T.C.
D A N I Ş T A Y
ALTINCI DAİRE
Esas No : 2020/4371
Karar No : 2023/1611
KARAR DÜZELTME İSTEMİNDE BULUNAN
(DAVACI) : … Belediye Başkanlığı-…
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVALI) : … Büyükşehir Belediye Başkanlığı
VEKİLİ : Av. …
DAVALI YANINDA MÜDAHİLLER: 1- … Madencilik İnşaat Yapı Malzemeleri Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi
2- …
VEKİLİ : Av. …
3- …
4- …
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararının bozulmasına dair Danıştay Altıncı Dairesinin 28/11/2019 tarih ve E:2018/2161, K:2019/12519 sayılı kararının; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen 3622 sayılı Kanun ile değişik 54. maddesi uyarınca düzeltilmesi istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: İzmir Büyükşehir Belediye Meclisinin … tarih ve … sayılı kararıyla onaylanan 1/25.000 ölçekli Büyükşehir Bütünü Çevre Düzeni Planının iptali istemiyle açılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesince; Danıştay Altıncı Dairesinin 02.03.2015 tarih ve E:2013/6425, K:2015/1143 sayılı bozma kararına uyularak İzmir Büyükşehir Belediye Meclisinin … tarihli, … sayılı kararıyla onaylanan 1/25.000 ölçekli Büyükşehir Bütünü Çevre Düzeni Planına davacı tarafından askı tarihleri içinde çeşitli yönlerden yapılan itirazın, İzmir Büyükşehir Belediye Meclisinin … tarihli, … sayılı kararı ile Karşıyaka Belediye şantiye alanının “büyük alan kullanımı gerektiren kamu kuruluşu alanı” olarak belirlenmek suretiyle kabulüne, diğer itirazların ise reddine karar verildiği, bu işlemin iptali istemiyle bakılan davanın açıldığı, dosyada yer alan biligi ve belgelerin mahallinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen rapor ile birlikte değerlendirilmesinden, dava konusu planın yapılmasında şehircilik ilkeleri, planlama esasları ve imar mevzuatı kapsamında geçerli gerekçelerin bulunduğu, plan kararlarının yürürlükte olan İzmir-Manisa Planlama Bölgesi 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planı ile çelişmediği ve planların kademeli birlikteliği ilkesine aykırı olmadığı, dava konusu planının ölçeği nedeniyle uygulamaya esas bir plan olmadığı, ölçek özellikleri ve şematik dili ile plana ait uygulama hükümlerinin 6.4. maddesi dikkate alındığında, Karşıyaka ilçesi ve komşu ilçelere ilişkin ilçe sınırlarının dava konusu plandaki gösterim biçiminin şehircilik ilkelerine, planlama esaslarına, imar mevzuatına ve plan bütünlüğüne aykırı olmadığı, dava konusu planda; Yamanlar köyünün yaklaşık 250 m batısında bir yol kararının mevcut olduğu ve bu yolun daha alt kademede bir taşıt yolu ile Yamanlar köyüne bağlanabileceği, güzergahına alt ölçekli imar planlarında karar verilecek olan söz konusu yolun dava konusu çevre düzeni planında gösterilmemiş olmasının şehircilik ilkelerine, planlama esaslarına, plan tekniğine, imar mevzuatına ve kamu yararına aykırı olmadığı, Örnekköy’de bulunan mezarlık alanının genişletilmesine ilişkin “mezarlık” plan kararının şehircilik ilkelerine, planlama esaslarına, plan tekniğine, imar mevzuatına ve kamu yararına aykırı olmadığı, spor alanının kuzeyinde Çiğli yönünde öngörülmüş olan taşıt yolunun, dava konusu planın ölçek özellikleri ve detay düzeyi de dikkate alındığında, şehircilik ilkelerine, planlama esaslarına, plan tekniğine, imar mevzuatına ve kamu yararına aykırı olmadığı, dava konusu planın bütününde ticaret alanlarının ayrı bir lejant maddesi ile tanımlanmadığı, bunun yerine merkez ve alt merkez alanlarının “merkezi iş alanları” ve “2. ve 3. derece merkezler” olarak tanımlandığı, alanın tamamının mevcut kullanımı ile merkez alanı niteliği ve potansiyeli taşımadığı, plan notlarının 7.1.1 sayılı hükmü çerçevesinde dava konusu alanda alt ölçekli imar planlarında “ticaret alanı” plan kararı öngörülebilecek olması ve alanda bu anlamda “TM” kullanımı öngörülmesinin zorunlu olmaması nedeniyle dava konusu planın Anadolu Caddesinin Girne Caddesinden Çiğli sınırına kadar her iki yanına “TM” koşulunun getirilmesinin, 1/25.000 ölçekli Büyükşehir Bütünü Çevre Düzeni Planı bütünlüğü çerçevesinde şehircilik ilkeleri ve planlama esaslarına aykırı olduğu, imar mevzuatı çerçevesinde, çevre düzeni planlarında yoğunluklarının belirtilmesinin zorunlu olmadığı, dava konusu planın ölçeğinin 1/25.000 olduğu hususları