Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2020/5605 E. , 2024/62 K.
"İçtihat Metni"
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
Esas No : 2020/5605
Karar No : 2024/62
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Bakanlığı
VEKİLİ : Av. ...
TEMYİZ EDEN
DAVALI YANINDA MÜDAHİL : ...
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACILAR) : 1- ...
2- ...
3- ...
4- ...
5- ...
VEKİLLERİ : Av. ...
İSTEMİN_KONUSU : ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının kabule ilişkin kısmının davalı idare ve müdahil tarafından temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacılardan ...'ın eşi ve diğer davacıların annesi ...'ın Sultanbeyli Devlet Hastanesinde 08/03/2006 tarihinde yapılan spinal stenoz (lomber dar kanal) ve listezis (bel kayması) ameliyatı esnasında damar yaralanması meydana gelmesinin ardından sevk edildiği Kartal Koşuyolu Yüksek İhtisas Eğitim ve Araştırma Hastanesinde 09/03/2006 tarihinde vefat etmesinin idarenin hizmet kusurundan kaynaklandığı ileri sürülerek, eşi ... için 1.000,00 TL (miktar artırımı ile birlikte 286.534,86 TL), çocukları ...için 500,00 TL (miktar artırımı ile birlikte 1.487,37 TL), ... için 500,00 TL, ... için 500,00 TL, ... için 500,00 TL maddi tazminat ile ... için 100.000,00 TL, çocukları ..., ..., ..., ... için ayrı ayrı 75.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince; daha önce davanın süre aşımı nedeniyle reddine ilişkin kararın, Danıştay (Kapatılan) Onbeşinci Dairesince bozulması üzerine bozma kararına uyularak, bilirkişiliğine başvurulan Adli Tıp Kurumu 8. İhtisas Kurulunca düzenlenen raporlar doğrultusunda olayda idarenin hizmet kusurunun bulunduğu sonucuna varılmış ve ... ile ...'ın maddi tazminat istemlerinin kabulüne, diğer davacıların maddi tazminat istemlerinin reddine, manevi tazminat istemlerinin ise kabulüne karar verilmiştir.
TEMYİZ_EDENİN_İDDİALARI : Davalı idare tarafından; tazminat talebiyle yapılan başvurunun zamanaşımına uğradığı, gerekli dikkat ve özenin gösterildiği, Adli Tıp Kurumu raporunda tıbbi uygulama hatasının ölüm üzerine etki derecesi açısından belirtilen oranların dikkate alınması gerektiği; müdahil tarafından, olayda illiyet bağının bulunmadığı, davacıların yakınının vefat etmesinin komplikasyondan kaynaklandığı, maddi tazminat açısından davacı ...’ın yeniden evlenip evlenmediğinin araştırılması gerektiği, manevi tazminat miktarının fahiş olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI_TARAFIN_SAVUNMASI : Davacılar tarafından, olayda hizmet kusurunun bulunduğu, maddi tazminat açısından bilirkişi raporunun hükme esas alınmaya elverişli olduğu belirtilerek temyiz istemlerinin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ : Temyiz istemlerinin kısmen kabulü, kısmen reddi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 17. maddesinin 2. fıkrası uyarınca müdahilin duruşma istemi yerinde görülmeyerek gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
MADDİ OLAY :
Dosyanın incelenmesinden; davacıların murisi ...'ın Sultanbeyli Devlet Hastanesinde 08/03/2006 tarihinde yapılan spinal stenoz (lomber dar kanal) ve listezis (bel kayması) ameliyatında damar yaralanması meydana gelmesinin ardından Kartal Koşuyolu Yüksek İhtisas Eğitim ve Araştırma Hastanesine sevk edildiği ve burada ameliyattan bir gün sonra vefat ettiği, İdare Mahkemesince olayda hizmet kusuru bulunup bulunmadığının tespiti amacıyla bilirkişiliğine başvurulan Adli Tıp Kurumu 8. İhtisas Kurulunca düzenlenen... tarih ve ... karar numaralı rapor ile ... tarih ve ... karar numaralı raporda; kanama ihtimaline yönelik ileri tetkik ve acil operasyon yapılmaması, damar cerrahisi konsültasyonu istenmemesi, kişinin olası tanılarına yönelik yaklaşımlarda eksiklik olduğu gibi hususların tıbbi uygulama hatası olarak değerlendirilmesi üzerine, idarenin hizmet kusurunun mevcut olduğu kabul edilerek Mahkemece maddi zararın belirlenmesi amacıyla hesap bilirkişisi incelemesi yaptırıldığı ve 14/02/2020 tarihinde kayda giren hesap raporu hükme esas alınarak maddi tazminat istemlerinin kısmen kabulüne, kısmen reddine, manevi tazminat istemlerinin ise kabulüne karar verildiği anlaşılmaktadır.
