T.C.
D A N I Ş T A Y
ÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2020/4442
Karar No : 2023/1275
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Vergi Dairesi Müdürlüğü/…
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI) : …
İSTEMİN KONUSU: … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurusuna ilişkin … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacının Tasfiye Halinde … İnşaat Taahhüt Elektrik Sanayi Ticaret Limited Şirketinin sahte fatura düzenleme eylemine iştirak ettiğinden bahisle adına 2013 ve 2014 yıllarına ait kurumlar vergisi, 2013 yılının tüm yılının tüm, 2014 yılının Nisan- Haziran dönemlerine ait geçici vergi ile Ocak ila Ağustos, Ekim ve Aralık 2013 ve Şubat ve Nisan 2014 dönemlerine ait katma değer vergisi üzerinden kesilen bir kat vergi cezasının kaldırılması istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Sözü edilen şirket hakkında düzenlenen vergi tekniği raporunda sahte fatura tanzim edildiği yolunda olumsuz tespitler yer almakta ise de şirkete serbest muhasebecilik muşavirlik hizmeti veren …'ın yanında çalışan ve söz konusu şirkete ait beyannamelerin verilmesi hususunda yetkilendirilen davacının şirketle organik bağının bulunduğu sonucuna varılamayacağı, adı geçen şahsın davacı aleyhine verdiği ifadeye menfaat çatışmasından dolayı itibar edilemeyeceği de dikkate alındığında, somut bir tespit olmaksızın varsayım ve kanaate dayalı olarak kesilen vergi ziyaı cezasında hukuka uyarlık görülmediği gerekçesiyle dava konusu ceza kaldırılmıştır.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusunun, usul ve hukuka uygun olduğu sonucuna varılan Vergi Mahkemesi kararının kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Sahte fatura organizasyonuna iştirak ettiği saptanan davacı adına kesilen vergi ziyaı cezasında hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülerek kararın bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ…'IN DÜŞÜNCESİ:Temyiz isteminin reddi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin reddine,
2. Temyize konu Vergi Dava Dairesi kararının ONANMASINA,
3. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ilgili Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 06/04/2023 tarihinde oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi.
(X)-KARŞI OY :
213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 341. maddesinde, vergi ziyaı cezasının, mükellefin veya sorumlunun vergilendirme ile ilgili ödevlerini zamanında yerine getirmemesi veya eksik yerine getirmesi yüzünden verginin zamanında tahakkuk ettirilmemesini veya eksik tahakkuk ettirilmesini ifade edeceği, 344. maddesinin 1. fıkrasında, 341. maddede yazılı hallerde vergi ziyaına sebebiyet verildiği takdirde, mükellef veya sorumlu hakkında ziyaa uğratılan verginin bir katı tutarında vergi ziyaı cezası kesileceği, 2. fıkrasında, vergi ziyaına 359. maddede yazılı fiillerle sebebiyet verilmesi halinde bu cezanın üç kat, bu fiillere iştirak edenlere ise bir kat olarak uygulanacağı hükme bağlanmıştır.
Aynı Kanunun 134. maddesinde vergi incelemesinden maksadın ödenmesi gereken vergilerin doğruluğunu araştırmak tespit etmek ve sağlamak olduğu, 3. maddesinin ispat başlıklı (B) bendinde de, vergilendirmede vergiyi doğuran olay ve bu olaya ilişkin muamelelerin gerçek mahiyetinin esas olacağı ve devamında ise iktisadi ticari ve teknik icaplara uymayan veya olayın özelliğine göre normal ve mutad olmayan bir durumun iddia olunması halinde ispat külfetinin bunu iddia edene ait olacağı hükümlerine yer verilmiştir.
Dosyanın incelenmesinden, Tasfiye Halinde …İnşaat Taahhüt Elektrik Sanayi Ticaret Limited Şirketinin gerçek bir ticari faaliyetinin bulunmadığı ve sahte fatura düzenlemek suretiyle komisyon geliri elde ettiği hususunun hakkında tanzim edilen vergi tekniği raporuyla ortaya konulduğu ve bu duruma dair yargı kararının da bulunduğu anlaşılan olayda, sözü edilen şirketin beyannamelerinin davacı tarafından verildiği de dikkate alındığında, davacının sahte fatura organizasyonu içerisinde yer aldığı ve bu nedenle adına 213 sayılı Kanun'un 344. maddesinin 2. fıkrası uyarınca kesilen vergi ziyaı cezasında hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varıldığından, temyiz isteminin kabulü ile Vergi Dava Dairesi kararının bozulması gerektiği oyuyla Karara katılmıyorum.