da dikkate alınarak gelişme alanlarında yoğunluk atamalarının daha detaylı inceleme ve analizlere dayanan alt ölçekli imar planlarına bırakılmış olmasının, şehircilik ilkelerine, planlama esaslarına, plan tekniğine ve imar mevzuatına aykırı olmadığı, “tersane alanının” batısında kalan alanda bulunan konut yapı adalarının göreceli olarak küçük olması, az sayıda parsele sahip olması ve dava konusu planın ölçek özellikleri ile detay düzeyi dikkate alındığında dava konusu planda gösterilmemiş olmasının şehircilik ilkelerine, planlama esaslarına ve imar mevzuatına aykırı olmadığı, “tersane alanı” için alternatif bir alan ayrılmamış olduğu, söz konusu alanın mevcut fiili kullanımının da askeri tersane şeklinde olduğu, alanın alt ölçekli imar planında ve üst ölçekli çevre düzeni planında “askeri alan (tersane)” olarak planlı olduğu, bu nedenle dava konusu plan kararlarının şehircilik ilkelerine, planlama esaslarına ve imar mevzuatına aykırı olmadığı, dava konusu 1/25.000 ölçekli Büyükşehir Bütünü Çevre Düzeni Planında “Mavişehir” bölgesi için öngörülen plan kararlarının şehircilik ilkelerine, planlama esaslarına ve imar mevzuatına aykırı olmadığı, dava konusu planın Bostanlı Vapur İskelesinin batısında kalan alan ve Karşıyaka yat çekek yerinin önündeki alana ilişkin kararının şehircilik ilkelerine, planlama esaslarına, imar mevzuatına ve kamu yararına aykırı olmadığı, dava konusu planın 1/25.000 ölçekli olduğu ve plan kapsamında 167 adet köy yerleşim alanının bulunduğu, kırsal yerleşimlere ait gelişme alanlarının alt ölçekli analiz çalışmaları tamamlanmadan tespitinin oldukça güç olduğu bu nedenle dava konusu planda Karşıyaka ilçesi sınırları içerisinde köy gelişme alanlarının gösterilmemiş olmasının, şehircilik ilkelerine, planlama esaslarına, imar mevzuatına ve plan bütünlüğüne aykırı olmadığı, ancak: çevre düzeni planının imar mevzuatındaki tanımı gereği, bu planlarda ana ulaşım sistemlerinin gösterilmesinin esas olduğu, Karşıyaka tramvayının, Karşıyaka ilçesinin ulaşım sisteminin ana omurgalarından birisi olarak planlandığı bu nedenle dava konusu çevre düzeni planında Karşıyaka tramvay hattının gösterilmemiş olmasının şehircilik ilkelerine, planlama esaslarına ve imar mevzuatına aykırı olduğu, Zübeyde Hanım Huzurevinin de bulunduğu 1/1000 ölçekli uygulama imar planında özel hizmet alanı, spor tesisleri ve park alanına ilişkin alanların konum, büyüklük ve üstlendikleri işlevler dikkate alındığında, dava konusu 1/25.000 ölçekli Büyükşehir Bütünü Çevre Düzeni Planında bulunduğu alanın işlevine uygun lejant maddeleri ile tanımlanmak yerine genel kullanıma ilişkin “kentsel yerleşik alan” olarak belirlenmiş olmasının, şehircilik ilkeleri ve planlama esaslarına aykırı olduğu, üst ölçekli plan kararlarının oluşturulmasında tek bağlayıcı hususun alt ölçekli plan kararları olmamasına karşın kamu yararı, nesnel ve teknik gerekçelere bağlı zorunluluklar bulunmadıkça, plan kararlarının sürekliliği ilkesi kapsamında, alana ilişkin 1/1000 ölçekli uygulama imar planı kararlarının üst ölçekli plan kararları ile korunmasının esas olduğu, … Mahallesi, … ada, … sayılı parselin bulunduğu alanda yürürlükteki 1/1000 ölçekli uygulama imar planında “ağaçlandırılacak alan” olarak öngörülmüş olan alanın bir kısmının, 1/25.000 ölçekli Büyükşehir Bütünü Çevre Düzeni Planında kentsel kullanımlara konu olacak şekilde “kentsel yerleşik alan” olarak planlandığı, söz konusu alanda herhangi bir yapılaşma bulunmadığı ve eğiminin oldukça fazla olduğu, yürürlükte olan 1/1000 ölçekli uygulama imar planında öngörülen “ağaçlandırılacak alan” plan kararının göz ardı edilmesini gerektirecek teknik, nesnel ya da bilimsel gerekçe bulunmadığı, bu nedenle “kentsel yerleşik alan” olarak planlanmasının şehircilik ilkelerine, planlama esaslarına ve kamu yararına aykırı olduğu gerekçesiyle dava konusu işlemin, Karşıyaka tramvay hattının çevre düzeni planına işlenmesine ilişkin talebin, Karşıyaka belediye şantiye alanının batısında kalan 1/1000 ölçekli uygulama imar planındaki donatı alanlarının planda belirlenmesine ilişkin talebin, Örnekköy'de … ada, … sayılı parsele ilişkin talebin reddine ilişkin kısımları yönünden iptaline, diğer itirazların reddine ilişkin kısmı yönünden ise davanın reddine karar verilmiştir.