İLGİLİ MEVZUAT:
Anayasanın 125. maddesinde, idarenin her türlü eylem ve işlemlerine karşı yargı yolunun açık olduğu belirtildikten sonra, son fıkrasında, idarenin kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlü olduğu hükme bağlanmış; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde ise, idari eylem ve işlemlerden dolayı kişisel hakları doğrudan muhtel olanlar tarafından açılan tam yargı davaları, idari dava türleri arasında sayılmıştır.
Genel anlamı ile tam yargı davaları, idarenin faaliyetlerinden ötürü, hakları doğrudan zarara uğrayanlar tarafından idare aleyhine açılan tazminat davaları olup, idarenin hukuki (mali/tazmin) sorumluluğunun yargı aracılığıyla belirlenip hüküm altına alınmasını sağlamaktadır.
İdare kural olarak, yürüttüğü kamu hizmetiyle nedensellik bağı kurulabilen zararları tazminle yükümlü olup; idari eylem ve/veya işlemlerden doğan zararlar, idare hukuku kuralları çerçevesinde, hizmet kusuru veya kusursuz sorumluluk ilkeleri gereği tazmin edilmektedir.
İdarenin yürütmekle görevli olduğu bir hizmetin kuruluşunda, düzenlenişinde veya işleyişindeki nesnel nitelikli bozukluk, aksaklık veya boşluk olarak tanımlanabilen hizmet kusuru; hizmetin kötü işlemesi, geç işlemesi veya hiç işlememesi hallerinde gerçekleşmektedir. Hizmet kusurundan dolayı sorumluluk, idarenin sorumluluğunun doğrudan ve asli nedenini oluşturmaktadır.
İdarelerin kamu hizmetlerinin gereği gibi işlemesini sağlayacak organizasyonları yaparak, yeterli araç ve gereçle donatılmış bina, tesis ve araçlarda hizmetin özelliğine uygun olarak seçilen ve yetişmiş personelle hizmeti yürütme yükümlülüğünün bulunduğu tartışmasızdır.
Zarar gören kişinin hizmetten yararlanan durumunda olduğu ve hizmetin riskli bir nitelik taşıdığı sağlık hizmetinde, idarenin tazmin yükümlülüğünün doğması için; zararın, idarenin hizmet kusuru sonucu meydana gelmiş olması gerekmektedir.
