T.C.
D A N I Ş T A Y
ALTINCI DAİRE
Esas No : 2020/556
Karar No : 2023/4779
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Belediye Başkanlığı
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI) : … Kaymakamlığı- …
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: … tarihli, … sayılı Karamanlı belediye meclisi kararıyla kabul edilen 1/1000 ölçekli revizyon uygulama imar planı ve 1/5000 ölçekli nazım imar planının Burdur ili Karamanlı ilçesi 20293 sayılı parsel yönünden iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; yerinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi üzerine düzenlenen bilirkişi raporu ile dosyadaki bilgi ve belgelerin birlikte değerlendirilmesinden, davaya konu 1/5000 ölçekli nazım ve 1/1000 ölçekli uygulama imar planı değişiklikleri ile uyuşmazlık konusu taşınmazın büyük bir kısmının belediye hizmet alanı, bir kısmının ise 7 metrelik yol ve sanayi alanı fonksiyonuna ayrıldığı, plan değişikliği yapılmasının gerekli olduğu ancak belediye hizmet alanı olarak değişiklik yapılan alanda hangi fonksiyonun getirileceğinin somutlaştırılmadığı, planlamanın yeterli bilimsel araştırma ve veriye dayandırılmadığı, planlamada katılımcı bir sürecin izlenmediği anlaşıldığından şehircilik ilkeleri, planlama esasları, kamu yararı ve hukuka uygun olmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka aykırı bulunarak dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının özeti: Davalı idarenin istinaf başvurusu incelendiğinde, mahkemenin verdiği kararın gerekçesi ve sonucu itibariyle hukuka ve usule uygun olduğu ve kaldırılmasını gerektirecek herhangi bir hukuki neden bulunmadığı, İlaveten, Mekansal Planlar Yapım Yönetmeliğinin 26. maddesinin 3. fıkrası kapsamında olaya bakıldığında; her ne kadar önceki plan paftalarına işlenmediği görülmekte ise de; … tarihli, … sayılı Karamanlı Belediye Meclisi kararı ile uyuşmazlık konusu taşınmazın 1/5000 ölçekli nazım ve 1/1000 ölçekli uygulama imar planlarında "öğrenci yurdu" olarak düzenlendiği, bu hususun dosyada mevcut olan idari yazışmalara da konu edildiği, buna istinaden 28.05.1997 tarihli işlemle uyuşmazlık konusu hazine taşınmazının Milli Eğitim Bakanlığına öğrenci yurdu olarak tahsis edildiği, dava konusu plan kararından önce taşınmazın durumunun öğrenci yurdu olarak düzenlenmiş olması karşısında, plan değişikliği öncesinde yatırımcı kuruluş olan Milli Eğitim Bakanlığından veya Milli Eğitim Müdürlüğünden görüş alınmasının gerekmesine rağmen somut olayda idarece bu hususa riayet edilmediği, kaldırılan öğrenci yurdu alanı için eşdeğer bir yer ayrılmadığı, dava konusu işlemin bu yönleriyle de hukuka aykırı olduğu ek gerekçesiyle istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Usul ve yasaya uygun olmayan idari dava dairesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ …'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :Burdur ili Karamanlı ilçesi belediye imar planı sınırları içerisinde Maliye Hazinesi adına kayıtlı ve Milli Eğitim Bakanlığına tahsisli olduğu belirtilen … sayılı parseli kapsayan alanda yapılan 1/1000 ölçekli revizyon uygulama imar planı ve 1/5000 ölçekli nazım imar planının … tarihli, … sayılı belediye meclisi kararı ile kabul edilerek 12.02.2009-13.03.2009 tarihleri arasında askıya çıkarıldığı, davacı kurum tarafından askı süresi içerisinde itiraz edilmese de … tarihli, … sayılı yazı ile imar durum belgesinin istenilmesi sonucu dava konusu … sayılı parsele yönelik imar planlarında belediye hizmet alanı kullanımı getirildiğinin öğrenilmesi üzerine anılan 1/5000 ölçekli nazım ve 1/1000 ölçekli uygulama imar planlarının iptali istemiyle bakılan davanın açıldığı anlaşılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
