T.C.
D A N I Ş T A Y
YEDİNCİ DAİRE
Esas No : 2020/518
Karar No : 2023/2415
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Vergi Dairesi Müdürlüğü
KARŞI TARAF (DAVACI) : … Boya İnşaat Kimya Plastik Sanayi ve Ticaret
Limited Şirketi
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava Konusu İstem: Davacı adına 2009 yılının Aralık ayına ilişkin olarak re'sen tarh edilen özel tüketim vergileri ve kesilen vergi ziyaı cezaları ile hesaplanan gecikme faizinin tahsili amacıyla düzenlenen ödeme emrinin iptali istemiyle dava açılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; olayda, dava konusu ödeme emri içeriği vergi ve cezalara ilişkin olarak düzenlenen ihbarnamelerin, davacı şirketin merkez adresi olarak belirtilen "…" adresine tebliğe gönderilmesi üzerine düzenlenen 18/11/2014 tarihli tebliğ alındısı üzerinde herhangi bir şerh, isim veya imzanın bulunmadığı, dosyaya sunulan 14/11/2014 tarihli memur ile muhtar tarafından imzalanan adres tespit tutanağı ile dağıtıcı ve muhtar tarafından imzalanan 18/11/2014 tarihli adres tespit tutanağının tebliğ alındısı ile irtibatlandırılmadığı, diğer bir ifadeyle, söz konusu adres tespit tutanaklarında, dava konusu ödeme emrine konu vergi/ceza ihbarnamelerinin tebliğine yönelik olarak düzenlendikleri yönünde bir ifade, şerh ya da açıklamaya yer verilmediği nazara alındığında, davacı şirketin adreste bulunmadığı hususunun, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 102. maddesinde öngörüldüğü şekilde tespit edilmediği sonucuna ulaşıldığı, bu durumda, ilanen tebligat şartlarının oluştuğundan bahsedilemeyeceğinden, dava konusu ödeme emri muhteviyatı vergi ve cezaların usulüne uygun şekilde kesinleştirilmediği ve tahsil edilebilir aşamaya gelmediği, diğer bir ifadeyle, 213 sayılı Kanun'un 114. maddesi uyarınca 2009 vergilendirme dönemi için 31/12/2014 tarihine kadar usulüne uygun biçimde tarh ve tebliğ edilmeyerek zamanaşımına uğradığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idare tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Tesis edilen dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'UN DÜŞÜNCESİ : Davacının şirket adresine gönderilen tebliğ zarfı üzerinde dava konusu ödeme emri içeriği borçlara ilişkin ihbarnamenin tarih ve sayısına yer verildiği, ihbarnamenin tebliğ edilememesi nedeniyle adres tespit tutanağının düzenlendiği anlaşıldığından, ilanen tebliğ ile ödeme emrine ilişkin diğer hususların hukuka uygunluğunun değerlendirilmesi amacıyla temyize konu kararın bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Yedinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
Davacı adına 2009 yılının Aralık ayına ilişkin olarak re'sen tarh edilen özel tüketim vergileri ve kesilen vergi ziyaı cezaları ile hesaplanan gecikme faizinin tahsili amacıyla düzenlenen ödeme emrinin iptali istemiyle dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 93. maddesinde; tahakkuk fişinden gayri vergilendirme ile ilgili olup, hüküm ifade eden bilumum vesikalar ve yazıların adresleri bilinen gerçek ve tüzel kişilere posta vasıtasıyla ilmuhaberli taahhütlü olarak, adresleri bilinmeyenlere ilan yolu ile tebliğ edileceğinin belirtildiği, 101. maddesinde; bilinen adreslerin sayıldığı, 102. maddesinde; muhatabın zarf üzerinde yazılı adresini değiştirmesinden dolayı bulunamamış olması halinde posta memurunun durumu zarf üzerine yazacağı, aynı maddenin son fıkrasında da adreste bulunamama halininin, komşulardan bir kişi veya muhtar veya ihtiyar heyeti üyelerinden biri veyahut bir zabıta memuru huzurunda icra ve keyfiyet taahhüt ilmühaberine yazılarak tarih ve imza vaz'edilmek ve hazır bulunanlara da imzalatılmak suretiyle tespit olunarak merciine iade olunacağı, 103. maddesinde; tebliğin, ilan yoluyla yapılabilmesi için muhatabın adresinin hiç bilinmemesi, yanlış veya değişmiş olması ve bu yüzden mektubun geri gelmesi, posta ile tebliğ yapılmasına imkan bulunmaması gerektiği, 104. maddesinde ise; ilan yazısının tebliğ yapan dairenin ilan koymaya mahsus mahalline asılacağı ve bir suretinin mükellefin bilinen son adresinin bağlı olduğu muhtarlığa gönderileceği hükümlerine yer verilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 101. maddesinin ilk fıkrasında, bu Kanun'a göre bilinen adreslerin neler olduğu açıklandıktan sonra, son fıkrasında da, mektupların gönderilmesinde, bu adreslerden, tarih itibarıyla, tebligat yapacak makama en son olarak bildirilmiş veya bu makamca tespit edilmiş olanının dikkate alınacağı hüküm altına alınmış; 103. maddesinde, tebliğin hangi hallerde ilanla yapılacağı düzenlenirken; 104. maddesinde, ilanın şeklinin nasıl olacağı kurala bağlanmıştır.
Dosyanın incelenmesinden, davacı adına yapılan cezalı tarhiyatlara ilişkin 12/11/2014 tarihli ihbarnamelerin şirket adresine tebliğe çıkarılması üzerine 14/11/2014 tarihli adres tespit tutanağının düzenlendiği, ayrıca, 18/11/2014 tarihli adres tespit tutanağında davacının adresten ayrıldığı, aynı adreste başka bir şahsın faaliyette bulunduğunun tespit edilerek, anılan hususun mahalle muhtarı, beyan sahibi ile tebliğ memuru tarafından imza altına alındığı anlaşılmaktadır.
Buna göre, davacı adına düzenlenen ödeme emirlerinin ilanen tebliğinden önce şirketin bilinen iş yeri adresinde bulunamadığı hususunun 213 sayılı Kanun'un 102. maddesinde öngörülen usule uygun olarak tespit edildiği sonucuna varıldığından, olayda, ilanen tebliğin usulüne uygun olarak yapılıp yapılmadığının değerlendirilmesi ve bu koşulların oluştuğu sonucuna ulaşılması halinde de uyuşmazlığın esasının incelenmesi suretiyle karar verilmek üzere temyize konu kararın bozulması gerekmiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.Temyiz isteminin kabulüne,
2.... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Daireye gönderilmesine,
4. 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 13. maddesinin (j) bendi parantez içi hükmü uyarınca alınması gereken harç dahil olmak üzere, yargılama giderlerinin yeniden verilecek kararda karşılanması gerektiğine, 08/05/2023 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.