T.C.
D A N I Ş T A Y
ALTINCI DAİRE
Esas No : 2020/4889
Karar No : 2023/3544
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVALILAR) : 1- … Bakanlığı/…
VEKİLİ : Av. …
2- … Büyükşehir Belediye Başkanlığı
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:..., K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: İstanbul İli, Beşiktaş İlçesi, … Mahallesi, … ada, … parsel sayılı taşınmaza yönelik İstanbul Büyükşehir Belediye Meclisinin … tarih ve … sayılı kararı ile onaylanan 1/5000 ölçekli Beşiktaş-Dolmabahçe-Ortaköy Koruma Amaçlı Nazım İmar Planına askı süresi içinde yapılan itirazın reddine ilişkin anılan büyükşehir belediye meclisinin … tarih ve … sayılı kararı ile İstanbul III Numaralı Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulunun … tarih ve … sayılı kararının iptali istenilmektedir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; dava konusu 13/09/2013 onay tarihli 1/5000 ölçekli koruma amaçlı nazım imar planının 08/11/2013-09/12/2013 tarihleri arasında askıda ilan edildiği, bu plana davacı tarafından askı süresi içinde 2577 sayılı Kanunun 11. maddesi kapsamında yapılan itirazın, askı süresinin bitimini izleyen 60 gün içinde cevap verilmeyerek 07/02/2014 tarihinde reddedilmesi üzerine, bu tarihi izleyen 60 günlük yasal dava açma süresinin son günü olan 08/04/2014 tarihine kadar dava açılması gerekirken, dava açma süresini canlandırmayan itirazın reddine yönelik İstanbul Büyükşehir Belediye Meclisinin … tarih ve … sayılı kararının davacıya tebliğ edilmesi üzerine 11/01/2019 tarihinde açılan davanın süre aşımı nedeniyle esasının incelenmesine olanak bulunmadığı, öte yandan, 2577 sayılı Kanunun 10. maddesi uyarınca imar planında değişiklik yapılması istemiyle davacı tarafından idareye başvuru yapılması ve bu başvurunun reddi üzerine aynı Kanun'un 7. ve 10. maddelerinde öngörülen süreler içinde dava açılmasının mümkün olduğu, İstanbul III Numaralı Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulunun dava konusu kararının ise bilgilendirme, görüş verme mahiyetinde bir karar olduğu, davacının hak ve menfaatini etkileyen, hukuki durumunu değiştiren kesin ve icrai nitelikte bir işlem olmadığı sonucuna varılmaktadır.
Belirtilen gerekçelerle, davanın 1/5000 ölçekli koruma amaçlı nazım imar planına ilişkin kısmı yönünden süre aşımı nedeniyle reddine, Koruma Bölge Kurulunun kararına ilişkin kısmı yönünden incelenmeksizin reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve istinaf dilekçesinde ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından 1/5000 ölçekli koruma amaçlı nazım imar planına askı süresi içinde yapılan itirazın başlangıçta İstanbul Büyükşehir Belediye Meclisince kabul edildiği, bu kararın Koruma Bölge Kurulunca da uygun bulunduğu, ancak ilerleyen süreçte davalı idareler arasında yapılan muhtelif yazışmalar sonucunda nihai olarak davacının itirazının reddine karar verildiği, bu kararın tebliği üzerine yasal süresi içinde açılan davada süre aşımı bulunmadığı ileri sürülmektedir.
SAVUNMALARIN ÖZETİ : Davacının temyiz isteminin reddi ile hukuka ve usule uygun olan Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının onanması gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ …'NUN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının bozulmasına karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
Davacının maliki olduğu … ada, … parsel sayılı taşınmaz üzerinde mülga İstanbul Belediyesi İmar Müdürlüğünce verilen … tarih ve … sayılı yapı ruhsatı ile ilgili belediyesince 2981 sayılı Kanun kapsamında düzenlenen 11.01.1985 tarihli yapı ruhsatı doğrultusunda inşa edilen ve 12.09.1984 tarihli 2. sınıf lokanta turizm işletme belgesine dayanılarak 1985 yılından bu yana lokanta, kafeterya amaçlı işletilen zemin+3 normal katlı yapı bulunmaktadır.