3194 sayılı İmar Kanununun 5. maddesinin dava konusu işlemin tesis edildiği tarihte yürürlükte olan halinde, nazım imar planı; varsa bölge ve çevre düzeni planlarına uygun olarak hali hazır haritalar üzerine, yine varsa kadastral durumu işlenmiş olarak çizilen ve arazi parçalarının; genel kullanış biçimlerini, başlıca bölge tiplerini, bölgelerin gelecekteki nüfus yoğunluklarını, gerektiğinde yapı yoğunluğunu, çeşitli yerleşme alanlarının gelişme yön ve büyüklükleri ile ilkelerini, ulaşım sistemlerini ve problemlerinin çözümü gibi hususları gösteren ve uygulama imar planının hazırlanmasına esas olmak üzere düzenlenen detaylı bir raporla açıklanan ve raporu ile beraber bir bütün olan plan olarak, uygulama imar planı ise; tasdikli halihazır haritalar üzerine varsa kadastral durumu işlenmiş olarak nazım imar planı esaslarına göre çizilen ve çeşitli bölgelerin yapı adalarını, bunların yoğunluk ve düzenini, yolları ve uygulama için gerekli imar uygulama programlarına esas olacak uygulama etaplarını ve diğer bilgileri ayrıntıları ile gösteren plan olarak tanımlanmıştır.
3194 sayılı Kanunun 6. maddesinin işlem tarihinde yürürlükte olan halinde, planlar kapsadıkları alan ve amaçları açısından bölge planları ve imar planları olarak iki ana kategoriye ayrılmış, imar planları da uygulamaya esas olan uygulama imar planları ve bu planın hazırlanmasındaki temel hedefleri, ilkeleri ve arazi kullanım kararlarını belirleyen nazım imar planları olarak sınıflandırılmış, her planın bir üst kademedeki plana uygun olarak hazırlanması zorunluluğu getirilmiştir.
Buna göre alt ölçekteki imar planlarının üst ölçekteki imar planlarıyla uyumlu olacağı nazım imar planlarının bölge ve çevre düzeni planlarına, uygulama imar planının da bölge ve çevre düzeni planları ile nazım imar planına aykırı düzenlemeler getiremeyeceği açıktır.
Davanın devamı sırasında, işlem tarihinden sonra, 14/06/2014 tarihli ve 29030 sayılı Resmî Gazetede yayımlanan Mekansal Planlar Yapım Yönetmeliğinin "Mekânsal kullanım tanımları ve esasları" başlıklı 5. maddesinin 1/a bendinde "Belediye hizmet alanı: Belediyelerin görev ve sorumlulukları kapsamındaki hizmetlerinin götürülebilmesi için gerekli itfaiye, acil yardım ve kurtarma, ulaşıma yönelik transfer istasyonu, araç ve makine parkı, bakım ve ikmal istasyonu, garaj ve triyaj alanları, belediye depoları, asfalt tesisi, atık işleme tesisi, zabıta birimleri, mezbaha, ekmek üretim tesisi, pazar yeri, idari, sosyal ve kültürel merkez gibi mahallî müşterek nitelikteki ihtiyaçları karşılamak üzere kurulan tesisler ile sermayesinin yarıdan fazlası belediyeye ait olan şirketlerin sahip olduğu tesislerin yapılabileceği alandır." şeklinde , 1/j bendinde "Sosyal tesis alanı: Sosyal yaşamın niteliğini ve düzeyini artırmak amacı ile toplumun faydalanacağı kreş, kurs, yurt, çocuk yuvası, yetiştirme yurdu, yaşlı ve engelli bakımevi, rehabilitasyon merkezi, toplum merkezi, şefkat evleri gibi fonksiyonlarda hizmet vermek üzere ayrılan kamu veya özel mülkiyetteki alanlardır." şeklinde tanımlanmıştır.