Daire kararının özeti: Uyuşmazlık konusu 1/25.000 ölçekli Büyükşehir Bütünü Çevre Düzeni Planının 10.10.2012-12.11.2012 tarihleri arasında askıya çıkarılarak ilan edildiği, davacı tarafından askı süresi içerisinde plana yapılan itiraz söz konusu olduğundan, en son ilan tarihi olan 12.11.2012 tarihinden itibaren itirazın zımnen reddi üzerine takip eden 60 günlük süre içerisinde yani en geç 12.03.2013 tarihinde açılması gerekirken 19.04.2013 tarihinde açılan davanın süre aşımı nedeniyle esasını inceleme olanağı bulunmadığı sonucuna varılarak davalının ve davalı yanında müdahilin temyiz başvurusunun kabulüne, İdare Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
KARAR DÜZELTME TALEP EDENİN İDDİALARI: Davacı tarafından, temyiz aşamasında ileri sürdüğü iddiaların değerlendirilmediği ileri sürülerek Danıştay Altıncı Dairesince verilen kararın düzeltilmesi istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Düzeltilmesi istenen kararın usul ve yasaya uygun olduğu, ileri sürülen nedenlerin 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 54. maddesine uymadığı, bu nedenle istemin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ … 'IN DÜŞÜNCESİ : Karar düzeltme isteminin kabulü ile İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
6545 sayılı Türk Ceza Kanunu İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 103. maddesinin b) bendi ile 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 54. maddesi yürürlükten kaldırılmış ise de; anılan Yasanın 27. maddesiyle 2577 sayılı Yasaya eklenen Geçici 8. maddenin 1. fıkrasındaki "Bu Kanunla idari yargıda kanun yollarına ilişkin getirilen hükümler, 2576 sayılı Kanunun, bu Kanunla değişik 3 üncü maddesine göre kurulan bölge idare mahkemelerinin tüm yurtta göreve başlayacakları tarihten sonra verilen kararlar hakkında uygulanır. Bu tarihten önce verilmiş kararlar hakkında, kararın verildiği tarihte yürürlükte bulunan kanun yollarına ilişkin hükümler uygulanır." kuralı uyarınca, bu maddeye göre kararın düzeltilmesi yolundaki istemin incelemesine geçilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 54. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendine göre kararın düzeltilmesi istemi yerinde görüldüğünden Dairemizin 28/11/2019 tarih ve E:2018/2161, K:2019/12519 sayılı kararı kaldırılarak işin esası incelendi:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY: İzmir Büyükşehir Belediye Meclisinin … tarih ve … sayılı kararıyla onaylanan 1/25.000 ölçekli Büyükşehir Bütünü Çevre Düzeni Planına davacı Karşıyaka Belediye Başkanlığınca yapılan itiraz İzmir Büyükşehir Belediye Meclisinin … tarih ve … sayılı kararı ile, belediye şantiye alanının “büyük alan kullanımı gerektiren kamu kuruluşu alanı” olarak belirlenmek suretiyle kabulüne, diğer itirazların ise reddine karar verilmiş, anılan kararın tebliği üzerine bakılan dava açılmıştır.
Öte yandan, İzmir Büyükşehir Belediye Meclisinin … tarih ve … sayılı kararında, belediye şantiye alanının “büyük alan kullanımı gerektiren kamu kuruluşu alanı” olarak belirlenmesi isteminin kabulüne karar verildiği anlaşılmaktadır.
İLGİLİ MEVZUAT: 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 7.maddesinde, ilanı gereken düzenleyici işlemlerde dava süresinin ilan tarihini izleyen günden itibaren başlayacağı, ancak bu işlemlerin uygulanması üzerine ilgililerin düzenleyici işlem veya uygulanan işlem yahut her ikisi aleyhine birden dava açabilecekleri hüküm altına alınmakla, ilanı gereken düzenleyici işlemler yönünden ilgililere uygulama üzerine dava açma olanağı tanındığı tartışmasızdır.
