T.C.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2020/4599
Karar No : 2023/3212
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : … Sanayi Ticaret Anonim Şirketi
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVALI) : … Vergi Dairesi Başkanlığı
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı tarafından, 2017 yılına ilişkin kurumlar vergisi beyannamesinde Gelir Vergisi Kanunu'nun mükerrer 121. maddesi kapsamında, 1.000.000 TL mahsup talebinin reddine ilişkin … tarih ve … sayılı işlemin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … Vergi Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; davacı tarafından vergi yükümlülüklerinin yerine getirildiği, davacının mahsup talebine konu tutardan daha az tutarda mahsup yapıldığına ilişkin davalı idarece davacıya herhangi bir bildirimde bulunulmadığı, düzenlemenin amacının vergisel yükümlülüklerini düzenli olarak yerine getiren mükelleflerin indirimden faydalanması olduğu göz önünde bulundurulduğunda, aksi düşüncenin Kanunen tanınan haktan yararlanılması ve düzenlemenin amacına aykırılık teşkil edeceğinden dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; davacı şirket tarafından 2016/10 ve 2017/5 dönemine ilişkin adına tahakkuk eden katma değer vergisi tutarlarının vadesinden çok sonra gecikme zammı ile birlikte ödendiğine ilişkin şüphe bulunmadığı, Gelir Vergisi Kanunu'nun mükerrer 121. maddesi uyarınca ise vergi indiriminden yararlanabilmek için indirimin hesaplanacağı beyannamenin ait olduğu yıl ile bu yıldan önceki son iki yıla ait vergi beyannameleri üzerine tahakkuk eden vergilerin kanuni süresinde ödenmiş olması şart koşulduğundan davacı şirketin 2017 yılına ilişkin ödemesi gereken kurumlar vergisinden %5 oranında indirim talebinin reddine ilişkin 28/03/2019 tarih ve 5888 sayılı işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle istinaf başvurusunun kabulüne, mahkeme kararının kaldırılmasına davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Mahsup işleminden sonra reddedilen kısmın davalı idare tarafından kendilerine bildirilmediği, tebliğ edilmeyen bu kısım için hak kaybına uğratılmasının mümkün olamayacağı Kanun'un aradığı anlamda eksik ödemenin söz konusu olmadığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin kabulü gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 3/B maddesinde, "Vergilendirmede vergiyi doğuran olay ve bu olaya ilişkin muamelelerin gerçek mahiyetinin esas olduğu, iktisadi, ticari ve teknik icaplara uymayan veya olayın özelliğine göre normal ve mutat olmayan bir durumun iddia olunması halinde ispat külfetinin bunu iddia eden tarafa ait olduğu" hükmüne yer verilmiştir.
193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu'nun "Vergiye Uyumlu Mükelleflere Vergi İndirimi" başlıklı mükerrer 121. maddesinde, ticari, zirai veya mesleki faaliyeti nedeniyle gelir vergisi mükellefi olanlar ile kurumlar vergisi mükelleflerinden (finans ve bankacılık sektörlerinde faaliyet gösterenler, sigorta ve reasürans şirketleri ile emeklilik şirketleri ve emeklilik yatırım fonları hariç olmak üzere), bu maddenin 2. fıkrasında belirtilen şartları taşıyanların yıllık gelir veya kurumlar vergisi beyannameleri üzerinden hesaplanan verginin %5’inin, ödenmesi gereken gelir veya kurumlar vergisinden indirileceği, şu kadar ki hesaplanan indirim tutarının her hâl ve takdirde 1 milyon Türk lirasından fazla olamayacağı, indirilecek tutarın ödenmesi gereken vergiden fazla olması durumunda kalan tutarın, yıllık gelir veya kurumlar vergisi beyannamesinin verilmesi gereken tarihi izleyen bir tam yıl içinde mükellefin beyanı üzerine tahakkuk eden diğer vergilerinden mahsup edilebileceği, bu süre içinde mahsup edilemeyen tutarların red ve iade edilmeyeceği, gelir vergisi mükelleflerinin yararlanacağı indirim tutarının, ticari, zirai veya mesleki faaliyet nedeniyle beyan edilen kazançların toplam gelir vergisi matrahı içerisindeki oranı dikkate alınmak suretiyle hesaplanan gelir vergisi esas alınarak tespit edileceği, söz konusu indirimden faydalanabilmek için; 1. indirimin hesaplanacağı beyannamenin ait olduğu yıl ile bu yıldan önceki son iki yıla ait vergi beyannamelerinin kanuni süresinde verilmiş (Kanuni süresinde verilen bir beyannameye ilişkin olarak kanuni süresinden sonra düzeltme amacıyla veya pişmanlıkla verilen beyannameler bu şartın ihlali sayılmaz.) ve bu beyannameler üzerine tahakkuk eden vergilerin kanuni süresinde ödenmiş olması (Her bir beyanname itibarıyla 250 Türk lirasına kadar yapılan eksik ödemeler bu şartın ihlali sayılmaz.) , 2. (1) numaralı bentte belirtilen süre içerisinde haklarında beyana tabi vergi türleri itibarıyla ikmalen, re’sen veya idarece yapılmış bir tarhiyat bulunmaması (Yapılan tarhiyatların kesinleşmiş yargı kararlarıyla veya 213 sayılı Vergi Usul Kanununun uzlaşma ya da düzeltme hükümlerine göre tamamen ortadan kaldırılmış olması durumunda bu şart ihlal edilmiş sayılmaz.), 3. İndirimin hesaplanacağı beyannamenin verildiği tarih itibarıyla vergi aslı (vergi cezaları dâhil) 1.000 Türk lirasının üzerinde vadesi geçmiş borcunun bulunmamasının şart olduğu hükmüne yer verilmiştir.
