T.C.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2020/4360
Karar No : 2023/3020
TEMYİZ EDEN TARAFLAR : 1) … Vergi Dairesi Başkanlığı
VEKİLİ : Av. …
2) … İnşaat Hafriyat Nakliye Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek taraflarca aleyhlerine olan hüküm fıkralarının bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem : Davacı adına, sahte fatura kullandığından bahisle 2014/8,9,10,11,12 dönemleri için re'sen tarh edilen tekerrürlü vergi zıyaı cezalı katma değer vergileri ile 213 sayılı Kanun'un 353/1 ve 353/6 maddeleri uyarınca kesilen özel usulsüzlük cezalarının kaldırılması istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti ... Vergi Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; davacıya ihtilaflı dönemde fatura düzenleyen Maslak Vergi Dairesi mükellefi … İnşaat Ticaret Limited Şirketi hakkında düzenlenen vergi tekniği raporundaki tespitlerden düzenlemiş olduğu faturaların sahte ve muhteviyatı itibariyle yanıltıcı belge niteliğinde olduğunun somut olarak ortaya konulamadığı anlaşıldığından davacının KDV indirimlerinin reddi suretiyle yapılan vergi zıyaı cezalı katma değer vergisi tarhiyatları ile özel usulsüzlük cezası kesilmesini gerekli kılan koşullar oluşmadan kesilen özel usulsüzlük cezasında hukuka uyarlık; defter ve hesapların 213 sayılı Kanun ve yasal düzenlemelerde belirtilen muhasebe standartları ve tek düzen hesap planına ilişkin kurallara aykırı olarak tutulduğu görüldüğünden 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 353/6. maddesi uyarınca kesilen özel usulsüzlük cezasında ise hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın kısmen kabul, kısmen reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; davacıya ihtilaflı dönemde fatura düzenleyen … İnşaat Ticaret Limited Şirketi hakkında düzenlenen vergi tekniği raporundaki tespitlerden; düzenlemiş olduğu faturaların sahte ve muhteviyatı itibariyle yanıltıcı belge niteliğinde olduğu hususunun somut olarak ortaya konulduğu, gerçek bir ticari faaliyetinin olmadığı tespitinden hareketle KDV indirimlerinin reddi suretiyle yapılan vergi zıyaı cezalı katma değer vergisi tarhiyatlarında hukuka aykırılık, tekerrüre konu cezanın 2012/01-12 dönemine ilişkin olarak 2012/10 sayılı vergi ceza ihbarnamesi ile kesildiği, söz konusu ihbarnamenin 30/05/2014 tarihinde davacı şirkete tebliğ edilerek dava açılmamak suretiyle 30/06/2014 tarihinde kesinleştiği, ancak cezanın kesinleştiği tarihi takip eden 2015 yılının başından itibaren işlenecek fiiller için ceza kesilmesi durumunda tekerrür hükümleri uygulanacağından, davaya konusu 2014 dönemi için tekerrür hükümlerinin uygulanmasında ve dava konusu vergi ziyaı cezalarının tekerrür nedeniyle artırılan kısımlarında hukuka uyarlık bulunmadığı belirtilerek kararın vergi ziyaı cezalı katma değer vergisi tarhiyatları yönünden davanın kabulüne ilişkin kısmına yapılan istinaf başvurusunun kabulüne ve kararın bu kısmının kaldırılmasına, 213 sayılı Kanunun 353/1 maddesi uyarınca kesilen özel usulsüzlük cezası yönünden davanın kabulüne ilişkin yapılan istinaf başvurusunun ise reddine, vergi ziyaı cezalarının tekerrür nedeniyle arttırılan kısmı yönünden davanın kabulüne ve cezaların bu kısmının kaldırılmasına, davanın kısmen kabul, kısmen reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDEN DAVACININ İDDİALARI : Dava konusu ihbarnamelerin dayanağını oluşturan vergi inceleme raporunun hukuka uygun şekilde düzenlenmediği, anılan firmadan gerçekten alınan fatura bedellerinin bankadan çek ile ödendiği, karşılıklı mal alım ve satımına ilişkin tüm yasal belgelerin düzenlenmiş olduğu, vergi inceleme raporuna ilişkin içerik denetiminin yapılmamış olduğu, usule aykırı şekilde yapılan cezalı tarhiyatlarda hukuka uyarlık bulunmadığından kararın aleyhe hüküm fıkralarının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
TEMYİZ EDEN DAVALININ İDDİALARI : Usule ve kanuna uygun tesis edilen işlemlerde hukuka aykırılık bulunmadığından kararın aleyhe hüküm fıkralarının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
DAVACININ SAVUNMASI : Cevap verilmemiştir.
DAVALININ SAVUNMASI : Cevap verilmemiştir.
TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz istemlerinin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Tarafların temyiz istemlerinin reddine,
2. Temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunanlar üzerinde bırakılmasına,
4. 492 sayılı Harçlar Kanunu'na bağlı (3) sayılı Tarife uyarınca, davacı aleyhine onanan tutar üzerinden binde 9,10 oranında ve .. TL den az olmamak üzere hesaplanacak nispi karar harcından, varsa evvelce ödenen harcın mahsubundan sonra kalan harç tutarının temyiz eden davacıdan alınmasına,
5. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın anılan Vergi Mahkemesine gönderilmesine, 31/05/2023 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.