T.C.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2020/4448
Karar No : 2023/2817
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Vergi Dairesi Başkanlığı
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı adına tekerrür hükümleri uygulanarak üç kat vergi ziyaı cezalı olarak tarhedilen 2016 dönemi gelir vergisinin, tarhiyatın dayanağı vergi tekniği raporunun ve takdir komisyonu kararlarının kaldırılması istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … Vergi Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; elektrik malzemesi toptan ticareti ve sprey boya alım-satımı ile uğraşan davacının 01/01/2016 tarihinden itibaren düzenlenen sprey boya satışlarına ilişkin bütün belgelerin sahte belge olarak değerlendirilmesinden hareketle davacı adına, re'sen dava konusu gelir vergisi tarhiyatının yapıldığı, davacı hakkında düzenlenen vergi tekniği raporundaki tespitlerin değerlendirilmesinden davacının ilgili dönemde düzenlemiş olduğu belgelerin gerçek bir mal teslimi ve hizmet ifasına dayanmaksızın mal alımında bulunduğu sprey boya üretimi yapan firmaların özel tüketim vergisi iadesi alması amacıyla düzenlenen sahte belgeler olduğu sonucuna varıldığı, ancak takdir komisyonu kararında kâr marjının %10 olarak uygulandığı, bu orana nasıl ulaşıldığı hususunda somut tespit ya da açıklama yapılmadığı anlaşıldığından, varsayıma dayalı olarak belirlenen %10 kâr marjı esas alınarak yapılan vergilendirme işleminde ve kesilen vergi ziyaı cezalarında hukuka uyarlık bulunmadığı, takdir komisyonu kararı ve vergi tekniği raporu, menfaat ihlali doğuran idari davaya konu olabilecek kesin ve yürütülmesi gereken işlemler niteliğinde olmadığından, davanın bu kısmının esastan inceleme olanağı bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle; davanın kısmen kabulüne, kısmen incelenmeksizin reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; istinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davalı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Takdir komisyonu kararına istinaden yapılan tarhiyatlar ve kesilen cezaların hukuka uygun olduğu belirtilerek, Bölge İdare Mahkemesinin aleyhe olan kısımlarının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Cevap verilmemiştir.
TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi, Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu'nun 2. maddesinde gerçek gelirin vergilendirileceği ilkesinin benimsenmesi, 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 134. maddesinde vergi incelemesiyle, ödenmesi gereken vergilerin doğruluğunun araştırılması, saptanması ve sağlanmasının amaçlandığının kurala bağlanması karşısında, matrahın, re'sen takdir yoluyla belirlenmesi gereken hallerde de gerçek gelire en yakın geliri araştırmaya ve tespite yönelmenin zorunlu olduğu açıktır.
Dosyanın incelenmesinden; elektrik malzemesi toptan ticareti ve sprey boya alım-satımı ile uğraşan davacının 2016 yılı hesaplarının incelenmesi sonucunda düzenlenen vergi tekniği raporunda; davacı tarafından 01/01/2016 tarihinden itibaren düzenlenen sprey boya satışlarına ilişkin bütün belgelerin sahte belge olarak değerlendirilmesi gerektiği, ancak sahte belge düzenlenmesindeki amacın piyasaya komisyon karşılığı belge satmak değil, yazar kasa fişi ile sprey boya satarak sprey boya üretimi yapan firmaların Özel Tüketim Vergisi iadesi almasının sağlanması olduğu, bu durumda Danıştay kararlarındaki %2 komisyon geliri üzerinden hesaplama yapılamayacağı, matrahın takdir komisyonu kararı ile takdir edilmesi gerektiğinin belirtildiği, takdir komisyonu marifetiyle 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 30/2. maddesi uyarınca %10 kar marj oranı uygulanmak suretiyle resen dava konusu cezalı tarhiyatın yapıldığı anlaşılmıştır.
Bölge İdare Mahkemesi kararı ile onanan Vergi Mahkemesince verilen kararda; davacının ilgili dönemde düzenlemiş olduğu belgelerin gerçek bir mal teslimi ve hizmet ifasına dayanmaksızın mal alımında bulunduğu sprey boya üretimi yapan firmaların Özel Tüketim Vergisi iadesi alması amacıyla düzenlenen sahte belgeler olduğu sonucuna varılmış, ancak tarhiyatın dayanağı olan takdir komisyonu kararında, somut tespit ya da açıklama yapılmadan, kâr marj oranının %10 olarak uygulanmasında hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Davacı hakkında yapılan tarhiyatın dayanağı olan takdir komisyonu kararında kâr marj oranının %10 olarak uygulandığı fakat neden bu oranın uygulandığı ve bu orana nasıl ulaşıldığı hususunda somut tespit ya da açıklama yapılmadığı dolayısıyla %10 kâr marjı esas alınarak vergilendirme işlemi tesis edilemeyeceği açık olmakla beraber, Danıştay'ın yerleşik içtihadı, sahte fatura düzenleyen firmalar tarafından düzenlenen faturalar üzerinden hesaplanan %2 komisyon geliri üzerinden gelir vergisi tarh edilmesi ve vergi kaybına 213 sayılı Kanun'un 359. maddesinde yazılı fiille yol açıldığından, gelir vergisi üzerinden vergi ziyaı cezasının üç kat kesilmesi gerektiği yönünde olduğundan ve davacının ilgili dönemde düzenlemiş olduğu belgelerin gerçek bir mal teslimi ve hizmet ifasına dayanmayan sahte belgeler olduğu sonucuna varılmış olduğundan, mal alımında bulunduğu sprey boya üretimi yapan firmaların özel tüketim vergisi iadesi alması amacıyla düzenlenmiş olsa dahi %2 komisyon geliri üzerinden gelir vergisi tarhiyatı yapılabileceği, dolayısıyla, idarece yapılan tarhiyatın, Danıştay içtihatları ile belirlenen %2 komisyon geliri üzerinden hesaplanan kısma isabet eden bölümünde hukuka aykırlık, bunu aşan kısmında hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle gelir vergisi tarhiyatı yönünden davanın kısmen kabul kısmen reddine karar verilmesi gerektiğinden kararda hukuka uyarlık görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin kabulüne,
2. Temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının Üye …'in karşı oyu ve oyçokluğuyla BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın Vergi Dava Dairesine gönderilmesine, 25/05/2023 tarihinde karar verildi.
(X) KARŞI OY :
Temyiz dilekçesinde öne sürülen hususlar, dayandığı hukuksal ve yasal nedenler karşısında, temyize konu Vergi Dava Dairesi kararının bozulmasını sağlayacak nitelikte bulunmadığından temyiz isteminin reddi ile kararın onanması gerektiği görüşüyle Daire kararına katılmıyorum.