T.C.
D A N I Ş T A Y
SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No : 2020/4414
Karar No : 2023/1959
DAVACI : … ... Derneği
VEKİLİ : Av. …
DAVALI : … Başkanlığı
VEKİLİ : Av. …
DAVANIN KONUSU:
Yükseköğretim Yürütme Kurulu'nun 11/12/2019 tarihli toplantısında alınan ''Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık Programı mezunlarının Sağlık Bilimleri Lisansiyeri sayılmalarının uygun olmadığına dair'' karar ile davacının anılan kararın geri alınması istemiyle yaptığı 27/12/2019 tarihli başvurunun zımnen reddine ilişkin davalı idare işleminin iptali istenilmektedir.
DAVACININ İDDİALARI :
Yükseköğretim Kurulu'nun 11/12/2019 tarihli toplantısında alınan ''Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık Programı mezunlarının Sağlık Bilimleri Lisansiyeri sayılmalarının uygun olmadığına" dair kararın 17/12/2019 tarihli Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı Eğitim Öğretim Dairesi Başkanlığı'nın yazısıyla öğrenildiği, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 11. maddesi kapsamında dava konusu kararın geri alınması istemiyle davalı idareye başvurunun zımnen reddedildiği, davanın Covid tedbirleri kapsamında süresinde açıldığı belirtilerek; sağlık bilimleri lisansiyeri sayılıp/sayılmama ile ilgili değerlendirmenin ''fakülte'' bazlı değil ''program'' bazlı yapıldığı, ''Psikoloji Programı'' ile ''Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık Programı'' mezunlarının ders içerikleri ve müfredatının karşılaştırılabileceği, Psikoloji Programı mezunları sağlık bilimleri lisansiyeri sayılırken, Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık Programı mezunlarının sayılmamasının hukuki ve bilimsel dayanağının bulunmadığı, Yükseköğretim Yürütme Kurulu’nun 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu'nun 43/b maddesi uyarınca yaptığı inceleme sonucunda, 10/04/2019 tarihli toplantısında aldığı bir kararla Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık Programı'nda görülen öğrenimin, Psikoloji Programı'nın ders müfredatında yer alan derslerin en az yüzde 80’ine sahip olduğuna karar verildiği, Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık Programı'nın Türkiye Yükseköğretim Yeterlilikler Çerçevesi'nde "Sağlık Temel Alanı" içinde yer aldığı, dava konusu kararın, Yükseköğretim Yürütme Kurulu'nun 2547 sayılı Kanun'un 43/m maddesi anlamındaki takdir yetkisinin hukuka aykırı olarak kullanımı sonucu alındığı, bu program mezunlarının aldıkları eğitimin sonucu olan unvan haklarını ihlal ettiği iddia edilmektedir.
DAVALININ SAVUNMASI :
Usul yönünden, davanın süre aşımı nedeniyle reddi gerektiği; esas yönünden ise, Psikoloji Programı mezunlarının sağlık bilimleri lisansiyeri sayılmadıklarına ilişkin 24/02/2016 tarihli Yükseköğretim Yürütme Kurulu kararının, Danıştay Sekizinci Dairesinin E:2016/3609 sayılı dosyasında verilen 16/01/2017 tarihli yürütmeyi durdurma kararı üzerine idarece iptal edildiği, Psikoloji Programı mezunlarının Sağlık Bilimleri Lisansiyeri sayılıp sayılmayacaklarına ilişkin taleplerin 11/12/2019 tarihli Yükseköğretim Yürütme Kurulu toplantısında değerlendirilmesi neticesinde 2547 sayılı Kanun'un 43/b maddesi uyarınca Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık mezunlarının Sağlık Bilimleri Lisansiyeri sayılmalarının uygun olmadığına, Psikoloji Programı mezunlarının Sağlık Bilimleri Lisansiyeri sayılmalarına, ancak tedavi yapamayacaklarına karar verildiği belirtilerek dava konusu işlemlerde hukuka aykırılık bulunmadığı savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Davanın reddi gerektiği düşünülmektedir.