Diğer taraftan, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 31. maddesiyle "bilirkişi" konusunda atıfta bulunulan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 450. maddesi ile yürürlükten kaldırılmış ve aynı Kanun'un 447. maddesinin 2. fıkrası ile mevzuatta 1086 sayılı Kanun'a yapılan atıfların, 6100 sayılı Kanun'un bu hükümlerin karşılığını oluşturan maddelerine yapılmış sayılacağı hüküm altına alınmıştır.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 266. maddesinde, hakimin, çözümü hukuk dışında, özel veya teknik bilgiyi gerektiren hâllerde bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar vereceği öngörülmüş; "Bilirkişi raporunun verilmesi" başlıklı 280. maddesinde, bilirkişinin, raporunu, varsa kendisine incelenmek üzere teslim edilen şeylerle birlikte bir dizi pusulasına bağlı olarak mahkemeye vereceği, raporun verildiği tarihin rapora yazılacağı ve duruşma gününden önce birer örneğinin taraflara tebliğ edileceği; "Bilirkişi raporuna itiraz" başlıklı 281. maddesinin 1. fıkrasında ise, tarafların, bilirkişi raporunun, kendilerine tebliği tarihinden itibaren iki hafta içinde, raporda eksik gördükleri hususların, bilirkişiye tamamlattırılmasını, belirsizlik gösteren hususlar hakkında ise bilirkişinin açıklama yapmasının sağlanmasını veya yeni bilirkişi atanmasını mahkemeden talep edebilecekleri düzenlenmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
A) İdare Mahkemesi Kararının, Davacılardan ...'ın Maddi Tazminat İsteminin Kabulü ile Davacıların Manevi Tazminat İstemlerinin Kabulüne İlişkin Kısımlarının İncelenmesi:
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen kararın söz konusu kısımları usul ve hukuka uygun olup, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bu kısımlarının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
B) İdare Mahkemesi Kararının, Davacılardan ...'ın Maddi Tazminat İsteminin Kabulüne İlişkin Kısmının İncelenmesi:
Davacılar tarafından, murislerinin ölümünde davalı idarenin hizmet kusurunun bulunduğu iddiasıyla davalı idare aleyhine açılan işbu tam yargı davasında olayla ilgili Adli Tıp Kurumunca düzenlenen raporlar dikkate alındığında olayda hizmet kusurunun bulunduğu açıktır.
Bununla birlikte, İdare Mahkemesince, davacılar yönünden destekten yoksun kalma tazminatının hesaplandığı 14/02/2020 kayıt tarihli hesap raporunda, davacılardan ... yönünden aşağıda belirtilen hususlara uyulmaksızın maddi zarar hesabı yapıldığı anlaşılmaktadır.
Öncelikle, kural olarak eşin ölümü durumunda onun desteğinden yoksun kalan diğer eş yararına destekten yoksun kalınan süre ile sınırlı olarak destekten yoksun kalma tazminatına hükmedilir. UYAP üzerinden yapılan araştırmada davacılardan ...'ın 26/02/2015 tarihinde yeniden evlendiği anlaşılmaktadır. Bu durumda ...'ın olay tarihi olan 09/03/2006 tarihinden, yeniden evlendiği 26/02/2015 tarihine kadar olan dönem için hesaplanacak maddi tazminat hüküm altına alınmalıdır.
Bunun yanında olay tarihi itibarıyla müteveffanın anne ve/veya babasının hayatta olup olmadığı araştırılarak bu kişilere destek payları oranında (müteveffanın kendisi için 2 pay, eşi için 2 pay, annesi, babası ve çocuğu için ayrı ayrı 1 pay) ayrılması gereken tutarın da göz önünde bulundurulması gerekmektedir.
Buna göre, anılan hesap raporu hükme esas alınabilecek nitelikte olmayıp, anılan davacının destek kaybından kaynaklanan maddi zararı yeniden bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle yukarıda belirtilen hususlar dikkate alınarak hesaplanmalıdır.
Bu itibarla, İdare Mahkemesi kararının davacılardan ...'ın maddi tazminat isteminin kabulüne ilişkin kısmında hukuki isabet görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1.Davalı idare ile müdahilin temyiz istemlerinin KISMEN KABULÜNE, KISMEN REDDİNE,
2. ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:...sayılı kararının, davacılardan ...'ın maddi tazminat isteminin kabulü ile davacıların manevi tazminat istemlerinin kabulüne ilişkin kısımlarının ONANMASINA, davacılardan ...'ın maddi tazminat isteminin kabulüne ilişkin kısmının BOZULMASINA,
3. Bozulan kısım hakkında yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine,
4. 2577 sayılı Kanun'un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren 15 (on beş) gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 07/02/2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.