Taşınmazı kapsayan alan İstanbul III Numaralı Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulunun 13.07.2004 tarih ve 14751 sayılı kararı ile "köyiçi kentsel sit alanı" olarak ilan edilmiş, bu doğrultuda hazırlık çalışmalarına başlanılan dava konusu 1/5000 ölçekli koruma amaçlı nazım imar planı İstanbul Büyükşehir Belediye Meclisinin … tarih ve … sayılı kararı ile onaylanarak 08.11.2013-09.12.2013 tarih aralığında askıda ilan edilmiştir.
Uyuşmazlık konusu taşınmaza "kültürel tesis alanı" işlevinin getirildiği bu plana davacı tarafından askı süresi içinde itiraz edilerek; yapı ruhsatı, yapı kullanma izni ve işletme belgesi bulunan taşınmaza mevcut kullanım amacı ile bağdaşmayan bir fonksiyon getirildiğinden, taşınmazın iştigal konusuna uygun olacak şekilde işlevinin "ticaret-hizmet-kültürel tesis alanına" çevrilmesi talep edilmiştir.
Askı süresi içinde yapılan tüm itirazların değerlendirilmesine yönelik İstanbul Büyükşehir Belediye Meclisinin … tarih ve … sayılı kararı ile, davacının itirazının kabulü ile uyuşmazlık konusu … ada, … parsel sayılı taşınmaz üzerinde ruhsatlı yapı bulunduğundan taşınmazın işlevinin (T1) notasyonlu ticaret alanına çevrilmesine, diğer itirazların reddine karar verilmiş, bu doğrultuda yeniden hazırlanan 1/5000 ölçekli koruma amaçlı nazım imar planı değişikliğine ait paftalar 2863 sayılı Kanun uyarınca görüşü alınmak üzere İstanbul III Numaralı Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu Müdürlüğüne iletilmiştir.
Anılan plan değişikliğinin Koruma Bölge Kurulunca değerlendirilmesi sonucunda alınan 09.06.2015 tarih ve 2316 sayılı karar ile, taşınmazda bulunan binanın yasal durumu, ruhsat ve iskan durumu ile mevcut durumunun karşılaştırılarak hazırlanacak bilgi, belgenin ve kontur-gabari belgesinin belediyesince Kurula iletilmesine, ayrıca taşınmaz maliki tarafından yapılan itirazın kabul edilmesi suretiyle hazırlanan 1/5000 ölçekli nazım imar planı değişikliğinin uygun olmadığına karar verilmiştir.
Devamında konuya ilişkin olarak anılan kurumlar arasında yapılan muhtelif yazışmalar sonrasında İstanbul Büyükşehir Belediye Meclisinin … tarih ve … sayılı kararı ile, taşınmazın işlevinin T1-ticaret alanına çevrilmesinin kabulüne ilişkin büyükşehir belediye meclisinin … tarih ve … sayılı kararının uygun görülüp görülmediğine yönelik herhangi bir ifadeye yer verilmediği belirtilerek, Kurulun nihai görüşünün istenilmesine karar verilmiştir.
Konunun değerlendirilebilmesi için Koruma Bölge Kurulunun … tarih ve … sayılı kararıyla istenilen 11.01.1985 tarihli yapı ruhsatının eki projenin dosyasında mevcut olmadığının Beşiktaş Belediye Başkanlığı İmar ve Şehircilik Müdürlüğünün … tarih ve … sayılı yazısı ile bildirilmesi üzerine anılan Kurulun … tarih ve … sayılı kararı ile, bu aşamada taşınmaz üzerindeki yapı hakkında yapılacak bir işlem bulunmadığı, mevcut ve ruhsatlı kullanımlar dikkate alındığında, taşınmaza getirilen ticaret işlevi uygun olsa da, T1-ticaret alanları için öngörülen hmaks:15.50 metre yükseklik değerinin kıyıdaki diğer yapıları aşacağı hususunda ilgili belediyesine bilgi verilmesine karar verilmiştir.
