T.C.
D A N I Ş T A Y
YEDİNCİ DAİRE
Esas No : 2020/411
Karar No : 2023/2100
TEMYİZ EDEN (DAVALI): … Bakanlığı adına … (…) Gümrük Müdürlüğü
VEKİLİ: Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI): … Gümrük Müşavirliği Limited Şirketi
VEKİLİ: Av. …
İSTEMİN KONUSU: … Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: … Derneği İktisadi İşletmesi adına 2015 yılında tescilli muhtelif tarih ve sayılı 9 adet serbest dolaşıma giriş beyannamesi ile bağış kapsamında vergisiz olarak yurda getirilen eşyaların ticari faaliyete konu edildiğinin saptandığından bahisle müteselsil sorumluluk hükümleri esas alınarak gümrük müşaviri sıfatıyla davacı adına tahakkuk ettirilen gümrük, ilave gümrük ve katma değer vergileri ile bu vergiler üzerinden 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 234. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendi uyarınca hesaplanarak karara bağlanan para cezasına vaki itirazın reddine ilişkin işlemin iptali istemiyle dava açılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; olayda, eşyanın ithali sırasında, dernek adına hareket eden ...'un hibe yahut yardım amacıyla muafiyet kapsamında yurda getirilecek muhtelif eşyanın işlemlerini gerçekleştirmek için yetkili olduğu, bu yetkiye istinaden bahsi geçen beyannameler muhteviyatı eşya ithalinde gümrük işlemleri için davacı müşavirlik firmasının hukuka uygun bir şekilde yetkilendirildiği, eşya ithalatı sırasında da bu yetkiye istinaden düzenlenen hukuka uygun vekaletnamenin ve ithalata dair Gümrükler Genel Müdürlüğü'nce düzenlenmiş muafiyet yazısının bulunduğu, gümrük muayene memurunun gözetimi altında gümrük işlemlerinin tamamlandığının anlaşılması karşısında söz konusu kaçakçılık fiillerini gümrük müşaviri olan davacının bilmesine imkan bulunmadığı ve mesleği icabı mutad olarak bilmesi gereken durumlardan olmadığı, bu durumda, vergi kaybına sebebiyet veren fiile bilerek ve isteyerek iştirak ettiği hususu somut ve objektif delillerle ortaya konulamayan davacı adına alınan tahakkuk ve para cezası kararlarına vaki itirazın reddine dair işlemde hukuka uygunluk görülmediği gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idare tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: ... Derneği İktisadi İşletmesi adına tescilli beyannamelerin ekinde bulunması gereken konsolosluk tasdikli evrakların bulunmadığı, komisyon marifetiyle yapılması gereken muayene işleminin sadece muayene memuru tarafından gerçekleştirildiği, hibe/yardım amacıyla ithal edilen eşyanın ticari faaliyete konu edildiğinin tespit edilmesi üzerine tesis edilen işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'İN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan kararın onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Yedinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.Temyiz isteminin reddine,
2. … Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının ONANMASINA,
3. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliği ve bir örneğinin de Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 13/04/2023 tarihinde kesin olarak oyçokluğuyla karar verildi.
(X) KARŞI OY : Temyiz başvurusu, ... Derneği İktisadi İşletmesi adına 2015 yılında tescilli muhtelif tarih ve sayılı 9 adet serbest dolaşıma giriş beyannamesi ile bağış kapsamında vergisiz olarak yurda getirilen eşyaların ticari faaliyete konu edildiğinin saptandığından bahisle müteselsil sorumluluk hükümleri esas alınarak gümrük müşaviri sıfatıyla davacı adına tahakkuk ettirilen gümrük, ilave gümrük ve katma değer vergileri ile bu vergiler üzerinden 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 234. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendi uyarınca karara bağlanan para cezasına vaki itirazın reddine ilişkin işlemin iptaline karar veren mahkeme kararına yönelik istinaf isteminin reddine dair kararın bozulması istemine ilişkindir.
4458 sayılı Gümrük Kanunu ve 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nda belirlenmiş verginin bir amme alacağı olması ve vergi yükümlüsünün vergilerin ödenmesi konusunda kanunda birden fazla yükümlüyü açık düzenleme yapmak suretiyle müşterek ve müteselsil sorumlu olarak göstermiş olup vergi kayıp ve kaçağını önlemek amacını gütmüştür. Gümrük Kanunun açık lafzından, amacından ve düzenlemesinden açıkça anlaşıldığı üzere, bu kanunda yer alan cezalar başlığı ile başlayan 231 ve devamı maddelerinde düzenlenen cezalar, idari yaptırım niteliğinde olan idari para cezalarıdır. Kanunun 61, 181, 192 ve 229. maddeleri açıkça müteselsil sorumluluğu düzenlemiştir, yani fiili gerçekleştiren şahıs haricinde bir başka kişiyi de fiili gerçekleştirmeksizin kanunda ki düzenleme ile sorumlu tutmuş, hatta 181. madde düzenlemesinde fiili gerçekleştiren şahsın kim olduğu hususu bile sorumluluk ile iç içe geçmiş durumdadır.
