T.C.
D A N I Ş T A Y
ALTINCI DAİRE
Esas No : 2020/6183
Karar No : 2023/1725
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : … Valiliği (… İl Müdürlüğü)
VEKİLİ : Hukuk Müşaviri …
KARŞI TARAF (DAVALI) : … Belediye Başkanlığı
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Giresun ili, Merkez ilçesi, … Mahallesi, … ada, …, …, …, …, …, … parsel ve … ada, …, …, …, …, …, …, …, … ve … parsel sayılı taşınmazlar ile … ada ve … ada arasında kalan park alanına yönelik 1/5000 ölçekli nazım imar planı ve 1/1000 ölçekli uygulama imar planı değişikliği yapılmasına dair Giresun Belediye Meclisinin … tarihli, … sayılı kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; dosyada yer alan bilgi ve belgeler ile yerinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucu hazırlanan bilirkişi raporunun birlikte değerlendirilmesinden, davaya konu edilen imar planı değişikliklerinde önerilen yapılaşmanın ilave bir yoğunluk getirmediği, tam aksine yoğunluğun (toplam inşaat alanının) düşürüldüğü ve buna karşın park alanının artırıldığı, bunun dışında enerji nakil hattının altında park alanının planlanmasının daha rasyonel bir arazi kullanım biçimi sunduğu, dolayısıyla dava konusu imar planı değişikliklerinin kamu yararına, ilgili mevzuat hükümlerine, planlama ve şehircilik ilkelerine uygun olduğu sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle, dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve istinaf dilekçelerinde ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Dava konusu imar planı değişikliği ile 3 kat olan yapılaşma hakkının 7 kata çıkarıldığı, davaya konu taşınmazlar üzerinde 7 kat yapılaşmayı kamu yararına gerekli ve zorunlu kılan hususlar bulunmadığı gibi bu yükseklikte yapılaşmanın yörenin yerleşim özelliklerine dokusuna ve kimliğine uygun olmayacağı, imar planlarının yapımından beklenen sağlıklı yaşam çevrelerinin oluşturulması amacına hizmet etmeyeceği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ …'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
Giresun ili, Merkez ilçesi, … Mahallesi, … ada, …, …, …, …, …, …parsel ve … ada, …, …, …, …, …, …ve … parsel sayılı taşınmazlar Giresun Belediye Meclisinin … tarihli, … sayılı kararıyla onaylanan 1/5000 ölçekli nazım imar planında seyrek yoğunluklu konut alanı olarak belirlenmiş, aynı belediye meclis kararıyla onaylanan 1/1000 ölçekli uygulama imar planında ayrık nizam 3 kat yapılaşma koşullarına sahip konut alanı olarak belirlenmiş, taşınmaz malikleri tarafından, alanda tek bir imar adası oluşturulabilmesi amacıyla … ada, … parsel, … ada …, …, …, …, …, …parsel ve … ada, …, … parsel sayılı taşınmazların konut alanından çıkarılarak park alanı olarak belirlenmesi, kaldırılan konut alanın ise … ada ve … ada arasında kalan park alanında konumlandırılması, yapılaşma koşullarının ise E:1,20 Yençok:21,50 m. olacak şekilde belirlenmesi istemiyle Giresun Belediye Başkanlığına başvuruda bulunulmuş ve taşınmaz maliklerinin talebi doğrultusunda Giresun Belediye Meclisinin … tarihli, … sayılı kararıyla 1/5000 ölçekli nazım ve 1/1000 ölçekli uygulama imar planlarında değişiklik yapılmış, bunun üzerine davacı Giresun Valiliği tarafından yapılaşma koşullarının çevreye göre arttırıldığı ve bu yapılaşmanın yörenin kimliğine uygun olmadığı iddiasıyla görülmekte olan dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
3194 sayılı İmar Kanununun 5. maddesinde nazım imar planı; varsa bölge planlarının mekâna ilişkin genel ilkelerine ve varsa çevre düzeni planlarına uygun olarak halihazır haritalar üzerine, yine varsa kadastral durumu işlenmiş olarak çizilen ve arazi parçalarının; genel kullanış biçimlerini, yerleşme alanlarının gelişme yön ve büyüklüklerini, nüfus yoğunlukları ve eşiklerini, ulaşım sistemlerini göstermek ve uygulama imar planlarının hazırlanmasına esas olmak üzere düzenlenen, plan hükümleri ve raporuyla beraber bütün olan plan olarak, uygulama imar planı ise; tasdikli halihazır haritalar üzerine varsa kadastral durumu işlenmiş olarak nazım imar planı esaslarına göre çizilen ve çeşitli bölgelerin yapı adalarını, bunların yoğunluk ve düzenini, yolları ve uygulama için gerekli imar uygulama programlarına esas olacak uygulama etaplarını ve diğer bilgileri ayrıntıları ile gösteren plan olarak tanımlanmıştır.