Bu doğrultuda, İstanbul Büyükşehir Belediye Meclisinin … tarih ve … sayılı kararı ile, nazım imar planına askı süresi içinde yapılan itirazın kabul edilmesi doğrultusunda taşınmaza getirilen T1-ticaret alanı işlevi için öngörülmüş olan h:15,50 metre yapı yüksekliğinin Kurul kararı gereğince 12,50 metre olarak düzeltilmesine karar verilmiş, bu nazım imar planı değişiklik teklifine yönelik Koruma Bölge Kurulunun … tarih ve … sayılı kararında ise, taşınmaz için öngörülen 12,50 metre yapı yüksekliğinin, çevredeki ruhsatlı ve yasal yapılar ile birlikte ilgili belediyesince kontrol edilerek, hazırlanacak silüet çalışmasının Kurula iletilmesinden sonra değerlendirilmesine karar verilmiştir.
Bunun üzerine, İstanbul Büyükşehir Belediye Meclisinin dava konusu … tarih ve … sayılı kararında, alanda yürütülen silüet çalışması ve çevredeki binaların yasallığına ilişkin ilgili ilçe belediyesiyle yapılan şifahi görüşmeler sonucunda, taşınmazın mevcut plandaki kültürel tesis alanı işlevinin korunmasına karar verilerek, bu doğrultuda hazırlanan 1/5000 ölçekli koruma amaçlı nazım imar planı değişiklik teklifine yönelik Koruma Bölge Kurulunun dava konusu … tarih ve … sayılı kararında, anılan büyükşehir belediye meclis kararı hakkında bilgi alınması, Kurulca yapılacak bir işlem bulunmadığı bildirilmiştir.
13.09.2013 onay tarihli 1/5000 ölçekli nazım imar planına askı süresi içinde yaptığı itirazının İstanbul Büyükşehir Belediye Meclisinin en son … tarih ve … sayılı kararı ile reddedildiğinin davacıya bildirilmesine ilişkin anılan Belediye Başkanlığı Şehir Planlama Müdürlüğünün … tarih ve … sayılı yazısının 15.11.2018 tarihinde davacıya tebliğ edilmesi üzerine, bu tarihi takip eden 60 günlük süresi içinde (11.01.2019 tarihinde) bakılmakta olan dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
3194 sayılı İmar Kanun'un “Planların hazırlanması ve yürürlüğe konulması” başlıklı 8. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde; "İmar Planları; Nazım İmar Planı ve Uygulama İmar Planından meydana gelir. Mevcut ise bölge planı ve çevre düzeni plan kararlarına uygunluğu sağlanarak, belediye sınırları içinde kalan yerlerin nazım ve uygulama imar planları ilgili belediyelerce yapılır veya yaptırılır. Belediye meclisince onaylanarak yürürlüğe girer. Bu planlar onay tarihinden itibaren belediye başkanlığınca tespit edilen ilan yerlerinde ve ilgili idarelerin internet sayfalarında bir ay süreyle eş zamanlı olarak ilan edilir. Bir aylık ilan süresi içinde planlara itiraz edilebilir. Belediye başkanlığınca belediye meclisine gönderilen itirazlar ve planları belediye meclisi onbeş gün içinde inceleyerek kesin karara bağlar.” düzenleme altına alınmıştır.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun "Dava açma süresi" başlıklı 7. maddesinde dava açma süresinin özel kanunlarında ayrı süre gösterilmeyen hallerde Danıştayda ve İdare Mahkemelerinde altmış gün olduğu; ilanı gereken düzenleyici işlemlerde dava süresinin, ilan tarihini izleyen günden itibaren başlayacağı, aynı Kanun'un "Üst makamlara başvurma" başlıklı 11. Maddesinin dava konusu işlemin tesis edildiği tarihte yürürlükte olan halinde, ilgililer tarafından idari dava açılmadan önce, idari işlemin kaldırılması, geri alınması, değiştirilmesi veya yeni bir işlem yapılmasının üst makamdan, üst makam yoksa işlemi yapmış olan makamdan, idari dava açma süresi içinde istenebileceği, bu başvurunun işlemeye başlamış olan idari dava açma süresini durduracağı, altmış gün içinde bir cevap verilmezse isteğin reddedilmiş sayılacağı, kurala bağlanmıştır.