DANIŞTAY SAVCISI : …
DÜŞÜNCESİ : Dava; Türk Psikolojik ... Derneği tarafından, Yükseköğretim Yürütme Kurulu'nun 11/12/2019 tarihli toplantısında alınan ''Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık Programı mezunlarının Sağlık Bilimleri Lisansiyeri sayılmalarının uygun olmadığına dair'' kararı ile davacının anılan kararın geri alınması istemiyle yaptığı 27/12/2019 tarihli başvurusunun zımnen reddine dair davalı idare işleminin iptali istemiyle YÖK Başkanlığı'na karşı açılmıştır.
2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu'nun 43/b maddesinde; "(Değişik: 17/8/1983 - 2880/24 md.) Aynı meslek ve bilim dallarında, eğitim - öğretim yapan üniversitelerde, eğitim - öğretim, metod, kapsam, öğretim süresi ve yıl içindeki değerlendirme esasları bakımından eşdeğer olması ve öğrenimden sonra kazanılan unvanların aynı ve elde edilen hakların eşdeğer sayılması hususu Üniversitelerarası Kurulun önerisi üzerine; öğretmen yetiştiren birimler için belirtilen esasların tespiti Milli Eğitim Bakanlığı ile de işbirliği yapılarak, Yükseköğretim Kurulunca düzenlenir." hükmü getirilmiştir.
657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 36. maddesinin III. bendinde "Sağlık Hizmetleri ve Yardımcı Sağlık Hizmetleri Sınıfı: Bu sınıf, sağlık hizmetlerinde (Hayvan sağlığı dahil) mesleki eğitim görerek yetişmiş olan tabip, diş tabibi, eczacı, veteriner hekim gibi memurlar ile bu hizmet sahasında çalışan yüksek öğrenim görmüş fizikoterapist, tıp teknoloğu, ebe, hemşire, sağlık memuru, sosyal hizmetler mütehassısı, biyolog, psikolog, diyetçi, sağlık mühendisi, sağlık fizikçisi, sağlık idarecisi ile ebe ve hemşire, hemşire yardımcısı, (Fizik tedavi, laboratuvar, eczacı, diş anestezi, röntgen teknisyenleri ve yardımcıları, çevre sağlığı ve toplum sağlığı teknisyeni dahil) sağlık savaş memuru, hayvan sağlık memuru ve benzeri sağlık personelini kapsar. (Ek paragraf: 10/7/2003-4924/11 md.) Bu sınıfa dahil personel tarafından yerine getirilmesi gereken hizmetler, lüzumu halinde bedeli döner sermaye gelirlerinden ödenmek kaydıyla, Bakanlıkça tespit edilecek esas ve usullere göre hizmet satın alınması yoluyla gördürülebilir." düzenlemesi ile aynı maddenin "Ortak Hükümler" başlıklı bölümünün A/5. bendinde; "Dört yıl ve daha fazla süreli yüksek öğrenim görenlerden tabip, diş tabibi, veteriner hekim, eczacı ile benzeri sağlık bilimleri lisansiyerleri (Hayvan sağlığı dahil) Biyolog unvanına sahip akademik personel giriş derece ve kademelerine bir derece eklenmek suretiyle bulunacak derece ve kademelerden hizmete alınırlar." düzenlemesi yer almaktadır.
Uyuşmazlığın ortaya çıkmasına neden olan süreç incelendiğinde; Yükseköğretim Yürütme Kurulu'nun 24/02/2016 tarihli toplantısında psikolog unvanını kullanan Fen Edebiyat Fakültesi Psikoloji Bölümü mezunlarının "sağlık bilimi lisansiyeri" sayılmamalarına ilişkin alınan kararın iptali istemiyle Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası tarafından (Danıştay Sekizinci Dairesinin 05/11/2018 tarihli ve E:2016/3609, K:2018/6481 sayılı kararı) ve … Derneği tarafından (Danıştay Sekizinci Dairesinin 20/03/2019 tarihli ve E:2016/5249, K:2019/2020 sayılı kararı) açılan davalarda yürütmenin durdurulması kararları ve sonrasında "iptal" kararları verilmesi üzerine bazı kamu kurum ve kuruluşlarınca çeşitli tarihlerde yapılan başvurularda görüş sorulması nedeniyle; 11/12/2019 tarihli toplantıda "'Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık Programı mezunları Sağlık Bilimleri Lisansiyeri sayılmalarının uygun olmadığına; Psikoloji Programı mezunlarının Sağlık Bilimleri Lisansiyeri sayılmalarına, ancak tedavi yapamayacaklarına" karar verildiği ve bu kararın "Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık Programı mezunları Sağlık Bilimleri Lisansiyeri sayılmalarının uygun olmadığına" ilişkin kısmının dava konusu edildiği anlaşılmıştır.
