T.C.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2020/5949
Karar No : 2023/3210
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Vergi Dairesi Başkanlığı
(… Vergi Dairesi Müdürlüğü)
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI) : …
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı adına re'sen tarh edilen 2018 yılı üç kat vergi ziyaı cezalı gelir vergisi ile 2018/1-3, 7-9 dönemleri geçici vergilerin kaldırılması istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... Vergi Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; davacının döviz bürosu faaliyetinden elde ettiği kazancı kayıt ve beyan dışı bıraktığından bahisle dava konusu gelir vergisi ve geçici vergilerin re'sen tarh edildiği, davacının, el defterine ilgili dönemlerin kar ve zararlarını kaydettiği hususunu ikrar edildiğinden, dönem kazancının tespitinde de ajandaya aktarılan kar ve zararların dikkate alındığı ancak bahse konu defterlerde yapılan masraflara da yer verildiği, inceleme elemanınca sırf kar ve zarar haneleri dikkate alınarak matrah farkı tespit edildiği, bu masrafların neden dikkate alınmadığı hususunda dayanak vergi inceleme raporunda herhangi bir belirlemeye yer verilmeden vergi matrahının hesaplandığı anlaşıldığından, dava konusu cezalı tarhiyatta usul ve yasaya uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; istinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davalı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, mükellefin elde ettiği kazançtan yaptığı kar ve zarar verilerinin efektif döviz kurları ile çarpılarak gelir vergisi tarhiyatı yapıldığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından, el defterinden yer alan bilgilerin doğruluğu araştırılmadan eksik incelemeye dayalı olarak tarhiyat yapıldığı, eşi adına yapılan aramada el defterlerine el konulmasının anayasaya aykırı olduğu, matrah hesabı yapılırken sadece hasılatın dikkate alındığı, aynı el defterindeki giderlerin dikkate alınmadığı, 2017 yılında devreden zararın hesaplama yapılırken dikkate alınmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 3. maddesinin (B) bendinde, vergilendirmede vergiyi doğuran olay ve bu olaya ilişkin muamelelerin gerçek mahiyetin esas olduğu, muamelelerin gerçek mahiyetinin yemin hariç her türlü delille ispatlanabileceği, iktisadi, ticari ve teknik icaplara uymayan ve olayın özelliğine göre normal ve mutad olmayan bir durumun iddia olunması halinde ispat külfetinin bunu iddia eden tarafa düşeceği, 134. maddesinde vergi incelemesinin amacının, ödenmesi gereken vergilerin doğruluğunun araştırılması, saptanması ve sağlanması gerektiği belirtilmiş olup, Gelir Vergisi Kanunu’nun 37. maddesinde, her türlü ticari ve sınai faaliyetlerden doğan kazançların ticari kazanç olduğu, 40. maddesinde ise ticari kazancın elde edilmesi ve idame ettirilmesi için yapılan genel giderlerin yanı sıra safi kazancın tespit edilmesinde indirilebileceği düzenlenmiştir.
Dosyanın incelenmesinden; davacının döviz bürosu faaliyetinden elde ettiği kazancı kayıt ve beyan dışı bıraktığından bahisle dava konusu gelir ve geçici vergilerin resen tarh edildiği, davacı hakkında düzenlenen vergi tekniği raporunda; davacının altın ve diğer değerli madenlerden takı, eşya ve mücevherat perakende ticareti faaliyetiyle iştigal etmekte iken 31/12/2017 tarihinde faaliyetini terk ettiği, başka bir soruşturma kapsamında yapılan aramada el konulan ve davacıya ait olduğu anlaşılan evrakın incelenmesinden, davacının faaliyet izni olmaksızın döviz alım satım faailyetinde bulunduğunun tespit edildiği, inceleme konusuyla ilgili olarak davacının alınan ifadesinde; aramada el konulan defterlerin, ajanda, not kağıtlarının ve diğer belgelerin tamanının kendisine ait olduğunu, altın ve döviz alım satım faaliyetinde bulunduğunu, altın ve döviz alım satımına ilişkin faaliyet izin belgesine başvurmadığını ve belge almadığını, faaliyetini bildirmediğini, elde ettiği kazancını aramada el konulan defter ve belgelere işlediğini, günlük alım satım miktarını takip etmediğini, günlük kâr ve zararının ABD doları cinsinden el konulan ajandasına aktardığını beyan ettiği tespitlerine yer verilmiş, davacının dönem kazancının tespitinde ajandaya aktarılan kâr ve zararlar dikkate alınarak, T.C. Merkez Bankası ay sonu ortalama ABD Dolar Efektif Kuruna göre Türk Lirası karşılığının yıllar ve aylar bazında hesaplanması neticesinde bulunan tutarların vergilendirmede matrah olarak tespit edildiği anlaşılmıştır.
Vergi mevzuatımız gerçek ve safi gelirin vergilendirilmesini esas almakta olup, re'sen vergi tarhının amacı, yükümlülerin beyan dışı bıraktıkları gelirlerinin, gerçeğe en yakın bir biçimde saptanmasını sağlamaktır. Tarhı gereken verginin belirlenmesi sırasında, gerekli inceleme ve araştırmanın kapsamlı bir şekilde yapılması, matraha ilişkin verilerin hukuken geçerli bir şekilde ortaya konulması gerekmektedir.
Dosyanın incelenmesinden, davacı hakkından düzenlenen vergi tekniği raporunda, davacının ilgili dönemde faaliyet izni olmaksızın döviz alım satım işleri yürüttüğü ve elde ettiği geliri beyan etmediği hususunda tespitler olduğu ve bu tespitlerin mükellef tarafından da ikrar edildiği, günlük kâr ve zararını el konulan ajandasına aktardığını hususunun da mükellefin beyanları arasında olduğu görüldüğünden, dönem kazancının tespitinde ajandaya aktarılan kâr ve zararların dikkate alınmasında hukuka aykırılık bulunmamaktadır. Diğer yandan bahse konu el defterlerinde, yapılan masraflara da yer verildiği belirtildiğinden, bu defterler temin edilerek, defterde yer alan masraf tutarları ve 2017 yılından devreden zarar da dikkate alınmak ve gerekirse bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle dava konusu dönemde ödenecek gelir vergisi ve geçici vergi matrahının doğruluğu araştırılmak üzere bir karar verilmesi gerektiğinden, Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamıştır.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin kabulüne,
2. Temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın Vergi Dava Dairesine gönderilmesine, 01/06/2023 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.