3194 sayılı İmar Kanununun 5.maddesinde, uygulama imar planı; "tasdikli halihazır haritalar üzerine varsa kadastral durumu işlenmiş olarak nazım imar planı esaslarına göre çizilen ve çeşitli bölgelerin yapı adalarını, bunların yoğunluk ve düzenini, yolları ve uygulama için gerekli imar uygulama programlarına esas olacak uygulama etaplarını ve diğer bilgileri ayrıntıları ile gösteren plan" olarak tanımlanmıştır.
Aynı Kanununun 8.maddesinin 1.fıkrasının (b) bendinde, imar planlarının, nazım imar planı ve uygulama imar planından meydana geldiği, mevcut ise bölge planı ve çevre düzeni plan kararlarına uygunluğu sağlanarak, belediye sınırları içinde kalan yerlerin nazım ve uygulama imar planlarının ilgili belediyelerce yapılacağı veya yaptırılacağı, planların, belediye meclisince onaylanarak yürürlüğe gireceği, bu planların onay tarihinden itibaren belediye başkanlığınca tespit edilen ilan yerlerinde ve ilgili idarelerin internet sayfalarında bir ay süreyle eş zamanlı olarak ilan edileceği, bir aylık ilan süresi içinde planlara itiraz edilebileceği, belediye başkanlığınca belediye meclisine gönderilen itirazların ve planların belediye meclisince on beş gün içinde incelenerek kesin karara bağlanacağı, onaylanmış planlarda yapılacak değişikliklerin de yukarıdaki usullere tabi olduğu hükümlerine yer verilmiştir.
İmar mevzuatı ve 2577 sayılı Yasanın 7.maddesi ile üst makamlara başvurmayı düzenleyen 11.maddesi hükümleri karşısında, imar planlarına karşı, bir aylık askı süresi içinde 2577 sayılı Yasa'nın 11.maddesi kapsamında başvuruda bulunulması ve bu başvuruya idari dava açma süresinin başlangıç tarihi olan son ilan tarihinden itibaren, dava konusu işlemin tesis edildiği tarihteki haliyle 60 gün içinde cevap verilmeyerek isteğin reddedilmiş sayılması halinde, bu tarihi takip eden 60 günlük dava açma süresi içinde veya son ilan tarihini izleyen 60 gün içinde cevap verilmek suretiyle isteğin reddedilmesi halinde bu cevap tarihinden itibaren 60 günlük dava açma süresi içinde idari dava açılabileceği; imar planlarına askı süresi içinde bir itirazda bulunulmamış ise, davanın, 2577 sayılı Yasanın 7.maddesi uyarınca imar planının son ilan tarihini izleyen günden itibaren 60 gün içinde açılması gerektiği, ancak bu süreler içerisinde dava açılmamış olması halinde imar planının uygulanmaya konulması ile birlikte uygulama işlemi üzerine işlem ile birlikte imar planına veya doğrudan işlemin dayanağı olan imar planına karşı yeniden dava açma hakkının bulunduğu ve bu aşamada dava açma süresinin uygulama işleminin süresine tabi olduğunda tartışma bulunmamaktadır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Yukarıya alıntılanan mevzuat hükümlerine göre nazım imar planının büyükşehir belediye meclisince onaylandıktan sonra yürürlüğe girip bir ay süreyle ilan edildikten sonra kesinleşeceği açık olup bu süre içinde yapılan itirazların tamamı ya da bir kısmının kabul edilmesi halinde nazım imar planının yeniden bu süreci takip edip ilan edilerek kesinleştirilmesi, buna göre dava açma süresinin son ilan süresinin son gününden itibaren başlatılması gerekmektedir.
Bu hale göre, dava konusu nazım imar planının 10.10.2012-12.11.2012 tarihleri arasında askıya çıkarılarak ilan edilmesi üzerine imar planına yönelik yapılan itirazların bir adetinin İzmir Büyükşehir Belediye Meclisinin … tarih ve … sayılı kararı ile kabul edildiğinden İzmir Büyükşehir Belediye Meclisinin … tarih ve … sayılı kararıyla onaylanan 1/25.000 ölçekli Büyükşehir Bütünü Çevre Düzeni Planının, en son 17/05/2018-18/06/2018 tarihleri arasında yeniden ilan edildiğinden 19/04/2013 tarihinde açılan davanın süresinde olduğu sonucuna varılmıştır.
Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairelerince verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkündür.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. 2577 sayılı Kanunun 49. maddesine uygun bulunan davacının temyiz isteminin kabulüne,
2. Dava konusu işlemin yukarıda özetlenen gerekçeyle kısmen iptaline, kısmen reddine ilişkin … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararının temyiz edilen kısmının 2577 sayılı Kanunun 49. maddesi uyarınca ONANMASINA,
3. Dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine, 20/02/2023 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.