T.C.
D A N I Ş T A Y
ÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2020/4719
Karar No : 2023/1463
TEMYİZ EDENLER : 1- (DAVACI) … Limited Şirketi
VEKİLİ : Av. …
2-(DAVALI) … Vergi Dairesi Müdürlüğü/…
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : ... Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurusunu Danıştay Üçüncü Dairesinin bozma kararı uyarınca yeniden inceleyen … Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı adına, yapı denetim hizmeti yanında verdiği proje, teknik müşavirlik, denetim ve mimarlık hizmetlerine ilişkin satış faturası düzenlemediği ve alımlarının bir kısmını sahte faturalarla belgelendirdiği yolundaki saptamaların yer aldığı vergi tekniği rapouruna dayanılarak düzenlenen vergi inceleme raporu uyarınca 2011 yılının Ocak ila Mart, Haziran ila Ağustos, Kasım ve Aralık dönemleri için re'sen salınan bir kat vergi ziyaı cezalı katma değer vergisi ile 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 353. maddesinin 1. bendi uyarınca kesilen özel usulsüzlük cezasının kaldırılması istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Tarhiyatın dayanağı vergi inceleme raporunun atıfta bulunduğu vergi tekniği raporunun ihbarname ekinde tebliğ edilmemesinin esasa etkili bir şekil hatası olduğu ve davacının savunma hakkını kısıtladığı gerekçesiyle tarhiyat kaldırılmıştır.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Davacı şirket adına, aynı nedenlerle 2011 yılına ilişkin yapılan kurumlar vergisi tarhiyatına karşı açılan davada, Dairelerinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla, davacının bir kısım hizmet satışına fatura düzenlemeyerek 509.250-TL tutarındaki gelirini kayıt ve beyan dışı bıraktığı sonucuna varılarak tarhiyatın bu kısmının hukuka uygun olduğu hüküm altına alındığından, dava konusu tarhiyatın kayıt ve beyan dışı bırakılan hasılattan kaynaklanan kısmında hukuka aykırılık bulunmadığı, davacının ilgili dönemde faturalarını kayıtlarına aldığı … Yapı İnşaat Taahhüt Sanayi Ticaret Limited Şirketi hakkındaki vergi tekniği raporundaki saptamalardan, düzenlediği faturaların sahte olduğu sonucuna varıldığından bu faturalara isabet eden katma değer vergisi indirimlerinin reddi suretiyle yapılan tarhiyatta da hukuka aykırılık bulunmadığı, 213 sayılı Kanun'un 353. maddesinin 1. bendi uyarınca kesilen özel usulsüzlük cezasının ise hukuka uygun düşmediği gerekçesiyle, tarhiyat yönünden dava reddedilmiş, özel usulsüzlük cezası ise kaldırılmıştır.
TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI : Davacı tarafından, dava konusu tarhiyatın dayanağı olan vergi tekniği raporunun kendilerine tebliğ edilmediği, haklarında aynı nedenlerle yapılan kurumlar vergisi tarhiyatına karşı açılan davada temyiz yoluna başvurulduğundan kararın henüz kesinleşmediği, sahte fatura düzenlediği iddia edilen şirket hakkında komisyon geliri yönünden yapılmış tarhiyat olup olmadığı, yapılmışsa dava açılıp açılmadığı ve akıbeti araştırılmadan adına yapılan tarhiyatta hukuka uygunluk bulunmadığı ileri sürülerek kararın aleyhe olan hüküm fıkrasının bozulması istenilmektedir.
Davalı idare tarafından, davacı hakkında düzenlenen vergi inceleme raporu uyarınca kesilen özel usulsüzlük cezasında hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülerek kararın aleyhe olan hüküm fıkrasının bozulması istenilmektedir.
TARAFLARIN SAVUNMALARI : Taraflarca savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz istemlerinin reddi ile Vergi Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz istemlerinin reddine,
2. Temyize konu Vergi Dava Dairesi kararının ONANMASINA,
3. Davacıdan 492 sayılı Harçlar Kanunu'na bağlı (3) sayılı Tarife uyarınca nispi harç alınmasına,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ilgili Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 25/04/2023 tarihinde oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi.
(X)-KARŞI OY :
2575 sayılı Danıştay Kanunu'nun 23. maddesinde, Danıştayın temyiz mercii olarak görevinin, bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması şeklinde ortaya çıkan hukuka aykırılıkların denetimini yapmakla sınırlı olduğu kurala bağlanmıştır.
İdari işlemlerin yargısal denetiminin hukuka uygunluk denetimi ile sınırlı olması karşısında bu denetimin maddi olayı da kapsadığının kabulü gerekir. Şöyle ki idari davaya konu işlemler, dayandığı, düzenlediği olaydan soyutlanmış olarak yargılamaya konu edilemez. Birçok idari uyuşmazlıkta maddi olanla hukuki olan arasında bir ayrım yapmak mümkün olmayabilir.
İdari davalarda inceleme konusu olan hukuki işlem niteliğindeki bir idari işlemdir. Hukuki işlemin incelenmesi, işlemin dayanağı durumunda bulunan maddi olaydan bağımsız bir inceleme değildir.
Adli yargıda maddi olay incelemesi yapılırken nasıl ki olayın subuta erip ermediği incelenerek bir sonuca ulaşılıyor ise idari yargıda da idarelerce tesis edilen işlemlerin dayanağını teşkil eden maddi olayın irdelenerek sonuca ulaşılması esastır.
213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 359. maddesinde, sahte belge "gerçek bir muamele veya durum olmadığı halde bunlar varmış gibi düzenlenen belge" olarak tanımlanmaktadır.
Vergi Mahkemesi kararının, dava konusu tarhiyatın, bir kısım alımların sahte faturayla belgelendirildiğinden bahisle değinilen faturalara konu katma değer vergisi indirimlerinin reddinden kaynaklanan kısmına ilişkin hüküm fıkrasına yöneltilen temyiz istemi hakkında, faturaların temin edildiği mükellef hakkında düzenlenen vergi tekniği raporundaki tespitler değerlendirilmek suretiyle karar verilmesi gerektiği oyuyla Daire kararına bu yönden katılmıyoruz.