Mekânsal Planlar Yapım Yönetmeliğinin 26.maddesinde, "İmar planı değişikliği; plan ana kararlarını, sürekliliğini, bütünlüğünü, sosyal ve teknik altyapı dengesini bozmayacak nitelikte, kamu yaran amaçlı, teknik ve nesnel gerekçelere dayanılarak yapılır." kuralına yer verilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
İmar planlarının, planlanan yörenin bugünkü durumunun, olanaklarının ve ilerideki gelişmesinin gerçeğe en yakın şekilde saptanabilmesi için coğrafi veriler, beldenin kullanılışı, donatımı ve mali bilgiler gibi konularda yapılacak araştırma ve anket çalışmaları sonucu elde edilecek bilgiler ışığında, çeşitli kentsel işlevler arasında var olan ya da sağlanabilecek olanaklar ölçüsünde en iyi çözüm yollarını bulmak belde halkına iyi yaşama düzeni ve koşulları sağlamak amacıyla kentin kendine özgü yaşayış biçimi ve karakteri, nüfus, alan ve yapı ilişkileri, yörenin gerek çevresiyle ve gerekse çeşitli alanları arasında olan bağlantıları, halkın sosyal ve kültürel gereksinimleri, güvenlik ve sağlığı ile ilgili konular gözönüne alınarak hazırlanması gerekmektedir.
Anılan ölçütlere göre hazırlanan imar planları da zamanla planlanan alandaki koşulların zorunlu kıldığı biçimde ve yasalarda öngörülen yöntemlere uygun olarak değiştirilebilir.
Bu şekilde değiştirilen imar planlarının yargısal denetiminde, bu değişikliği zorunlu kılan nedenlerle birlikte getirilen kullanım kararının plan bütünlüğü göz önünde bulundurularak planlanan yörenin tümünün çevre, ulaşım, trafik gibi ilişkilerine etkisi irdelenmeli, taşınmazda öngörülen kullanım kararının yerin büyüklüğü yanısıra, konum ve işlev açısından uygun olup olmadığının şehircilik ilkeleri, planlama esasları ve kamu yararı çerçevesinde araştırılması gerekmektedir.
Dosya içerisinde bulunan bilgi ve belgeler göz önünde bulundurulduğunda, uyuşmazlık konusu alanın çevresinin uygulama imar planlarında ayrık nizam 3 kat konut alanı olarak ayrılmışken dava konusu plan değişikliğiyle uyuşmazlığa konu taşınmazlar özelinde yapılaşma koşullarının E:1,20 Yençok:21,50 m. olarak belirlenmesinin parçaçıl bir müdahale niteliği taşıdığı, bu çerçevede bütüncül bir mekan kurgusundan söz etmenin olanaklı olmadığı, anılan imar planı değişikliğiyle taşınmazlara çevresiyle uyumsuz ayrıcalıklı yapılaşma hakkı tanındığı ve alanın topografik yapısı incelenmeden bu yapılaşma kararının getirildiği anlaşılmaktadır.
Öte yandan, imar planlarının hazırlanması aşamasında planlanan alanın mevcut durumu, plan değişikliğinin gerekçesi ile değişikliğe gidilmesine ilişkin yasal şartların yerine getirildiğine ilişkin ayrıntıları içeren bir plan açıklama raporunun düzenlenmesi gerekmekte olup dava konusu 1/5000 ölçekli nazım imar plan değişikliğine ilişkin açıklama raporunun bulunmadığı, 1/1000 ölçekli plan açıklama raporunda ise plan değişikliğinin taşınmaz sahiplerinin talebi üzerine yapıldığının belirtildiği, açıklama raporunda plan değişikliğini gerektiren sebeplere yer verilmediği görülmektedir.
Bu durumda, plan yapım yöntem ve tekniklerine uyulmadan parsel maliklerinin talebi üzerine parçacıl ve noktasal olarak çevresiyle uyumsuz ayrıcalıklı haklar tanımaya yönelik yapılan dava konusu nazım ve uygulama imar planı değişikliklerinin mevzuata, şehircilik ilkelerine, planlama esaslarına ve kamu yararına aykırı olduğu sonucuna varılmıştır.
Bu itibarla, davanın reddine ilişkin Mahkeme kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine dair temyize konu Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararında isabet bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. 2577 sayılı Kanunun 49. maddesine uygun bulunan davacının temyiz isteminin kabulüne,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin Mahkeme kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:…. sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 22/02/2023 tarihinde, kesin olarak, oybirliğiyle karar verildi.