Aynı Yönetmeliğin "Nazım imar planı" başlıklı 23. maddesinin 1. fıkrasında, nazım imar planında karar düzeyi ve içerikleri bakımından, uygulama imar planındaki detay kararlar alınmaması esas olup, uygulamaya dönük kararların uygulama imar planlarında belirleneceği, "Uygulama imar planı" başlıklı 24. maddesinin 9. fıkrasında ise, nazım imar planlarında karma kullanım olarak belirlenen fonksiyonların, uygulama imar planlarında ayrıştırılmasının esas olduğu kuralına yer verilmiştir.
Mekansal Planlar Yapım Yönetmeliğinin 26. maddesinin 3. fıkrasında; " İmar planlarında bulunan sosyal ve teknik altyapı alanlarının kaldırılması, küçültülmesi veya yerinin değiştirilmesine dair plan değişiklikleri zorunluluk olmadıkça yapılmaz. Zorunlu hallerde böyle bir değişiklik yapılabilmesi için: a) İmar planındaki durumu değişecek olan sosyal ve teknik altyapı alanındaki tesisi gerçekleştirecek ilgili yatırımcı Bakanlık veya kuruluşların görüşü alınır. b) İmar planında yer alan yol hariç sosyal ve teknik altyapı alanlarının ve kamuya ait sosyal ve kültürel tesis alanlarının kaldırılabilmesi veya küçültülmesi ancak bu tesislerin hitap ettiği hizmet etki alanı içinde eşdeğer yeni bir alanın ayrılması suretiyle yapılabilir. Eşdeğer alanın ayrılmasında yüzölçümü ve konum özellikleri korunur. Bu alanların yerinin değiştirilmesinde, mevcut plandaki hizmet etki alanına göre aynı uygulama etabı veya bölge içinde kalması, yaya erişim mesafelerinin dikkate alınması ve yeni tespit edilen alanın tesisin yapılmasına müsait olması zorunludur." düzenlemelerine yer verilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
İdare Mahkemesi kararında uyuşmazlığa konu taşınmaza 1/5000 ölçekli nazım ve 1/1000 ölçekli uygulama imar planlarında belediye hizmet alanı kullanımı getirilmesi belediye hizmet alanı kullanımının her iki imar planında da somutlaştırılmaması nedeniyle uygun görülmemiş, İdari Dava Dairesi kararında ise mahkeme kararına "plan değişikliği öncesinde yatırımcı kuruluş olan Milli Eğitim Bakanlığından veya Milli Eğitim Müdürlüğünden görüş alınmasının gerekmesine rağmen somut olayda idarece bu hususa riayet edilmediği, kaldırılan öğrenci yurdu alanı için eşdeğer bir yer ayrılmadığı" gerekçesi eklenerek dava konusu işlemin iptali yolundaki mahkeme kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
Bu noktada öncelikle belediye hizmet alanı kullanımın somutlaştırılması hususunun 1/5000 ölçekli nazım ve 1/1000 ölçekli uygulama imar planı yönünden değerlendirilmesinin yapılması gerekmektedir.
Yukarıda yer alan mevzuat hükümlerinin birlikte değerlendirilmesinden, mekansal alanlar için öngörülen her kullanım kararının, 1/5000 ölçekli nazım imar planlarında detaylı olarak düzenlenmesi zorunluluğunun bulunmadığı, ancak gerek uygulama işlemlerine dayanak teşkil etmesi, gerekse ölçeği itibari ile elverişliliği nedeni ile, mekansal alan kullanımının somutlaştırılması ve detaylandırılması görevinin 1/1000 ölçekli uygulama imar planlarına bırakıldığı sonucuna varılmaktadır.
Bu tespit ve değerlendirmeler ışığında "belediye hizmet alanı kullanımı" irdelendiğinde; 1/5000 ölçekli nazım imar planlarında, mekansal kullanımın "belediye hizmet alanı" olarak gösterilmesinin yeterli olduğunun kabulü gerekmekle birlikte, ulaşım yükü, nüfus ve yapı yoğunluğu başta olmak üzere planlama alanına birbirinden çok farklı etkileri bulunan ve yukarıda yer verilen tanımında örnekleme yoluyla sayılan tesisleri, bir bütün olarak kapsayan "belediye hizmet alanı" gösterimi, uygulama imar planı ölçeğinde tek başına yeterli olamamakta, bu gösterim altında hangi belediye faaliyetinin icra edileceğinin belirtilmesi suretiyle kesin kullanım türünün gerek uygulama işlemlerine dayanak oluşturacak ölçüde, gerekse hukuki ihtilaf halinde yargısal incelemeye elverecek açıklıkta somut olarak gösterilmesi zorunluluk arz etmektedir.