2863 sayılı Kültür Ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanununun "Sit alanlarında geçiş dönemi koruma esasları ve kullanma şartları ile koruma amaçlı imar planı" başlıklı 17. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinde, "Bir alanın koruma bölge kurulunca sit olarak ilanı, bu alanda her ölçekteki plân uygulamasını durdurur. Sit alanının etkileşim-geçiş sahası varsa 1/25.000 ölçekli plân kararları ve notları alanın sit statüsü dikkate alınarak yeniden gözden geçirilerek ilgili idarelerce onaylanır.
Koruma amaçlı imar planı yapılıncaya kadar, koruma bölge kurulu tarafından üç ay içinde geçiş dönemi koruma esasları ve kullanma şartları belirlenir. Belediyeler, valilikler ve ilgili kurumlar söz konusu alanda üç yıl içinde koruma amaçlı imar planı hazırlatıp incelenmek ve sonuçlandırılmak üzere koruma bölge kuruluna vermek zorundadır. Üç yıllık süre içinde zorunlu nedenlerle plan yapılamadığı takdirde koruma bölge kurulunca gerekçeli olarak bu süre uzatılabilir. Uzatılan süre içerisinde geçiş dönemi koruma esasları ve kullanma şartları uygulanır.
Sit alanlarına ilişkin tüm ölçeklerde yapılmış; koruma bölge kurullarının uygun görüşü alınarak yürürlüğe giren planların yargı kararları ile uygulamasının durdurulması veya iptal edilmesi halinde ilgili koruma bölge kurulunca geçiş dönemi yapılanma şartları yeniden belirlenir.
Koruma bölge kurulunda görüşülen ve uygun görülen koruma plânları onaylanmak üzere ilgili idarelere gönderilir.
İlgili idareler, koruma amaçlı imar planını en geç iki ay içinde görüşür ve varsa değişmesini istediği hususları koruma bölge kuruluna bildirir. Koruma bölge kurulunda bu hususlar değerlendirilir ve kurul tarafından uygun görülen haliyle planlar ilgili idarelere onaylanmak üzere gönderilir. Planlar koruma bölge kurulunun uygun gördüğü şekliyle ilgili idarelerce altmış gün içinde onaylanmak zorundadır. Bu süre içinde görüşülmeyen ya da onaylanmayan planlar kesinleşerek yürürlüğe girer. Koruma amaçlı imar planının yürürlüğe girmesiyle geçiş dönemi koruma esasları ve kullanma şartları ayrıca karar almaya gerek kalmadan ortadan kalkar." hükmüne yer verilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Yukarıda yer verilen yasal düzenlemeler uyarınca, sit alanları ile bunların etkileşim-geçiş sahalarına ilişkin büyükşehir belediye meclisince kabul edilen koruma amaçlı nazım imar planlarına yönelik Koruma Bölge Kurulundan görüş alınması gerektiği, planın Kurul tarafından uygun görülen halinin büyükşehir belediye meclisince onaylanmasından sonra yürürlüğe gireceği ve bir ay süreyle askıda ilan edilmesi gerektiği, askı süresi içinde herhangi bir itiraz olmazsa bu sürenin bitiminde, yapılan itirazların tamamı reddedilirse de bu tarih itibariyle planın kesinleşeceği, buna karşılık askı süresi içinde plana yapılan itirazların tamamının ya da bir kısmının kabul edilmesi halinde planın kesinleştiğinden söz edilemeyeceğinden, aynı onaylanma usulünün tekrar edilmesi suretiyle planın yeniden askıda ilan edileceği, silsile halinde devam edebilecek olan bu süreçte nihai olarak en son askıda itiraz edilmeyen veya yapılan itirazların tamamı reddedilen planın kesinleşeceği ve buna göre dava açma süresinin de en son askıda ilanı yapılan plana göre belirleneceği açıktır.