Dava konusu edilen kısım ile ilgili olarak öncesinde alınan kararlar incelendiğinde; 01/03/1991 tarihli Yükseköğretim Yürütme Kurulu toplantısında; "Üniversitelerarası Kurulun görüşü de dikkate alınarak, Eğitim Bilimleri Fakülteleri ile Eğitim Fakültelerindeki Eğitimde Psikolojik Hizmetler Programı adının, Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık Programı olarak değiştirilmiş olduğu ve Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık Programından mezun olanların, Yürütme Kurulunun 29/12/1989 tarihli toplantısında "Rehber Öğretmen" unvanını kullanmalarına karar verildiği dikkate alınarak, söz konusu program mezunlarına 2547 sayılı Kanunun 2880 sayılı Kanunla değişik 43/b maddesi uyarınca "Psikolog" ünvanı verilmesinin uygun olmayacağına" karar verildiği; 26/01/2011 tarihli Yükseköğretim Yürütme Kurulu toplantısında, "2547 sayılı Kanunun 2880 sayılı Kanunla değişik 43/b maddesi uyarınca Üniversitelerarası Kurul Başkanlığının görüşü de dikkate alınarak, 657 sayılı Kanunda hangi meslek alanları mezunlarının Sağlık Bilimleri Lisansiyeri olabileceğinin belirtilmiş olması ve mesleki ünvanının diploması alınan lisans programı ile belirleniyor olması nedeniyle bir lisans programında alınan dersin Sağlık Bilimleri Lisansiyeri olmak için yeterli koşul olmadığına" karar verildiği ve dolayısıyla davalı idarenin Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık Programı mezunlarının Sağlık Bilimleri Lisansiyeri sayılmamaları hususunda istikrarlı olduğu görülmektedir.
Diğer taraftan; konunun uzmanlarınca Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık Programı veren Üniversitelerden bazılarının internet sitesinde, "Eğitim fakültelerinin psikolojik danışmanlık ve rehberlik bölümlerinden mezun olanları 'danışman' ünvanı alan kişiler olarak tanımlayarak; sağlık alanı dışında başta eğitim kurumlarında olmak üzere danışmanlık ve rehberlik verme görevlerini üstlenirler. Ayrıca ruhsal hastalığı olmayan kişilere yaşam sorunlarıyla daha iyi başa çıkmalarını sağlamaları için danışmanlık verirler." şeklinde tespitler yapıldığı görülmektedir.
Bu durumda; görev yaptığı kuruma göre değişen "danışman", "psikolojik danışman", "eğitim uzmanı", "rehber öğretmen" gibi unvanlarla görev yapan ve 657 sayılı Yasa'nın 36. maddesinin III. bendinde sayılan ünvanlarla mezun olmayan Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık Programı mezunlarının Sağlık Bilimleri Lisansiyeri sayılmalarının uygun olmadığına dair dava konusu kararda üst hukuk normlarına aykırılık bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle, davanın reddi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
MADDİ OLAY VE HUKUKİ SÜREÇ :
11/12/2019 tarihli Yükseköğretim Yürütme Kurulu toplantısında; Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık Programı mezunlarının Sağlık Bilimleri Lisansiyeri sayılmalarının uygun olmadığına, Psikoloji Programı mezunlarının ise Sağlık Bilimleri Lisansiyeri sayılmalarına, ancak tedavi yapamayacakları yönünde karar alındığı; davacı Dernek tarafından, bu kararın ''Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık Programı mezunlarının Sağlık Bilimleri Lisansiyeri sayılmalarının uygun olmadığına" ilişkin kısmı ile bu kısmın geri alınması istemiyle yapılan 27/12/2019 tarihli başvurunun zımnen reddine ilişkin işlemin iptali istemiyle bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
İNCELEME VE GEREKÇE:
USUL YÖNÜNDEN:
Davalı idarenin usule ilişkin itirazı yerinde görülmeyerek işin esası incelendi.
