T.C.
D A N I Ş T A Y
ALTINCI DAİRE
Esas No : 2020/3840
Karar No : 2023/4304
TEMYİZ EDEN TARAFLAR : I- (DAVACILAR) 1-… 2-…
VEKİLLERİ : Av. …, Av. …
II- (DAVALI) …Belediye Başkanlığı- …
VEKİLİ : Av. …
DİĞER DAVALILAR : 1- … Bakanlığı - …
VEKİLİ : Av. …
2- … Büyükşehir Belediye Başkanlığı
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF : 1- … Bakanlığı
2- … Büyükşehir Belediye Başkanlığı
3- … Belediye Başkanlığı
4- …
5- …
İSTEMİN KONUSU : …Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince, Tetkik Hakimi …'ın açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun Ek 1. maddesinin 1. fıkrasına; 26/11/2022 tarih ve 32025 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7421 sayılı Vergi Usul Kanunu İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 3. maddesiyle eklenen cümle ile uygulama imar planlarında umumi hizmetlere ve resmi kurumlara ayrılmak suretiyle mülkiyet hakkının özüne dokunacak şekilde tasarrufu hukuken kısıtlanan taşınmazlar hakkında, uygulama imar planlarının yürürlüğe girmesinden itibaren beş yıllık süre içerisinde ilgili idarelerce imar programlarının veya imar uygulamalarının yapılmaması ve bütçe imkânları dâhilinde bu taşınmazların kamulaştırılmaması veya her hâlde mülkiyet hakkının kullanmasına engel teşkil edecek kısıtlılığı kaldıracak şekilde imar planı değişikliği yapılmaması halinde taşınmazların malikleri tarafından mülkiyet hakkından kaynaklı bedele ilişkin açılacak davaların adli yargıda görüleceği düzenlenmiş olup söz konusu düzenlemenin yürürlüğe girmesinden sonra adli yargı yerleri görevli olduğundan, idari yargı mercilerinde görülmekte olan davaların anılan Kanun hükmü gereğince görev yönünden reddine karar verilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır.
Öte yandan; davanın açıldığı tarihte görevli bulunan mahkemenin sonradan çıkan yasa ile görevsiz hale gelmesi üzerine verilecek görevsizlik kararlarında taraflara vekalet ücreti yükletilmesine hukuken olanak bulunmadığı, ayrıca görevsizlik kararı verilinceye kadar taraflarca yapılmış olan yargılama giderlerinin ise usule ilişkin mevzuat ve uyuşmazlık konusuyla ilgili yerleşik içtihatlar çerçevesinde, tarafların davanın açıldığı tarihteki haklılık durumu dikkate alınarak takdir edileceği tabiidir.
Nitekim, Dairemizin konuyla ilgili 30/11/2022 tarihli, E:2021/7461, K:2022/10466 sayılı kararında bu hususlar ayrıntılı olarak değerlendirilmiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. 2577 sayılı Kanunun 49. maddesine uygun bulunan tarafların temyiz isteminin kabulüne,
2. … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:2020/185 sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 02/05/2023 tarihinde, kesin olarak, oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY (X):
Dava, İstanbul İli, Avcılar İlçesi, … Mevkii, …pafta, … parsel sayılı 338m² yüzölçümlü taşınmazın, imar plan ve paftalarında yeşil alan ve yol olarak ayrılması ve plan tadilatı yönündeki başvurunun reddi üzerine açılan iptal davasından da iç hukuk yollarına başvurulmasına rağmen lehine bir sonuç alınamaması üzerine, mülkiyet haklarının ihlal edildiğinden bahisle, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine (AİHM) yapılan başvuru sonucunda; Avrupa İnsan Hakları Mahkemesince, ...günlü ve Başvuru No: ... sayılı ve akabinde adil tazmin kapsamında 01/03/2016 tarihli İkinci Daire kararlarıyla, 10.000 Euro manevi ve 90.000 Euro maddi tazminat ödenmesine karar verilmiş ve bu karar uyarınca Euro karşılığı olarak davacılara 01/12/2014 tarihinde 27.659,00-TL manevi tazminat, 26/05/2016 tarihinde ise 301.113,00-TL maddi tazminat ödendiği, anılan kararlardan sonra, 26/04/2016 tarihinde ayrı ayrı olarak Adalet Bakanlığı Uluslararası Hukuk ve Dış İlişkiler Genel Müdürlüğü İnsan Hakları Daire Başkanlığına, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığına ve Avcılar Belediye Başkanlığına hitaben verilen dilekçeler ile, taşınmazdaki kısıtlamanın Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin hak ihlali kararına rağmen halen devam ettiğinden ve hak ihlalinin sürdürüldüğü ve tasarruf hakkının kısıtlandığından bahisle, sırasıyla; - taşınmazının piyasa değerinin ve uğranılan kira/ faiz gelir kaybı nedeniyle toplam 1.580.000,00-TL'nin tazminine karar verilmesi, -bu olmadığı takdirde aynı değerde inşaat yapılması veya satılması yönünde üzerinde herhangi bir ruhsat ve tapu kaydı engeli olmayan başka bir arsa verilerek kamulaştırılması, -taşınmazdaki yeşil alan sınırlamasının kaldırılması, imar planlarının düzeltilmesi ve komşu parsellerde olduğu gibi en az 5 kat, her katta iki daire olmak üzere ve her bir daire 110m² net olarak inşaat yapılacak şekilde inşaat ruhsatı verilmesinin sağlanması istemleriyle başvurulduğu, anılan başvuruların zımnen reddedilmesi üzerine, mülkiyet hakkı ihlal edildiği ve tasarruf hakkı kısıtlandığının anılan AİHM kararı ile ortaya konulduğundan bahisle, taşınmazının piyasa değerinin ve uğranılan kira/ faiz gelir kaybı nedeniyle toplam 1.5800.000,00-TL'nin tazminine karar verilmesi ve anılan zımnen ret işlemlerinin iptali istemiyle açılmıştır.
Davacının başvurusunda yukarıda açıklandığı üzere terditli talepler bulunmaktadır.
Bu taleplerden imar planı değişikliği isteminin belediye meclisince görüşülüp karara bağlanması, kamulaştırma isteminin ise belediye encümenince görüşülüp karara bağlanması gereken istemlerdir.
Davacı istemlerinden imar planı değişikliği talebinin belediye meclisince, kamulaştırma talebinin ise belediye encümenince görüşülüp karar bağlanması gerekirken davalı belediyece bu talepleri ilgili yerlere aktarılması gerekirken belediye başkanlığınca (zımnen) reddedilmesine ilişkin işlemde hukuka uyarlık bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle davacının imar planı değişikliği ve kamulaştırma istemlerinin bu hususlarda görevli birimlere aktarılmadan belediye başkanlığınca zımnen reddedilmesinde hukuka uyarlık bulunmadığından, temyize konu İdari Dava Dairesi kararının bu kısmında isabet bulunmamakta olup, anılan kararın zımnen ret işlemine ilişkin kısmının belirtilen gerekçeler ile bozulması gerektiği oyuyla, aksi yöndeki Dairemizin görev yönünden reddine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle bozulmasına dair çoğunluk kararının bu kısmına gerekçe yönünden katılmıyoruz.