Bir diğer ifade ile koruma amaçlı nazım imar planının büyükşehir belediye meclisince onaylanan ilk haline askı süresi içinde yapılan itirazın tamamen veya kısmen kabul edilmesi halinde planın kesinleşmesi söz konusu olmayacağından, itirazın kabulü suretiyle belediyesince yeniden hazırlanan planın ya Koruma Bölge Kurulunun uygun gördüğü şekliyle aynen onaylanması veya değişiklik yapılmasının istenildiği hususlarda Kuruldan yeniden alınacak görüş doğrultusunda işlem yapılması gerektiğinden, yapım süreci devam eden planının en son askıda ilan edilerek kesinleşen haline karşı mevzuatta öngörülen dava açma süresi içerisinde dava açabileceğinin kabulü gerekmektedir.
Somut uyuşmazlıkta, koruma amaçlı nazım imar planının 13.09.2013 tarihinde onaylanan ilk haline davacı tarafından askı süresi içinde yapılan itirazın kabulü ile taşınmazın kültürel tesis alanı olan işlevinin "hmaks:15,50 metre yapılaşma koşullarında ticaret alanına" çevrilmesine yönelik büyükşehir belediye meclisinin ... tarih ve ... sayılı kararı doğrultusunda yeniden hazırlanan 1/5000 ölçekli koruma amaçlı nazım imar planı değişikliğine Koruma Bölge Kurulunun … tarih ve … sayılı kararı ile uygun görüş verilmediği, bu çerçevede yetkili kurumlar arasında yapılan muhtelif yazışmalar ve alınan kararlarla planın onaylanma sürecinin devam ettirildiği, en son büyükşehir belediye meclisinin … tarih ve … sayılı kararı ile taşınmazın kültürel tesis alanı olan ilk işlevine dönülmesine ilişkin koruma amaçlı nazım imar planı değişikliğinin kabul edildiği ve Koruma Bölge Kurulunun … tarih ve … sayılı kararı ile bu plan değişikliğine yönelik Kurul tarafından yapılacak işlem bulunmadığının bildirildiği görülmektedir.
Bu durumda, anılan Koruma Bölge Kurulu kararı sonrasında dava konusu nazım imar planı değişikliğinin büyükşehir belediye meclisince onaylanarak yürürlüğe girdiğine ve yeniden askıda ilan edilmek suretiyle dava tarihi itibariyle kesinleştiğine dair dosyada herhangi bir bilgi bulunmamakla birlikte, 13.09.2013 tarihinde onaylanan ilk haline davacı tarafından yapılan itirazın kabul edilmesi suretiyle anılan tarihten bu yana kesinleşmeyen ve yapım süreci devam eden dava konusu koruma amaçlı nazım imar planı değişikliğinin kabulüne yönelik büyükşehir belediye meclisince alınan en son kararın ve bu karara ilişkin Koruma Bölge Kurulu kararının, davalı belediyenin … tarih ve … sayılı yazısı ile davacıya bildirilmesi üzerine, bu bildirimden itibaren 60 günlük yasal süresi içinde açıldığı anlaşılan davanın plana ilişkin kısmında süre aşımı bulunmadığı sonucuna varılmaktadır.