Dava dosyasının incelenmesinden, davacının 2017 yılına ait kurumlar vergisine ilişkin olarak Gelir Vergisi Kanunu'nun mükerrer 121. maddesi uyarınca %5 vergi indiriminden yararlanma talebiyle yapılan başvurunun, davalı idarenin … tarih ve … sayılı yazısıyla reddedildiği, ret işleminin gerekçesinin ise 2017/5 döneminde tecil edilecek katma değer vergisi olarak beyan edilen tutarın kantar farkından dolayı 359,52-TL fazladan beyan edildiği, dolayısıyla bu tutarın tahakkuktan eksik terkin edildiği ve verginin vadesi olan 26/06/2017 tarihinden sonra 24/01/2018 tarihinde 35,07-TL gecikme zammı ile birlikte ödendiği, 2016/10 döneminde tecil edilecek katma değer vergisi olarak beyan edilen tutarın eksik ihracattan dolayı 57,60-TL fazladan beyan edildiği, dolayısıyla bu tutarın da tahakkuktan eksik terkin edildiği ve verginin vadesi olan 26/11/2016 tarihinden sonra 30/10/2018 tarihinde 19,08-TL gecikme zammı ile birlikte ödendiği, bu itibarla anılan vergi borçlarının kanuni süresinden sonra ödemesinin yapıldığı ve Gelir Vergisi Kanunu'nun mükerrer 121. maddesindeki şartların sağlanamadığının belirtildiği, netice itibarıyla davacının talep ettiği %5'lik indiriminden yararlanamadığı ve bu işlemin iptali istemiyle bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Yukarıda belirtilen kanun hükümleri ile tespitlerin birlikte değerlendirilmesinden, indirimden yararlanma şartları arasında, 1.000,00 TL üzerinde vergi aslı borcunun bulunmaması gerektiğinin belirtildiği, bu itibarla cüz'i tutarlardaki ödeme gecikmelerinin şartların ihlali şeklinde yorumlanamayacağı, süresinden sonra düzeltme veya pişmanlık amacıyla verilen beyannamelerin şartların ihlali sonucunu doğurmayacağına yönelik hükümden de anlaşılacağı üzere makul sayılabilecek cüz'i miktardaki vergisel hataların mükelleflerin vergiye uyumlu olmadığı şeklinde anlaşılmaması gerektiği, ayrıca uyuşmazlıkta, 17/02/2017 tarih ve 9146 sayılı dilekçe ile davalı idareye fazla beyan edilen tecil tutarına ilişkin olarak bilgi verildiği, tahakkuktan eksik terkin edilen tutarların ise herhangi bir vergi ziyaına sebebiyet verilmeden gecikme zammıyla birlikte ödendiği, düzenlemenin getiriliş amacının vergisel yükümlülüklerine riayet eden mükelleflerin indirimden faydalandırılması olduğu dikkate alındığında davacının indiriminden yararlandırılmamasının kanunun amacına aykırılık teşkil edeceği hususları birlikte değerlendirildiğinde davacının indirimden yararlandırılmamasına yönelik işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar veren Vergi Dava Dairesi kararında hukuki isabet görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin kabulüne,
2. Temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın Vergi Dava Dairesine gönderilmesine, 01/06/2023 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
(X) KARŞI OY :
Temyiz dilekçesinde öne sürülen hususlar, temyize konu mahkeme kararının bozulmasını sağlayacak nitelikte bulunmadığından temyiz isteminin reddi gerektiği görüşüyle Dairemiz kararına katılmıyoruz.