Uyuşmazlık bu yönüyle ele alındığında, "belediye hizmet alanı" fonksiyonunun kesin kullanım türüne yönelik somut bir belirleme yapılmaması durumunun 1/5000 ölçekli nazım imar planında zorunlu olmadığı, 1/1000 ölçekli uygulama imar planında zorunlu olarak aranması gerektiği sonucuna varılmıştır.
Hal böyle iken bakılan uyuşmazlıkta çözülmesi gerek husus ise; 1/5000 ölçekli nazım imar planında ve 1/1000 ölçekli uygulama imar planında dava konusu taşınmaza getirilen belediye hizmet alanı kullanımının uygun olup olmadığıdır.
Bu açından dosyadaki bilgi ve belgeler ile idare mahkemesince yerinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen rapor birlikte incelendiğinde; dava konusu parselin, 1/5000 ve 1/1000 ölçekli Karamanlı Nazım ve Uygulama İmar Planı değişikliğinden sonra büyük bir kısmının “belediye hizmet alanı”, geri kalan kısmının ise 7 metrelik yol ve “sanayi alanı” fonksiyonuna ayrıldığı; mevcut durumda önceki uygulama imar planında, plan ve lejant teknikleri açısından uygun bir gösterim olmayan alan kullanım kararının (un fabrikası) değiştirilmesi ve alanın özelliklerine göre plan kararları getirilmesinin planlama esasları ve plan tekniği açısından uygun olacağı bu bağlamda da plan değişikliği yapılmasının zorunlu olduğu, her ne kadar önceki plan paftalarına işlenmediği görülmekte ise de; … tarihli, … sayılı Karamanlı Belediye Meclisi kararı ile uyuşmazlık konusu taşınmazın 1/5000 ölçekli nazım ve 1/1000 ölçekli uygulama imar planlarında "öğrenci yurdu" olarak düzenlendiği, bu hususun dosyada mevcut olan idari yazışmalara da konu edildiği, buna istinaden 28.05.1997 tarihli işlemle uyuşmazlık konusu hazine taşınmazının Milli Eğitim Bakanlığına öğrenci yurdu olarak tahsis edildiği, dava konusu plan kararından önce taşınmazın durumunun öğrenci yurdu olarak düzenlenmiş olması karşısında, plan değişikliği öncesinde yatırımcı kuruluş olan Milli Eğitim Bakanlığından veya Milli Eğitim Müdürlüğünden görüş alınmasının gerekmesine rağmen somut olayda idarece bu hususa riayet edilmediği, kaldırılan öğrenci yurdu alanı için eşdeğer bir yer ayrılmadığından uyuşmazlık konusu 1/5000 ölçekli nazım ve 1/1000 ölçekli uygulama imar planlarının imar mevzuatına, şehircilik ilkeleri ve planlama esasları ve hukuka uygun olmadığı sonucuna varılmıştır.
Bu itibarla hem 1/5000 ölçekli nazım imar planı hem de 1/1000 ölçekli uygulama imar planında dava konusu taşınmaza getirilen belediye hizmet alanı kullanımı uygun olmadığından idari dava dairesi kararında yer alan "belediye hizmet alanı kullanımın somutlaştırılmadığı" gerekçesinin isabetli olmadığı açıktır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.Davalının temyiz isteminin reddine,
2.Dava konusu işlemin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptaline ilişkin Mahkeme kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun ek gerekçe ile reddi yolundaki temyize konu … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının yukarıda anılan gerekçe ile ONANMASINA,
3. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de anılan Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 18/05/2023 tarihinde, kesin olarak, oybirliğiyle karar verildi.