T.C.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2020/5597
Karar No : 2023/2423
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : … Anonim Şirketi
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVALI) : … Bakanlığı
… Başkanlığı/ ANKARA
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı şirket tarafından, 2012 yılına ilişkin olarak banka mevduat hesaplarından kesilen 498.363,38 TL gelir vergisinin iadesi istemiyle düzeltme ve şikayet yoluyla yapılan başvurunun zımnen reddine ilişkin işlemin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... Vergi Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; kişilerin birtakım haklarının kısıtlanmasını veya bir haktan yararlandırılmasının belirli sürelerle sınırlandırılmasını öngören düzenlemelerin Anayasa'nın belirlediği sınırlar dahilinde ancak kanunlarla yapılabileceği ve yürürlükte bulunan vergi kanunlarında iade talepleri konusunda herhangi bir süre sınırlandırması öngörülmediğinden, bu tür taleplerin, vergi kanunlarındaki genel zamanaşımı süresi içerisinde her zaman yapılabileceğinin kabulü ile davacının 2012 yılına ilişkin olarak banka mevduatlarından kesilen tutarın iadesine ilişkin talebinin zamanaşımına uğradığından bahisle reddedilmesi yönünde tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; davacı şirketin vergi dairesine yaptığı başvurusunun reddine dair işlemin iptali istemiyle, tebliğ tarihinden itibaren otuz gün içinde dava açılması gerekirken, bu süre geçirildikten sonra açılan davada uyuşmazlığın esasının, süre aşımı nedeniyle incelenmesine olanak bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle, davanın davanın süre aşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, davanın süresinde açıldığı ve dava konusu uyuşmazlığın vergi hatası kapsamında değerlendirilmesi gerektiği belirtilerek temyiz isteminin kabulü ve Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 116. maddesinde vergi hatasının, vergiye müteallik hesaplarda veya vergilendirmede yapılan hatalar yüzünden haksız yere fazla veya eksik vergi istenmesi veya alınması olduğu açıklandıktan sonra 117. maddesinde, matrah hataları, vergi miktarındaki hatalar ve verginin mükerrer olması “hesap hataları” olarak, 118. maddesinde, mükellefin şahsında hata, mükellefiyette hata, mevzuda hata ve vergilendirme veya muafiyet döneminde hata “vergilendirme hataları” olarak belirtilmiş; 122. maddesinde ise, mükelleflerce, vergi muamelelerindeki hataların düzeltilmesinin vergi dairesinden yazı ile istenebileceği, 124. maddesinde de vergi mahkemesinde dava açma süresi geçtikten sonra yapılan düzeltme başvurusunun reddi halinde şikayet yolu ile Maliye Bakanlığına müracaat edilebileceği belirtilmiştir.
Anılan Kanun'un "Düzeltmede Zamanaşımı" başlıklı 126. maddesinde, 114. maddede yazılı zamanaşımı süresi dolduktan sonra meydana çıkarılan vergi hatalarının düzeltilemeyeceği, şu kadar ki, düzeltme zamanaşımı süresinin a) Zamanaşımı süresinin son yılı içinde tarh ve tebliğ edilen vergilerde hatanın yapıldığı; b) İlan yolu ile tebliğ edilip vergi mahkemesinde dava konusu yapılmaksızın tahakkuk eden vergilerde mükellefe ödeme emrinin tebliğ edildiği; c) İhbarname ve ödeme emri ilan yoluyla tebliğ edilen vergilerde 6183 sayılı Kanuna göre hacizin yapıldığı tarihten başlayarak bir yıldan aşağı olamayacağı hükme bağlanmıştır.
