T.C.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2020/5146
Karar No : 2023/2950
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : … Turizm Ticaret Ve Sanayi Anonim Şirketi
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVALI) : …Vergi Dairesi Başkanlığı
(…Kurumlar Vergi Dairesi Müdürlüğü)
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : …Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı şirket adına, defter ve belgelerini ibraz etmediğinden bahisle hakkında düzenlenen vergi inceleme raporu uyarınca, Katma Değer Vergisi Kanunu'nun 11/1-b maddesi uyarınca mahsuben iade aldığı katma değer vergilerinin geri alınması için 2013/1 ila12 dönemleri için re'sen tarh edilen vergi ziyaı cezalı katma değer vergileri ile 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun mükerrer 355. maddesi uyarınca kesilen özel usulsüzlük cezasının kaldırılması istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … Vergi Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; davacı tarafından, 2011-2012-2013-2014-2015 hesap dönemleri için, 6736 sayılı Kanan kapsamında kurumlar vergisi ve katma değer vergisi yönünden matrah artırımında bulunduğundan bahisle, dava konusu dönemlerde katma değer vergisi açısından inceleme ve tarhiyat yapılamayacağı ileri sürülmüşse de 6736 sayılı Kanun'un 5. fıkrasının (e) bendinde, "Artırım talebinde bulunulan yılları izleyen dönemlerde yapılacak vergi incelemelerine ilişkin olarak artırım talebinde bulunulan dönemler için, sonraki dönemlere devreden katma değer vergisi yönünden ve artırım talebinde bulunulan dönemler için ihraç kaydıyla teslimlerden veya iade hakkı doğuran işlemlerden doğan terkin ve iade işlemleri ile ilgili inceleme ve tarhiyat hakkı saklıdır" düzenlemesinin yer alması karşısında, dava konusu cezalı katma değer vergisi tarhiyatlarının yapılmasına hukuken engel teşkil etmeyeceği, davacı şirketin 2013 hesap döneminin katma değer vergisi yönünden incelenmesi neticesinde düzenlenen … tarih ve … sayılı Vergi İnceleme Raporu'nda, 2013 vergilendirme dönemi hesap ve işlemlerinin yolcu beraberinde eşya ihracatından doğan katma değer vergisi iadesi yönünden tam olarak incelenmesinin istenilmesi üzerine, şirketin defter ve belgelerinin … tarih ve E.…sayılı yazıyla istenildiği, yazının 22/11/2018 tarihinde tebliğ edildiği, kurum tarafından yollanan 06/12/2018 tarihli taahhütlü posta ile ilgili dönemde matrah artırdığının bildirilerek ibraz görevinin yerine getirilmediği, 22/11/2018 tarihli tebliğ alındısının aslının müfettişliğe dönmemesi üzerine 2. kez 07/12/2018 tarihinde defter ve belge isteme yazısının tebliğ edildiği, 15 günlük sürenin dolmasına rağmen defter ve belgelerin ibrazının sunulmadığı hususunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmadığı, davacı tarafından her ne kadar defter ve belge isteme süresinin son gününün haftasonuna denk gelmesi sebebiyle ibraz yükümlülüğünün 24/12/2018 tarihine uzadığı, son günün mesai saatinin dolması beklenilmeden 24/12/2018 tarihinde vergi inceleme raporları hazırlanarak idareye tevdi edildiği ileri sürülmekte ise de davacının 24/12/2018 tarihine kadar defter ve belgelerini sunmaması, ilk tebligat üzerine verdiği cevapta da 6736 sayılı Kanun kapsamında yaptığı matrah artırımını ileri sürmesi, 24/12/2018 tarihinde de defter ve belgelerini idareye ibraz etmek istediğine yahut idare tarafından bu tarihte yapılan ibrazın kabul edilmediğine dair herhangi bir iddia ve ispatının olmaması karşısında; olayda, defter ve belge ibraz etmeme fiilinin sabit olduğu, mükelleflerin muhafaza etmek zorunda oldukları defter ve belgelerin istenildiği takdirde belirtilen süre içerisinde idareye ibraz etmeleri gerektiği, bu sürenin ancak 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 13. maddesinde sayılan mücbir sebep hallerinin varlığı halinde söz konusu sebebin ortadan kalkıncaya kadar uzayacağının belirtildiği, olayda herhangi bir mücbir sebep halinin de olmadığının anlaşıldığı, bu durumda, davacının ilgili dönemlerde yüklendiği KDV'leri mevzuat hükümlerine uygun olarak iadeye konu edebilmesi için, iadeye konu belgelerin kanuni deftere usulüne uygun olarak kaydedildiğinin ve idarece yapılacak her türlü incelemeye elverişli olduğunun istenildiği takdirde yükümlü tarafından kanıtlanması gerektiği halde davacının bu kayıt ve tevsik yükümlülüğünü yerine getiremediği dikkate alındığında, katma değer vergisi indirimleri reddedilerek iadeye konu ettiği KDV'lerin üç kat vergi ziyaı cezası ile birlikte davacı adına tarh edilmesinde ve kesilen özel usulsüzlük cezasında hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; istinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, 6736 sayılı Kanun kapsamında matrah artırımında bulunduğu halde hakkında inceleme yapıldığı, faaliyetinin Türkiye'de ikamet etmeyen yolculara deri ve kürkten mamul mont, kaban vb. giyim eşyası satışı olduğu, Türkiye'de ikamet etmeyen yolculara yapılan satışlar nedeniyle yüklendiği KDV'leri Katma Değer Vergisi Kanunu'nun 11/1-b maddesi uyarınca mahsuben iade aldığı, 2013 yılı defter ve belgelerinin tam tasdik sözleşmesi kapsamında Yeminli Mali Müşavire inceleterek hazırlanan Kurumlar Vergisi Tam Tasdik Raporu'nun olumlu görüşle Vergi Dairesi'ne sunulduğu, 2011-2015 dönemleri için kurumlar ve katma değer vergisi bakımından 6736 sayılı Kanun kapsamında matrah artırdığı, … tarih ve E.…sayılı yazı ile defter ve belgeleri istenilmişse de matrah artırımı nedeniyle inceleme yapılamayacağı hususunun idareye bildirildiği, ikinci kez 07/12/2018 tarihinde yapılan tebligatın süre sonunun 22/12/2018 olduğu, bu tarihin hafta sonuna denk gelmesi nedeniyle sürenin 24/12/2018 tarihine uzamasına rağmen idarece süre sonu beklenilmeden 24/12/2018 tarihinde tarhiyatların dayanağı olan raporun düzenlendiği, yapılan işlemlerin hukuka aykırı olduğu belirtilerek kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI :Cevap verilmemiştir.
TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 17. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca duruşma istemi yerinde görülmeyerek işin gereği görüşüldü;
İNCELEME VE GEREKÇE :
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin reddine,
2. Temyize konu …Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin …tarih ve E:…, K:… sayılı kararının ONANMASINA,
3. 492 sayılı Harçlar Kanunu'na bağlı (3) sayılı Tarife uyarınca, davacı aleyhine onanan tutar üzerinden binde 9,10 oranında ve … TL den az olmamak üzere hesaplanacak nispi karar harcından, varsa evvelce ödenen harcın mahsubundan sonra kalan harç tutarının temyiz eden davacıdan alınmasına,
4. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
5. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın Vergi Mahkemesine gönderilmesine, 30/05/2023 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.