T.C.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2020/4466
Karar No : 2023/4742
TEMYİZ EDEN TARAFLAR : 1- … Yapı Dekorasyon İnşaat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi
VEKİLİ : Av. …
2- … Vergi Dairesi Başkanlığı
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek taraflarca aleyhlerine olan hüküm fıkralarının bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem : Davacı şirket adına, komisyon karşılığı sahte belge düzenleme faaliyeti sebebiyle hakkında düzenlenen vergi tekniği raporu ve vergi inceleme raporları uyarınca re'sen tarh edilen üç kat vergi ziyaı cezalı 2017 yılı kurumlar vergisi ve 2017/1-3,7-9,10-12 dönemleri geçici vergilerinin kaldırılması istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … Vergi Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; davacı hakkında düzenlenen raporların incelenmesinden davacının ilgili dönemlerde düzenlemiş olduğu faturaların gerçek bir mal teslimi ve hizmet ifasına dayanmaksızın komisyon geliri elde etmek için düzenlenmiş sahte belgeler olduğu, anlaşıldığından üç kat vergi ziyaı cezalı kurumlar vergisi ve geçici vergi üzerinden kesilen üç kat vergi ziyaı cezalarında hukuka aykırılık; geçici vergi asıllarında ise hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın kısmen kabul, kısmen reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; yıllık vergiye mahsuben peşin alınan geçici vergi nedeniyle yol açılan vergi kaybından dolayı bir kat ceza kesilmesi gerektiğinden, vergi mahkemesi kararının, geçici vergiler üzerinden kesilen üç kat vergi ziyaı cezalarının vergi tutarlarının iki katına isabet eden kısmı yönünden davanın reddi yolundaki hüküm fıkrasında hukuka uygunluk görülmediği belirtilerek davalı idare istinaf başvurusunun reddine, davacı istinaf başvurusunun kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDEN DAVACININ İDDİALARI : Davacı tarafından, mahkemece yapılan değerlendirmelerin idarenin tek taraflı olarak yaptığı tespitlere dayandığı, davalı idarenin inceleme tekniklerinin günümüz ticari ve ekonomik koşullarına uygun düşmeyen mahiyet arz ettiği, artık ticaretle iştigal etmek için çok büyük iş yerlerine ihtiyaç duyulmadığı gibi sürekli olarak iş yerinde bulunmanın da gerçek anlamda ticaret yapıldığına dair bir gösterge teşkil etmediği, davacı kurumun çok az kar marjı ile çalışan almış olduğu siparişleri imalatçı firmalardan veya piyasadan temin ederek satan bir firma olduğu, davacı kurumun ticari hayatına yeni başladığı, üstelik 2015 yılı için 6736 sayılı Kanun'dan yararlanarak matrah arttırımında bulunduğu ve çeşitli ekonomik sorunlarla boğuşan bir şirket durumunda olduğu dolayısıyla çok küçük kar oranlarıyla çalışarak, ekonomik olarak ayakta kalmaya çalışmasının sahte fatura düzenleyicisi şeklinde yorumlanmasının ortada somut bir delil olmadığı halde varsayımla ve tamamen mükellef aleyhine kurgu yapıldığı anlamına geldiği, vergi tekniği raporunda bilgisine başvurulan … Grup Ltd. Şti. yetkilisinin ifadesinde çeşitli yerlerde kredi yurtlar kurumuna ait inşaatları yapmış olduklarını, tamamen resmi dairelerde yapılan inşaat işlerinde kullanılmak üzere davacı kurumdan inşaat malzemesi almış olduklarını aynı şekilde … İnşaat Ltd. Şti'nin de alımlarının gerçek olduğu, ödemelerini kısmen çek, kısmen banka havalesi yoluyla yaptıklarını belirttikleri dolayısıyla davacı şirketin ticaretinin gerçek olduğu, kararın aleyhe kısımlarının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
TEMYİZ EDEN DAVALININ İDDİALARI : Davalı idare tarafından, mükellef kurum tarafından olan eksiklik ve hukuka aykırılıkların yapılan inceleme ile tespit edildiği, kararın aleyhe kısımlarının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
DAVACININ SAVUNMASI : Cevap verilmemiştir.
DAVALININ SAVUNMASI : Cevap verilmemiştir.
TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz istemlerinin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Tarafların temyiz istemlerinin reddine,
2. Temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:.. sayılı kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunanlar üzerinde bırakılmasına,
4. 492 sayılı Harçlar Kanunu'na bağlı (3) sayılı Tarife uyarınca, davacı aleyhine onanan tutar üzerinden binde 9,10 oranında ve … TL den az olmamak üzere hesaplanacak nispi karar harcından, varsa evvelce ödenen harcın mahsubundan sonra kalan harç tutarının temyiz eden davacıdan alınmasına,
5. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın anılan Vergi Mahkemesine gönderilmesine, 06/07/2023 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
(X) KARŞI OY :
193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu'nun 120/4. maddesinde, yapılan incelemeler sonucunda geçmiş döneme ait geçici verginin %10'unu aşan tutarda eksik beyan edildiğinin tespiti halinde, eksik beyan edilen bu kısım için resen veya ikmalen geçici verginin tarh olunacağı, mahsup süresi geçtikten sonra, kesinleşen geçici vergilerin terkin edileceği ancak, gecikme faizi ve geçici vergiye bağlı kesilen cezanın tahsil olunacağı hükme bağlanmıştır.
Olayda, dava konusu ihbarnamede geçici vergi miktarı gösterilmiş ise de, geçici verginin aslının aranmayacağının belirtilmesi karşısında vergi miktarının kesilecek vergi ziyaı cezası tutarının belirlenmesine yönelik olduğu anlaşılmaktadır.
Şu halde, aslı aranmayacağı hem kanunun ilgili maddesi gereği olması ve hem de idarece tanzim olunan ihbarnamede geçici verginin aslının aranmayacağının açıkça belirtilmesi nedeniyle, kararın geçici vergilerin kaldırılmasına ilişkin hüküm fıkrasının hukuki sonuç doğurmasına imkan bulunmamaktadır.
Bu durumda, ihtilafın "geçici vergi aslına ilişkin kısım yönünden incelenmeksizin reddine" karar verilmesi gerekirken, davalı idarenin temyiz isteminin kısmen kabulü ile aksi yöndeki Vergi Dava Dairesi kararının geçici vergi aslının kaldırılması yönündeki hüküm fıkrasının belirtilen gerekçelerle bozulması gerektiği görüşüyle Dairemiz kararının buna ilişkin kısmına katılmıyorum.