193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu'nun 'Vergi tevkifatının mahsubu' başlıklı 121. maddesinde; yıllık beyannamede gösterilen gelire dahil kazanç ve iratlardan bu Kanuna göre kesilmiş bulunan vergilerin, beyanname üzerinden hesaplanan gelir vergisine mahsubedileceği, mahsubu yapılan miktarın gelir vergisinden fazla olduğu takdirde aradaki farkın vergi dairesince mükellefe bildirileceği ve mükellefin müracaatı üzerine kendisine ret ve iade olunacağı, Maliye Bakanlığının iadeyi mahsuben veya nakden yaptırmaya, inceleme raporuna, yeminli mali müşavir raporuna veya teminata bağlamaya ve iade için aranılacak belgeleri belirlemeye yetkili olduğu hükme bağlanmıştır.
Dosyanın incelenmesinden; davacı şirketin, bankada bulunan mevduat hesabı nedeniyle oluşan faiz geliri üzerinden tahakkuk eden vergilerin sorumlu sıfatıyla banka tarafından kaynakta kesinti suretiyle vergi dairesine ödendiği ve davacının 2012 yılında süresinde verdiği Kurumlar Vergisi Beyannamesinde ''Kanunen Kabul Edilmeyen Giderlerin Sehven Fazla Yazıldığı'' ndan bahisle 17/05/2013 tarihinde düzeltme beyannamesi verildiği, iade talebinin 2013 yılı beyannamesinde yapıldığının kabulü ile Başkent Vergi Dairesi Müdürlüğü'nün 11/06/2014 tarihli yazısı ile mevcut olan eksikliklerin davacıya bildirildiği ve bildirim üzerine 21/05/2015 tarihinde belirtilen eksiklerin giderildiği, bu kapsamda tevkif yoluyla kesilen vergilerin vergi sorumlusu tarafından ilgili vergi dairesine ödendiğine dair söz konusu dönemlere ilişkin banka stopaj listeleri tekrar eklenmek suretiyle 29/12/2017 tarihinde de verilen düzeltme beyannamesi ile 2012 dönemi için kesinti yoluyla ödenen vergilerin kurum kazancı üzerinden hesaplanan vergiden mahsubu sonucunda 502.279,22 TL tutarında iadesi gereken kurumlar vergisinin tahakkuk ettiği, 19/09/2018 tarihinde de tevkifata ilişkin listenin değişmesi nedeniyle yeniden düzeltme beyannamesi verdiği ve iade tutarının 498.363,38 TL olarak düzeltildiği, Başkent Vergi Dairesi Müdürlüğü'nün davacı şirketin iade talebiyle ilgili olarak Vergi Denetim Kurulu Başkanlığı Ankara Büyük Ölçekli Mükellefler Grup Başkanlığı ile yapılan yazışmalar sonucunda Başkent Vergi Dairesi Müdürlüğü tarafından 06/12/2018 tarihli yazı ile incelemenin tarh zamanaşımı süresi içerinde yapılabileceği, 2012 hesap dönemine ilişkin iade isteminin zamanaşımına uğraması nedeniyle vergi incelemesinin yapılma imkanının bulunmadığından bahisle iade talebinin yerine getirilemeyeceği gerekçesi ile düzeltme şikayet başvurusunun reddedilmesi üzerine şikayet yoluyla yapılan başvurusunun zımnen reddi üzerine bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Uyuşmazlığın, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun "Vergi Hatalarını Düzeltme ve Reddiyat" ile ilgili 116 ila 126. maddelerinde öngörülen düzeltme ve şikayet kapsamında bulunduğunun kabulü gerektiğinden, uyuşmazlığın esası incelenmeksizin verilen Vergi Dava Dairesi kararında hukuka uyarlık bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin kabulüne,
2. Temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın Vergi Dava Dairesine gönderilmesine, 02/05/2023 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
(X) KARŞI OY :
Temyiz dilekçesinde öne sürülen hususlar, temyize konu Vergi Dava Dairesi kararının bozulmasını sağlayacak nitelikte bulunmadığından temyiz isteminin reddi gerektiği görüşüyle Dairemiz kararına katılmıyorum.