ESAS YÖNÜNDEN:
İLGİLİ MEVZUAT:
Anayasa'nın “Yükseköğretim üst kuruluşları” başlıklı 131. maddesinde “Yükseköğretim kurumlarının öğretimini planlamak, düzenlemek, yönetmek, denetlemek, yükseköğretim kurumlarındaki eğitim - öğretim ve bilimsel araştırma faaliyetlerini yönlendirmek bu kurumların kanunda belirtilen amaç ve ilkeler doğrultusunda kurulmasını, geliştirilmesini ve üniversitelere tahsis edilen kaynakların etkili bir biçimde kullanılmasını sağlamak ve öğretim elemanlarının yetiştirilmesi için planlama yapmak maksadı ile Yükseköğretim Kurulu kurulur.” hükmü bulunmaktadır.
2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu'nun “Yükseköğretim Kurulunun görevleri” başlıklı 7. maddesinde; “… b) Yükseköğretim kurumları arasında bu Kanunda belirlenen amaç, ilke ve hedefler doğrultusunda birleştirici, bütünleştirici, sürekli, ahenkli ve geliştirici işbirliği ve koordinasyonu sağlamak, … e) Yükseköğretim kurumlarında eğitim - öğretim programlarının asgari ders saatlerini ve sürelerini, öğrencilerin yatay ve dikey geçişleriyle ve yüksekokul mezunlarının bir üst düzeyde öğrenim yapmalarına ilişkin esasları Üniversitelerarası Kurulun da görüşlerini alarak tespit etmek, … ı) Yükseköğretim kurumlarında ve bu kurumlara girişte imkân ve fırsat eşitliği sağlayacak önlemleri almak...” “Üniversitelerarası Kurul” başlıklı 11. maddesinde; “a. Kuruluş ve işleyişi:… Üniversitelerarası Kurul, Yükseköğretim Kuruluna üye seçmek dışındaki görevlerini Yönetim Kuruluna devredebilir. Yönetim Kurulu ayda en az bir defa toplanır. … Kurul, çalışmalarını kolaylaştırmak ve üniversitelerarasında ve uluslararası yükseköğretim kurumları ile işbirliğini düzenlemek amacı ile sürekli ve geçici birimler ve komisyonlar kurabilir. … b. Görevleri: Üniversitelerarası Kurul akademik bir organ olup aşağıdaki görevleri yapar: (1) Yükseköğretim planlaması çerçevesinde, üniversitelerin eğitim - öğretim, bilimsel araştırma ve yayım faaliyetlerini koordine etmek, uygulamaları değerlendirmek, Yükseköğretim Kuruluna ve üniversitelere önerilerde bulunmak, … (3) Üniversitelerin tümünü ilgilendiren eğitim - öğretim, bilimsel araştırma ve yayım faaliyetleri ile ilgili yönetmelikleri hazırlamak veya görüş bildirmek, (4) Aynı veya benzer nitelikteki fakültelerin ya da üniversitelere veya fakültelere bağlı diğer yükseköğretim kurumlarının eğitim - öğretimine ilişkin ilkeler ve süreler arasında uyum sağlamak, …” hükmü yer almaktadır.
Aynı Kanun'un “Lisans düzeyinde öğretim” başlıklı 43. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde; “Aynı meslek ve bilim dallarında, eğitim - öğretim yapan üniversitelerde, eğitim- öğretim, metod, kapsam, öğretim süresi ve yıl içindeki değerlendirme esasları bakımından eşdeğer olması ve öğrenimden sonra kazanılan unvanların aynı ve elde edilen hakların eşdeğer sayılması hususu Üniversitelerarası Kurulun önerisi üzerine; öğretmen yetiştiren birimler için belirtilen esasların tespiti Milli Eğitim Bakanlığı ile de işbirliği yapılarak, Yükseköğretim Kurulunca düzenlenir.” kuralı bulunmaktadır.