Kaldı ki, usul hukukuna hakim olan ilkelerden biri olan hukuki yarar kavramı gereğince davacının mahkemeden hukuksal korunma istemekte bir çıkarının olması ve davacının hakkını elde edebilmesinin veya menfaatini temin edebilmesinin, bu dava sonucunda verilecek karara bağlı olması gerektiğinden, taşınmaza kültürel tesis alanı işlevi getirilmesine yönelik 13.09.2013 onay tarihli koruma amaçlı nazım imar planına davacı tarafından yapılan itirazın kabul edildiği 16.10.2014 tarihli büyükşehir belediye meclisi kararından dava konusu 10.07.2018 tarihli kararına kadar geçen süreçte planın yeniden kabul edilen her bir halinde davacının talebine uygun şekilde taşınmaza ticaret alanı işlevi getirildiği, yapı yüksekliğinin belirlenmesi noktasında yapım sürecine devam edilen imar planı değişikliğinde başlangıçta önerilen 15,50 metre yüksekliğin sonradan 12,50 metreye düşürülmesine davacının bir itirazının bulunmadığına, bu süreçte kabul edilen planların tamamının iradesine uygun olduğuna dair davacı beyanı karşısında, İdare Mahkemesi kararında belirtildiği gibi dava konusu planın ilk haline askı süresi içinde yapılan itirazın 07/02/2014 tarihinde zımnen reddedilmesi üzerine, bu tarihi izleyen 60 günlük yasal dava açma süresinin son günü olan 08/04/2014 tarihine kadar dava açılmış olması halinde, yargılama devam ederken davacının itirazı doğrultusunda nazım imar planı değişikliği yapılması sonucunda söz konusu yargılamaya devam edilmesinde davacının hukuki yararının kalmayacağı tabiidir.
Öte yandan, İstanbul Büyükşehir Belediye Meclisinin … tarih ve … sayılı kararıyla kabul edilen 1/5000 ölçekli koruma amaçlı nazım imar planı değişikliği hakkında Kurulca yapılacak işlem bulunmadığına dair Koruma Bölge Kurulunun dava konusu kararının, iptal davasına konu edilebilecek kesin ve yürütülebilir bir işlem niteliğinde olmadığı, bilgi verme mahiyetinde olduğu gerekçesiyle bu kısım yönünden davanın incelenmeksizin reddine karar verilmiş ise de, 2863 sayılı Kanun gereğince sit alanına ilişkin ilgili belediyesince hazırlanan koruma amaçlı nazım imar planının yürürlüğe girebilmesi koruma bölge kurulunun bu plana uygun görüş vermesi koşuluna bağlı olduğundan; davalı büyükşehir belediye meclisince kabul edilen koruma amaçlı nazım imar planı değişikliğinin bu yasal zorunluluğa dayalı olarak Koruma Bölge Kurulunca değerlendirilmesi sonucunda tesis edilen dava konusu işlemin, planın yürürlüğe girmesinin kurucu unsurlarından birisi olduğu göz ardı edilerek, sırf içeriğinde yer alan belirsiz ifadelerden hareketle icrai nitelikte bir işlem olmadığını kabule imkan bulunmamaktadır.
Bu tespit ve açıklamalar doğrultusunda, dava konusu koruma amaçlı nazım imar planının askıda ilan edilmek suretiyle kesinleşip kesinleşmediğinin araştırılması, kesinleştiğinin tespit edilmesi halinde dava konusu işlemlerin esasının incelenmesi suretiyle yeniden bir karar verilmesi gerekmektedir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. 2577 sayılı Kanunun 49. maddesine uygun bulunan davacının temyiz isteminin kabulüne,
2. Davanın 1/5000 ölçekli koruma amaçlı nazım imar planına ilişkin kısmı yönünden süre aşımı nedeniyle reddine, İstanbul III Numaralı Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulunun … tarih ve … sayılı kararına ilişkin kısmı yönünden incelenmeksizin reddine dair Mahkeme kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 06/04/2023 tarihinde, kesin olarak, oybirliğiyle karar verildi.