T.C.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2020/4723
Karar No : 2023/4653
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Vergi Dairesi Başkanlığı (E-Tebligat)
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : …Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:…sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı adına, ... Pazarlama Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nin vergi borçlarının tahsil edilmesi amacıyla kanuni temsilcisi sıfatıyla düzenlenen…tarih ve …,…,…,…,…,…,…,…sayılı ödeme emirlerinin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … Vergi Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; Mahkemelerinin 09/02/2019 ve 04/04/2019 tarihli ara kararları üzerine davalı idarece dosyaya sunulan bilgi ve belgelerin incelenmesinden, dava konusu ödeme emirlerine konu amme alacağının tahsili amacıyla asıl borçlu şirket adına düzenlenen …, …, … ve …sayılı ödeme emirlerinin 22/10/2012 tarihinde şirket müdürüne dairede rızaen tebliğ edildiği, bu ödeme emirleri dışında kalan asıl borçlu şirket adına düzenlenen diğer ödeme emirlerinin ise, şirket iş yeri adresinde usulüne uygun olarak tebliğ edilmediğinin anlaşıldığı, şirkete ait menkul, gayrımenkul malları ile bankalar nezdindeki hesapları üzerinde yapılan malvarlığı araştırmasına ilişkin bilgi ve belgelerin belirtilen Mahkemenin ara kararlarına rağmen dosyaya sunulmadığı, dolayısıyla şirket hakkında usulüne uygun bir malvarlığı araştırması yapıldığı hususu davalı idarece ortaya konulamadığından, şirket nezdinde tüm takip yollarının tüketildiği ve borcun şirket malvarlığından tahsil edilmediği hususu kesin olarak ortaya konulamadığından, kanuni temsilci sıfatıyla davacı adına düzenlenen ödeme emirlerinde hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; istinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davalı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, davacı adına kanuni temsilci sıfatıyla düzenlenen ödeme emirlerinde hukuka aykırılık bulunmadığı, temyize konu kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Cevap verilmemiştir.
TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
Davalı idarenin temyiz dilekçesinde, dava konusu ödeme emirlerine konu amme alacağının tahsili amacıyla asıl borçlu şirket adına düzenlenen …, …, … ve …sayılı ödeme emirleri dışında kalan diğer ödeme emirlerine ilişkin kısımlar hakkında yer verilen hüküm fıkrası yönünden ileri sürdüğü iddialar kararın bu kısmının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Kararın, dava konusu ödeme emirlerine konu amme alacağının tahsili amacıyla asıl borçlu şirket adına düzenlenen …, …, … ve …sayılı ödeme emirlerine ilişkin kısımları yönünden;
6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un “Terimler” başlıklı 3. maddesinde, amme borçlusu veya borçlu teriminin, amme alacağını ödemek mecburiyetinde olan hakiki ve hükmi şahısları ve bunların kanuni temsilci veya mirasçılarını ve vergi mükelleflerini, vergi sorumlusunu, kefili ve yabancı şahıs ve kurumlar temsilcilerini ifade ettiği belirtilmiş, tahsil edilemeyeceği anlaşılan amme alacağı terimi ise, amme borçlusunun bu Kanun hükümlerine göre yapılan mal varlığı araştırması sonucunda haczi kabil herhangi bir mal varlığının bulunmaması, haczedilen mal varlığının satılarak paraya çevrilmesine rağmen satış bedelinin amme alacağını karşılamaması gibi nedenlerle tahsil edilemeyen amme alacakları şeklinde tanımlanmıştır.
Bu çerçevede, kanuni temsilci sıfatıyla ilgili kişilerin takip edilebilmesi için, asıl borçlu şirket nezdinde vergi borcunun usulüne uygun bir biçimde tarh, tahakkuk ve tebliğ safhalarından geçerek kesinleştirilmesi ve amme alacağının vergi borçlusundan kısmen veya tamamen tahsil imkanının bulunmadığının somut biçimde ortaya konulması, bir başka ifadeyle, asıl borçlu hakkında 6183 sayılı Kanun ile belirlenen takip ve tahsil yollarının tüketilmesi gerekmektedir.
Dosyanın incelenmesinden; dava konusu ödeme emirleri içeriği borçlara ilişkin asıl borçlu … Pazarlama Sanayi ve Ticaret Limited Şirket'ten tahsili amacıyla düzenlenen …, …, … ve … sayılı ödeme emirlerinin şirket müdürüne dairede rızaen tebliğ edildiği, şirkete usulüne uygun şekilde tebliğ edilmesi üzeine, ödenmeyen vergi borçlarının tahsili amacıyla kanuni temsilci sıfatıyla davacı adına ödeme emirlerinin düzenlendiği anlaşılmaktadır.
Uyuşmazlıkta, her ne kadar Vergi Mahkemesince, şirket adına düzenlenerek 22/10/2012 tarihinde tebliğ edilen ödeme emirlerinden sonra anılan borçların şirketten tahsil edilemeyeceğini gösteren herhangi bir malvarlığı araştırması yapılmadığından bahisle davacı adına düzenlenen dava konusu ödeme emirlerinin bu kısımları yönünden hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş ve bu karara karşı davalı idare istinaf isteminin de reddine karar verilmiş ise de, davalı idarece dava dosyasına sunulan belgeler incelendiğinde, asıl borçlu şirkete ait vergi borçlarının tahsili amacıyla şirket hakkında mal varlığı araştırmasının ve e-haciz işlemlerinin yapıldığının görüldüğü, yapılan mal varlığı araştırmalarında şirket adına haczedilebilecek gayrimenkul kaydına rastlanılamadığı ve borcun şirketten tahsil olanağının bulunmadığı anlaşılmıştır.
Bu durumda; söz konusu amme alacağının, şirketten tahsil edilemeyeceği anlaşıldığından, davacının bu borçlardan sorumlu olup olmadığı ortaya konulmak ve diğer hususlar da incelenmek suretiyle yeniden bir karar verilmesi gerekeceğinden, Vergi Dava Dairesi kararının bu kısımlarında hukuki isabet görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin kısmen kabul, kısmen reddine,
2. …Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararının, dava konusu ödeme emirlerine konu amme alacağının tahsili amacıyla asıl borçlu şirket adına düzenlenen …, …, …ve …sayılı ödeme emirleri dışında kalan diğer alacaklara ilişkin kısmının ONANMASINA,
3. Anılan Vergi Dava Dairesi kararının, dava konusu ödeme emirlerinin,dava konusu ödeme emirlerine konu amme alacağının tahsili amacıyla asıl borçlu şirket adına düzenlenen …, …, … ve …sayılı ödeme emirlerine ilişkin kısmının BOZULMASINA,
4. Bozulan kısım hakkında yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın Vergi Dava Dairesine gönderilmesine, 22/06/2023 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.