T.C.
D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
Esas No : 2020/5656
Karar No : 2023/1921
DAVACI : ... Derneği
VEKİLİ : Av. ...
DAVALI : ... Kurumu (... Bakanlığı)
VEKİLİ : ...
DAVANIN_KONUSU : 25/04/2014 tarihli ve 28982 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Sigortacılık Kapsamında Değerlendirilecek Faaliyetlere, Tüketici Lehine Yapılan Sigorta Sözleşmeleri ile Mesafeli Akdedilen Sigorta Sözleşmelerine İlişkin Yönetmeliğin, 09/05/2020 tarih ve 31122 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Yönetmelik ile değişik 1., 9. ve 10. maddelerinin iptali istenilmektedir.
DAVACININ_İDDİALARI : Dava konusu Yönetmeliğin 1. maddesi ile, asli işi sigorta aracılığı olmayan işletmelerin sundukları mal ve hizmetlerle birlikte sağlayabileceği sigortaların Yönetmelik kapsamına dahil edildiği, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun sigorta acenteliğinin düzenlendiği 23. maddesinde, sigorta sözleşmelerine aracılığın sadece levhaya kayıt olmuş resmi acenteler vasıtasıyla yapılabileceğinin belirtildiği, bu sebeple acente dışında kişilere aracılık yetkisi veren ve dayanağı Sigortacılık Kanunu'na ve Anayasa'ya aykırı hususlar içeren dava konusu Yönetmelik maddelerinin iptali gerektiği, Yönetmeliğin hukuk devletinin sağladığı güven ortamını zedelediği ileri sürülmektedir.
DAVALININ_SAVUNMASI : Usul yönünden, davanın süreaşımı ve ehliyet yönünden reddi gerektiği; esas yönünden ise, dava konusu Yönetmelik değişikliği ile, kamu yararının sağlanmasının amaçlandığı, sigorta satın almak isteyen kişilerin sigortaya erişiminin kolaylaştırıldığı, yapılan düzenlemede
216/97 sayılı Avrupa Birliği Direktifi'nin esas alındığı, sigorta ürünlerinin satışında doğrudan ve dolaylı satış yöntemlerinin kullanılmasının mümkün olduğu, acenteler aracılığıyla satışın da dolaylı satış yöntemlerinden sadece bir tanesi olduğu, davacının iddia ettiği gibi sigorta ürünlerinin sadece acenteler vasıtasıyla satılacağından bahsetmenin mümkün olmadığı, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu ve ilgili mevzuatta bu yönde bir kısıtlamanın bulunmadığı, mevzuatta açıkça yasaklanmamış hususlarda mevzuata uygun olması kaydıyla ikincil düzenleme yapılabileceği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ : Konusu kalmayan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.
DANIŞTAY SAVCISI : ...
DÜŞÜNCESİ : Dava, 09/05/2020 tarih ve 31122 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Sigortacılık Kapsamında Değerlendirilecek Faaliyetlere, Tüketici Lehine Yapılan Sigorta Sözleşmeleri ile Mesafeli Akdedilen Sigorta Sözleşmelerine İlişkin Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 1., 4. ve 5. maddelerinin iptaliyle açılmıştır.
09/05/2020 tarih ve 3112 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Sigortacılık Kapsamında Değerlendirilecek Faaliyetlere, Tüketici Lehine Yapılan Sigorta Sözleşmeleri ile Mesafeli Akdedilen Sigorta Sözleşmelerine İlişkin Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelikle 25/04/2014 tarih ve 28982 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Sigortacılık Kapsamında Değerlendirilecek Faaliyetlere, Tüketici lehine yapılan Sigorta Sözleşmeleri ile Mesafeli Akdedilen Sigorta Sözleşmelerine İlişkin Yönetmelikle dava konusu edilen düzenlemelerle yönetmeliğin 9. ve 10. maddeleri yeniden düzenlenmiştir.
Ancak, 16/06/2021 tarih ve 31513 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Sigortacılık Kapsamında Değerlendirilecek Faaliyetler ve Mesafeli Akdedilen Sigorta Sözleşmeleri Hakkındaki Yönetmeliğin 12. maddesi ile 25/04/2014 tarih ve 28983 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Sigortacılık Kapsamında Değerlendirilecek Faaliyetlere, Tüketici Lehine Yapılan Sigorta Sözleşmeleri ile Mesafeli Akdedilen Sigorta Sözleşmelerine ilişkin Yönetmelik yürürlükten kaldırılmıştır.
