T.C.
D A N I Ş T A Y
SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No : 2020/617
Karar No : 2023/2962
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Müdürlüğü
VEKİLİ : Av…
KARŞI TARAF (DAVACI) : … Çimento San. ve Tic. A.Ş.
VEKİLİ : Av…
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı şirket tarafından, … ili, … ilçesi sınırları dahilinde ve uhdesinde bulunan Sicil:… sayılı kalker işletme ruhsat sahası hakkında, 2010 ilâ 2013 yıllarına ait devlet hakkının ödenmesi amacıyla tesis edilen … tarih ve E…. sayılı işlemin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; davacı şirketin maden işletme ruhsat sahasından çıkardığı II (a) grubu kalker madenini ülke sınırları içerisinde yer alan kendine ait tesiste işleyerek ek katma değer sağladığı ve ekonomiye katkıda bulunduğu, bu nedenle kalker madeninin üretildiği dava konusu dönemlerde yürürlükte bulunan mevzuat hükmü karşısında devlet hakkının %50 indirimli olarak uygulanması ve teşvik indiriminden yararlandırılması gerektiği, davalı idarenin 3213 sayılı Maden Kanunu'nun 9. maddesinin 2. fıkrasına 6592 sayılı Kanun'un 5. maddesi ile eklenen ikinci cümle gereğince II (a) ve II (c) grubu madenlerin teşvik dışı bırakıldığından bahisle davacı şirketin indirimli olarak düzenleyip verdiği 2010 ilâ 2013 yıllarına ait satış bilgi formlarının üretimden sonra yürürlüğe giren hükme göre indirimsiz olarak revize edilmek suretiyle %50 devlet hakkı farklarının ödenmesinin istenilmesine ilişkin dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, dava konusu işlemin hukuka uygun olduğu, davacı şirketin uhdesinde bulunan ruhsatın kalker ruhsatı olduğu ve kalkerin Maden Kanunu kapsamında teşvik dışı bırakılan madenlerden biri olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'İN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle,
1. Temyiz isteminin reddine,
2. … Bölge İdare Mahkemesi …. İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, posta gideri avansından artan tutarın Mahkeme tarafından iadesine,
4. 2577 sayılı Kanunun 50. maddesi uyarınca onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine,
5. Kesin olarak, 01/06/2023 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
KARŞI OY :
(X)- Dava ... ili, ... ilçesi sınırları dahilinde ve uhdesinde bulunan Sicil:… sayılı kalker işletme ruhsat sahası hakkında, 2010 ilâ 2013 yıllarına ait Devlet hakkının ödenmesi amacıyla tesis edilen ... tarih ve E... sayılı işlemin iptali istemiyle açılmıştır.
İdare Mahkemesince; davalı idarenin 3213 sayılı Maden Kanunu'nun 9. maddesinin 2. fıkrasına 6592 sayılı Kanun'un 5. maddesi ile eklenen ikinci cümle gereğince II (a) ve II (c) grubu madenlerin teşvik dışı bırakıldığından bahisle davacı şirketin indirimli olarak düzenleyip verdiği 2010 ilâ 2013 yıllarına ait satış bilgi formlarının üretimden sonra yürürlüğe giren hükme göre indirimsiz olarak revize edilmek suretiyle %50 devlet hakkı farklarının ödenmesinin istenilmesine ilişkin dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiş olup, davalı idarenin istinaf başvurusu Bölge İdare Mahkemesince reddedilmiştir.
Davalı idare tarafından, Bölge İdare Mahkemesi kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmiştir.
3213 sayılı Maden Kanunu'nun "Madenler" başlıklı 2. maddesinin dava konusu işlem tarihinde yürürlükte bulunan halinde, "Yer kabuğunda ve su kaynaklarında tabii olarak bulunan, ekonomik ve ticari değeri olan petrol, doğal gaz, jeotermal ve su kaynakları dışında kalan her türlü madde bu Kanuna göre madendir. Madenler aşağıda sıralanan gruplara göre ruhsatlandırılır:
I. Grup madenler
a) İnşaat ile yol yapımında kullanılan ve tabiatta doğal olarak bulunan kum ve çakıl.
b) Tuğla-kiremit kili, Çimento kili, Marn, Puzolanik kayaç (Tras) ile çimento ve seramik sanayilerinde kullanılan ve diğer gruplarda yer almayan kayaçlar.
(Değişik bent: 10/06/2010-5995 S.K./1.mad.) II. Grup madenler
a) Kalsit, Dolomit, Kalker, Granit, Andezit, Bazalt gibi kayaçlardan Agrega, mıcır veya öğütülerek kullanılacak kayaçlar.
b) Mermer, Traverten, Granit, Andezit, Bazalt gibi blok olarak üretilen taşlar ile dekoratif amaçla kullanılan doğal taşlar.
c) (Ek: 4/2/2015-6592/1 md.) Kalsit, Dolomit, Kalker, Granit, Andezit, Bazalt gibi kayaçlardan entegre çimento, kireç ve kalsit öğütme tesisinde kullanılan kayaçlar..." hükmüne yer verilmiştir.
Ayrıca aynı Kanunun 10/06/2010 tarihinde kabul edilen ve 24/06/2010 tarih ve 27621 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 5595 sayılı Yasa ile değişik 9. maddesinde "(Değişik fıkra: 10/06/2010-5995 S.K/4.mad.) Madencilik faaliyetleri Bakanlar Kurulu tarafından belirlenen teşviklerden yararlandırılır. Ancak hazır beton, asfalt ve yapı elemanları üretim tesisleri, imalat sanayi sektörü dışında madencilik faaliyeti kapsamında değerlendirilmez. Ürettiği madeni yurt içinde ve kendi tesisinde işleyip ek katma değer sağlayanlardan, bu tesislerde üretimde değerlendirilen maden miktarı için Devlet hakkının %50'si alınmaz. (Ek cümle: 29/12/2005-5446 S.K./1.mad) Bu hüküm I. Grup madenler ve mıcır ile kaba inşaat, baraj, gölet, liman, yol gibi yapılarda kullanılan her türlü yapı hammaddesi için uygulanmaz." hükmüne yer verilmiştir.
Kalker gibi mıcır veya öğütülerek kullanılacak kayaçlar, II. Grup madenler olarak sayılmıştır. Madencilik faaliyetlerinin Bakanlar Kurulu tarafından belirlenen teşviklerden yararlandırılacağı, ürettiği madeni yurt içinde ve kendi tesisinde işleyip ek katma değer sağlayanlardan, bu tesislerde üretimde değerlendirilen maden miktarı için Devlet hakkının %50'sinin alınmayacağı, ancak, bu hükmün I. Grup madenler ve mıcır ile kaba inşaat...gibi yapılarda kullanılan her türlü yapı hammaddesi için uygulanmayacağı açıktır. Nitekim, 04/02/2015 tarihinde 6592 sayılı Kanun'un 5. maddesi ile yapılan değişiklik ile II. Grup (a) ve (c) bendi madenler için %50 devlet hakkı indiriminin uygulanmayacağına ilişkin açık düzenlemeye yer verilmiştir.
Bu durumda, çimentonun bir yapı malzemesi olması ve kalker madeninin de bu yapı malzemesinin hammaddesi olarak kullanılması sebebiyle, davacı şirketin 3213 sayılı Kanunun 9. maddesinde devlet hakkı için öngörülen teşvik uygulamasından yararlandırılamayacağı sonucuna varılmıştır.
Açıklanan nedenlerle, temyize konu kararın bozulması gerektiği düşüncesiyle aksi yöndeki çoğunluk kararına katılmıyorum.