657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 36. maddesinin III. bendinde ise, "Sağlık Hizmetleri ve Yardımcı Sağlık Hizmetleri Sınıfı: Bu sınıf, sağlık hizmetlerinde (Hayvan sağlığı dahil) mesleki eğitim görerek yetişmiş olan tabip, diş tabibi, eczacı, veteriner hekim gibi memurlar ile bu hizmet sahasında çalışan yüksek öğrenim görmüş fizikoterapist, tıp teknoloğu, ebe, hemşire, sağlık memuru, sosyal hizmetler mütehassısı, biyolog, pisikolog, diyetçi, sağlık muhendisi, sağlık fizikçisi, sağlık idarecisi ile ebe ve hemşire, hemşire yardımcısı, (Fizik tedavi, laboratuvar, eczacı, diş anestezi, röntgen teknisyenleri ve yardımcıları, çevre sağlığı ve toplum sağlığı teknisyeni dahil) sağlık savaş memuru, hayvan sağlık memuru ve benzeri sağlık personelini kapsar. (Ek paragraf: 10/7/2003-4924/11 md.) Bu sınıfa dahil personel tarafından yerine getirilmesi gereken hizmetler, lüzumu halinde bedeli döner sermaye gelirlerinden ödenmek kaydıyla, Bakanlıkça tespit edilecek esas ve usullere göre hizmet satın alınması yoluyla gördürülebilir." düzenlemesi ile aynı maddenin "Ortak Hükümler" başlıklı bölümünün A/5. bendinde ise; "Dört yıl ve daha fazla süreli yüksek öğrenim görenlerden tabip, diş tabibi, veteriner hekim, eczacı ile benzeri sağlık bilimleri lisansiyerleri (Hayvan sağlığı dahil) Biyolog unvanına sahip akademik personel giriş derece ve kademelerine bir derece eklenmek suretiyle bulunacak derece ve kademelerden hizmete alınırlar." düzenlemesi yer almaktadır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Dosyada mevcut belgeler kapsamında uyuşmazlığı önceleyen süreç incelendiğinde:
-01/03/1991 tarihli Yükseköğretim Yürütme Kurulu toplantısında; "Üniversitelerarası Kurulun görüşü de dikkate alınarak, Eğitim Bilimleri Fakülteleri ile Eğitim Fakültelerindeki Eğitimde Psikolojik Hizmetler Programı adının, Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık Programı olarak değiştirilmiş olduğu ve Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık Programından mezun olanların, Yürütme Kurulunun 29/12/1989 tarihli toplantısında "Rehber Öğretmen" unvanını kullanmalarına karar verildiği gözetilerek söz konusu program mezunlarına 2547 sayılı Kanunun 2880 sayılı Kanunla değişik 43/b maddesi uyarınca "Psikolog" ünvanı verilmesinin uygun olmayacağına 'Rehber Öğretmen' unvanını kullanmalarının uygun olduğuna" karar verildiği,
-26/01/2011 tarihli Yükseköğretim Yürütme Kurulu toplantısında; "2547 sayılı Kanunun 2880 sayılı Kanunla değişik 43/b maddesi uyarınca Üniversitelerarası Kurul Başkanlığının görüşü de dikkate alınarak, 657 sayılı Kanunda hangi meslek alanları mezunlarının Sağlık Bilimleri Lisansiyeri olabileceğinin belirtilmiş olması ve mesleki ünvanının diploması alınan lisans programı ile belirleniyor olması nedeniyle bir lisans programında alınan dersin Sağlık Bilimleri Lisansiyeri olmak için yeterli koşul olmadığına" karar verildiği,
-Yükseköğretim Yürütme Kurulu'nun 24/02/2016 tarihli toplantısında psikolog unvanını kullanan Fen Edebiyat Fakültesi Psikoloji Bölümü mezunlarının "sağlık bilimi lisansiyeri" sayılmamalarına karar verildiği görülmektedir.
Uyuşmazlığın ortaya çıkmasına neden olan süreç incelendiğinde:
-Yükseköğretim Yürütme Kurulu'nun 24/02/2016 tarihli kararının iptali istemiyle açılan davalarda Dairemizce, "İdarece 1985 yılından beri Fen Edebiyat Fakültesi Psikoloji Bölümü mezunları 'sağlık bilimi lisansiyeri' sayılmakta iken bu bölüm mezunlarının 24/02/2016 tarihli Yükseköğretim Yürütme Kurulu kararı uyarınca 'sağlık bilimi lisansiyeri' sayılmamalarının hangi gerekçeler çerçevesinde gerçekleştiği ve 'sağlık bilimi lisansiyeri' sayılma kriterlerinin neler olduğunun somut olarak ortaya konulmadığı" gerekçesiyle yürütmeyi durdurma ve sonrasında iptal kararları verildiği;
-11/12/2019 tarihli Yükseköğretim Yürütme Kurulu toplantısında; "Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık Programı mezunları Sağlık Bilimleri Lisansiyeri sayılmalarının uygun olmadığına; Psikoloji Programı mezunlarının Sağlık Bilimleri Lisansiyeri sayılmalarına, ancak tedavi yapamayacaklarına" dair karar alındığı, bu karar öncesinde Üniversitelerarası Kurul Başkanlığınca "Tıp Sağlık ve Eğitim Konseyi'nin 16/10/2019 tarihli toplantısında görüşüldüğü ve bu konuda oluşturulan komisyonun raporları da dikkate alınarak yapılan oylamada psikoloji lisans mezunlarının (psikolojik danışmanlık ve rehberlik bölüm mezunları değil) sağlık bilimleri lisansiyeri sayılacaklarına, fakat terapi uygulamaya dair görev yapamayacaklarına ilişkin" yönünde görüş bildirildiği görülmektedir.