Bu durumda konusu kalmayan davanın esasının inceleme olanağı bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle, konusu kalmayan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığı düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, 18/10/2019 tarihli ve 30922 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 17/10/2019 tarihli ve 47 sayılı Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumunun Teşkilat ve Görevleri Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile kamu tüzel kişiliğini haiz, idari ve mali özerkliğe sahip Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumu kurulduğu, 47 sayılı Kararnamenin Geçici 2. maddesi uyarınca mülga Hazine Müsteşarlığı Sigortacılık Genel Müdürlüğü ve Sigorta Denetleme Kurulu Başkanlığı'nın iş ve işlemleriyle ilgili açılmış ve açılacak davalarda adı geçen Kurumun taraf sıfatını kazandığı anlaşıldığından, Hazine ve Maliye Bakanlığı yerine Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumu hasım mevkiine alınarak ve ihbar edilen ... Birliği tarafından davaya müdahale talebinde bulunulmadığı görülerek Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
MADDİ OLAY VE HUKUKİ SÜREÇ :
25/04/2014 tarihli ve 28982 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Sigortacılık Kapsamında Değerlendirilecek Faaliyetlere, Tüketici Lehine Yapılan Sigorta Sözleşmeleri ile Mesafeli Akdedilen Sigorta Sözleşmelerine İlişkin Yönetmelikte, 09/05/2020 tarihli ve 31122 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Yönetmelik ile dava konusu değişiklikler yapılmıştır.
İptali istenilen Yönetmelik değişiklikleri ile, asli işi sigorta aracılığı olmayan işletmelerin sundukları mal ve hizmetlerle birlikte sigorta hizmeti sunabileceği öngörülmüş olup bu işletmelerin sundukları mal ve hizmetlerle birlikte sağlayabileceği sigortalara ilişkin usul ve esasların belirlenmesine yönelik hükümler getirilmiştir.
Bilahare 16/06/2021 tarihli ve 31513 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Sigortacılık Kapsamında Değerlendirilecek Faaliyetler ve Mesafeli Akdedilen Sigorta Sözleşmeleri Hakkında Yönetmeliğin 12. maddesi ile, dava konusu değişiklikleri de içeren Sigortacılık Kapsamında Değerlendirilecek Faaliyetlere, Tüketici Lehine Yapılan Sigorta Sözleşmeleri ile Mesafeli Akdedilen Sigorta Sözleşmelerine İlişkin Yönetmelik yürürlükten kaldırılmıştır.
İNCELEME VE GEREKÇE :
USUL YÖNÜNDEN:
Davalı idare tarafından, 2577 sayılı İdari Yargılama Usul Kanunu'nun 2. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendi uyarınca dava konusu düzenleyici işlemlerin iptal edilmesinde davacının menfaatinin bulunmadığı, dolayısıyla davacının bu davayı açma ehliyetinin bulunmadığı ileri sürülmektedir.
Davalı idarenin iddiasının aksine, dava konusu düzenleyici işlemlerin, asli işi sigorta aracılığı olmayan işletmelerin sundukları mal ve hizmetlerle birlikte sigorta hizmeti sunabileceği yolunda kurallar öngörüldüğü, bu haliyle anılan düzenlemelerin, davacı derneğe kayıtlı üyeler olan sigorta acentelerinin sigorta aracılık faaliyet alanlarını diğer işletmelere de açmak suretiyle dernek üyeleri yönünden iş kaybına yol açacak nitelikte olması nedeni ile davacı derneği etkilediği, dolayısıyla davacı derneğin, dava konusu düzenlemelerin iptalini istemekte güncel ve meşru menfaati bulunduğu anlaşılmaktadır.
Bu itibarla, davalı idarenin, davacının menfaati bulunmadığından davanın ehliyet yönünden reddedilmesi gerektiğine ilişkin itirazı yerinde görülmemiştir.
Ayrıca, davalı idare tarafından, davanın süresinde açılmadığı ileri sürülmüş ise de; iptali istenen düzenlemenin 09/05/2020 tarihinde yayımlandığı dikkate alındığında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanun'unun 7. maddesine uygun olarak ilan tarihini izleyen günden itibaren altmış gün içinde, 03/06/2020 tarihinde açılan davada, süre aşımı bulunmadığından, davalı idarenin bu itirazı da yerinde görülmemiştir.
ESAS YÖNÜNDEN:
Dava konusu değişiklikleri içeren, 25/04/2014 tarihli ve 28982 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Sigortacılık Kapsamında Değerlendirilecek Faaliyetlere, Tüketici Lehine Yapılan Sigorta Sözleşmeleri ile Mesafeli Akdedilen Sigorta Sözleşmelerine İlişkin Yönetmelik, 16/06/2021 tarih ve 31513 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Sigortacılık Kapsamında Değerlendirilecek Faaliyetler ve Mesafeli Akdedilen Sigorta Sözleşmeleri Hakkında Yönetmeliğin 12. maddesiyle yürürlükten kaldırılmış olduğundan, esasının incelenme olanağı kalmayan dava hakkında karar verilmesine hukuken olanak bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Konusu kalmayan dava hakkında KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA,
2. Ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam ... TL yargılama giderinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine,
3. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen ... TL vekâlet ücretinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine,
4. Posta gideri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra davacıya iadesine,
5. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 (otuz) gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 10/04/2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.