T.C.
D A N I Ş T A Y
SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No : 2020/6044
Karar No : 2023/2930
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Üniversitesi
VEKİLLERİ : Av. … - Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI) : …'ı temsilen
… Sendikası (… Sen)
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Artvin Çoruh Üniversitesi ... Fakültesi ... Bölümünde 2547 sayılı Kanun'un 33/a maddesi kapsamında araştırma görevlisi olarak görev yapan davacının, 06/11/2017 tarihinde sona eren görev süresinin uzatılmamasına ilişkin Rektörlüğün … tarih ve E…. sayılı işleminin iptali ile işlem nedeniyle yoksun kalınan parasal hakların yasal faiziyle birlikte tazminine ve özlük haklarının iadesine karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; dava konusu işleme dayanak olan "Barış İçin Akademisyenler İnisiyatifi" adı altında yayınlanan bildiriye davacının imza atması nedeniyle tesis edilen "3 yıl kademe ilerlemesinin durdurulması" cezasının yargı kararıyla iptal edildiği; her ne kadar bildirideki ifadeler, ifade özgürlüğü kapsamında değerlendirilebilirse de, bu ifadelerin herhangi bir kişi tarafından kullanılması ile kamu görevlisi tarafından kullanılmasının, farklı hukuki sonuçlar doğuracağı, kamu görevlisi için ceza hukuku bakımından sorumluluk doğurmasa dahi, idari yönden sorumluluk doğuracağı, bu ifadelerin kamu görevlisinin devlete sadakat yükümüne aykırı olduğu, milletin ve ülkenin ihtiyaçları doğrultusunda davacının görev süresinin uzatılmaması yönünde tesis olunan dava konusu işlemin Anayasaya, yasalara, kamu yararına ve hizmet gereklerine uygun olduğu; parasal hakların tazmini ve özlük hakların iadesi isteminin, görev süresinin uzatılmamasına ilişkin işlem bakımından davanın reddine karar verilmiş olması nedeniyle karşılanmasına hukuken olanak bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: davacının "Barış İçin Akademisyenler İnisiyatifi" adı altında yayınlanan bildiriye imza atmasının ifade özgürlüğü kapsamında değerlendirilmesi gerektiği, dava konusu işleme dayanak olarak gösterilen anılan bildiriye imza attığından bahisle tesis edilen "3 yıl kademe ilerlemesinin durdurulması" cezasının yargı kararıyla iptaline karar verildiği, davalı idare tarafından, davacının görev süresinin uzatılmamasına ilişkin akademik anlamda başarısız ya da yetersiz olduğu yönünde herhangi bir tespite yer verilmediği, hizmetine ihtiyaç olmadığına ilişkin bir gerekçe de gösterilmediği dikkate alındığında, görev süresinin uzatılıp uzatılmaması konusunda davalı idareye tanınan takdir yetkisinin kamu yararı ve hizmet gereklerine uygun olarak kullanılmadığı anlaşıldığından, dava konusu işlemde hukuka uyarlık, davayı reddeden İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmadığı; Anayasa'nın 125. maddesi uyarınca davacının dava konusu işlem nedeniyle mahrum kaldığı parasal haklarının davanın açıldığı tarihten itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesi gerektiği gerekçesiyle davacının istinaf başvurusunun kabulüne, … İdare Mahkemesi'nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararın kaldırılmasına, dava konusu işlemin iptaline, davacının dava konusu işlem nedeniyle mahrum kaldığı parasal haklarının davanın açıldığı 28/11/2017 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacının görev süresinin kendiliğinden sona erdiği, idarenin takdir yetkisi bulunduğu, dava konusu işlemin hukuka uygun olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle,
1. Temyiz isteminin reddine,
2. … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, posta gideri avansından artan tutarın Mahkeme tarafından iadesine,
4. 2577 sayılı Kanunun 50. maddesi uyarınca onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine,
5. Kesin olarak, 31/05/2023 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi.
KARŞI OY :
(X)- İdareye; sözleşmeli personel çalıştırıp çalıştırmama veya sözleşmesi sona eren bir personelin sözleşmesini yenileyip yenilememe konusunda takdir hakkı tanındığında tartışma bulunmamakta, takdir hakkının kamu yararı ve hizmet gerekleri doğrultusunda kullanılacağı hususu ise yargısal içtihatlarla istikrarlı şekilde gözetilmektedir. Kimi hukuk yazınında ve yargı kararlarında; idarenin sözleşme yenilememe yönünde tesis ettiği işlemler ile devam eden bir sözleşmenin feshine yönelik işlemler arasındaki nitelik farkı gözetilmeksizin, sözleşme yenilememe işlemlerinde de idarenin kullandığı takdir yetkisinin kamu yararı ve hizmet gereklerine uygun kullanıldığının, idarece ispat edilmesi yani somut delillerle ortaya konulması gerektiği ifade edilmektedir. Oysa, devam eden bir sözleşmenin feshi işleminde idarenin, feshin haklılığını ispat etmek diğer bir anlatımla sözleşmenin niçin feshedildiğini somut gerekçelerle ortaya koymak zorunluluğu bulunmasına karşın, süresi bitmiş bir sözleşmenin yenilenmemesi konusunda idareye ispat külfeti yüklemek yani sözleşmenin niçin yenilenmediğinin somut gerekçelerle ortaya konulmasını beklemek ya da mahkeme kararlarıyla idareyi sözleşme yenilemeye zorlamak, kanun koyucunun idareye tanıdığı takdir yetkisini büsbütün ortadan kaldırma, her nasılsa bir defa sözleşme imzalayan bir kişinin disipliner sonuç doğuran bir eylemde bulunmadığı ve bu eylemin soruşturma raporuyla tespit edilmediği sürece sözleşmesinin yargı kararıyla mütemadiyen yenilenmesini sağlama sonucunu doğuracaktır.
Öte yandan sözleşme ilişkisinin başlangıcında ilgililer tarafından sözleşmenin süreli olduğu ve sürenin bitiminde kendiliğinden ortadan kalkacağı bilinmekte olup, sözleşmesinin devamı konusunda haklı bir beklenti oluştuğundan da söz edilemez.
Yapılan açıklamalar çerçevesinde, davacının süresi biten sözleşmesinin yenilenmeyeceğinin bildirilmesi şeklinde tesis edilen dava konusu işlemde hukuka aykırılık görmediğimden aksi yönde oluşan çoğunluk kararına katılamıyorum.
Dava konusu işlemin hukuka uygun olması nedeniyle davacının parasal ve özlük hak kayıplarının ödenmesi isteminin de reddi gerektiği açıktır.