T.C.
D A N I Ş T A Y
ÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2020/4624
Karar No : 2023/2011
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …Otomotiv Nakliye İnşaat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVALI) : …Vergi Dairesi Müdürlüğü/…
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : …Vergi Mahkemesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurusunu Danıştay Üçüncü Dairesinin bozma kararı uyarınca yeniden inceleyen …Bölge İdare Mahkemesi …Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:…sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı adına, 2011 ila 2014 yılları hesap ve işlemlerinin incelenmesi üzerine yapı denetim hizmeti ile birlikte verdiği proje, teknik müşavirlik, denetim ve mimarlık hizmetleri için fatura düzenlemediği, fazladan amortisman gideri hesapladığı ve ticari faaliyetin idamesi ile ilgili olmayan giderlerin kanunen kabul edilmeyen gider mahiyetinde olduğu yolunda saptamalar içeren vergi tekniği raporunu done alan vergi inceleme raporu uyarınca, 2013 yılı için re'sen salınan bir kat vergi ziyaı cezalı kurumlar vergisinin kaldırılması istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Tarhiyatın dayanağı vergi inceleme raporunun atıfta bulunduğu vergi tekniği raporunun ihbarname ekinde tebliğ edilmemesinin esasa etkili bir şekil hatası olduğu ve davacının savunma hakkını kısıtladığı gerekçesiyle tarhiyat kaldırılmıştır.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: …Gayrimenkul Yatırım ve Taahhüt Anonim Şirketi, …İnşaat Gayrimenkul Turizm ve Dış Ticaret Limited Şirketi ve …Mimarlık Yapı İnşaat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nden alınan toplam 1.180.471,47 TL tutarındaki fatura içeriği hizmetin muhtelif müşterilere %5 kar ile satıldığı ve bu satışlar için fatura düzenlenmediğinin davacı şirket yetkilisince beyan edildiği ve bu hususu içeren tutanağın ihtirazi kayıtsız imzalandığı görüldüğünden davacının bir kısım gelirini kayıt ve beyan dışı bıraktığı sonucuna varıldığı, 2013 hesap döneminde "770 Genel Yönetim Gideri" hesabının "Cari Dönem Amortisman Giderleri" alt hesap kayıtlarında 2.098,95 TL tutarında amortisman giderini fazla hesapladığı, şirket yetkilisince fazladan amortisman gideri kaydedildiğinin kabul edildiği anlaşıldığından, tarhiyatın bu matrah kaleminden kaynaklanan kısmında da hukuka aykırılık bulunmadığı, …Boru ve …Endüstri Anonim Şirketi'nden alınarak maliyet kayıtlarında muhasebeleştirilen 58.001,31-TL tutarındaki "Fiyat farkı" içerikli faturalar, yine şirket yetkilisinin beyanları da dikkate alınarak ticari kazancın elde edilmesi ve idame ettirilmesi ile ilgili olmadığı gibi herhangi bir mal teslimi veya hizmet ifasına da dayanmadığından, belirtilen tutarın kanunen kabul edilmeyen gider kabul edilmesinde de hukuka aykırılık görülmediği gerekçesiyle dava reddedilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Şirketlerinin daha önceden yapı denetim sözleşmesi imzaladığı firma ve şahıslara yapı denetim hizmet bedeli ile orantılı olarak sunulan teknik ön fizibilite, tasarım, teknik destek ve danışmanlık gibi hizmetlerinin yapı denetim hizmetleri kapsamında düzenlenen diğer faturalara yansıtılarak beyan edilmiş olduğu, ortada kayıt dışı bırakılan bir gelirden ya da fatura düzenlenmemesi gibi bir durumdan bahsedilemeyeceği, şirketin dışarıdan almak suretiyle eski müşterilerine sunduğu hizmetlere fatura düzenlenmesi durumunda mükerrer vergilendirmenin söz konusu olacağı ileri sürülerek kararın bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı hakkında düzenlenen raporlar uyarınca adına yapılan tarhiyatın hukuka uygun olduğu ileri sürülerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin reddine,
2. Temyize konu Vergi Dava Dairesi kararının ONANMASINA,
3. Davacıdan 492 sayılı Harçlar Kanunu'na bağlı (3) sayılı Tarife uyarınca nispi harç alınmasına,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ilgili Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 25/05/2023 tarihinde oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi.
(X)-KARŞI OY :
213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 3. maddesinin (B) işaretli fıkrasında, vergilendirmede, vergiyi doğuran olay ve bu olaya ilişkin muamelelerin gerçek mahiyetinin esas olduğu ve bunun yemin hariç her türlü delille ispatlanabileceği, vergiyi doğuran olayla ilgisi doğal ve açık olmayan şahit ifadesinin ispatlama vasıtası olarak kullanılamayacağı, iktisadi, ticari ve teknik icaplara uymayan veya olayın özelliğine göre normal ve mutad olmayan bir durumun iddia olunması halinde ispat külfetinin bunu iddia eden tarafa ait olduğu kurala bağlanmıştır. Kanun'un 134. maddesinin birinci fıkrasında, vergi incelemesinden maksadın, ödenmesi gereken vergilerin doğruluğunu araştırmak, tespit etmek ve sağlamak olduğu düzenlenmiştir.
Kayıt ve beyan dışı bırakıldığı tespit edilen hasılattan doğan verginin doğruluğunun saptanması ve sağlanması bakımından hasılata uygulanan kârlılık oranıyla birlikte yeniden düzenlenen gelir tablosuyla ortaya çıkan kârlılık oranının ticari icaplara uygun, normal ve mutad olması gerekmektedir.
Dava konusu vergi ve cezaların dayanağı vergi inceleme raporunda eleştiri konusu yapılan faturalardan doğan maliyetin kayıt ve beyan dışı bırakılan hizmetin ifasında yüklenildiği kabul edilmiş, maliyet hesabına yönelik herhangi bir eleştiri getirilmeksizin, kayıt ve beyan dışı bırakılan hasılat bakımından davacının ilgili yıla ait gelir tablosu yeniden düzenlenmiştir.
Davacı tarafından kurumlar vergisi beyannamesinin ekinde verilen 2013 yılına ilişkin gelir tablosuna göre brüt kârlılık oranı %10 olarak beyan edilmiştir. Vergi inceleme raporunda yer alan tespitler ışığında yeniden düzenlenen gelir tablosu uyarınca bu oran %43,62'ye yükselmiştir.
Olayda, yeniden düzenlenen gelir tablosuyla oluşan nihai kârlılık oranının ticari icaplara uygun normal ve mutad bir oran olup olmadığı değerlendirilmeksizin kayıt ve beyan dışı bırakılan hasılattan kaynaklanan matrah farkı üzerinden tarh edilen vergi ve kesilen cezada hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varıldığından, temyiz isteminin bu kısım yönünden kabulüyle Vergi Dava Dairesi kararının bozulması gerektiği oyuyla Daire kararına katılmıyoruz.