretine takdir edildiğinden bu aşamada yeniden hükmedilmemesine,
4. Posta gideri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra istemi halinde taraflara iadesine,
5. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 (otuz) gün içerisinde Danıştay Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere,
28/02/2023 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.