Öte yandan; Dairemizin 08/10/2020 tarihli ara kararına cevaben davalı idarece gönderilen belgelerde, Eğitim Fakültesi Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık Programı mezunlarının sağlık bilimleri lisansiyeri sayılmalarına dair herhangi bir karar bulunmadığı bilgisi yer almaktadır.
Yukarıda aktarılan mevzuat hükümleri uyarınca; aynı meslek ve bilim dallarında, eğitim-öğretim yapan üniversitelerde, eğitim-öğretim, metod, kapsam, öğretim süresi ve yıl içindeki değerlendirme esasları bakımından eşdeğer olması ve öğrenimden sonra kazanılan unvanların aynı ve elde edilen hakların eşdeğer sayılması hususunun Üniversitelerarası Kurulun önerisi üzerine Yükseköğretim Kurulunca verilecek karar ile gerçekleştirildiği ve bu kapsamda kanun koyucunun Üniversitelerarası Kurul Başkanlığı’nın görüşünün alınması koşuluyla davalı idareye takdir yetkisi tanıdığı açıktır.
Uyuşmazlık konusu olayda, davalı idare tarafından, yargı kararının uygulanması kapsamında bağlı yetki içerisinde Psikoloji Bölümü mezunlarının Sağlık Bilimleri Lisansiyeri unvanını kullanabileceklerine yönelik karar alınırken, Üniversitelerarası Kurul Başkanlığı'nın görüşünde yer alan "psikoloji lisans mezunlarının (psikolojik danışmanlık ve rehberlik bölüm mezunları değil)" şeklindeki açıklayıcı ifade ve süregelen uygulama gözetilerek bu hususta Kanun'un kendisine verdiği takdir yetkisi kapsamında "Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık Programı" mezunlarının Sağlık Bilimleri Lisansiyeri sayılmalarının uygun olmadığının da karara bağlandığı anlaşılmaktadır.
Bununla birlikte; sağlık hizmetleri ve yardımcı sağlık hizmetleri sınıfının kapsamı, 657 sayılı Kanun'un 36. maddesinin III. bendinde belirlenmiş olup 'Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık Programı mezunlarının' bu kapsamda yer almadığı görülmektedir.
Bu durumda; Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık Programı mezunlarının Sağlık Bilimleri Lisansiyeri sayılmalarının uygun olmadığına ilişkin dava konusu kararda üst hukuk normlarına ve hukuka aykırılık bulunmamakta olup davacının anılan kararın geri alınması istemiyle yaptığı 27/12/2019 tarihli başvurunun zımnen reddine ilişkin işlemin de hukuka uygun olduğu sonucuna ulaşılmaktadır.
Öte yandan; davacı tarafından, YÖK'ün "Yükseköğretim Yeterlilikler Çerçevesi"nde Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık programının "Sağlık" temel alanı içerisinde yer aldığı belirtilmiş ise de, aynı "Çerçeve"de Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık programının "Sosyal Hizmetler" temel alanı içerisinde de yer aldığı görülmekte olup; anılan Yeterlilikler Çerçevesi'nin "Sağlık Bilimleri Lisansiyeri" sayılma hususuna dayanak teşkil etmeyeceği açıktır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. DAVANIN REDDİNE,
2. Ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam …-TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
3. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca …-TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine,
4. Posta gideri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra istemi halinde davacıya iadesine,
5. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 (otuz) gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere,
11/04/2023 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.