Şöyleki; 4458 sayılı Kanun'un gümrük yükümlülüğünü düzenleyen 181. maddesinin 2. bendi, “ithalatta gümrük yükümlülüğününde yükümlünün beyan sahibi olduğu, dolaylı temsil durumu mevcut ise hesabına gümrük beyanında bulunulan kişinin de yükümlü olduğu, anılan Kanunu'nun 3. maddesinin 17. bendinde de "beyan sahibi"nin kendi adına beyanda bulunan kişiyi veya adına beyanda bulunulan kişiyi ifade ettiği, 61. maddenin 3. bendinde, tescil edilmiş beyanname muhteviyatı eşyanın vergileri ve para cezalarından dolayı taahhüt niteliğinde beyan sahibini bağladığı, tescil edilmiş beyanname muhteviyatı eşyaya ilişkin tahakkuk eden vergilerden ve karara bağlanan para cezalarından sorumlu olacakları, 192. maddesi, aynı gümrük vergilerinin ödenmesinden birden çok yükümlünün sorumlu olduğu hallerde, bunlar söz konusu vergilerin ödenmesinden müştereken ve müteselsilen sorumlu olacakları, 229/2 maddesi Gümrük müşavirliğinin bir tüzel kişilik olması halinde, gümrük beyannamesi veya beyanname kabul edilen diğer belgeler üzerine imzasını atmış olanların vergi kaybına neden olan durumu bildiği veya bilmesi gerektiği hallerde, bunlar gümrük idaresine karşı bağlı bulundukları tüzel kişilikle birlikte müteselsilen sorumlu olacağı bu hallerde, ilgili gümrük müşavirinin kişisel cezai sorumluluğu saklı kalmak kaydıyla, işlemi yapan kişi ile birlikte tüzel kişilik de gümrük idaresince alınan vergiler ve verilen para cezaları yönünden müteselsilen sorumlu olacakları, düzenlemesi ile gümrük müşavirinin, tüzel kişilik halinde tüzel kişi şirketin ve ithalatçının vergi ve cezalardan sorumluluğu açıkça düzenlenmiştir.
Dolaylı temsilci olarak işlem yapan gümrük müşaviri beyan sahibi sıfatı ile gümrük vergileri ve diğer mali yükümlülüklere bakan yönüyle sorumludur. Bu bağlamda gümrük müşavirlerinin, meslekleri ve sorumlulukları icabı “bilmesi gereken kişi” konumunda olduklarından, gümrük vergi ve para cezalarından sorumlu olup, temsil ettiği özel veya tüzel kişilerin verdiği bilgi ve belgelerin sunumu ile yetinilerek, sonrasında bir sorumluluğunun mevcut olmadığından söz edilemeyecektir.
Sorumluluktan kurtulma beyyinesi olarak getirilen ölçüt dolaylı temsilcinin idarenin gelir kaybına neden olan durumda “beyanda kullanılan verilerin yanlış olduğunu bilmediğini veya mesleği icabı ve mutat olarak bilmesi gerekmediğini” ispat etmektir. Normal halin aksini ispat veya olumsuz bir durumun ispatı, ispat müesesine aykırı bir durum olmakla bu durumu iddia edenin ispat yükü söz konusu olduğundan davalı idarenin müşavir şirketin bilgisi dahilinde olduğunu ispat yükümlülüğü de bulunmamaktadır.
Davacı, tüzel kişiliğe sahip müşavirlik şirketidir. 4458 sayılı Kanun'un 229. maddesinin 2. fıkrası düzenlemesi gereği 5237 sayılı Kanun'da tanımlanan suçlar hariç olmak üzere, çalıştırdıkları gümrük müşavirlerinin alanlarında uzman kişiler olması hasebiyle müşavir ile birlikte müşterek sorumluluğu bulunmaktadır. Davacının Kanundan doğan ve objektif sorumluluk esasına göre sorumluluğu bulunduğu açık olmakla temyiz isteminin kabulü ve kararın bozulması gerektiği oyu ile çoğunluk görüşüne katılmıyorum.